Ankara24.com
close
up
Neden antropontolojinin ışığında eğitim felsefesi?

Neden antropontolojinin ışığında eğitim felsefesi?

Halktv sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.

"ÇiF eğitimini almış olan çocuklar hem kullandıkları kavramların anlamı üzerinde daha yetkin bir biçimde düşünebilirler, dili daha iyi bir biçimde kullanabilirler, hem dünyaya uzanışlarında, akranlarıyla olan ilişkilerinde daha bilinçli ve özenli olabilirler, hem de bağlantılı düşünmenin ne denli önemli olduğunu anlayabilirler, yargıda bulunma gücünü doğru kullanmanın da ne anlama geldiğini çok daha erken yaşlarda kavrayabilirler."

Prof. Dr. Betül Çotuksöken ile yeni kitabı üzerine konuştuk.

Prof. Dr. Betül Çotuksöken

YENİ KİTABINIZ HAKKINDA KISACA BİLGİ ALABİLİR MİYİZ? NEDEN ANTROPONTOLOJİNİN IŞIĞINDA EĞİTİM FELSEFESİ?

Bir felsefeci olarak üzerinde en çok durduğum konu felsefece düşünmenin, felsefece bilmenin ve ardından da felsefece eylemde bulunmanın, başka bir deyişle de felsefece yaşamanın ne olduğuna dikkati çekmek olarak özetlenebilir. Bu anlayışla, “Felsefenin Gör Dediği” üst başlığıyla kaleme aldığım bu üçüncü kitabımda, yaşamım boyunca hem kuramsal bağlamda hem de eylemsel bağlamda içinde yer aldığım eğitime ilişkin konular çokluğunu dikkate aldım. Eğitim, 1972, hatta çok daha öncesinden beri öğrenen ve kolaylaştıran (bilinçli olarak öğreten demiyorum) olarak bizzat deneyimlediğim gibi, insanın gerçekten insanlaşmasını sağlayan bir durum ve duruş bütünlüğü; gerçekten de insan, yaygın ve/veya örgün eğitim etkinlikleriyle, eğitimsel karşılaşma-karşılama-karşılaştırmalarla birey-kişi-yurttaş-ağdaş olabiliyor ya da bu niteliklerin ideal formlarını yerine getirebiliyor. Eğitim biz insanların olmazsa olmazı temelde. Her birimiz aldığımız yaygın-örgün eğitimle kimliğimizi kazanıyoruz; kendimiz oluyoruz. “Antropontoloji” ise benim öteden beri hem temel bir felsefe disiplini olarak ortaya koyduğum görüşlerimin kavramsallaştırılmış hali hem de benim düşünme ve dile getirme ya da söylem oluşturma yöntemim; kısaca felsefi yöntemim. Felsefenin Gör Dediği 1’de, Antropontoloji ya da İnsan-Varlıkbilgisi’nde genel olarak, dış dünya-düşünme-dil arasındaki ilişkilere özgülendiğimi ileri sürdüğüm felsefenin temel disiplininin ne olduğunu ortaya koymaya çalıştım. Bunun elbette varlıkla ilgili bir söylem üretmek olduğunu belirttim; ancak bu varlıkbilgisi ya da ontoloji, doğrudan insana dayalıydı, insan eksenliydi; insanın düşünmesine ve diline, hatta bireysel diline, başka bir deyişle, söylemine dayalıydı. İşte bu temeli ortaya koymaya çalışarak, bu yaklaşıma, antropontoloji ya da insan-varlıkbilgisi, insan-ontolojisi, son zamanlarda da daha belirgin kılmaya çalıştığım gibi, “insansal ontoloji” diyorum. Son yayımlanan kitabımda da, Felsefenin Gör Dediği’nin üçüncü kitabındaki asıl adıyla, Antropontolojinin Işığında Eğitim Felsefesi başlıklı kitabımda da bu kez eğitimi her yönüyle, kuramsal yanıyla ve eylemsel yanıyla ele aldım; eğitim bağlamındaki tüm ayrıntıları, genellikle yapıldığı gibi -izmlerin tuzağına düşmeden inceledim. İnsan-varlıkbilgisinin ışığında eğitim felsefesi tümüyle insanın varlık yapısını, özellikle de insanın en temel fenomeni olarak “arada olma” fenomenini dikkate alıyor; buna ek olarak da eğitimin nasıl olması gerektiğini, eğitim alma hakkının en temel hak olduğunu ileri sürüyor. Her felsefi duruşta olduğu gibi, eğitim felsefesi çerçevesindeki duruşta da öncelikli olarak insandan yola çıkılması gerektiğini, özellikle özenli düşünmenin eşliğinde gözler önüne seriyor. Eğitimin toplumsal-tarihsel-kültürel niteliğinin yanı sıra, özel-toplumsal-kamusal çerçevelerinin de ne denli önemli olduğuna dikkat çekiliyor kitabın tüm sayfalarında.

EĞİTİMDE SİSTEMLİ, ETKİLİ VE SÜREKLİ OLUŞ NE DEMEK?

Kitap tüm bölümlerinde eğitimin yaşam boyu sürmesi, belli bir sistemin eşliğinde, uygulamaya dayalı olarak ve gerçekten tam bir süreklilik içinde yapılmasına öncelik veriyor. Kısaca “Eğitimde SES” olarak özetlenen eğitime ilişkin bu duruşta evde ve/veya okulda, yaygın ya da örgün her eğitimsel karşılaşmada bilinçli olunmasının gereklerine dikkat çekiliyor. Anne-babaların, öğretmenlerin, rehberlerin, eğitime kolaylaştırıcı olarak katılması gereken, katılan herkesin, nitelikli eğitim hakkını koruyan, korumak da yetmez, aynı zamanda geliştiren bir kişi olduğunun farkında olmasının gerekliliğine dikkat çekiliyor. Kitabın birinci bölümünün başlığı da bu: “Eğitimde Sistemli, Etkili ve Sürekli Oluş”. Bu bölümdeki tüm altbaşlıklar eğitimin her türlü görünümünü büyüteç altına aldığı gibi, nasıl olması gerektiğine de dikkat çekiyor.

CUMHURİYET VE EĞİTİM DEYİNCE NE ANLAMALIYIZ?

Yukarıda andığım birinci bölümde “Cumhuriyet ve Eğitim” başlıklı bir yazı da yer alıyor. Bu bölümde özet olarak şu görüşe yer verdim: “(…) Cumhuriyetle birlikte her bir kişinin kavuşturulduğu, kavuştuğu “yurttaşlık”tır. Bundan böyle her bir kişi Cumhuriyetin yurttaşı olarak karşılanacak, toplum-devlet ilişkileri, tek tek kişiler açısından “yurttaşlık” üzerinden yürüyecektir; somutlaşacaktır. Elbette bu aynı zamanda ideal olan bir durumdur.

Cumhuriyetle birlikte her bir birey, her bir yurttaş, kendi olanaklarını edimsel kılabilmek için yalnızca kimi ilineksel özellikleriyle, kimliğiyle ya da örneğin, ailesinin, yakın çevresinin kendisine sağladığı olanaklarla baş başa bırakılmayacak, kamunun yeniden kurumsal olarak yapılanışıyla, yasalar önünde, yeni hukuk sistemi içinde yurttaş olarak tüm olanaklarının edimsel kılınmasında, birey/kişi/yurttaş olarak dikkate alınacaktır. Cumhuriyet yönetimiyle birlikte eğitim cinsiyet ayırımı yapılmaksızın yaygınlaştırıldı. Cumhuriyet her bir insanı kişi ve yurttaş olarak değerlendirdi. Yine kitapta aynı başlık altında yer verdiğim gibi, özellikle şu kavramlar Cumhuriyetle birlikte belirginlik kazanmaya başladı: Atatürk’ün ‘Cumhuriyet’ bağlamındaki söyleminde sıklıkla altını çizdiklerini özetleyecek olursak, aşağıdaki sözcükler/terimler öne çıkıyor: ‘İnsanın değeri’, ‘onur’, ‘güven’, ‘ulus’, ‘ulusal birlik’, ‘yurttaşlık’, ‘kardeşlik’, ‘adalet’, ‘eşitlik’, ‘özgürlük’, ‘dostluk’, ‘sevgi’, ‘birlik’, ‘beraberlik’, ‘işbirliği’, ‘huzur’, ‘kahramanlık’, ‘uygarlık’, ‘çağdaş uygarlık’, ‘kültür’, ‘yüksek kültür’, ‘hız’, ‘hareketlilik’, ‘çalışkanlık’, ‘akıl’, ‘zekâ’, ‘bilim’, ‘sanat’, ‘refah’”. Söz konusu kavramların günümüzde de hatta dünya ölçeğinde ne denli önemli olduğunu biliyoruz.

DÜŞÜNME EĞİTİMİNİN GÜNCEL DURUMU VE SORUNLARI NELERDİR?

Düşünme eğitiminin öteki adı bana göre felsefedir, felsefece düşünmenin ne olduğunu içeren felsefe eğitimidir. Çünkü düşünme eğitimi doğru düşünmenin gerekli ve yeterli koşullarını dikkate alır. Antropontolojinin Işığında Eğitim Felsefesi başlıklı kitapta bu başlık altında da bir yazı mevcut; söz konusu yazıda konu ayrıntılı olarak gerekçelendirilerek, eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme ve özellikle de özenli düşünme konusuna, dili özenli bir biçimde kullanmaya, özenli konuşmaya, özenli yazmaya yer veriliyor. Okul eğitiminde hem bu adla ya da Çocuklar için Felsefe adıyla örgütlenecek olan bir derse gereksinim olduğunu, hem de okulun verdiği tüm derslerde bu temel duruşun, özenli bir duruş sergilemenin ne denli değerli olduğuna, hatta bu konuda yeterince bilinçli olunduğunda, şiddetin de azalacağını ileri sürebiliriz.

ÇOCUKLAR İÇİN FELSEFE NEDİR VE NE İŞE YARAR?

Çocuklar için felsefe (ÇiF) ya da çocuklarla felsefe bana göre, uygulamalı felsefenin temel bir alanı olan felsefi danışmanlığın da bir altalanıdır. Ülkemizde bu konuda epeyce çalışma yapılıyor ve çoğunlukla da P4C (Philosophy for Children) ifadesi kullanılıyor. Ülkemizde bu bağlamda yapılan çalışmaların özgün yöntemleri içermesi gerektiğini, çocuk-okul-öğretim programı-aile-toplum vb. gerçeğimizi dikkate alan çalışmaların yürütülmesinin doğru olacağını düşünüyorum. Ben de bu alanda, hem eğitici eğitimi bağlamında hem de bizzat çocuklarla birlikte bu çalışmaları yaptım ve yapmaya devam ediyorum. Antropontolojik yöntemle özgün olarak ÇiF çalışmaları yapıyorum. Kitapta bu konuya da yer verdim. ÇiF eğitimini almış olan çocuklar hem kullandıkları kavramların anlamı üzerinde daha yetkin bir biçimde düşünebilirler, dili daha iyi bir biçimde kullanabilirler, hem dünyaya uzanışlarında, akranlarıyla olan ilişkilerinde daha bilinçli ve özenli olabilirler, hem de bağlantılı düşünmenin ne denli önemli olduğunu anlayabilirler, yargıda bulunma gücünü doğru kullanmanın da ne anlama geldiğini çok daha erken yaşlarda kavrayabilirler.

Sevgili hocam değerli bilgileriniz için size teşekkür ediyorum. Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin...

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:143
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 08 Mayıs 2026 05:03 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Kişi kendinden bilir işi Sözcü Gazetesi

22 Eylül 2026 00:06see202

A Milli Futbol Takımı nda Fransa ve İtalya maçı mesaisi

22 Eylül 2026 00:42see200

Aleksey Batrakov: Şampiyonlar Ligi hayalim gerçek oldu

22 Eylül 2026 00:14see196

8 gün sonra cansız bedeni bulundu Son dakika haberleri

22 Eylül 2026 02:11see193

Edirne de kaskı kapan yavru tilki, peşinden koşan bisikletçiye yakalanmadı

22 Eylül 2026 01:11see192

Tottenham, Icardi için kararını verdi

22 Eylül 2026 00:04see191

DUMRUL, REPMUS 2026 da uluslararası arenaya çıktı

22 Eylül 2026 00:26see189

İş arayanlara kredi tuzağı: Paraları kendi hesaplarına aktardılar Sözcü Gazetesi

22 Eylül 2026 00:02see188

İBB itirafçıları vatandaşlık satmış Sözcü Gazetesi

22 Eylül 2026 05:45see183

Fonlar Muhammed Yarız’ın süper yatına aktı Sözcü Gazetesi

22 Eylül 2026 05:01see182

Sultangazi de bulunan erkek cesedin 8 gündür kayıp kişiye ait olduğu değerlendirildi

22 Eylül 2026 01:10see181

Mauro Icardi ye bir kapı daha kapandı! Sözcü Gazetesi

22 Eylül 2026 00:23see181

Terminatör dövüşü gerçek oldu: İnsansı robot ringe çıktı, insan rakibini yere serdi

22 Eylül 2026 00:07see180

A Milli Futbol Takımımız daki sakatlık geçiren oyuncuların son durumu...

22 Eylül 2026 00:42see176

Dünya Sineması Altın Koza da

22 Eylül 2026 00:42see172

ABD ve İtalya dan kritik mineraller alanında mutabakat zaptı Dış Haberler

22 Eylül 2026 02:28see165

Burhanettin Duran: Uluslararası sistem yeni bir dönüşüm sürecinden geçiyor

22 Eylül 2026 01:29see165

Kırıkkale de 19 yıl 8 ay hapis cezası olan hükümlü evdeki gizli bölmede yakalandı

22 Eylül 2026 01:21see164

İklim hedeflerini eylemlere dönüştürmek istiyoruz Dış Haberler

22 Eylül 2026 01:44see163

Daha imzası bile kurumamıştı! Galatasaray ın yeni yıldızı, ülkesini ve arkadaşlarını özlediğini açıkladı

22 Eylül 2026 00:11see163
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları