Ankara24.com
close
up
Menu

Hürmüz Boğazı için yardım istemişti... Trump’tan Çin ziyareti kararı

İran dan füze misillemesi: Şarapneller İsrail Başbakanlık Ofisi nin yakınına düştü

Dubai Havalimanı nda İHA alarmı: Vurulan tankerin görüntüleri ortaya çıktı

Silahlı kavgada evinin önünde duran genç kadın başından vurularak hayatını kaybetti Mersin Haberleri

Küme düşmesi kesinleşti! Avrupa dan Amatör Lig e! Süper Lig in 8 efsanesinden tarihi çöküş

Ömer Çelik: Türkiye bu ateşten uzak duracaktır

İsrail güçleri, Kudüs te ibadet edenlere saldırdı

Son dakika: ABD yi ayağa kaldıracak rakamı açıkladı! Senatörden İran savaşı itirafı...

Sporting ten tarihi geri dönüş: Bodo yu eledi çeyrek final bileti aldı! Futbol Haberleri

İskenderunspor da Gökhan Zan bebeğinin sağlık süreci için görevi bıraktı!

Suudi Arabistan dan ülkenin doğusuna yönelik İHA saldırılarının engellendiği açıklaması

Como dan Diego Carlos kararı

Endonezya, Gazze ye asker konuşlandırma planını askıya aldı

Beşiktaş ve Fenerbahçe ilgileniyordu! Robert Lewandowski den ters köşe

Resmi Gazete de bugün neler var? 17 Mart 2026 Resmi Gazete kararları neler?

ABD Başkanı Trump İran saldırıları dolayısıyla Çin ziyaretini bir süre erteleyeceğini açıkladı Amerika Haberleri

T.C. HÂKİMLER VE SAVCILAR KURULU

AP de İki Vekil Arasında Gergin Anlar

Nevşehir de silahlı kavga: 4 yaralı Nevşehir Haberleri

Gabriel Sara: Hayallerimi yaşıyorum Futbol Haberleri

MEB’de Filozoflar(!) Dönemi

MEB’de Filozoflar(!) Dönemi

Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Bakan, bürokrat ya da mevzuat değişikliği sonucu asla değiştirmez, sonuç ancak ve ancak anlayış değişikliği ile mümkündür. Bu anlayış değişikliğinin de iktidar değişikliği ile mümkün olabileceğini söyleyebiliriz. Aksi halde aynı deneyi defalarca yapıp farklı sonuçlar beklemekten öteye gidemeyiz.”

Bugün Öğretmen Yazar Maksut BALMUK ile MEB’deki son dönemi konuşacağız.

Sayın BALMUK, MEB’deki son dönemi nasıl tanımlıyorsunuz?

Sayın AYBEK MEB’deki son dönemi yani son 25 yılın özellikle de son dönemini trınak içinde filozoflar dönemi olarak tanımlıyorum. Siz felsefecisiniz çok iyi bilirsiniz ki Platon yaklaşık 2500 yıl önce devleti filozofların/bilge insanların yönetmesi gerektiğini savunmuştu. Öğrencisi Aristo ise hukukun üstünlüğünü savunur, yöneticilerin bile yasaların üstünde olmadığını söyler.

Bugün geldiğimiz noktada 103 yıldır cumhuriyet ile yönetilen Türkiye Cumhuriyetinin anayasasında Türkiye Cumhuriyeti “ …laik, sosyal hukuk devletidir” amir hükmü bulunmasına rağmen uygulamada hep tırnak içinde bilge(!) insanlar karşımıza çıkıyor. Yani Aristo’ya dahi erişemedik maalesef.

Neden böyle düşünüyorsunuz?

Bugün 2017 yılındaki referandumla karşımıza çıkan Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi zaten tek elden yönetimi hakim kılmaktadır. Bunun yansımasını bir çok alanda olduğu gibi MEB’de de görüyoruz.

Çok basit bir örnekle hareket edecek olursam: MEB yeni bir yönetmelik çıkardı ve bu yönetmelikte yer alan hükümlere rağmen uygulamada farklılıklarla karşılaşıyoruz. Olmalı/olmamalı tartışmasından uzak bir şekilde örnek verecek olursak; örneğin yönetmelikte 12 yılını dolduran öğretmenlere rotasyon uygulanacağı var ama iş uygulamaya gelince 2026’da uygulanmayacağını görüyoruz. Oysa ki yönetmelik rotasyonu düzenlemiş ve “yapılabilir” dememiş “yapılır” demiş. Madem düzenlediğiniz mevzuat böyle o zaman uygulayacaksınız. Ya da yönetmeliğe bu maddeyi “yapılır değil yapılabilir” şeklinde koyacaksınız. Ya da vazgeçtiyseniz uygulamadan öyle lafla değil elinizde olan imkanı kullanıp mevzuatı değiştirerek yapacaksınız.

Ya da başka bir örnek: il/ilçe milli eğitim müdürlükleri kadrosunda olan öğretmenler norm fazlası ilan edilmişler. Bunlar içerisinde engelli öğretmenlerimiz var. Mevzuatta engelli öğretmenin görev yeri ersen değiştirilemez dediği halde resen atamaya tabi tutmak istediler. Tepki gelince hukuka açıkça aykırı bu uygulamadan vaz geçtiler.

Hukuk devleti isek hukuk kurallarına bağlı kalacaksınız. Yıllardır kendi koyduğu kurallara dahi uymayan bir anlayışla yönetiliyoruz.

Peki bunun sonuçları neler?

Bu yaklaşım hukuk devleti ilkesine zarar verdiği gibi devlete olan güveni de zedelemektedir. Belirsizliklere yol açtığı gibi haksızlıkları da, keyfi uygulamaları da beraberinde getirmektedir.

Son düzenleme hakkında özet bir bilgi verebilir misiniz?

Öğretmenlerle ilgili düzenlenen bir mevzuatta öğretmenler lehine bir şeyler beklenir. Oysa ki bu düzenleme tamamen idarenin elini güçlendirmek, bunu yaparken de öğretmenlerin bir çok hakkını elinden alırken öğretmenleri mağdur etmek üzerinde kurgulanmış. Bakın “kötü imam dinden, kötü doktor da candan eder” derler ya kötü filozoflar da insanları evlerinden, barklarından, çoluk ve çocuklarından ediyor/edecek.

Şöyle düşünün Ankara’da Akyurt, Ayaş, Elmadağ, Çankaya, Kahramankazan, Sincan, Yenimahalle gibi ilçeler bir grup olarak belirlenmiş. Ya da İstanbul’da Kadıköy’den Tuzla’ya kadar olan ilçeler bir grup olarak belirlenmiş. Bunun anlamı şu:

Eğer norm fazlası iseniz sizi aile durumunuzu da göz önüne almadan bu ilçelerin birine gönderebiliyorlar. Yani Elmadağ’da oturuyorsunuz, ev, çocuğunuzun okulu, eşinizin görev yeri… gibi durumlar göz önüne alınmadan bu grup içerisinde olduğundan sizi Sincan’a, Kahramankazan’a gönderiyorlar. Ki uygulamasını geçtiğimiz hafta gördük.

Daha da vahimi şu: diyelim ki eşinizle farklı ilçelerde çalışıyorsunuz ya da sizi norm fazlası olarak Elmadağ’dan, Kahramankazan’a (ilçe grubu içine) gönderdiler. Eşiniz de öğretmen ve mazeret atamalarında yanınıza gelmek istiyor. Yok olmaz aynı grupta mazeret ataması isteyemezsiniz diye madde koydular. Yani daha önce bahsettiğim Ankara’da; Akyurt, Ayaş, Elmadağ, Çankaya, Kahramankazan, Sincan, Yenimahalle… grubundaki farklı ilçelerde çalışan öğretmenler aynı ilçede buluşamazlar. Böyle bir yaklaşımla MEB neyi çözecek inanın halen anlamış değilim.

Peki kim bu filozoflar sayın BALMUK?

Bu bilge insanlar(!) yani filozoflar(!) bazen bakan olarak, bazen müsteşar olarak, bazen ise bürokrat olarak karşımıza çıkıyor. Ama bunların tek ortak özelliği alana hakim değiller, sadece şansları yaver gittiği için bu koltuklardalar. Liyakat olmayınca icraat; ne hukuka uygun oluyor ne akla, ne de gerçeklere.

Daha da vahimi: 1 milyonu aşan 4-6 yaş grubu çocuğumuzun okutan Diyanet okul öncesi eğitimin filozofu olurken, 1 milyonun üzerinde öğretmeni olan bakanlıkta dernek vakıf adı altında faaliyet gösteren cemaat ve tarikatlar değerler eğitimi alanında filozof oluyorlar. Bu vakıfların vakıf özelliğinde olmadıkları da unutulmamalıdır. Çünkü vakıflar kendi varlıklarını insanlık için harcamaları gerekirken yani vakfeden olması gerekirken günümüzde devlet kaynakları ile beslenen yani vakfedilen pozisyonuna bürünmüşlerdir. Kendi kaynaklarını ya da varlıklarını değil devletin imkanlarını vakfeden yapılara döndükleri de unutulmamalıdır.

Var mı bu noktalarda önerileriniz ya da son sözünüz?

Sayın Aybek bu tespitlerim sadece bakan Tekin için değil son dönemde Erkan Mumcu’dan başlayın, Hüseyin Çelik’le devam edin ve bu güne kadar gelin. Yalnız bu dönem eğitimin siyasileşmesi tavan yaptı diyebiliriz.

MEB adında olduğu gibi milli bir anlayışla yönetilmelidir. Siyasetin sürekli müdahil olduğu, bir gecede bakanın dahi haberi olmadan bir dernek ile malum bir sendikanın arka kapılarda dizayn ettiği adına 4+4+4 denilen sistem değişikliğinin yapılabildiği, Cumhurbaşkanının bir cümlesi ile TEOG’un yani sınav sisteminin dahi kaldırıldığı bir anlayışla bir yere varamayız.

Evet siyaset mekanizması tabii ki bulunacak ama siyasete, siyasetçilere, siyasi anlayışlara ya da bakanlara göre değil tüm devlet yapısına göre bir sistem oluşturulmalı ve bu sistemle her gelen oynayamamalı. Yani kısa, orta ve uzun vadeli eğitim stratejimiz olmalı. Bu strateji tüm partilerden de, siyasi anlayışlardan da büyük olmalıdır çünkü söz konusu olan ülkenin ve vatandaşların geleceğidir. Bu geleceği bir anlayışa, inanca, etnik kimliğe ya da başkaca bir kritere göre kuramayız.

Bunu anayasada ifadesini bulan laik, sosyal, hukuk devleti ilkesinden sapmadan, laik, bilimsel, demokratik ve kamusal eğitimi önceleyerek sağlayabiliriz. Ne diyor Mustafa Kemal Atatürk “Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.”

MEB hukuk devleti ilkelerine dönmeli, yargı kararlarını uygulamaktan imtina etmemeli, idari olarak çözebileceği sorunlarda “yargıya git kazan” yaklaşımı ile zaman kaybettirmekten ve idare olarak zaman kazanmaktan vaz geçmeli, her kademede liyakati öncelemeli.

Adama göre makam değil makama göre adam diyerek hareket etmeli, uygulamada istikrarı sağlamalı. Eğitimin günlük siyasetten uzak bir yaklaşımla yönetilmesini ve sürdürülmesini sağlamalıdır. Ve MEB’in asli görevini yani 18 milyon öğrencinin geleceği ile ilgili sorumluluğunu başka kurumlara devretmesi yaklaşımından vazgeçilmelidir.

Bu nedenle bakan, bürokrat ya da mevzuat değişikliği sonucu asla değiştirmez, sonuç ancak ve ancak anlayış değişikliği ile mümkündür. Bu anlayış değişikliğinin de iktidar değişikliği ile mümkün olabileceğini söyleyebiliriz. Aksi halde aynı deneyi defalarca yapıp farklı sonuçlar beklemekten öteye gidemeyiz.

Sevgili hocam değerli bilgileriniz için size teşekkür ediyorum. Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin...

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:113
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 30 Ocak 2026 08:00 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Hürmüz Boğazı için yardım istemişti... Trump’tan Çin ziyareti kararı

17 Mart 2026 00:41see194

İran dan füze misillemesi: Şarapneller İsrail Başbakanlık Ofisi nin yakınına düştü

17 Mart 2026 01:30see185

Dubai Havalimanı nda İHA alarmı: Vurulan tankerin görüntüleri ortaya çıktı

17 Mart 2026 00:39see183

Silahlı kavgada evinin önünde duran genç kadın başından vurularak hayatını kaybetti Mersin Haberleri

17 Mart 2026 00:45see168

Küme düşmesi kesinleşti! Avrupa dan Amatör Lig e! Süper Lig in 8 efsanesinden tarihi çöküş

17 Mart 2026 00:33see166

Ömer Çelik: Türkiye bu ateşten uzak duracaktır

17 Mart 2026 18:46see165

İsrail güçleri, Kudüs te ibadet edenlere saldırdı

18 Mart 2026 01:16see162

Son dakika: ABD yi ayağa kaldıracak rakamı açıkladı! Senatörden İran savaşı itirafı...

18 Mart 2026 06:26see157

Sporting ten tarihi geri dönüş: Bodo yu eledi çeyrek final bileti aldı! Futbol Haberleri

18 Mart 2026 00:36see155

İskenderunspor da Gökhan Zan bebeğinin sağlık süreci için görevi bıraktı!

17 Mart 2026 16:52see153

Suudi Arabistan dan ülkenin doğusuna yönelik İHA saldırılarının engellendiği açıklaması

17 Mart 2026 03:40see144

Como dan Diego Carlos kararı

18 Mart 2026 00:10see144

Endonezya, Gazze ye asker konuşlandırma planını askıya aldı

18 Mart 2026 21:01see141

Beşiktaş ve Fenerbahçe ilgileniyordu! Robert Lewandowski den ters köşe

17 Mart 2026 13:44see141

Resmi Gazete de bugün neler var? 17 Mart 2026 Resmi Gazete kararları neler?

17 Mart 2026 00:21see141

ABD Başkanı Trump İran saldırıları dolayısıyla Çin ziyaretini bir süre erteleyeceğini açıkladı Amerika Haberleri

17 Mart 2026 00:56see139

T.C. HÂKİMLER VE SAVCILAR KURULU

18 Mart 2026 00:29see137

AP de İki Vekil Arasında Gergin Anlar

18 Mart 2026 02:25see132

Nevşehir de silahlı kavga: 4 yaralı Nevşehir Haberleri

17 Mart 2026 03:13see127

Gabriel Sara: Hayallerimi yaşıyorum Futbol Haberleri

18 Mart 2026 01:13see124
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları