Ankara24.com
close
up
Menu

Yeni Yargı Paketi Meclis ten Geçti

Fransa da tarihi sıcaklık ve klima kullanımı siyasi tartışma başlattı

Fildişi Sahili, Curaçao’yu 2 golle geçti! Tur atladı

Tuğberk Tanrıvermiş, Hibernians ile anlaşma sağladı!

Ölüm ve ölüm nedeni 2025 yılı istatistikleri açıklandı

Asya Kaplan Sivrisineği vakaları endişeye yol açtı: Alerjik bünyeye sahipseniz dikkat!

Mersin’de dehşete düşüren anlar! Eğitim merkezinde otizmli minik çocuk darp edildi: ‘Olayı örtbas etmeye çalıştılar’

Ekvador, Almanya’yı mağlup etti! Dünya Kupası’nda büyük sürpriz

Zendaya Örümcek Adam: Yepyeni Bir Gün kırmızı halısında 35 dolarlık ikinci el tişört giydi

Muhtemel Aşk ın yeni bölümü bu akşam

Cimrilik boşanma sebebi

Netanyahu dan radikal açıklama! Tüm dünyadaki o kişileri hedef aldı: Yok olup giderler!

Erdoğan dan Yenikapı ruhuna davet! 25 Haziran 2026 Gazete manşetleri

Cevdet Yılmaz: Bugün Kerbela Gazze dir, bugünün Yezidileri Netanyahu ve destekçileridir

ABD den Türkiye ye tedavi için geldi, Bursa Şehir Hastanesi nde sağlığına kavuştu

Hollanda, Tunus’u rahat geçti! Gruptan çıktı

Hürmüz Boğazı yakınlarında bir gemi saldırıya uğradı Dış Haberler

Milyonlarca metreküp su serbest bırakıldı: 100 yıl sonra sel kapaklarını açtılar Sözcü Gazetesi

Araçtan fırlayan tekerlek dükkan daldı facia kıl payı atlatıldı

Avrupa da rekor sıcaklık alarmı! 90 milyondan fazla kişi aşırı sıcaklarla karşı karşıya Dış Haberler

Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılma hayalinden bugüne milenyum! Ayşe Böhürler

Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılma hayalinden bugüne milenyum! Ayşe Böhürler

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.

Neden hikâye anlatırız? Hikâyeleri hayal etme biçiminin temeli ne kadar bilinç dışı ne kadarı gerçektir, hikâyelerin ne kadarı anlatıcısının eseridir. Bu sorular her zaman tartışmaya açık alan olmuştur. Bugünlerde bu tartışmayı ele alan bir film var vizyonda: “Robin Hood’un Ölümü”. Yönetmen umut veren bir kahraman olan Robin Hood anlatısını tersyüz etmiş, adeta kahramanı yok etmiş. Filmi izleyen belleğinde bir daha Robin Hood’a dair pozitif bir iz taşıyamaz. Film, anlatıcısının hikâyeleştirmesiyle

Neden hikâye anlatırız? Hikâyeleri hayal etme biçiminin temeli ne kadar bilinç dışı ne kadarı gerçektir, hikâyelerin ne kadarı anlatıcısının eseridir. Bu sorular her zaman tartışmaya açık alan olmuştur. Bugünlerde bu tartışmayı ele alan bir film var vizyonda: “Robin Hood’un Ölümü”. Yönetmen umut veren bir kahraman olan Robin Hood anlatısını tersyüz etmiş, adeta kahramanı yok etmiş. Filmi izleyen belleğinde bir daha Robin Hood’a dair pozitif bir iz taşıyamaz. Film, anlatıcısının hikâyeleştirmesiyle tek bir şey söylüyor. O da: “Yoksulların mağdurların dostu, zenginden alan fakire veren Robin Hood sadece bir hikâye!”

Tuhaf bir çağda yaşıyoruz. Bir tarafta böylesi filmler diğer tarafta ise mitlerin, efsanelerin; askerî, jeopolitik operasyonlara, işgale, zulme, kadınları çocukları öldürmeye gerekçe olarak sunulduğu bir çağı yaşıyoruz. Bu çağın pek çok adı var ama en popüler isimlerinden birisi “milenyum” çağı…

Milenyum çağının çağrışımları Alev Alatlı’nın, önümüze en sık getirdiği kavramlardan birisiydi. Yaptığımız programlarda, romanlarında, kitaplarında da bu konuya sıkça yer verirdi.

Her sohbette mutlaka Hristiyanlığa değinir. “Batı’yı bilmek” demenin “Hristiyanlığı bilmek” demek olduğunu söylerdi. “Batı’da her şey, her kavram ya Hristiyanlığın içinden ya da ona karşı gelmekten doğmuştur” diyen hocamın kulağıma küpe olan bu sözü, “Batı”nın daha çok tartışılmaya başladığı ve eski hikâyelerin yeniden inşa edildiği bugünlerde daha da önem taşıyor.

“Hangi Batı” sorgulamalarını aşmış bir dünyadayız artık. Hangisi yok, hepsi bir bütün. Üzerimize boca edilen kavram ve kelimelerle kurulan dil ve bilgi eksenli epistemik hâkimiyete direnebilmek içinse illâki ne ile karşı karşıya olduğumuzu da bilmek gerekir. Yine hocamın deyimiyle “Başımızı suyun üzerine çıkarmayı başarmak, ya da dünyaya kömürlük penceresinden bakmayı bırakmak” için ille de kavram ve kelimelerin kökenine bakmalı! Bu yazıda da kaynakçam, yazıları ve çeşitli programlardaki yorumlarıyla Alev Alatlı.

OSMANLI ORDUSUNA ‘DECCAL’ DİYEN MİLLER!

“Milenyum aslen Hristiyanlığa atıfla açıklayabileceğimiz bir kavram. Özellikle de Evanjelik Hristiyanların temel öğretilerine göre dünya yaratıldıktan 6 bin yıl sonra, 7. binin başında Hz. İsa gelecek ve Deccal’in ordularıyla savaşacak, Tanrı’nın hükümranlığını kuracak ve akabinde de bin yıllık bir altın dönem yaşanacak... Hristiyanlık’ta Hz. İsa için ‘christ’ kelimesi, Deccal için de ‘anti-christ’; yani ‘Hz. İsa karşıtı’ kelimesi kullanılır.

Milenyum kavramının müsebbibi ise 1800’lerin ortasına doğru ortaya çıkan ateşli bir Hristiyan olan William Miller’dir. Miller’den hareketle bu “bin yılcılık” hikâyesine inananların yer aldığı ‘Millerizm’ ya da ‘Milenyalizm’ akımları doğar. Miller o yıllarda (1840) Osmanlı İmparatorluğu’nun çökeceğini söyler. Onların gözünde Osmanlı ordusu nihayetinde ‘Deccal’ dedikleri şeydir. Hatta Hz. İsa’nın geri döneceğine dair bir gün dahi verilir ve tarihin 1843 olduğu iddia edilir. O tarihte Hz. İsa gelmez, 6 yıl sonra da 1849’da Miller ölür.

KEHANETLERİN MERKEZİ HEP ORTADAOĞU!

‘Armageddon’ buradan hareketle ortaya çıkar. Armageddon; ‘har megiddo’ kelimesinden türetilmiştir. ‘Har’ İbranicede ‘dağ’ demektir; yani Megiddo Dağı. Bu dağ Tel Aviv yakınlarında bir dağdır. Savaşın bu bölgede, Orta Doğu’da olacağına inanılır.

Bu inanışa göre bu savaşın tarafları Deccal ile Mesih ordularıdır; yani iyilik orduları ile kötülük orduları. Grace Halsell isimli bir gazetecinin yazdığı ‘Tanrı’yı Kıyamete Zorlamak’ isimli kitap bu inanışın boyutlarını çok iyi ortaya koyar. Halsell, Evanjelistlerin içine girerek inançlarını araştırır. Onların İsrail’i ya da Siyonizm’i çok hararetli bir şekilde desteklediğini görür. Bunun nedeni onları çok sevmeleri değil; Orta Doğu’da kaotik bir ortamı onların eliyle hızlandırma imkânıdır. Çünkü Evanjelikler bu kaos üzerine Hz. İsa’nın yeniden dünyaya ineceğine inanırlar. Tabii kehanetlerin çoğu doğru çıkmayıp, Hz. İsa gelmeyince, hareket içinde bazı eleştiriler olur ama yine de bu kehanet meselesi yenilenerek sonraki yıllarda da devam eder...

DÜNYANIN SONUNU GETİREN KEHANETLER

1984, dünyanın sonunun geleceğine inanılan tarihlerden birisidir. Bu kehanetin sahibi, Yehova Şahitleri’nin de kurucusu Charles Taze Russell, kendisinin kutsiyeti olduğuna ve yukarıyla bağlantı içinde bulunduğuna müritlerini inandırır. Hatta öyle ki Russell’ın dua okuduğu buğday tanecikleri, ederinden 60 kat fazla fiyata satılır hale gelir. Russell’ın İsa’nın geliş tarihi olarak bildirdiği tarih 1. Dünya Savaşı’na denk gelince Osmanlı’nın yenileceği fikriyle kehanete inanan müritlerin sayısı daha da artar. Ancak Russell’ın ömrü vefa etmez, 1916’da ölür. Daha sonraki liderler de hep yeni bir kehanette bulunurlar. Bir lider dünyanın sonu için 1975 tarihini verirken bir diğeri 1984’ü işaret eder. Bu tarihlerin hiçbirisi tutmayınca Yehova Şahitleri, Hz. İsa’nın dünyaya gelişiyle ilgili tarih vermeyi bırakırlar.

ARMAGEDDON İNANIŞININ DOKTRİNİ

Armageddon konusunun Hz. İsa’nın yeryüzüne gelmesine ilişkin Hristiyanlık dinî doktrinine uygunluğunun yanı sıra hareket yapısıyla da doktrinle bağlantısı var.

Bu yeni dinî hareketler Katolik Kilisesi’ni şeytanın yeryüzündeki temsilcisi ve Birleşmiş Milletler’i de şeytani bir kuruluş olarak değerlendirirler.

Milenyum tarikatları olarak adlandırılan bu yeni dinî hareketlerin en temel özelliklerinden birisi, kurumsal dinin yeni modern dünyaya karşı duruşunu eleştirmeleridir. Hristiyanlığın kilise öğretisini şeriatsızlıkla suçlarlar. Kurumsal Hristiyanlığın günlük hayatı kapsayan bir öğretisinin olmamasını eleştirir, Yahudi şeriatına kendilerini daha yakın hissederler. Mesela domuz eti yasağını benimserler. Mevcut onaylı İncilleri kabul etmez, Arius’un İncili’ni içinde şeriat olduğu için kabul ederler.

Bu tarikatların içinde ‘Yedinci Gün Adventist Kilisesi’ de var. Yine Yahudilik ile bağlantı kuran milenyum tarikatlarından. Bunlar da yedinci günde Yahudilerde olduğu gibi çalışma yasağı olmasını istiyorlar.

Bunların içinde en çok bilinen Yehova Şahitleri 11. saatte, yani artık nihai sondan çok az öncede olduklarını iddia ederler. “Kıyamet yaklaştı, sona doğru geliyoruz. Gökte yıldızlar biriktirmemiz gerek” diyen Yehovacılar her pazar günü her yerde tebliğde bulunurlar. Birçok evin bahçesinde ‘No Jehovah’s Witnesses’ (Yehova Şahitleri Gelmesin) diye levhalar vardır. Milenyum tarikatları grup yapıları, pratikleri, ritüelleriyle farklılaşıyorlar. İçki yasak, uyuşturucu yasak, zina yasak, hatta sigara bile yasak.

Yeni dünya yeni dinlerle ve eski hikâyelerin yeni versiyonlarıyla şekilleniyor. Hikâye anlatıcılarına çok iş düşüyor. Kimin anlatısı hâkim olacak. Ne unutturulacak. Ne hatırlanacak? Kim kimi ikna edecek. Kimin hikâyesi başat olacak.

Robin Hood’un Ölümü filmine övgüler düzen Fransızlar bize devletler arasındaki güç savaşının yeni meydanının kültür olduğunu da gösteriyor. Ne yıkılıyor ve yerine ne geliyor?

Böyle bir dönemde kendi hikâyelerimize daha sıkı sahip çıkmalı derken işgalin zihinlerde başladığını hatırlatıyor, dünyanın iyiliği için başka şansımız olmadığının altını çizmek istiyorum.

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:50
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 27 Haziran 2026 04:12 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Yeni Yargı Paketi Meclis ten Geçti

25 Haziran 2026 07:15see155

Fransa da tarihi sıcaklık ve klima kullanımı siyasi tartışma başlattı

25 Haziran 2026 07:18see153

Fildişi Sahili, Curaçao’yu 2 golle geçti! Tur atladı

26 Haziran 2026 01:11see148

Tuğberk Tanrıvermiş, Hibernians ile anlaşma sağladı!

25 Haziran 2026 20:22see140

Ölüm ve ölüm nedeni 2025 yılı istatistikleri açıklandı

25 Haziran 2026 12:36see139

Asya Kaplan Sivrisineği vakaları endişeye yol açtı: Alerjik bünyeye sahipseniz dikkat!

25 Haziran 2026 13:51see135

Mersin’de dehşete düşüren anlar! Eğitim merkezinde otizmli minik çocuk darp edildi: ‘Olayı örtbas etmeye çalıştılar’

25 Haziran 2026 12:42see135

Ekvador, Almanya’yı mağlup etti! Dünya Kupası’nda büyük sürpriz

26 Haziran 2026 01:11see134

Zendaya Örümcek Adam: Yepyeni Bir Gün kırmızı halısında 35 dolarlık ikinci el tişört giydi

25 Haziran 2026 18:24see133

Muhtemel Aşk ın yeni bölümü bu akşam

25 Haziran 2026 10:33see133

Cimrilik boşanma sebebi

25 Haziran 2026 07:06see132

Netanyahu dan radikal açıklama! Tüm dünyadaki o kişileri hedef aldı: Yok olup giderler!

25 Haziran 2026 21:36see132

Erdoğan dan Yenikapı ruhuna davet! 25 Haziran 2026 Gazete manşetleri

25 Haziran 2026 06:59see131

Cevdet Yılmaz: Bugün Kerbela Gazze dir, bugünün Yezidileri Netanyahu ve destekçileridir

25 Haziran 2026 16:21see131

ABD den Türkiye ye tedavi için geldi, Bursa Şehir Hastanesi nde sağlığına kavuştu

25 Haziran 2026 11:12see131

Hollanda, Tunus’u rahat geçti! Gruptan çıktı

26 Haziran 2026 04:09see129

Hürmüz Boğazı yakınlarında bir gemi saldırıya uğradı Dış Haberler

25 Haziran 2026 20:21see129

Milyonlarca metreküp su serbest bırakıldı: 100 yıl sonra sel kapaklarını açtılar Sözcü Gazetesi

26 Haziran 2026 00:00see128

Araçtan fırlayan tekerlek dükkan daldı facia kıl payı atlatıldı

25 Haziran 2026 18:59see124

Avrupa da rekor sıcaklık alarmı! 90 milyondan fazla kişi aşırı sıcaklarla karşı karşıya Dış Haberler

25 Haziran 2026 07:46see124
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları