MEVLÜT TEZEL Müslüman çocuklar, Vahşi Batı’nın refahı için ölür!
Sabah sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, artan benzin fiyatları konusunda endişe duymadığını, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının enerji fiyatlarından daha önemli olduğunu söyledi.
ABD'nin tuzu kuru olmasının nedenleri var:
ABD, 83,7 milyar varil kanıtlanmış petrol rezerviyle dünyada sekizinci sırada yer alıyor. Ayrıca Şubat ayının son günlerinde ABD'nin 435 milyon 800 bin varil ham petrol stoku olduğu açıklandı.
Bu devasa stoklara rağmen ABD, Nicolas Maduro'yu kaçırdıktan sonra Venezuela'dan 50 milyon varil petrol aldı.
ABD, İran'a savaş açmadan önce, Hürmüz Boğazı'nın kapanacağını hesaba katıp petrol stoklamış gibi gözüküyor.
Belki de Venezuela petrolünü garantiye almak için Nicolas Maduro'yu kaçırdılar!
Şu an petrolün varilinin 85 doların üzerine çıkması birçok ülkenin ekonomisine zarar verdi.
Bu işten en karlı çıkan da savaştan önce Venezuela'nın petrolüne çöken ABD olabilir.
Rusya da 80 milyar varil kanıtlanmış petrol rezervi ile dünyada dokuzuncu sırada.
Rusya, İran'a savaş açılmasına neden ses çıkarmadı sanıyorsunuz?
Savaş uzarsa petrolün varili 100 doları geçebilir!
Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının Körfez ülkelerindeki petrol sevkiyatını durdurması, Rusya petrolünün satış gelirini daha da artırabilir.
Savaştan en zararlı çıkacaklar ise petrol kaynakları olmayan ve Arap petrolüne bağımlı ülkeler!
ABD ve İsrail, İran'a karşı ilk 36 saatte 3 binden fazla mühimmat harcadı.
Muhtemelen önce yıllardır cephaneliklerinde bekleyen roket ve bombaları kullandılar.
Ve şimdi ABD Savunma Bakanlığı, İran operasyonunda kullanılan mühimmatın yenilenmesi için 50 milyar dolar ek bütçe talep etmeye hazırlanıyor.
Yani ABD'li silah üreticileri de savaştan karlı çıkacak.
"İran halkına özgürlük götürüyoruz" söylemi palavra.
Kanıtlayamam ama Beyaz Saray'da şöyle sohbetler geçtiğine eminim:
Trump: "Jeffrey Epstein belgeleriyle iyice köşeye sıkıştık. MOSSAD'ın da elinde başka belgeler varmış. Acilen gündemi değiştirmemiz lazım."
Başkan'ın adamları: "O zaman İsrail'in istediğini yapalım, İran'ı vuralım."
Trump: "Ali Hamaney de 85 yaşına geldi. İsrailliler yerini biliyormuş. Onu da indirelim, belki bizim çocuklardan biri geçer başa! Medyaya da başarı hikâyesi malzemesi verirmiş oluruz.
Başkan'ın adamları: "Ama efendim petrol fiyatları uçar."
Trump: "Sorun değil önce Venezuela'nın petrolüne çökeriz. Zaten Maduro sinirimi bozuyordu."
Başkan'ın adamları: "Silah mühimmatlarımız azalır."
Trump: "Daha iyi ya, son kullanma tarihi yaklaşanları kullanır, sonra yenilerini alırız. Seçim kampanyasında bize destek olan silah şirketlerini de sevindiririz."
Başkanın adamları: "Yeni roket ve füzeler için daha çok ender elementlere ihtiyaç var. Çin'e muhtaç kalırız."
Trump: "Sorun değil, Grönland'ı da alacağız! Şu Eskimolara vereceğimiz parayı artırmak için F-35 satacak yeni ülke bulun bana.
Bir de papazları çağırın Oval Ofis'te dua edelim, kamuoyu desteğine ihtiyacımız var."
Kapitalizm, doğası gereği sürekli sermaye birikimi, yeni pazarlar ve hammadde arayışı içinde olduğundan, krizleri aşmak ve artı değeri artırmak için savaş sanayisine ihtiyaç duyar.
Savaşlar, silah endüstrisi için kârlı bir alan yaratırken, ekonomik sıkışıklıklarda yıkım üzerinden yeniden yapılanma fırsatı sunar.
Bu durum kapitalizmin savaşçı emperyalizm halidir.
İran'da okula bomba düşmüş, 160 çocuk ölmüş umurlarında bile olmaz.
Gazze Şeridi'nde de 50 binden fazla çocuk ölmüştü! Müslüman çocuklar, Vahşi Batı'nın refahı için ölür!
50 NÜKLEER FÜZEM VAR RAHATLIĞI
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, bir çimento fabrikasında işçilerle konuştuktan sonra siyah deri pardösüsüyle denize karşı sigara tüttürürken görüntülendi.
50'ye kadar nükleer savaş başlığına sahip kendinden emin bir lider pozu değil mi bu?
İran'a saldırıları 'yasa dışı bir saldırganlık' ve 'egemenlik haklarının ihlali' olarak nitelendiren Kim Jong Un'un, İran'ın talep etmesi halinde destek olarak kendilerine füze gönderebileceklerini, "Onları (İsrail) yok etmek için tek bir füze yeterli" dediğine dair iddialar var.
Bu açıklama gerçek mi bilmiyorum ama Kim reis isterse bütün dengeleri değiştirebilir.
MARADONA GÖZÜMDE DAHA BÜYÜDÜ
Dün ABD Başkanı Donald Trump'ın yanında Messi'yi görünce Maradona gözümde daha da büyüdü!
Trump, ev sahibi oldukları Dünya Kupası'na ABD kamuoyunu hazırlamak için Beyaz Saray'da geçen yıl Amerikan futbol ligi MLS'te şampiyon olan Inter Miami takımını kabul etti.
Inter Miami'de oynayan Arjantinli futbol efsanesi Messi'yi de yanına alıp başladı İran Savaşı'na dair konuşmaya.
O an Messi düştüğü durumun farkında değildi elbette ama birçok hayranını üzmüş oldu.
Messi apolitik bir yıldız, siyasetle işi olmaz lakin kariyerinin en kötü pozunu Trump'ın yanında vermiş oldu.
Ronaldo'cular "Ronaldo bunu yapmazdı" diyorlar ama bence yanılıyorlar!
Messi ve Ronaldo küresel şirket gibiler! Hep güçlünün yanında olmak zorundalar.
Maradona ise has devrimci Arjantin çocuğuydu.
Koluna vatandaşı Che Guevara'nın dövmesini süs olsun diye yaptırmadı.
Maradona, sadece bir futbol ilahı değil, aynı zamanda anti-emperyalist duruşun da sembolüydü.
Fidel Castro'nun da yakın dostuydu.
ABD'nin Irak savaşını kınamış, Bush'a karşı sert eleştirilerde bulunmuş, "Stop Bush" tişörtleriyle dolaşmıştı.
Kendisini "Filistin halkının destekçisi" olarak tanımlamış ve "Viva Palestina!" diye haykırmıştı.
Çok da kızmıyorum Messi'ye; çocuk yaşında Barcelona'ya gitmeseydi belki ona da devrimcilik bulaşırdı.
Altyazı
"Öfke bir yüktür ve hayat kızgın geçirilemeyecek kadar kısadır." (American History X)
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:64
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 07 Mart 2026 07:01 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















