NEBİ MİŞ Kalıcı barışa ulaşmanın önündeki engeller
Ankara24.com, Sabah kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
ABD ile İran arasında geçici bir ateşkese varıldı. Ancak, geçici ateşkes sonrası yapılan tutarsız açıklamalar, taraflar arasında var olan güvensizliği azaltmak bir yana daha da derinleştirdi. 10 maddelik İran ve 15 maddelik ABD planının içeriği medyada yer alsa da taraflar resmi olarak planın çerçevesini tam olarak açıklamadılar. Hatta, ateşkesin "sözlü" olarak sağlandığı haberleri İsrail tarafından dolaşıma sokuldu bile. Dolayısıyla, açıklanmayan maddeler üzerinden ateşkesi kırılgan hale getiren karşılıklı restleşmeler devam ediyor.
Ateşkes çerçevesinin kapsamı tartışmalı, uygulaması dağınık ve siyasi anlamı ihtilaflı olduğu için kalıcı bir barışa ulaşmanın hiç de kolay olmayacağı aşikâr.
İran'ın ABD'ye derin güvensizliği devam ediyor. Ateşkes müzakerelerinin içinde olduğu halde, İsrail baskısından dolayı geçici ateşkesin üzerinden saatler geçmeden ABD tarafı, ateşkesin "Lübnan'la bir ilişkisi yok" açıklamasını yaptı. Müzakerelerin içeriğini bir arabulucu olarak bilen Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, çarşamba sabahı erken saatlerde Lübnan'ın da anlaşmaya dahil edildiğini açıklamıştı.
ABD'nin savaştan çıkmak istediği biliniyor. Hatta savaşı durdurmak için neredeyse Hürmüz Boğazı'nın açılmasına bile razıydı. Ancak, İsrail'i dizginleyemediği için müzakerelerde zorlanıyor. İsrail'in, savaşı devam ettirmek için her türlü sabotajı yapacağı en baştan belliydi. Lübnan'a saldırıları devam ettirerek kolayca bu sabotajı sürdürecek. Hem İran tarafı hem de ABD bunu biliyor.
İran, Lübnan başta olmak üzere ateşkesin bölgesel çapta olmasında ısrarlı. Zaten kalıcı bir barış için, kendisine saldırılmayacağı garantisini en başta masaya koymuştu. İsrail'in Lübnan'a saldırılarının devam ettiği bir denklemde, İran ateşkesi sürdüremez. Çünkü, İran adına savaşan Hizbullah'ı kendi haline bırakamaz. Bırakırsa vekâletleri üzerinde önce güven kaybı, ardından da kontrolünü kaybeder. Bu da İran açısından direniş hattının parçalanmasını beraberinde getirir.
İran adına savaşa dahil olan Hizbullah'ın İsrail karşısında Lübnan'da yalnız bırakılması, İran içinde de ateşkese karşı olan grupları daha da öfkelendirir.
İran, savaş öncesi kendisinin bile tahmin etmediği bir şekilde, Hürmüz Boğazı kozu ve Körfez ülkelerine saldırarak yeni bir caydırıcılık eşiği keşfetti. İran bunu büyük bir kazanım olarak gördüğü için, müzakereleri daha özgüvenli ve maksimalist bir yerde durarak yürütüyor. Dolayısıyla da, savaşta elde ettiği özellikle Hürmüz Boğazı kazanımından vazgeçmemek için direniyor. Hatta, Hürmüz Boğazı'nda elde ettiği bu kazanımı yeni bir statüye kavuşturabilirse, savaşta karşılaştığı yıkımdan daha hızlı toparlanacağını öngörmesi normal.
Önce ateşkesin devam etmesi, ardından da kalıcı bir anlaşmaya varılmasının önündeki en büyük en büyük engelin İsrail olduğunun ABD tarafı da farkında. Dolayısıyla, ABD'nin İran'dan daha çok İsrail üzerinde bir caydırıcılık mekanizmasını üretmesi gerek. Ancak bu hiç de kolay değil. Daha somut bir ifadeyle ABD'nin, İran'dan önce İsrail ile bir anlaşmaya varması gerek.
Savaşın bir kazananı olmadığı gibi tam aksine kaybedeni çok. Ancak, sahada kazanılmayan savaşı, müzakerelerde zafer olarak satılabileceği bir çerçevede tutmak için taraflar maksimalist şartlarını sonuna kadar dayatacak. Yine de Trump, bir an önce İran savaşını bitirip, "kolay zafer" elde edeceği Grönland gibi yerlere odaklanmak istiyor.
Şu an için kırılgan ateşkes döneminde, olumlu olarak öne çıkarılabilecek bir husus, ABD ile İran'ın yüz yüze görüşecek olması. Bu görüşmelerde güvensizliği azaltacak adımlar atılabilirse, savaşı en azından donduracak ihtimaller artabilir.
Türkiye savaşın dışında kalarak, savaşı sonlandırmak için ilk günden itibaren büyük bir diplomatik çaba harcadı. Bugün, müzakereler Pakistan üzerinden yürüse de, en başından itibaren Türkiye -İran açısından daha tercih edilebilir olduğu için- Pakistan'a yardımcı oluyor. Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın çabalarının devam edecek olmasını mevcut halin pozitif tarafına yazmak gerekir.
Ortadoğu'da sürekli savaş halinin durdurulması için bugün savaştan zarar gören tüm dünyanın İsrail üzerine baskı yapması gerekir. İsrail üzerinde oluşacak bu baskı belki Trump yönetiminin de elini güçlendirir. Değilse, savaş bir anlaşma ile dondurulsa bile, çatışmaların belirli periyotlarla devam etme ihtimali maalesef daha yüksek. Kalıcı barışa ulaşmanın önündeki en büyük engel de İsrail...
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:25
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 10 Nisan 2026 07:03 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















