Ankara24.com
close
up
Menu

Bağımsız Maden İş duyurdu: Madenciler üretimi durdurdu

Bilal Erdoğan dan eşsiz eğitim yorumu: AKP iktidarında eğitimden kopan çocukları görmezden geldi

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporu yayımlandı

Bilal Erdoğan: Eğitimin her alanında ileriye yürüyen bir Türkiye var

Kütahya da iş kazası: Genç işçi hayatını kaybetti Kütahya Haberleri

Beşiktaş tan final maçı için açıklama! Basketbol Haberleri

Almanya, İran daki Vatandaşlarına Ülkeyi Terk Etme Çağrısı Yaptı

Dünyaca ünlü dizinin galasında Beşiktaş sürprizi

İçeriden bilgi sızdırdığı iddia edilen Yerlikaya nın danışmanı sessizliğini bozdu Sözcü Gazetesi

Kayseri’de hayvansal yan ürünler tesisinde yangın

İsveç ten vatandaşlarına İran ı acilen terk etme çağrısı Avrupa Haberleri

T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NDEN / BAŞKANLIĞI NDAN

Sarunas Jasikevicius ten final açıklaması: Bugün oynadığımız basketbol yeterli olmaz

TOKİ İzmir kurası ne zaman, tarih belli oldu mu? 2026 TOKİ İzmir kura çekimi tarihi ne? İzmir TOKİ kura sonuçları ve isim listesi

Büyükler rekabette küçükler tedirgin: Avrupa paramparça Dünya Haberleri

Kayseri de et işleme tesisinde çıkan yangın hasara yol açtı

Havalimanında köpeğini gişeye bağlayıp terk eden kadın gözaltına alındı

İngiltere Kilisesi’nde skandal: Piskoposa cinsel saldırı gözaltısı

Biten tarım değil elitistlerin kibri olacak Yerel Gündem Haberleri

Gençlerin favori siyasetçileri belli oldu

Murat Ülker’den Polinas’ın hikâyesi: İthal ikameden Yeşil Mutabakat’a sanayi yolculuğu Hayat Haberleri

Murat Ülker’den Polinas’ın hikâyesi: İthal ikameden Yeşil Mutabakat’a sanayi yolculuğu Hayat Haberleri

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Murat Ülker, Manisa’daki GOYA ziyareti üzerinden Türkiye’de ambalaj sanayisinin gelişiminde önemli role sahip Polinas'ın hikayesini paylaştı. Çin rekabetinden Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uzanan süreçten yola çıkarak Polinas üzerinden 'kurumsal dayanıklılık' yaklaşımını irdeledi.

Yeni yazısında üretim yolculuğunun perde arkasını paylaşan Murat Ülker, Manisa yolu üzerindeki bir fabrikanın hikâyesinden yola çıkarak Türkiye’de ambalaj sektörünün sessiz ama kritik gelişimine dikkat çekti.

Sanayileşme sürecinde ambalajın sadece bir koruma aracı değil; ürün kalitesi, raf ömrü ve tedarik zinciri açısından stratejik bir rol üstlendiğini vurgulayan Ülker, bu dönüşümün gıda üretiminde verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

Murat Ülker, meslek hayatının ilk yıllarında kurulan Polinas’ın kendisi için ayrı bir öneme sahip olduğunu,

"İlk göz ağrılarımdan biri, sıfırdan kurulan yüksek teknolojik bir sanayi yatırımının kırk küsur yılı..."

diyerek belirtti.

Murat Ülker, yeni yazısında şu ifadelere yer verdi;

Geçen evden çıkarken “Manisa’ya GOYA’ya gidiyorum” dedim. “Polinas mı?” diye sordular. “Evet” dedim. “Aa… O şirket hala duruyor mu?” Bu soru, beni bir an durdurdu. Çünkü onlar için Polinas eski bir şirketti. Kırk yaşını geçtiği için belki de. Oysa benim için Polinas, ilk göz ağrılarımdan biridir. İşe başladığım yıllarda kurulmuş, benim meslek hayatımla neredeyse yaşıt bir şirket. Bunları hatırladım. Duygulandım.

Manisa’ya varınca arkadaşlarla da bunları konuştuk. Polinas’ın neden ve nasıl kurulduğunu… Türkiye’de anbalaj sanayinin hangi boşluktan doğduğunu… Ve aslında bu hikayenin yalnızca bir şirketin değil, bir sanayileşme refleksinin hikayesi olduğunu.

Önce ülkemizde esnek anbalajın öyküsünü anlatarak başlayayım. Sonra genel bir değerlendirme yapacağım.

Polinas kurulmadan önce esnek anbalaj olarak sanayi mamulü alüminyum, polietilen ve selofan vardı. Selofan selüloz bazlı, iyi bir malzemeydi ama pahalıydı. Kaynağı sınırlıydı. Teknolojisi hantaldı. Devletin Gemlik’te bir selofan fabrikası vardı, sonra kapandı. Biz ise teneke kutulardan anbalajlı bisküvilere geçerken bir anda ortada kalmıştık. Anbalaj malzemesinin tamamını dışarıdan getirmek, bastırmak, kullanmak neredeyse imkansızdı.

“Bunun yerine ne olabilir?” diye düşündük. O sırada BOPP yani çift yönlü gerdirilmiş polipropilen çıktı. Yeni bir plastik türüydü. Yeni bir film. Yeni bir teknolojiydi. “Bunu yapmalıyız, yatırım yapalım” dedi Sabri Bey. Polinas işte böyle doğdu.

Önce Japonlar’dan, Toyoba’dan lisans bulduk. Ama aslında hikaye biraz daha geriye gidiyor. Nevşehir Alüminyum Tesisleri vardı. NASAŞ. 70’lerde onun kuruluşuna da babam öncülük etmişti. Hayatımda gittiğim ilk fabrika açılışı olabilir. Belki bir iki tane daha vardır ama en net hatırladığım odur. Açılışa Başbakan olarak Süleyman Demirel gelmişti.

İlk kez o gün gördüm; elektrikli fırınlarda cevherin nasıl ısıtıldığını, sonra haddelerde nasıl inceltilip kağıttan bile daha ince levhalar yani folyolar haline getirildiğini; muazzam bir teknolojiydi. Alüminyum anbalajda kullanılıyordu. Çikolataları bugün hala şıkır şıkır alüminyumlara sarıyoruz. Sizin de hoşunuza gidiyor, biliyorum.

NASAŞ

halka açıktı, sonra battı, tekrar satıldı, yine battı, parçalanarak TMSF’den özelleştirildi. Bir sürü hadise yaşandı. Babam yönetimindeydi. Bizim de küçük bir ortaklığımız vardı. Hatta iflastan önce hisselerimizi 6 liradan satmıştım.

Polinas’ın kuruluşu için NASAŞ’taki ekipten bir grup seçtik. Ortaklardan biri de Anadolu Holding idi. Kurucularından Kamil Yazıcı beyi kısa bir süre önce kaybettik, Allah rahmet eylesin. Polinas’ta da beraber olduk. Ama ortada ciddi bir sorun vardı! Para yoktu. On milyon ABD doları gerekiyordu. Ne bizde vardı ne Kamil Beylerde. Türkiye’de 80’lerin başında böyle paralar yoktu. Ne yaptık? Azar sermaye koyduk, Dünya Bankası’na gittik. Dünya Bankası bize inanmadı. “Türkiye’de bunun geleceği yok; ne kadar kullanılacak ki”, dediler. Yıllar sonra bu krediyi engelleyen yetkili benimle bir uçakta tesadüf edince, Sabri beye özürlerini iletti. Biz Türkiye’nin bu kadar gelişeceğini tahmin edemedik, dedi.

Bugün gelinen noktada Türkiye’de yüz binlerce tonluk üretim yapılıyor. Bir sürü tesis var. En az yarısı ihraç ediliyor. Yabancılar gelip burada doğrudan yatırım yapıp, üretip Avrupa’ya, ABD’ye satıyor. Türkiye, esnek anbalaj filmlerinin matbaada basılması, yani “convert” edilmesi açısından da rakipsiz ihracatçı konumunda. Çok güçlü tesisler, çok iyi markalar var. Ben anbalaj malzemesi tedarik ettiğim şirketlere birçok matbaa kurdum, kimine de ortak oldum. Anbalaj sanayii gelişen Türkiye’de bizim için stratejikti.

Onçin bir dönem birkaç matbaayı bir araya getirip matbaacı bile olmuştum. Hatta matbaacılık yanında kağıt, koli, sair plastik anbalaj sanayiine girdik ve piyasada lider olduk. Sonra atıştırmalıkta globalleşmek nasip olunca çıktık bu işlerden yani aldım, kurdum, büyüttüm, sattım, halka açtım. Hatta daha geçen senelerde yine bir matbaayı alıp, büyütüp sattık.

Polinas yatırımına dönecek olursak, nihayet bir yabancı ortak bulduk. Irak’ın Koç’u derlerdi, Abdulwahab Al Bunnia, Allah rahmet eylesin, o da vefat etti. Birlikte on milyon doları tamamladık, tesis kuruldu, kapasite 5 bin tondu. Bugün ise sadece yeni aldığımız tek tesiste 50 bin tonluk üretim var. Şimdi tekrar yepyeni bir tesis kuruyoruz, inşasını görmeye gitmiştim. Bu sefer bize kredi veren EBRD oldu. Yapacağımıza inanıyorlar artık.

Polinas’ın çok farklı bir sanayi hikayesi var. Başlangıçta yüksek teknoloji sayılan lisanslı bir endüstri, zamanla geliştiriliyor, inovasyonla daha ileri taşınıyor. Ama sonra dünya değişiyor, o vakit, yirmi yıl önce gitmiş Şanghay’da görmüştüm, Çinliler bile kuruyor, çalıştırıyor, demiştim. Ve tehlikeyi fark ettim, bu noktada artık teknoloji herkesin erişebileceği bir seviyeye gelmiş. Sonra hemen ABD’deki rakibimizi de ziyaret ettim. Bizimkilerle yaşıt tesisleri nasıl güncellemişler, hız ve kalite kazanmışlar gördüm, uyguladım.

Polinas Manisa’da tek başına, kendi yerel imza yetkileriyle çalışan, net karlı, güçlü nakit akışı olan, üretiminin yüzde 50’sini ihraç eden, piyasa risklerine karşı kendini koruyabilen bir şirket. Kurumsal yapısı sağlam. İnovasyon kabiliyeti çok yüksek. Patent almaya bile ihtiyaç duymadığı, taklit edilmesi zor buluşları var.

Son yıllarda mono filmler yapıyoruz, yüzde yüz geri dönüştürülebilir. Daha az plastik kullanımı, sürdürülebilirlik demek. Geri dönüştürdüğünüzde yeni hammaddeye gerek kalmıyor. İlave bir karbon yükü yaratmıyorsunuz. Düşük karbon ayak iziyle üretim yapıyorsunuz. Biodegradable olanlar var. Evlerden, restoranlardan çıkan atık yağlardan yapılan filmler var. Örneklerini inceledim, tüketicinin bunu anlamasına imkan yok. Ama mümkün, yapılıyor ve elimizde daha başka teknolojiler de var, başka kartlarımız var, usulünce geliştirip piyasaya sürüyoruz.

Bütün bunlar olurken Polinas daima kurumsal bir şirket olarak kaldı. Öyle kuruldu. Ortaklar sadece yönetim kurulundaydılar. Ara dönemlerde ben de yönetim kurulu adına kısa süreli genel müdürlük yaptım, mecburen, genel müdür değişiklikleri yaşandığında…

Kurucu genel müdürümüz rahmetli Kayhan Bey’i Sabri Bey bir müşteri şikayeti nedeniyle görevden almak istemişti. O gün neredeyse bir gün süren bir yönetim kurulu toplantısı yapmıştık. Polinas o dönem just in time yani ihtiyaç anında, ilgili müşteri siparişine göre üretim yaparak çalışıyordu. Ama Polinas için just in time, müşteriler için değil, sadece Polinas içindi, yüzde kırk favök’ü olan bir sanayi şirketi. Müşteriler sipariş verir, parasını verir, beklerdi. Rahatsızlık buradan doğuyordu. Sistemi değiştirdik. Müşteri için just in time olan bir yapıya geçtik.

Bugün hala Polinas’ın doğru dürüst mamul ambarı yoktur, ama yüzlerce çeşit ürünü zamanında teslim eder. Sizin şeffaf esnek anbalaj filmi olarak gördüğünüz ürün, aslında görünmez katmanlardan, farklı kimyasallardan, iyonizasyondan, cinsine göre alüminyum metal buharı kaplamasından oluşur. Oksijen ve su buharı geçirmez. İstenirse anti bakteriyel veya nefes alan şekilde de üretilebilir. Hala yüksek teknolojidir bu, ama dünyada ortalama teknoloji yükseldikçe, çıta da yükseliyor. Yüksek teknoloji erişilebilir hale geliyor.

Polinas B2B müşteri tipi için tekstil, zamklı bant, hologram, hatta gelin teli süsü için fakat çoğunlukla matbaa sanayicisine ara mal üreten bir şirket iken daha sonra B2C müşteri tipi ürünlere de yatırım yapmıştır. Bugün yaygın dağıtımı olan streç anbalaj filmi, buzdolabı poşeti, fırın torbası, pişirme kağıdı, çöp torbası gibi ürünlerin hem perakende hem private label, yani özel marka üretim ve ticaretini yapmaktadır.

Belki de mesele tam olarak budur. Bir teknolojiyi kurmak kadar, onun sıradanlaşacağı günü öngörmek…ve o gün geldiğinde hala ayakta kalacak yapıyı önceden inşa etmek. Polinas’ın hikayesi biraz da budur.

Türkiye’de ambalaj sektöründe bu anlattıklarım çerçevesinde, tüm sanayinin 1970’lerin sonunda biten ithal ikameci modelin yapısal kısıtlarından,1980’lerin başında başlayan ihracata dayalı büyüme rejimine; Avrupa Birliği standartlaşma sürecinden, Çin kaynaklı küresel rekabet baskısına; oradan da Avrupa Yeşil Mutabakatı eksenli sürdürülebilirlik paradigmasına uzanan çok evreli bir dönüşüm yaşadık.

Türkiye’nin lojistik konumu, cesur girişimci kitlesi, örtük bilgi (tacit knowledge) birikimi, esnek üretim kabiliyeti ve kurumlarının yüksek adaptasyon kabiliyeti ile küresel üreticilere karşı güçlü bir rekabet imkanı oluşturduğunu da hep beraber deneyimledik. Sektörün dayanıklılığı, yalnızca teknoloji transferine değil; kurumsal süreklilik, stratejik öngörü ve teşvik ve sair regülasyonlar ile proaktif davranışa bağlıydı.

Mesela yurt savunması için ABD’den alınan F16 uçaklarının ödemesi için yapılan offset anlaşması bize Yeni Dünya’ya ihracat kapısı olmuştu. Bugün bile acımasız dış rekabet karşısında ithalata fon koyulması işimizi sürdürülür kılıyor.

Şu bir gerçektir, ambalaj sadece bir ürünün sunumu, giysisi değil; bir ekonominin lojistik kapasitesinin, mühendislik derinliğinin ve tüketici bilincinin görünür yüzüdür. Sanayileşme düzeyi arttıkça anbalajlar da hem fonksiyon hem de teknoloji açısından sofistike hale gelir. Bu sanayiyi rekabetçi yapar. Bilinçli tüketici seçiminde bu ürünlere yönelir. Küresel ekonomide anbalaj stratejiktir. Bugün ise çevresel baskılar arttıkça anbalaj sanayi gelişimi, hammaddesi ile politikleşmiştir.

Türkiye ekonomisi 1970’lerin kapalı devre, döviz kıtlığına dayalı yapısından; 2020’lerin karbon düzenlemeli, dijitalleşmiş ve veri odaklı piyasa ekonomisine evrilirken, anbalaj sektörü bu dönüşümün hem taşıyıcısı hem göstergesi olmuştur.

“Polinas hâlâ duruyor mu?” sorusuna verdiğim yanıt, aslında Türk sanayisinde kurumsal dayanıklılık (resilience) kavramının somutlaşmış halidir. Dayanıklılık, yalnızca finansal sağlamlık değil; çevresel belirsizliklere rağmen yönünü kaybetmemek kapasitesidir.

1970’ler Türkiye’si ithal ikameci modelin son evresidir. Döviz kısıtlıdır, teknoloji transferi sınırlıdır ve anbalaj sektörü gıda sanayinin önündeki yapısal bir darboğazdır.

NASAŞ, dönemin milli sanayi idealinin sembolüdür. Elektrikli fırınlarda cevher işleme ve haddeleme süreçleri, metalurjide ileri bir seviyeyi temsil ederken, makro finansal kırılganlık mesela hammadde ve enerji maliyetinin yüksekliği yatırımı sürdürülür olmaktan çıkarmıştır.

Ancak burada kritik olan başarısızlık değil beşeri sermaye transferidir. NASAŞ’ta yetişen mühendis kadrolarının Polinas’ın çekirdeğini oluşturması, insan sermayesinin kurumsal hafıza olarak aktarımına örnektir. 24 Ocak 1980 kararları, yaşayan bilir Türkiye’de rejim değişimidir. Döviz serbestleşmesi, ihracata dayalı büyüme ve finansal liberalizasyon özel sektörü stratejik aktör haline getirmiştir.

10 milyon dolarlık yatırımın “imkansız” sayıldığı bir ortamda alternatif finansman arayışı, girişimci risk iştahının göstergesidir. Dünya Bankası’nın olumsuz yaklaşımı, yerel vizyon ile küresel öngörü arasındaki farkı ortaya koymaktadır. O dönemde BOPP teknolojisi daha düşük maliyet, daha uzun raf ömrü sağlayarak gıda değer zincirinde operasyonel verimlilik artışı sağlamıştır. Gümrük Birliği, Türkiye ambalaj sektörünü Avrupa kalite regülasyonlarına entegre etmiştir.

Bu dönemde ISO, HACCP ve sair gıda güvenliği standartları yalnızca teknik değil, zihinsel bir dönüşüm yaratmıştır. Anbalaj artık sadece sarmak için değil, korumak, pazarlamak ve marka inşa etmek için tasarlamak anlamına gelmiştir. Bu dönemde ihracatta converted yani işlenmiş ve baskılı ürün ihracatının artışı, katma değer zincirinin yukarı taşınmasını sağlamıştır.

Ambalaj sektöründeki Just-in-Time modelinin müşteri odaklı yeniden tasarlanması ise yalın üretim felsefesinin Türkiye’deki en başarılı uygulamalarından biridir. Bir süre sonra Çin ile birlikte doğudaki kapasite artışı küresel fiyat baskısı yaratmıştır. Türkiye fiyatla rekabet edemeyeceğini anlayınca strateji değişmiştir. “Dinamik yeterlilik” kavramı burada anlam kazanır: Firmalar çevresel değişime karşı kaynaklarını yeniden konfigüre edebilmek yeteneği kazanmalıdır. Bu dönemde alüminyum metali buhar kaplamaları, çok katmanlı bariyerler ve iyonizasyon süreçleri anbalajı basit bir plastik film olmaktan çıkarıp ileri mühendislik ürününe dönüştürmüştür. Anbalaj sektöründe biriktirdiğimiz örtük bilgi (tacit knowledge) stratejik savunma hattına dönüşmüştür.

Daha sonra Avrupa Yeşil Mutabakatı, anbalajı karbon ekonomisinin merkezine taşımıştır. Mono materyal tasarımlar, döngüsel ekonominin temelini oluşturmaktadır. Çok katmanlı lamine yapılar yerine geri dönüştürülebilir tek tür malzeme kullanımı sektörü yeniden şekillendirmektedir.

Türkiye’nin Avrupa’ya coğrafi yakınlığı stratejik üstünlük sağlamaktadır. Bugün Çin’den gelen bir konteyner ile Türkiye’den gelen bir tır arasındaki karbon farkı, artık fiyat kadar belirleyicidir. Aktif anbalaj, sensörlü film teknolojileri ve blockchain tabanlı izlenebilirlik, sektörün yeni evresini oluşturacaktır. Anbalaj artık veri üreten bir medyadır.

Polinas örneği şunu göstermektedir: Sanayicilik, mevcut teknolojiyi işletmek değil; teknolojinin sıradanlaşacağı günü öngörmektir. Türkiye anbalaj sektörü 2025 itibarıyla: Avrupa’nın en büyük üretim merkezlerinden biri, büyük ihracat kapasitesine sahip sürdürülebilirlik ekseninde dönüşen bir yapıya ulaşmıştır.

Stratejik adaptasyon, anbalaj sektörümüzde olduğu gibi Türk sanayisinin yeni doktrini olmalıdır.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:53
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 22 Şubat 2026 14:49 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Bağımsız Maden İş duyurdu: Madenciler üretimi durdurdu

21 Şubat 2026 00:12see179

Bilal Erdoğan dan eşsiz eğitim yorumu: AKP iktidarında eğitimden kopan çocukları görmezden geldi

21 Şubat 2026 00:19see176

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporu yayımlandı

21 Şubat 2026 00:25see175

Bilal Erdoğan: Eğitimin her alanında ileriye yürüyen bir Türkiye var

21 Şubat 2026 01:35see174

Kütahya da iş kazası: Genç işçi hayatını kaybetti Kütahya Haberleri

21 Şubat 2026 01:00see172

Beşiktaş tan final maçı için açıklama! Basketbol Haberleri

21 Şubat 2026 00:26see170

Almanya, İran daki Vatandaşlarına Ülkeyi Terk Etme Çağrısı Yaptı

21 Şubat 2026 00:33see165

Dünyaca ünlü dizinin galasında Beşiktaş sürprizi

21 Şubat 2026 00:28see165

İçeriden bilgi sızdırdığı iddia edilen Yerlikaya nın danışmanı sessizliğini bozdu Sözcü Gazetesi

21 Şubat 2026 00:11see165

Kayseri’de hayvansal yan ürünler tesisinde yangın

21 Şubat 2026 00:04see165

İsveç ten vatandaşlarına İran ı acilen terk etme çağrısı Avrupa Haberleri

21 Şubat 2026 00:16see161

T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NDEN / BAŞKANLIĞI NDAN

21 Şubat 2026 00:08see157

Sarunas Jasikevicius ten final açıklaması: Bugün oynadığımız basketbol yeterli olmaz

21 Şubat 2026 00:08see154

TOKİ İzmir kurası ne zaman, tarih belli oldu mu? 2026 TOKİ İzmir kura çekimi tarihi ne? İzmir TOKİ kura sonuçları ve isim listesi

21 Şubat 2026 00:05see151

Büyükler rekabette küçükler tedirgin: Avrupa paramparça Dünya Haberleri

21 Şubat 2026 04:04see147

Kayseri de et işleme tesisinde çıkan yangın hasara yol açtı

21 Şubat 2026 00:13see147

Havalimanında köpeğini gişeye bağlayıp terk eden kadın gözaltına alındı

21 Şubat 2026 01:08see146

İngiltere Kilisesi’nde skandal: Piskoposa cinsel saldırı gözaltısı

21 Şubat 2026 17:25see145

Biten tarım değil elitistlerin kibri olacak Yerel Gündem Haberleri

22 Şubat 2026 04:03see144

Gençlerin favori siyasetçileri belli oldu

21 Şubat 2026 17:46see142
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları