Ankara24.com
close
up
Menu

Bingöl de panelvan yola çıkan ata çarptı: 1 ölü, 2 yaralı Bingöl Haberleri

ABD den Orta Doğu ya seyahat uyarısı

İsrailli analiz çarpıcı yorum: Netanyahu, Trump ın planına engel oluyor

Merdiven altı botoks faciası

Medicana International İstanbul Hastanesi, AACI akreditasyonunu yeniledi

CHP den Özkan Yalım Açıklaması

TBMM Başkanı Kurtulmuş İsveç te CSO nun 200. yıl konserine katıldı

Rubio: İsrail in genişlemesi ABD politikası değil Dış Haberler

8 şeritli köprü için çalışmalar başladı: Dağlık bölgeyi dev havalimanı ve limanlara bağlayacak Sözcü Gazetesi

Epistemolojik kriz, simülasyon ve simulakr çağı Ayşe Keşir

Hüda Par istedi Atatürk ilkeleri çıktı Sözcü Gazetesi

İstanbul TOKİ evleri nereye, hangi semtlere yapılacak? 2026 TOKİ İstanbul konutları hangi ilçelere inşa edilecek, ne zaman teslim edilecek?

Havalar ısındı pazarda fiyatlar düştü

Bugün televizyonda neler var? 4 Haziran 2026 Perşembe Show TV, ATV, Kanal D, Star TV, TV8, TRT 1, Now TV yayın akışı ile bu akşam hangi diziler yayınlanacak?

Otomobilin çarptığı işçi servisi yan yattı: 7 yaralı Eskişehir Haberleri

A Milli Futbol Takımı nın Miami deki ilk idmanını TFF ve TBF başkanları birlikte izledi

Bursa’da geri dönüşüm tesisinde yangın

400 bin TL ye kadar indirim var! Otomobilde dev kampanyalar...

Kılıçdaroğlu ikili oynadı iddiası! Hem Özel e hem İmamoğlu na aynı teklifi yapmış

Putin den Avrupa ya yeşil ışık: İsterlerse diyalog tekrar başlayabilir

MESEM’e yapılan saldırıların perde arkası Düşünce Günlüğü Haberleri

MESEM’e yapılan saldırıların perde arkası Düşünce Günlüğü Haberleri

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.

Kendi medeniyet köklerimizden beslenen üretim ahlakı ve usta-çırak iklimi, elin oğlu tarafından “altın standart” olarak uygulanırken; bizim bu modeli “modern kölelik” ambalajıyla boğmaya çalışmamız, tam bir akıl tutulmasıdır.

Prof. Dr. Osman Çakmak - İstanbul Rumeli Üniversitesi/Maarif Platformu Başkanı

Alexander von Humboldt bursiyeri olarak doktora sonrası çalışmalarım vesilesiyle Almanya’da (Würzburg Üniversitesi) bulunduğum üç farklı dönem, bana mesleki eğitimdeki “uygulama” gerçeğini yerinde müşahede etme imkânı sundu. Hiç unutmam; laboratuvarımızda lise öğrencisi olan Türk bir genç kız, haftanın dört günü yanımızda kimya teknisyeni adayı olarak staj yapıyordu. Henüz lise çağında olmasına rağmen, karmaşık laboratuvar süreçlerini hayranlık uyandırıcı bir disiplin, ciddiyet ve maharetle öğreniyordu.

Ancak beni asıl şaşırtan, bu sistemin kökenlerine dair öğrendiklerim oldu. Milli Eğitim Bakanlığı adına Almanya’da öğretmenlik yapan ünlü araştırmacı yazar Vehbi Vakkasoğlu’nun aktardığı bir hakikat, meselenin trajik yanını gözler önüne seriyordu: Almanya ile ortaklaşa yürütülen çıraklık eğitimi programının Alman sorumlusu, sistemin başarısını şu çarpıcı cümleyle özetlemişti: Aslında biz, zamanında sizden (Osmanlı’dan) aldığımız Ahilik ve çıraklık modelini modernize edip şimdi size geri satıyoruz. Bu itiraf, bugün MESEM gibi projelere “ithal” veya “çağ dışı” diyerek saldıranların ne büyük bir tarihsel körlük içinde olduğunu kanıtlamaktadır.

KADİM MİRASI BOĞAN MODERN KÖLELİK AMBALAJI

Kendi medeniyet köklerimizden beslenen bu üretim ahlakı ve usta-çırak iklimi, elin oğlu tarafından “altın standart” olarak uygulanırken; bizim bu modeli “modern kölelik” ambalajıyla boğmaya çalışmamız, tam bir akıl tutulmasıdır.

Osmanlı Devleti’ndeki çıraklık, kalfalık ve ustalık hiyerarşisi ile esnaf sandıklarına dayalı sosyal güvenlik ağının, Almanların bugün dünyayı domine eden “İkili Eğitim Sistemi” (Dual Education System) ile yapısal olarak birebir örtüşmesi; aslında Batı’nın başarısının köklerinde bizim Ahilik mirasımızın yattığını açıkça göstermektedir. Öyle ki, Almanya’daki modern zanaat odaları (Handwerkskammer), 19. yüzyılda Prusya tarafından kendi şartlarına göre modernize edilmiş bir Ahilik teşkilatı görünümündedir. Bugün bu kadim mirası sadece Batı değil, küresel üretimin yeni merkezi olan Çin de keşfetmiş durumdadır; nitekim Çin, “akademik enflasyon” tuzağından ve verimsiz diploma yığınlarından kurtulmak adına rotasını radikal bir kararlılıkla mesleki eğitime kırarak, kadim üretim ahlakını teknolojiyle yeniden harmanlamaktadır.

GÜVENLİK KÜLTÜRÜ SINIFTA DEĞİL, TEZGAH BAŞINDA EDİNİLİR

Bugün Türkiye’de MESEM (Mesleki Eğitim Merkezi) modeline “iş kazası” bahanesiyle saldıranların ıskaladığı şey nedir? MESEM; ortaokuldan sonra gencimizi haftanın 4 günü hayatın ve üretimin kalbine (işletmeye), 1 günü ise teorik derinliğe (okula) yerleştiren; ona hem lise diploması hem de kalfalık-ustalık belgesi kazandıran bir “hayat okulu”dur. Elbette her yeni ve kapsamlı model gibi bu sistemin de eksikleri, sahada aksayan yönleri ve iyileştirilmeye muhtaç noktaları mevcuttur. Ancak gerçek bir “insani duyarlılık” ve samimiyet; bu eksikleri sistemi tamamen yıkmak için birer balyoz gibi kullanmayı değil, aksine bu gediklerin nasıl kapatılacağını yapıcı bir iradeyle gündeme getirmeyi gerektirir.

İstatistikler yalan söylemez: Türkiye iş kazalarında dünya üçüncüsüdür. Ancak bu acı tablo MESEM’in değil, bizzat bu saldırgan koronun savunduğu “uygulamasız, hayattan kopuk, sadece test kağıdı üzerindeki” eğitim anlayışının faturasıdır. On yılı aşkın süredir İş Sağlığı ve Güvenliği dersleri veren bir akademisyen olarak söylüyorum: Güvenlik kültürü sınıfta değil, usta-çırak ikliminde, bizzat o tezgahın tozunda oluşur. Bu yüzden eğitimde örnek gösterilen ülkeler çocuklarını bu iklime erken yaşta dahil ederek onları “yaparak öğrenme” disipliniyle koruma altına alırken; bizdeki statüko bekçileri, genci sahadan kaçırarak onu aslında en büyük tehlikeye, yani “tecrübesizliğe” mahkûm ediyorlar.

YETKİN TEKNİSYEN BULUNAMIYOR

Uzun yıllara dayanan akademisyenlik hayatım boyunca bulunduğum üniversitelerde, en büyük eksikliğini hissettiğim husus; laboratuvarları ve karmaşık cihazları hakkıyla yönetecek “teknik adam” yokluğu olmuştur. Bugün okullarımızda ve fakültelerimizde laboratuvar imkânı olduğu halde uygulama yapılamıyorsa, bunun temel sebebi teknik donanım yetersizliği değil, o donanımı canlandıracak yetkin teknisyenlerin bulunmayışıdır.

Buradaki asıl trajedi şudur: Biz kendi üniversitelerimizde, binlerce dolar değerindeki hassas cihazları gönül rahatlığıyla emanet edecek tek bir uzman teknisyen bulmakta zorlanırken; elin oğlu henüz lise çağındaki bir evladına en ileri teknolojileri bir “usta” maharetiyle kullanma özgüvenini ve yetkinliğini kazandırıyor. Bir tarafta lise seviyesinde usta yetiştiren işleyen bir sistem, diğer tarafta üniversite düzeyinde bile cihazın başında duracak adam bulamayan bir yapı... Bu manzara karşısında, ülkemizin parlak genç potansiyelinin teorik dersler ve sonu gelmez sınavlar arasında nasıl heba edildiğini görmek, bir akademisyen olarak içimde derin bir hayıflanma uyandırmaktadır.

Bugün okullarımızda laboratuvarlar olduğu halde uygulama yapılamayışının, cihazlar olduğu halde deneylerin kağıt üzerinde kalışının temel sebebi fiziksel imkansızlıklar değil, yetkin teknisyen ve usta-öğretici yokluğudur. Biz eğitimi sadece akademik bir “unvan” süreci olarak kurgulayıp teknisyenliği “ara eleman” diyerek küçümsediğimiz için, şimdi onlar “aranan” eleman haline geldiler.

UYGULAMA DEVRİMİNE İHTİYACIMIZ VAR

Cihazı çalıştıracak, metali eğecek, elektrikten anlayacak, ahşabı işleyecek, biyoloji, fizik ve kimyayı hayata katacak “uygulayıcı akıl” yetişmediği sürece, eğitim binalarımız sadece teorik bilginin dikte edildiği ruhsuz mekanlar olarak kalmaya mahkûmdur. Bu yüzden MESEM gibi modeller, sadece birer meslek edindirme kursu değil; aynı zamanda kilitli laboratuvarları açacak, okul ile hayat arasındaki o kopuk damarı onaracak birer “uygulama devrimi” niteliğindedir.

Geldiğimiz trajik durum bugün tartıştığımız MESEM modelinin neden bir tercih değil, zorunluluk olduğunu açıkça ispatlıyor. Tecrübeyi diploma sonrasına ertelemek, sadece zaman kaybı değil; aynı zamanda üretimin şah damarı olan “ara eleman” değil, “aranan eleman” yetişmesinin önündeki en büyük engeldir. Gençleri hayatın dışındaki steril sınıflara hapsetmek yerine, laboratuvarın ve atölyenin öznesi kılan bu model; teknolojik bağımsızlığın da ilk basamağıdır.

ISKALADIĞIMIZ HAKİKAT

Almanya’da bir başka teknik eğitim merkezinde ise şöyle bir hatıram olmuştu. Henüz 15-16 yaşlarında bir gencin, devasa bir torna tezgahının başında bir kuyumcu titizliğiyle parça işleyişine şahit oldum. Yanındaki ustası, sadece teknik detayları değil; metalin ısısından sıçrayacak çapağa kadar tüm riskleri bir baba şefkatiyle nakşediyordu gencin zihnine. “Bu yaşta, bu makine başında olmak bir risk değil mi?” diye sorduğumda aldığım cevap tam bir maarif dersi niteliğindeydi:

“Bizim için asıl risk, bir gencin iş güvenliğini sadece kitaptan okuyup 25 yaşında ilk kez bir makineye dokunmasıdır. Asıl kaza o zaman kaçınılmaz olur.”

İşte bugün MESEM üzerinden koparılan fırtınanın ıskaladığı hakikat tam da buradadır. Alman sanayisini ayakta tutan bu disiplin, güvenlik kültürünü bir “test sorusu” olarak değil, bir “ustalık adabı” olarak bizzat tezgah başında öğretmektedir. Tecrübeyi 25 yaşına erteleyen bir sistem, aslında kaza riskini azaltmıyor; aksine tecrübesizliği bir saatli bombaya dönüştürüp fabrikanın tam ortasına bırakıyor…

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:63
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 21 Ocak 2026 08:47 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Bingöl de panelvan yola çıkan ata çarptı: 1 ölü, 2 yaralı Bingöl Haberleri

05 Haziran 2026 00:24see147

ABD den Orta Doğu ya seyahat uyarısı

05 Haziran 2026 00:20see145

İsrailli analiz çarpıcı yorum: Netanyahu, Trump ın planına engel oluyor

05 Haziran 2026 00:38see144

Merdiven altı botoks faciası

04 Haziran 2026 07:19see143

Medicana International İstanbul Hastanesi, AACI akreditasyonunu yeniledi

04 Haziran 2026 10:16see141

CHP den Özkan Yalım Açıklaması

04 Haziran 2026 19:39see139

TBMM Başkanı Kurtulmuş İsveç te CSO nun 200. yıl konserine katıldı

05 Haziran 2026 00:32see139

Rubio: İsrail in genişlemesi ABD politikası değil Dış Haberler

04 Haziran 2026 03:15see138

8 şeritli köprü için çalışmalar başladı: Dağlık bölgeyi dev havalimanı ve limanlara bağlayacak Sözcü Gazetesi

05 Haziran 2026 01:07see134

Epistemolojik kriz, simülasyon ve simulakr çağı Ayşe Keşir

05 Haziran 2026 04:12see132

Hüda Par istedi Atatürk ilkeleri çıktı Sözcü Gazetesi

05 Haziran 2026 03:11see131

İstanbul TOKİ evleri nereye, hangi semtlere yapılacak? 2026 TOKİ İstanbul konutları hangi ilçelere inşa edilecek, ne zaman teslim edilecek?

05 Haziran 2026 00:39see130

Havalar ısındı pazarda fiyatlar düştü

04 Haziran 2026 21:31see129

Bugün televizyonda neler var? 4 Haziran 2026 Perşembe Show TV, ATV, Kanal D, Star TV, TV8, TRT 1, Now TV yayın akışı ile bu akşam hangi diziler yayınlanacak?

04 Haziran 2026 11:50see129

Otomobilin çarptığı işçi servisi yan yattı: 7 yaralı Eskişehir Haberleri

05 Haziran 2026 02:19see128

A Milli Futbol Takımı nın Miami deki ilk idmanını TFF ve TBF başkanları birlikte izledi

04 Haziran 2026 08:41see128

Bursa’da geri dönüşüm tesisinde yangın

04 Haziran 2026 04:37see126

400 bin TL ye kadar indirim var! Otomobilde dev kampanyalar...

04 Haziran 2026 17:36see126

Kılıçdaroğlu ikili oynadı iddiası! Hem Özel e hem İmamoğlu na aynı teklifi yapmış

04 Haziran 2026 15:04see125

Putin den Avrupa ya yeşil ışık: İsterlerse diyalog tekrar başlayabilir

05 Haziran 2026 00:12see125
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları