Ankara24.com
close
up
Menu

Oğlu güreşte kaybeden bakan yardımcısı sahaya atladı: Hakeme küfredip üzerine yürüdü! Sözcü Gazetesi

İzmir’de orman yangını

Gençlik ve Spor Bakanı Bak, İkizdere İlçe Stadı nda incelemelerde bulundu

Netanyahu, ABD ye gitmeden kabineyi toplayacak Dış Haberler

Kemal Kılıçdaroğlu: İç tartışmalardan olabildiğince kaçınmamız lazım

Bir skandal daha ortaya çıktı! Kilolu çıktım kaprisi 800 bin liraya patladı

Sağlık Bakanı Memişoğlu Rize Şehir Hastanesinde incelemelerde bulundu

Berlin de bir araç kalabalığa daldı Dış Haberler

Kılıçdaroğlu rozet takarken sahneye çıkıp önüne gelene fırça attı: Lan, tövbe Ya Rabbi...

Fırtınada kökünden sökülen ağaç otomobilin üzerine devrildi

Hisarcıklıoğlu: Üretim yapmaya devam eden her kardeşim madalya almaya hak ediyor

Rutin kontrolde tespit edilen kanseri erken tanıyla yendi

İsrail den son dakika Gazze kararı! Resmen onay verdiler! Tüm dünyanın beklediği haber

190 yıl yaşanır mı? Bilim insanları nihai sınırı hesapladı!

Katil kana doymuyor! Netanyahu, Trump ın o talebini reddedecek

Türkiye’de kurutuluyor, dünyada baş tacı ediliyor! 91 ülkenin vazgeçilmezi oldu

TV YAYIN AKIŞI 26 TEMMUZ 2026 PAZAR Kanal D, Show TV, TRT1, ATV, Star TV, Now TV, TV8 yayın akışı ile bugün televizyonda neler var?

Gülben Ergen abonelik sistemi açtı

Soykırımcı İsrail, Filistin topraklarına yönelik gasbını genişletmeyi amaçlıyor

Bakan Kacır, Terminal İstanbul projesinin başlangıç etabını duyurdu

Minareleri şereflendiren müezzinler Dursun Gürlek

Minareleri şereflendiren müezzinler Dursun Gürlek

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.

Güzel sesleriyle okudukları Ezan-ı Muhammedilerle Müslümanları günde beş defa camiye davet eden müezzinler, hiç şüphe yok ki, dini açıdan en şerefli, en mukaddes bir görevi yerine getiriyorlar. Ezan deyince – bilindiği gibi – aklımıza ilk önce Bilâl-i Habeşi hazretlerinin mübarek ismi geliyor. Ve bu “siyah nur” bütün müezzinlerin piri kabul ediliyor. Camilerdeki müezzin mahfilleri “Yâ Hazreti Bilal-i Habeşi” levhalarıyla şeref kazanıyor. Niçin söylemeyelim, eskiden müezzinler bizzat çıkarak ezan

Güzel sesleriyle okudukları Ezan-ı Muhammedilerle Müslümanları günde beş defa camiye davet eden müezzinler, hiç şüphe yok ki, dini açıdan en şerefli, en mukaddes bir görevi yerine getiriyorlar. Ezan deyince – bilindiği gibi – aklımıza ilk önce Bilâl-i Habeşi hazretlerinin mübarek ismi geliyor. Ve bu “siyah nur” bütün müezzinlerin piri kabul ediliyor. Camilerdeki müezzin mahfilleri “Yâ Hazreti Bilal-i Habeşi” levhalarıyla şeref kazanıyor. Niçin söylemeyelim, eskiden müezzinler bizzat çıkarak ezan okudukları için minarelerin kat kar şerefeleri de ayrıca müşerref oluyorlardı. Heyhat, şimdilerde şerefeleri müezzinler teşrif etmiyorlar.

Haklarını yemeyelim, Fahr-i Kâinat Efendimiz’in Bilâl-i hazretlerinden başka müezzinleri de vardı. Mesela Hz. Hatice vâlidemizin dayısının oğlu İbn-i Ümmü Mektum hazretleri bunlardan biriydi. Kaynakların verdiği bilgiye göre, Bilâl-i Habeşi hazretleri, Müslümanları teheccüd namazına da uyandırmak için fecirden önce ezan okuyordu. İbn-i Ümmü Mektum ise, sabah namazının tam kılınma vakti gelince bu aynı dini görevi yerine getiriyordu. Resul-i Ekrem Efendimiz bir tarafa çıktığı zaman, Bilâl-i Habeşi de birlikte gittiği için İbn-i Ümmü Mektum Peygamber mescidinde kalıyordu. Hz. Peygamber Aleyhisselam, İbn-i Ümmü Mektum’u defalarca Medine-i Münevvere’de vekil bırakmıştı.

Ünlü tarihçimiz Ahmet Cevdet Paşa’nın muhalled eseri “Kısas-ı Enbiya ve Tevarih-i Hulefa” da verdiği bilgiye göre, Bilâl-i Habeşi hazretleri İslam ile ilk önce şereflenen bahtiyar sahabilerin arasında bulunuyordu. Köleyken Müslümanlığı kabul ettiğini ilan yoluyla bildirdi. Müşriklerin uyguladığı ağır cezayı ve cefayı büyük bir sabırla ve tahammülle karşıladı. Derecesi günden güne daha da artan işkenceler devam ettiği sırada Hz. Ebu Bekir, kendisini satın alıp hürriyetine kavuşturdu. Bilâl, İslam tarihinde ilk ezan okuma ve kamet getirme şerefini kazandı. Hicret’ten sonra sahabilerin büyük bir bölümü işleriyle güçleriyle uğraştıkları, ticaretle ve çiftçilikle meşgul oldukları için ancak fırsat buldukça Fahr-i Âlem Efendimiz’in huzuruna gelebiliyorlardı. Halbuki müezzinlerin piri, Efendimizin hizmetinden bir an bile ayrı kalmıyordu. Yukarıda da belirtildiği üzere, Aleyhisselatü Vesselam Efendimiz sefere çıktığı zaman Bilâl’i de birlikte götürüyordu. Cevdet Paşa bu Peygamber müezzinine duyduğu muhabbeti – bakınız- nasıl ifade ediyor:

“Bir müezzin düşününüz ki, ilk ezanı o okusun. İmamı da Fahr-i Âlem olsun. Ve hiçbir zaman yanından ayrılmasın. Onun diğer faziletlerinden, başka meziyetlerinden söz etmeye gerek var mı?”

Ezan-ı Muhammedi’yi dinleme konusuna gelince, onu da Ali Rıza Sağman’dan öğrenelim. Merhum 1950 yılında yayınladığı “Din Adamları Nasıl Yetiştirilmeli” isimli kitabındaki bir dipnotta şöyle diyor:

“Meşhur Hafız Sami, Meşrutiyeti takip eden yıllarda Karaköy’de, Kara Mustafa Paşa Camii’nde hatiplik yapıyor, Hafız Ali de minarede öğle ezanı okuyordu. Bilindiği gibi, orası İstanbul’un en kalabalık caddelerinden biridir. İşte bütün o kalabalığın kümeler halinde, o ezanı dinlediğini görmüş bulunuyorum. Kümelenen kalabalığın onda dokuzu şapkalıydı. O yıllarda şapkanın gayr-i müslimlere mahsus olduğunu unutmamak lazımdır.

Yine Hafız Sami ile bir Ramazan gecesi Beyoğlu’nda bir gezintiye çıkmıştık. Şimdiki Cumhuriyet Bahçesi’nin bulunduğu tepeden Haliç’i ve İstanbul’un kandillerle donatılmış minarelerini seyrediyorduk. Birden İngiliz Konsolosluğu’nun arkasındaki Kamer Hatun Camii’nin minaresinden Ezan-ı Muhammedi yükselmez mi?

Bu ezanı da adı geçen Hafız Ali okuyordu. O, ‘Allah’, o ‘Muhammed’ sesleri esrarengiz bir esintiyle İngiliz Konsolosluğu’nun duvarlarını ve etrafı bir güzel okşuyor, sonra Kasımpaşa koylarına doğru yayılıyordu. Fesli, şapkalı, çoluk, çocuk bu ilahi terennümü huşû içinde dinliyorlardı.”

Ne garip değil mi? O zamanlar Müslüman olmayan bazı kimseler bile Ezan-ı Muhammediyi huşû içinde dinledikleri halde bugün namaz kılanlar bile aynı dikkati ve rikkati göstermiyorlar. Şeâir-i İslamiyeden olan ezan okunurken kendilerine çekidüzen vermiyorlar. Bu konudaki gafletin ve vurdumduymazlığın boyutu o kadar büyük ki, birçok din görevlileri bile ezan okunurken susmanın dini bir hassasiyet olduğunu unutuyorlar, etrafındakileri ikaz etmeleri gerekirken -heyhat- kendileri laklakiyatlarına devam ediyorlar.

Ali Rıza Sağman Hoca’nın bahsettiği gayr-i müslimlerle ilgili örneklere bugün de rastlanıyor. Bu gayr-i müslimlerin ezanı dikkatle dinlediklerine zaman zaman bendeniz de şahit olmuşumdur. Sultanahmet çevresinde dolaşan bazı yabancı turistler, o muhteşem mabedin minarelerinden Ezan-ı Muhammedi sadaları yükselmeye başlayınca durup dinliyorlar, hatta ses kaydı bile yapıyorlar. Onlar kayıt yaparken, bizimkiler lâkayıt kalmayı tercih ediyorlar.

Söz Sultanahmed Camii’nden açılmışken bu konuya çarpıcı bir örnek daha vermek istiyorum.

Şârih-i Mesnevi, Tâhirü’l – Mevlevi merhum, “Müslümanlıkta İbadet Tarihi” isimli son derece kıymetli eserinde ezan konusunu anlatırken şöyle bir ibret tablosu sunuyor:

“Bir gün Sultanahmed Camii’nin karşısında bulunan Tapu Dairesi’nin üst katından iniyordum. Dâvûdî bir sesle okunan Ezan-ı Muhammedi daireyi çınlatıyordu. Birinci kata indiğim sırada, oda kapılarının birinin önünde çimento üstüne ve batıya doğru diz çökmüş, ellerini saygıyla bağlamış, başını eğmiş bir Hıristiyan kadının büyük bir huşû ile okunan ezanı dinlediğini gördüm. Onun bir Hıristiyan olmasına, böyle son derece saygı göstererek ezanı dinlemesine karşılık, benim gibilerin bu dini davete önem vermiyormuş gibi inip çıkması, gezip dolaşması beni utandırdı. Dinimin yabancısı olan bu kadını bana mücessem bir ikaz edici gibi gösterdi. Derhal vicdanımın beni kınayan sesine kulak verdim. Aman yâ Rabbi! Affet, diyebildim.”

Sağman Hocaya göre, Ezan-ı Muhammedi 15 cümleden meydana gelmiş olup, bunlardan ikisi namaza çağırıyor, diğer ikisi de kurtuluşa davet ediyor. Kalanlar da Cenab-ı Hakk’ın büyüklüğünü, Resul- Ekrem’in, Allah’ı resulü olduğunu, Allah’tan başka hiçbir ilah bulunmadığını tekrar ilan ediyor. Buna göre müezzin Allah’ın davetçisi, Peygamberin ise bülbülüdür. Müezzin, Tevhid gibi ezeli bir hakikati, her gün beş kere bütün hayatın ruhuna çivileyen kimsedir.

Bu konuyla ilgili olup da şahsen beni çok rahatsız eden hususlardan biri de, özellikle mahalle aralarındaki camilerde bir takım ehliyetsiz ve kerih sesli kimselerin müezzinlik yapmasıdır. Bunlar kulak tırmalayan sesleriyle, telaffuz hatalarıyla dinleyicileri tâciz ediyorlar.

Unutmayalım ki, müezzin mahfili, Bilâl-i Habeşi hazretlerini teşrif ettiği yüce bir makamdır. Dolayısıyla layık olmayan kimselerin orayı işgal etmemesi, ezan okumaması gerekir. Müezzinliğin ne kadar ulvi bir meslek, ne derece imrenilecek bir görev olduğu Hz. Ömer Radiyallahü Anh’ın “Mü’minlerin emiri (devlet başkanı) olmasaydım, müezzinlik yapardım” sözü – bakınız – ne güzel dile getiriyor.

Biz, kısık sesleriz… minareleri

Sen ezansız bırakma Allah’ım!

Ârif Nihat Asya

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:74
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 08 Mart 2026 05:04 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Oğlu güreşte kaybeden bakan yardımcısı sahaya atladı: Hakeme küfredip üzerine yürüdü! Sözcü Gazetesi

26 Temmuz 2026 00:59see189

İzmir’de orman yangını

25 Temmuz 2026 20:07see174

Gençlik ve Spor Bakanı Bak, İkizdere İlçe Stadı nda incelemelerde bulundu

25 Temmuz 2026 17:03see166

Netanyahu, ABD ye gitmeden kabineyi toplayacak Dış Haberler

26 Temmuz 2026 04:09see159

Kemal Kılıçdaroğlu: İç tartışmalardan olabildiğince kaçınmamız lazım

25 Temmuz 2026 16:44see157

Bir skandal daha ortaya çıktı! Kilolu çıktım kaprisi 800 bin liraya patladı

26 Temmuz 2026 08:40see155

Sağlık Bakanı Memişoğlu Rize Şehir Hastanesinde incelemelerde bulundu

26 Temmuz 2026 03:45see153

Berlin de bir araç kalabalığa daldı Dış Haberler

26 Temmuz 2026 01:03see152

Kılıçdaroğlu rozet takarken sahneye çıkıp önüne gelene fırça attı: Lan, tövbe Ya Rabbi...

25 Temmuz 2026 21:52see152

Fırtınada kökünden sökülen ağaç otomobilin üzerine devrildi

25 Temmuz 2026 18:32see150

Hisarcıklıoğlu: Üretim yapmaya devam eden her kardeşim madalya almaya hak ediyor

25 Temmuz 2026 19:16see149

Rutin kontrolde tespit edilen kanseri erken tanıyla yendi

26 Temmuz 2026 09:29see149

İsrail den son dakika Gazze kararı! Resmen onay verdiler! Tüm dünyanın beklediği haber

26 Temmuz 2026 19:08see148

190 yıl yaşanır mı? Bilim insanları nihai sınırı hesapladı!

26 Temmuz 2026 10:47see146

Katil kana doymuyor! Netanyahu, Trump ın o talebini reddedecek

27 Temmuz 2026 04:31see145

Türkiye’de kurutuluyor, dünyada baş tacı ediliyor! 91 ülkenin vazgeçilmezi oldu

26 Temmuz 2026 11:44see143

TV YAYIN AKIŞI 26 TEMMUZ 2026 PAZAR Kanal D, Show TV, TRT1, ATV, Star TV, Now TV, TV8 yayın akışı ile bugün televizyonda neler var?

26 Temmuz 2026 14:13see142

Gülben Ergen abonelik sistemi açtı

26 Temmuz 2026 11:44see142

Soykırımcı İsrail, Filistin topraklarına yönelik gasbını genişletmeyi amaçlıyor

26 Temmuz 2026 04:08see141

Bakan Kacır, Terminal İstanbul projesinin başlangıç etabını duyurdu

26 Temmuz 2026 20:22see140
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları