Ankara24.com
close
up
Menu

Göztepe de Anthony Dennis e Premier Lig den kanca!

Dünyanın en iyi 50 kültürel miras alanı arasında Türkiye detayı Sözcü Gazetesi

Annesinin ölümünü kimseye söylemedi: 15 gün sonra bulundu Kütahya Haberleri

Taze aşıklar Kendall Jenner ve Jacob Elordi yürüyüşte

Bosna Hersek, Katar ı eledi! Son 32 için kritik bekleyiş başladı

Bursa da korkutan çiftlik yangını: 4 büyükbaş öldü Bursa Haberleri

Norveç ilkokullarda yapay zeka kullanmayı yasaklıyor

2026 Dünya Kupası nda Bosna Hersek, Katar’ı 3 golle geçti! Avantajı kaptı

Altın fiyatları çakıldı! Gram altın 6 bin liranın altına geriledi

Sivasspor dan 8 Temmuz da olağanüstü genel kurul kararı!

Mark McKenzie: Türkiye farklı ve zorlu bir rakip!

ABD, Türkiye maçına hazır!

CHP den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özaraslan AK Parti iddiasını doğruladı

NATO Genel Sekreteri Rutte: ABD nin İran a yönelik operasyonları sırasında İtalya daki üslerden 500 ABD uçağı kalktı

Cumhurbaşkanı Erdoğan dan CHP ye sert uyarı: Siyasetimizi felç ediyor!

İletişim Başkanı Duran, Ankara da yapılacak NATO Zirvesi nin ayrıntılarını paylaştı Dış Haberler

35 gündür yaşam mücadelesi veriyor! Kadir İnanır ın sağlık durumu hakkında kritik açıklama

Trump doğruladı! ABD, yerli savaş uçağı KAAN da kullanılacak jet motorlarını Türkiye ye satacak

Bakan Şimşek: İklim riski bugün halihazırda ekonomik bir risk olarak karşımızda

Kadir İnanır ın sağlık durumu hakkında yeni gelişme

Müceddid kimdir? (3) Mahmut Ay

Müceddid kimdir? (3) Mahmut Ay

Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.

Son iki yazımızda müceddidlik hakkında bazı ilim adamlarının görüşlerine ve tarihte müceddidlik iddiasında bulunanlara dair birkaç örnek verdik. Bugünkü yazımızda konuyla ilgili kanaatlerimizi paylaşacağız. “Allah, bu ümmete her yüz senenin başında dinini yenileyecek kimse(ler)i muhakkak gönderecektir.” meâlindeki hadis, Ebu Davud’un “Melâhim” kitabının ilk hadisidir. “Melâhim” kelimesi “gelecekte ortaya çıkacak sosyal kargaşa, iç savaş gibi hadiseler ve kıyamet alâmetlerine dair haberler” anlamına

Son iki yazımızda müceddidlik hakkında bazı ilim adamlarının görüşlerine ve tarihte müceddidlik iddiasında bulunanlara dair birkaç örnek verdik. Bugünkü yazımızda konuyla ilgili kanaatlerimizi paylaşacağız.

“Allah, bu ümmete her yüz senenin başında dinini yenileyecek kimse(ler)i muhakkak gönderecektir.” meâlindeki hadis, Ebu Davud’un “Melâhim” kitabının ilk hadisidir. “Melâhim” kelimesi “gelecekte ortaya çıkacak sosyal kargaşa, iç savaş gibi hadiseler ve kıyamet alâmetlerine dair haberler” anlamına gelir. Ebu Davud’un, bu hadisi “Melâhim” kitabının başında zikretmesinden şu anlaşılır: Bu hadiste bildirilen durum, gelecekte meydana gelecek ve Müslümanları etkileyecek önemli hadiselerle alakalıdır. Yani “müceddid”, Müslümanları karşılaşacakları dinî, siyâsî ve ictimâî musibetlerden kurtarmaya çalışan “zor zamanların adamı”dır. Şu da dikkate alınmalıdır ki son müceddidin “mehdi” olacağı kanaati yaygındır. Dolaysısıyla “müceddidlik” ile “mehdilik” arasında yakın bir ilişki vardır.

Bu hadiste geçen “yüz sene” ifadesini, kanaatimizce “kinaye” olarak anlayıp lafzî anlamıyla değil de genel olarak “zaman” şeklinde yorumlamak daha isabetli olacaktır. O takdirde manası şöyle olur: “Zaman içerisinde Allah bu dini yenileyecek nice müceddidler gönderecektir.” Nitekim hadisin şerhlerine bakıldığında bazı âlimlerin, “yüz sene” ifadesini bu şekilde yorumladığı görülecektir. Şöyle düşünelim: Cenâb-ı Peygamber (sav), kendisinin “son peygamber” olduğunu bildirdiği için ashâbın zihninde muhtemelen şöyle bir soru oluşmuştur: Resûlullah’ın dâr-ı bekâya irtihalinden sonra yeni bir peygamber gelmeyecekse İslâm asırlar boyunca ve çeşitli coğrafyalara yayıldığında aslını ve özünü nasıl muhafaza edecek? Muhtemelen zihinlerdeki bu soruyu yanıtlamak üzere Efendimiz (sav) şu mesajı vermiştir: “Endişe etmeyin! Benden sonra Allah, ümmeti sahipsiz bırakmayacak, yeni bir peygamber gelmese de son ilâhî mesajı yaşayıp yaşatacak insanlar sürekli var olacaktır. Allah, bu dinin hem aslını muhafaza eden hem de asırlar boyunca muhtelif coğrafyalardaki farklı kültürlere sahip insanlar tarafından yaşanabilmesi için gerekli çabayı sarf eden liderler gönderecektir.”

“Hadiste bildirilen yüzyıl ne zaman başlar?” sorusuna risaletle, hicretle ve Efendimiz’in vefatıyla başlar şeklinde farklı cevaplar verilmiştir. Eğer ille de bu ifade “lafzî anlamıyla anlaşılacaksa, doğrusu o yüz senenin, Efendimiz’in dâr-ı bekâya irtihalinden sonra başlamasıdır. Zira Efendimiz zamanında hicret, henüz takvim başlangıcı olarak belirlenmemiştir. Nitekim Süfyan b. Uyeyne bu sürecin Resûlullah’ın (sav) vefatından sonra başladığını ifade eden bir rivayet nakleder (Süyûtî, Mirkatu’s-Suûd, 3/1062).

Hadiste “tecdid”in tanımı yapılmadığına göre onun kapsamını belirli bir mezhep ve meşrebin görüşüne göre yapılan tanımlarla daraltmak doğru değildir. Daha açık söylemek gerekirse tecdid kimsenin tekelinde değildir.

Muhtelif coğrafyalara dağılan, farklı mezheplere ve türlü meşreplere ayrılan Müslümanların tümünü kuşatacak tek bir müceddidden bahsetmek çok zordur. Nitekim İbn Reslân er-Remlî, İbn Hacer, İbnu’l-Esîr gibi âlimlere göre de müceddidden beklenen şeyi, tek bir kişinin yerine getirmesi pek mümkün değildir. Kanaatimizce müceddidi, her asırda bir kişi ile sınırlamak yerine “Her kavmin bir rehberi vardır.” (Ra‘d 13/7) meâlindeki âyete mutabık olacak şekilde “her bölgede ve her zaman diliminde gerek ilim adamlarından gerekse devlet adamlarından zamanın ve mekânın neden olduğu yeni sorunlara kadim geleneğin özünden sapmadan İslâmî açıdan yeni çözümler ve açılımlar getiren kişi” olarak değerlendirmek daha doğrudur.

Müceddidi “reformist” olarak anlamak doğru olmadığı gibi kuru bir “taklitçi/mukallit” olarak anlamak da doğru değildir. Zira “tecdid” kelimesi “yenilemek” anlamına geldiğine göre İslam’ı özünden ve kadim gelenekten sapmadan, modernizmin ayartmalarına kanmadan “yeni” bir anlayışla yorumlamayı da ima etmektedir.

Müceddid, İslam’ı yeni bir ruhla yorumlayan bir İslam âlimi olabileceği gibi Müslümanlara yeni bir ruh ve heyecan kazandıran, onlara Müslüman olduklarını “yeniden” hatırlatan, “Müslüman kimliği” bilincinin oluşturulmasında, korunmasında ve yeniden inşa edilmesinde büyük gayretler sarf eden bir bilim, sanat, düşünce, siyaset veya hareket adamı da olabilir.

Etkisi küçük çaplı olan müceddidler olabileceği gibi tesir sahası geniş olan çok yönlü müceddidler de olabilir. İmam Rabbânî, buna güzel bir örnektir. O, bir yandan ilmî birikimiyle topluma hizmet ederken bir yandan da tasavvufa giren İslam dışı uygulamalara karşı mücadele vermiştir. İslam’a en önemli hizmeti ise Ekber Şah’ın “din-i ilâhî” adıyla uydurduğu senkretik din anlayışına karşı cesurca verdiği mücadeledir. Dönemin pek çok sözde âlimi korkudan seslerini çıkaramazken o daha delikanlılık yaşlarından itibaren “peygambersiz bir din” anlayışına karşı çıkarak yirmi yaşlarında “İsbâtu’n-Nübüvve” isimli kitabını yazmıştır. Onun ilmi, irfanı ve cesaretiyle yaptığı faaliyetler neticesinde “din-i ilâhî” projesi tutmamış ve Hindistan’da İslam’ın varlığı devam etmiştir. Bu gayretleri karşısında, başta dönemin büyük âlimi Abdulhakîm Siyalkûtî olmak üzere müridleri ona “müceddid-i elf-i sânî” sıfatını vermişlerdir. Onun bir Nakşî şeyhi olarak Hindistan’da İslam’a yaptığı katkılarını tarikat müessesesine karşı olan Mevdûdî dahi takdir etmiş ve müceddidlerden bahsederken İbn Teymiyye’den sonra İmam Rabbânî’yi zikretmiştir (Bk. Mevdûdî, İslam’da İhya Hareketleri, s. 95-104).

Tüm Müslümanlara hitap eden bir müceddid beklemenin ütopyadan öteye geçemeyeceği müsellemdir. Şu hâlde müceddidleri, bölgesel hatta yöresel olarak düşünmek gerekir. Her ülkenin, her ilin, hatta her ilçenin müceddidi farklı olabilir. Şu da var ki, bu müceddidlerin din anlayışları da teferruatta farklılık arz edebilir. Türkiye’deki bir müceddid, Türk kültürü ve örfüne uygun bir tecdid faaliyeti yapabilir; İngiltere’deki bir müceddid -İslâm’ın temel umdelerine aykırı olmamak şartıyla- İngiliz kültürü ve örfüne uygun bir tecdid faaliyeti yapabilir. Pakistan’daki müceddid Hanefî, Fas’taki müceddid Mâlikî olabilir. Biraz daha ileri götürelim. Suriye’deki müceddid mutedil bir sûfî, Suudi Arabistan’daki müceddid -Vehhâbî olmamak şartıyla- mutedil bir selefî olabilir. Yani dünyanın her coğrafyasında aynı anda – aşırılıktan uzak mutedil bir din anlayışını benimsemek şartıyla- farklı mezhep ve meşreplere sahip müceddidler olabilir.

Klasik dönemde “müceddid”likle ilgili tartışmalar son iki asra göre çok daha azdır. Bunun sebebi, son üç asırda siyasî, askerî ve kültürel açıdan ağır bir mağlubiyet yaşayan Müslümanların, bu zilletten kendilerini kurtaracak “büyük ve karizmatik bir kurtarıcı”ya ihtiyaç duymalarıdır. Bu sebeple geçmişe kıyasla günümüzde müceddidlik meselesi çok daha sıkça istismara maruz kalmaktadır.

Hâsılı; Müslümanların, asrın “müceddidinin kim olduğuna” dair lüzumsuz spekülasyonlarla zaman kaybetmek yerine “tecdidin ne olduğuna” dair kafa yormaları çok daha yararlı olacaktır. Zira asrın tek veya en büyük müceddidini tayin etmek, sorumluluğu tek bir kurtarıcıya yıkmaktır. Tecdidin mahiyetini anlamaya çalışmak ise sorumluluğu kısmen de olsa üstlenmektir. Kur’an, bireylerin kendilerini değiştirmediği sürece Allah’ın onları değiştirmeyeceğini bildirerek “bireysel sorumluluğa” dikkat çekmektedir. Sorumlu her Müslüman birey, “kurtarıcı bir müceddid” aramak yerine tecdid-i iman ve tecdid-i niyetle öncelikle “kendisini kurtarmaya çalışmalıdır.” Günümüzün entelektüel müceddidlerinden biri olarak gördüğüm Taha Abdurrahman’ın dediği gibi “Teceddüd olmadan tecdid olmaz.” Yani bireysel yenilenme olmadan toplumsal bir yenilenme gerçekleşmez. “Bireyler kendilerini değiştirmedikçe Allah bir toplumu değiştirmez” (Ra‘d 13/11).

Vallahu a’lem!

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:110
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 26 Haziran 2026 04:11 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Göztepe de Anthony Dennis e Premier Lig den kanca!

24 Haziran 2026 13:30see180

Dünyanın en iyi 50 kültürel miras alanı arasında Türkiye detayı Sözcü Gazetesi

24 Haziran 2026 14:34see172

Annesinin ölümünü kimseye söylemedi: 15 gün sonra bulundu Kütahya Haberleri

25 Haziran 2026 00:42see172

Taze aşıklar Kendall Jenner ve Jacob Elordi yürüyüşte

24 Haziran 2026 15:23see171

Bosna Hersek, Katar ı eledi! Son 32 için kritik bekleyiş başladı

25 Haziran 2026 00:01see167

Bursa da korkutan çiftlik yangını: 4 büyükbaş öldü Bursa Haberleri

25 Haziran 2026 00:00see166

Norveç ilkokullarda yapay zeka kullanmayı yasaklıyor

25 Haziran 2026 00:17see166

2026 Dünya Kupası nda Bosna Hersek, Katar’ı 3 golle geçti! Avantajı kaptı

25 Haziran 2026 00:07see164

Altın fiyatları çakıldı! Gram altın 6 bin liranın altına geriledi

24 Haziran 2026 16:53see162

Sivasspor dan 8 Temmuz da olağanüstü genel kurul kararı!

24 Haziran 2026 21:29see158

Mark McKenzie: Türkiye farklı ve zorlu bir rakip!

25 Haziran 2026 02:43see157

ABD, Türkiye maçına hazır!

25 Haziran 2026 02:44see154

CHP den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özaraslan AK Parti iddiasını doğruladı

24 Haziran 2026 22:09see153

NATO Genel Sekreteri Rutte: ABD nin İran a yönelik operasyonları sırasında İtalya daki üslerden 500 ABD uçağı kalktı

24 Haziran 2026 19:07see153

Cumhurbaşkanı Erdoğan dan CHP ye sert uyarı: Siyasetimizi felç ediyor!

24 Haziran 2026 13:24see152

İletişim Başkanı Duran, Ankara da yapılacak NATO Zirvesi nin ayrıntılarını paylaştı Dış Haberler

24 Haziran 2026 13:36see152

35 gündür yaşam mücadelesi veriyor! Kadir İnanır ın sağlık durumu hakkında kritik açıklama

24 Haziran 2026 16:48see150

Trump doğruladı! ABD, yerli savaş uçağı KAAN da kullanılacak jet motorlarını Türkiye ye satacak

25 Haziran 2026 00:05see147

Bakan Şimşek: İklim riski bugün halihazırda ekonomik bir risk olarak karşımızda

24 Haziran 2026 20:07see145

Kadir İnanır ın sağlık durumu hakkında yeni gelişme

24 Haziran 2026 17:51see143
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları