O NATO bildiğiniz NATO değil, o AB de bildiğiniz AB değil… Nedret Ersanel
Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.
İran-ABD ‘Mutabakat Muhtırası’ artık resmen yayınlanmış ve-dahi ıslak imzalanmış bulunuyor. Üzerine söylenecekleri, kimin kazanıp kimin kaybettiğine dair okumaları zaten yaptık, geçtik. Genel olarak yüzde 60-70 İran, yüzde 30-40 ABD lehine bir metin olduğunda anlaştık. Orijinal metin üzerinden ayrıca teknik okuma da istiyordu, satır araları hep vardır, onu da Perşembe günü ‘Akıl Odası’nda tamamladık…
Şimdi Batı Ankara’ya geliyor. Avrupa Birliği ve NATO üzerinden Türkiye’nin bölge ve dünyada konumlanış ayarlarına çalışıldığı hissediliyor, bunu açıklığa kavuşturmak gerekiyor…
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un, Sayın Hakan Fidan’la basın toplantısında alenen söylediği gibi, “Avrupa Birliği’nin ‘kendisi’ askerileşiyor. Böyle bir cümlenin kurulması bile, “Avrupa Ekonomik Toplululuğu” olarak hayata başlayıp, günümüze kadar para/finans ve değerler manzumesi üzerine kurulduğu savunula-gelmiş Avrupa için radikal ve dramatik dönüşüm anlamına geliyor. Normalde ağzımız açık kalmalı ama hiç şaşırmıyoruz; tam da küresel düzenin silkelendiği zamanda olduğumuzdan, AB’nin dönüşümü buna çok uygundur. Metamorfoza uğruyor…
Şaşıracağımız yere geleceğiz. Türkiye, Avrupa Birliği’yle yakınlaşma politikalarını yükseltiyor, ideal hedef olarak koruyor ve ilan ediyor. Yine ‘karşılıksız aşktır’ ama, ilişkilerimiz donmuştu, kimse siyaseten öldürme günahına girmek istemedi, ‘dursun bakalım’ noktasındaydı, şimdi tek taraflı canlandı…
Fakat.. İşte şimdi şaşırabiliriz; “Hangi Avrupa Birliği’ne talibiz”?..
Uzun, meşakkatli ve yıllanmış bir “müktesebat” oluşturduğumuz, bildiğimiz AB’ye mi? Yoksa; yeni dünya, Trump, Ukrayna savaşı, liberalizmi bitik, liderliklerin sarsıldığı ama tepeden tırnağa silahlanan Avrupa Birliği’ne mi?
Kısa süre sonra Ankara’da yaşanacak zirvede NATO için de geçerlidir bu soru! Avrupa NATO’suna mı daha yakınız, ABD NATO’suna mı?
Tabii geriye ne kadarı kalacaksa? Çünkü Avrupa bir yandan “nükleer silah” düzenlemelerini bile yükseltiyor ve yayacağı söyleniyor ama kararın alındığı toplantıda ABD, “İran’da bize yardım etmeyen NATO üyelerinin canına okuyacağız” diyor…
Sonuç olarak şöyle sadeleştirebiliriz; İki AB var, biri ‘sivil’ ve eski AB, diğeri yeniden askere yazılan AB. İki NATO var; biri ABD’li. Diğeri sadece AB’li…
Ankara ‘NATO’ diyor, Ankara ‘AB’ diyor ama kimse hangi AB’yi ve hangi NATO’yu dediğimizi söylemiyor. Belki ikisinden de “bize kadar” ama bilmiyoruz…
***
Eski AB bize vize verirken hâlâ süründürüyor. AB tam üyeliğimiz konusunda milim kıpırdamıyor. Saçma sapan, o eski, mahut raporları yayınlamayı sürdürüyor. Yani bildiğimiz ve artık çok da “sallamadığımız” AB. Yeni AB; savunma ve güvenlik mimarisini baştan kuran, düşman tarifi yapan, İngiltere’yi de yanına alarak hatta mızrak ucuna takarak ama merkezini yine Berlin’in tuttuğu, Fransa’nın da katıldığı ‘yeni Avrupa Paktı”!
İş o hale gelmiş durumda ki, Almanya Başbakanı, “Avrupa’nın en güçlü ordusu Bundeswehr (Alman Silahlı Kuvvetleri) olacak” diyor…
Zaten durum tespitinde sorun yok. Ankara Zirvesi’nin “sonuç bildirisinin taslağı” geçtiğimiz Çarşamba Brüksel’de toplanan NATO savunma bakanları toplantısında ana temalar üzerinden kabaca bağlanmıştır. Bu toplantı öncesinde Genel Sekreter Rutte’nin sözleri şöyle; ‘Bir anda olmayacak ama ABD, Avrupa’nın konvansiyonel güvenliğinden çekiliyor. Avrupalı müttefikler de buradan doğan boşluğu dolduracaklar.” Hepsi bu…
Rutte’ye Türkiye’nin rolünü de sevgili Güldener (Sonumut) sorup, şu cevabı almış; “.. Avrupa’nın önde gelen savunma sanayi şirketleriyle çalışacağız. Türkiye’de bu alanda faaliyet gösteren yaklaşık 3 bin firma var.” (18/06, Milliyet.) Bu da bu kadar…
Özetle, Avrupa bir taraftan savunma yatırımlarına abanıyor, bir yandan aralarındaki koordinasyonu artırıyor, ABD ile senkronize olmaya çalışıyor, çevresini de cepheye katmaya çalışıyor. Bu Avrupa’nın siperlere yatmasıdır…
***
Değişim süreçleri devam etse de muhataplarımız kim ve nedir anlayabiliyoruz. Ne alınıp-verilecek onu da kestirebiliyoruz. Hedefleri de bellidir; Rusya ve Çin. Bizim de öyle mi?
Eğer yeni AB ile “lojistik” ilişki üzerinden ilerlenecekse, Ankara’nın Moskova ve Pekin’le ilişkilerini bozmadan devam etmesinde zorluk olmaz.
Sayın Hakan Fidan’ın Putin ve Lavrov dahil seri görüşmeler yaptığı son Rusya temasları bu konuda renk vermedi. İçeride ne kadar konuşuldu, rahatsızlık oldu mu bilinmez. Ama hem yeni AB ile Türkiye ilişkileri hem de NATO zirvesinin yarattığı Batı sinerjisinin Ankara oturumlarını Rus da Çin de dikkatle izleyecektir…
‘Dün dündür’ denilerek Rusya ve Çin ilişkilerine yeni stratejik pozisyon getirilecekse onu ayrıca tahlil etmek gerekiyor. Çok sayıda ince ayar isteyen bir konudur bu. Yükselen güçlerin hatta bu güçler arasındaki ilişkilerin karşıya alınması başka şey, azalan/bölünen Batı’nın ögeleri arasından çıkar üretmek başka şey…
Kaldı ki, Sayın Devlet Bahçeli ve MHP’nin Rusya ve Çin’e dair okumalarının, analizlerinin daha dumanı tütüyor. İran anlaşmasında da Hürmüz’e çökmek anlamına gelecek maddeler bulunduğunu görüyoruz. ABD-Çin arasında bunun üzerine toka edilip edilmediğini de bilmiyoruz…
Hadi bunları da yönetilebilir sayalım, Türkiye’nin “Orta Yol”a yaptığı siyasi ve maddi yatırımlar, geniş bir coğrafyayı, buradaki zorlu dengelerin kıvamını arıyor. Hem Rusya hem Çin bu coğrafyada çok etkinler. Nasıl olacak?
Avrupa, Türkiye-Rusya ilişkilerinin bozulmasını ister. İngiltere de öyle. Fakat Türkiye’nin “yerleşik jeopolitika”sını değiştirme arzusu var mı? Var ise bu, “yeni dünya yerleşkelerini” doğru tespit ile başlamalı.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:66
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Haziran 2026 04:18 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















