Ankara24.com
close
up
MTO: Postmodern hayatın umutsuzluk ve ufuksuzluğunun ilacı Yusuf Kaplan

MTO: Postmodern hayatın umutsuzluk ve ufuksuzluğunun ilacı Yusuf Kaplan

Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.

Medeniyet Tasavvuru Okulu (MTO)’muzda 2026 Bahar Dönemi başvuruları başladı. Çocuklarımızı kaybediyoruz… En iyi okullarımız ülkenin altını oyan mankurtlaşmış kuşaklar yetiştiriyor. MTO işte bu yıkıcı gidişata “dur!” diyor ve ülkemizin umudu olacak ve ufku ötelere uzanacak öncü kuşaklar yetiştiriyor. Adam yetiştirecek adamları yetiştiren bir kıvılcım çakıyor. Bu kıvılcımın önümüzü nasıl açacağını ve aydınlatacağını MTO Azerbaycan Temsilcisi Vuqar Azizov kardeşim nefis bir dille kaleme aldı. Güzel

Medeniyet Tasavvuru Okulu (MTO)’muzda 2026 Bahar Dönemi başvuruları başladı. 

Çocuklarımızı kaybediyoruz… En iyi okullarımız ülkenin altını oyan mankurtlaşmış kuşaklar yetiştiriyor. MTO işte bu yıkıcı gidişata “dur!” diyor ve ülkemizin umudu olacak ve ufku ötelere uzanacak öncü kuşaklar yetiştiriyor.

Adam yetiştirecek adamları yetiştiren bir kıvılcım çakıyor. Bu kıvılcımın önümüzü nasıl açacağını ve aydınlatacağını MTO Azerbaycan Temsilcisi Vuqar Azizov kardeşim nefis bir dille kaleme aldı. Güzel bir pazar yazısı oldu.

MTO’ya (@mtokurumsal hesabımızdan) başvurmayı ihmal etmeyin. 

Zihin açıcı okumalar…

MODERN DÜNYA, UMUDU VE UFKU YOK ETTİ

Postmodern hayat, “umutsuz” ve “ufuksuz”dur demiştir Yusuf Kaplan hocamız bir dersinde.

‘Modern’ hayat, sonsuzluğu aklın dar sokaklarına sıkıştırdı. Bu sıkışma yapay bir dünya doğurdu. Ruhun ufukları kayboldu bu sanallık içinde. Çevreye duvar ördüler. Işık gelemez oldu. Kalp, aklın karanlığında mahkum.

Bu karanlığa aklın kendisi de isyan etti ama kendisini de bilim putuna teslim ederek. Kalbin karanlığa isyanı, bilim putunun öncelikli işi oldu. Karanlığın ortasından bir ışık duvara yansıdı. Bir anda duvarda görüntüler geçmeye başladı. Gözler duvarlarda engin bir dünya temaşasına garkoldu. Oysa bu, hakikat değil, sanal bir yanılsamaydı. 

İki kelime -umut ve ufuk- sanal duvarlarda görüldü. İnsanlar, bunu gerçek sandılar. Aynı duvara yansıyan sanal ışıktan doğan görüntüler sahte bir “umut” aşıladı.

Görüntülerdeki uzaklar da “ufuk”ların görüntüsüyle teskin etti ihtiyaç içindeki gönülleri. Burası postmodern hayattır. Modernitenin karanlığından postmodernitenin yapay aydınlığı tuzağına düştüler. Duvarlardaki sanal ekranlara koşan insanlık “umut” ve “ufuk”lara kavuşacak yerde neye çarpıldıklarını bile anlayamadılar. Bir daha umuda koştular umut onlara darbe vurarak yere yıktı. Sonra kalkıp ufuklara koştular, ama olmadı kafalar kan içinde yere çöktüler.

İşte Yusuf Kaplan hocamızın «postmodern hayat umutsuz ve ufuksuzdur” dediği ibareyi anlatacak en güzel metaforlardan birisi bu olabilir.

BİLME-BULMA-OLMA YOLCULUKLARI…

Postmodern dünya, sanal ve yapay bir özgünlük pompalamakta. Ve çıkış noktası-modern zihniyettir. Değişen bir şey yok, değişen sadece biçimdir. Duvarlar yine yerinde duruyor, sadece üzerine sahte ışıktan yansıyan yapay görüntüler. İnsanların bu sahte olanlara bir umut ve ufuk diye koşmaları, umut ve ufukların katledilmesidir. En kötüsü: bunun fark edilmemesidir. Peygamber (sav) efendimizin deccal ile ilgili hadisini hatırlattı: iki kanadıyla gelecek deccal-birinde su, diğerinde ateş. Bunu gördüğünüzde siz, ateş olanı seçin demişti...

Duvarda sahte umut ve ufuklar vadediliyor. O aslında hem ateş hem sudur. Yapılması gereken bu sahteyi fark etmek ve onlara darbe indirmek. Çünkü farkında olan bilir ki, darbe duvara indirilir. Asıl hakikat duvarın dışındadır.

Gerçek ışık dışarıdadır. Güneş doğduğunda gecedeki yapay ışıklarını ne anlamı kalacak ki?! O zaman tabiatın kokusu dolacak ruhumuza. Modernitede insan, karanlık duvarlara o kadar alıştı ki, postmodern hayatta sahte olana inanacak kadar zihniyet kaybına uğradı.

MTO... Bu duvarı yıkmak için kurulsa da, öncelikli meselesi, bu sahte görüntülerin hakikat olmadığının farkında olacak zihinleri yetiştirmektedir.

İşte bu sebeple «bilme-bulma-olma» yolculuğuna davet eder. Nedir bu davetin anlamı?

“Bilme” aşamasında kalmak = duvarlardakini hakikat zannetmektir. 

Bulma ve olma aşamasına geçildiğinde insan anlar ki, hakikat başka yerdedir. Duvara dokununca anlar bunu.

“Olma” aşamasına geçmek “enfüsî” yolculukla başlar. İnsan kendindeki ışığı bulur. Yapay ışıklardan “ümmileşerek” duvarın ardındaki hakikate ulaşır. Bu makamda insan, ekrana sırtını döner... Kendisine döner. İşte her kesin ekranı “su” olduğunu düşünerek ona doğru koştuğu bir hengamede hakikate talib olan insan onu geri çevirir. Ateşi ve zorluğu seçer. Enfûsî boyuttan ruhuna ulaşır. Afakî tecelliyle birleşir. İnsanlar duvarlara toslayarak umutsuzca yıkıldığı bir anda, dışarıdan gürültü gelir. İşte enfüsî ve âfâkî idrakin vahdetinde olan bu talipler duvarı içeriden değil dışarıdan yıkarak onlara hakikate dayalı umut ve ufuk olurlar.

BEN DEĞİL BİZ UFKU!

MTO, bu hakikate gebedir. İnsanları dar bir odadan kurtarmak değil derdi, onları hakikatin ışığında kurulacak dünyaya davet etmektir. Derdi “ben” değil, “biz” ufkudur.

“Dünya bize gebe” diyerek oradaki “biz” idrakinin temellerini karanlık dünyanın içinden değil, dışarıdan atar. Çünkü yine “bu dünyada yaşayan ama bu dünyayla yaşamayan” zihinlerin bu karanlığı yıkacak olduğunu biliyor. İlim sadece keşif pınarından içilir. Aksi halde ekrandaki sanal görüntüyü ilim bilir ve yanılır insan. Hakikat çok ötededir.

Ama bu öte enfüsî derinliktedir. Bu Okul, ‘ne kadar enfüse inersen, o kadar âfâkî dünyaya sahip olursun' der.

MTO, postmodern dünyanın sahte aydınlığına aldanmayan bir zihniyet mektebidir. MTO, hakikati karanlık duvarlarda aramayı reddeder. Hakikatin yolculuk esnasında bir «ihsan» olduğunu gösterir. İhsan için islam-iman ikilisinin canlı tutulmasını sağlar.

3K FORMÜLÜ VE “SEN KİMSİN?” SORUSU

Mekanikleşen dünyanın ritmine “ümmileşerek” kâinat kitabının ayetleriyle “ümmetleştirir”. Ümmet, sadece insan-insan birliği değildir; aynı zamanda insan-kâinat birliğidir. Bu birlikten üç kitap tevhidi aktarır hayata: Kendi Kitabın, Kâinat kitabı ve Kur’an. Yusuf Kaplan hocamız buna 3K diye formül verir. MTO, bu üç kitabı toplayan aşk külliyatı gibidir. Muhabbetin özüdür ki “hub tohumu”nun mektebidir.

Medeniyet Tasavvuru Okulu’nda sana sadece bir soru sorulur ve bütün tedris bu soru üzerine kuruludur. Bu soru: “SEN KİMSİN?”

Bu soruyu merkeze alarak kitaplardaki üç kitabı bu soru çerçevesinde anlar ve anlamlandırırsın. Bu soruya cevap verdiğinde girdiğin hayatı şekillendiriyorsun. Yoksa sanal görüntünün sana giydirdiği yapay kimlikle kendini kaybediyorsun. Sen kimsin? Bu sorunun cevabı yolculukta sana “ihsan” olunur. O zaman “Müslüman girdiği yerin şeklini alan değil, girdiği yere şeklini ve ruhunu verendir» cümlesini hak edersin.

Elbette bu cümleler Yusuf Kaplan hocamızın kalbinden ve derdinden akıp gelen aforizmalardan doğmuştur. MTO, onun derdinin eseridir. Bu eserde bir yer edinmek, duvarları yıkmaya talip olmaktır. Hakikate âşık olmaktır. Fena bularak bekâ denizine yelken açmaktır. Tohum gibi çürümeye eyvallah diyerek meyveye özlem duymaktır. MTO bugünü vadetmeden seni gelecekte doğurur. MTO, vadetmez... Aşka taliptir.

Postmodern hayatın umutsuzluk ve ufuksuzluğuna umut ve ufuk rüzgarlarını hakikat deryasından getiriyor MTO.

İlk 20 kitabı okurken talebe şu sualle başlar hayata: ben duvardaki hangi sanal görüntüye aldandım bunca zamandır?

Bu soruya cevap verdiyse talebe, gerisi gelecektir zaten... 

İşte bu yüzden MTO, bir okuldan daha fazlasıdır.

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:85
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 01 Şubat 2026 04:04 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

İsrail den beklenmedik Türkiye açıklaması! Netanyahu kafayı yiyecek: Türkler bölgeyi...

31 Temmuz 2026 19:09see161

TCMB den Döviz Dönüşüm Desteğine Yeni Düzenleme

01 Ağustos 2026 01:48see157

Kalp moda yı değil bilim i seviyor Haberler

31 Temmuz 2026 17:42see153

Markette kan donduran anlar: Gözü dönmüş cani çocuğu defalarca yere fırlattı

31 Temmuz 2026 19:45see152

Üç CHP li Başkan AKP ye katılıyor: Rozeti Erdoğan takacak Sözcü Gazetesi

01 Ağustos 2026 00:09see151

Türkiye deki STK lerden Lübnan a 1,2 milyar lira değerinde insani yardım

31 Temmuz 2026 21:25see149

Portekiz Süper Kupası’nda şampiyon Porto!

02 Ağustos 2026 01:36see148

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman dan BM ziyareti değerlendirmesi: Atraksiyon çok, ciddiyet eksik

01 Ağustos 2026 17:56see148

850 milyonluk foreks vurgunu

01 Ağustos 2026 07:05see148

Ağaçları kökünden söktü, çatıları uçurdu, tekneleri kıyıya attı Sözcü Gazetesi

01 Ağustos 2026 02:34see148

Yıldızların altında tiyatro zamanı

01 Ağustos 2026 00:32see147

AB: Schengen Bölgesi nin İspanya ya kapatılmasına ilişkin süreç mevcut durumda başlatılamaz

31 Temmuz 2026 21:41see146

Madrid’in dış politikasına “göçmen freni” mi… İspanya’daki göç krizi Avrupa’yı ayağa kaldırdı

01 Ağustos 2026 07:08see146

Erdoğan: Gençlik bu milletin atardamarıdır

01 Ağustos 2026 07:18see145

Sanipak’ın Arch Peninsula bünyesine katılma süreci tamamlandı

31 Temmuz 2026 21:24see144

Uşak Belediyesi soruşturmasında 9 tutuklama Son dakika haberleri

01 Ağustos 2026 00:41see144

Ava Yaman’dan Spiderman li paylaşım: Eklediği etiketler sosyal medyayı karıştırdı

31 Temmuz 2026 18:17see143

Apar topar bitirildi! Sevilen program yayından kaldırıldı

31 Temmuz 2026 17:29see141

Valilik açıkladı: Üsküdar Belediyesi nde seçim tarihi belli oldu

01 Ağustos 2026 19:39see141

ABD de F 35B hayalet savaş uçağı düştü

01 Ağustos 2026 01:05see141
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları