Mahpus Muharrir Kemal Tahir Gökhan Özcan
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Bir önceki yazının sonunda belirttiğim gibi, Selçuk Azmanoğlu’nun kısa bir süre önce çıkan kitabı ‘Mahpus Muharrir Kemal Tahir’den söz etmek ve Kemal Tahir’in hayatına ilişkin bazı alıntıları sizlerle paylaşmak istiyorum. Kitap bir ansiklopedik biyografi kitabı… Bizde çok az örneği olan bir tür bu. Keşke daha fazla olsa! Kitabı okuyanlar bunu neden söylediğimi anlayacaktır. Kemal Tahir çok yazmış, bonkörce yazmış, her türde yazmış bir yazar. Onlarca eserden oluşan zengin bir külliyatı var. Yaşadıklarını, okuyup yazdıklarını, karşılaştığı simaları, döneminin tartışma konularını, genel fikirlerini notlandırmış, detaylandırmış, vurgularla tarihe not düşmüş böyle mümbit bir yazarın bütün yazdıklarıyla okunup değerlendirilmesi elbette bunu yapan kişiye birçok fayda sağlayacaktır. Ancak bazen bunca detayın içinde aslî portre görünmez hale gelip kaybolabiliyor. Selçuk’un çalışması Kemal Tahir’in hayatında yer tutan, Kemal Tahir’den geriye kalan hemen her şeyin bulunduğu bir havuzdan Kemal Tahir’in belirgin, karakteristik, unutulmaması gereken ayrıntıları çekip alıyor ve dikkatimize sunuyor. Aklımızdan çıkmayacak bir Kemal Tahir portresi çizebilmek için bulunmaz fırsat… Kişiler, kavramlar, olaylar, fikirler, övgüler, eleştiriler, duygular, dostluklar, arkadaşlıklar, mücadeleler ve bolca da mahpusluk… ‘Mahpus Muharrir’den çıkan portrede Kemal Tahir portresinde bulunması gereken her bir pikseli bulmak mümkün… Ama bu ayrıntılar bir piksel körleşmesine yol açmıyor, aksine portre yalın ve çok anlaşılır şekilde belirginleşiyor, ortaya çıkıyor. Resim eğitiminde noktaları birleştirme diye bir teknik vardır ya, işte öyle! Okudukça sadece yazar Kemal Tahir değil, insan Kemal Tahir de gözünüzde çok daha görünür hale geliyor. Keşke sürekli ismini andığımız başka önemli şahsiyetler hakkında da böyle netleştirici ve berraklaştırıcı çalışmalar yapılsa!
Kitabı okuyanlar Kemal Tahir’le ilgili belki hiç bilmedikleri ilginç ve aydınlatıcı notlarla karşılaşacak, bilip unutanlar da hatırlama imkanı bulacak.
1969 yılında düzenlenen Altın Koza Film Festivali’ne Kemal Tahir’in jüri başkanı olarak katıldığını ve o yarışmadan jürinin Metin Erksan’ın dönemi için epeyce yenilikçi filmi ‘Kuyu’nun en iyi film seçildiğini bilmiyordum ben mesela.
Kemal Tahir Malatya Cezaevi’nde yatarken o yıllarda Malatya’da öğretmenlik yapan Arif Nihat Asya’nın kendisine kitaplar getirdiğini, bir keresinde kitapların arasında bir Kuran da ilave ettiğini de bu kitaptan öğreniyorum, kendi deyimiyle “herhalde doğru yola davet etmek için”. Bu alıntı Ezel Erverdi’nin yine çok değerli bir çalışma olan ‘Bir Kemal Tahir Kitabı-Türkiye’nin Ruhunu Aramak’ kitabından alınmış.
Bir hikayeci olarak çok ilgimi çeken bir başka not da şu: Kemal Tahir ve bazı dostları Haber gazetesinin açtığı ‘Aşk Mektubu Müsabakası’na farklı isimlerle katılıyor, Kemal Tahir yazdığı bir mektupla Fatma İrfan’ı da bu müsabakaya katılmaya teşvik ediyor, aralarındaki birkaç kişiye buradan gelebilecek para mükafatları ile kitabının basılabileceğini ifade ediyor. Çok tatlı bir film çıkar diye düşündüm mesela sadece buradan.
Kitapta Kemal Tahir’in pek çok konudaki fikirlerini de en özlü, en veciz şekliyle bulmak mümkün. Mesela Batı hakkında şu ifadeleri unutulmaz: “…Batı esvabı dikenlidir. Onu giyebilmek için, gergedan derisi ile kaplı bir sırtın olması gerekir. Oysa senin kelebek kanadı gibi incecik bir derin var. Olmaz! Sırtına alır almaz kan içinde kalırsın ki, bir avazın yerde, bir avazın gökte bağırıp ağlamaya çökersin!”
Bana kederli gelen şu not da Selim İleri’nin ‘Hatırlıyorum’ isimli kitabından aktarılmış: Evindeki meşhur buluşmalardan birinde Kemal Tahir, aslında pek de okumadığı Ahmet Hamdi Tanpınar hakkında olumsuz kanaatler serdediyor, Selim İleri tabiatıyla bundan pek memnuniyet duymuyor. Kemal Tahir’e Huzur’u okuyup okumadığını soruyor, o da okumadığını itiraf ediyor. Orada bulunan Ayşe Şasa, “Kemal Ağbi, Huzur çok güzel bir roman” diye duruma müdahil oluyor. Üç gün sonra Kemal Tahir’in vefat haberi geliyor, masasının üstünde yarısına kadar okunmuş bir kitap: Huzur! Eşi Semiha Hanım, Selim İleri’ye okuduğu son kitabın ‘Huzur’ olduğunu söylüyor.
Görüntülenme:107
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 05 Mart 2026 04:06 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda
İletişim








En çok okunanlar



















