Ankara24.com
close
up
La Fontaine’den masallar: Merkez’in pengueni Özgür Bayram Soylu

La Fontaine’den masallar: Merkez’in pengueni Özgür Bayram Soylu

Yenisafak sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.

İlk bakışta gözler, ister istemez bir La Fontaine yazısı arıyor. Belki bir tilki, belki bir karga, belki de ders veren kısa bir fabl… Ama merak etmeyin. Bu eksiklik, uygulanan ekonomi politikaları ve ortaya çıkan sonuçlar yanında son derece önemsiz bir detay. Çünkü bugün masallar artık kitaplarda değil; para politikası metinlerinde yazılırken, dersi ise çocuklar değil, milyonlarca yetişkin alıyor. Merkez Bankası’nın son PPK metni, artık “şahin mi güvercin mi” tartışmasını bile anlamsızlaştıran bir

İlk bakışta gözler, ister istemez bir La Fontaine yazısı arıyor. Belki bir tilki, belki bir karga, belki de ders veren kısa bir fabl… Ama merak etmeyin. Bu eksiklik, uygulanan ekonomi politikaları ve ortaya çıkan sonuçlar yanında son derece önemsiz bir detay. Çünkü bugün masallar artık kitaplarda değil; para politikası metinlerinde yazılırken, dersi ise çocuklar değil, milyonlarca yetişkin alıyor.

Merkez Bankası’nın son PPK metni, artık “şahin mi güvercin mi” tartışmasını bile anlamsızlaştıran bir yerde duruyor. Çünkü ortada ne uçan bir güvercin var ne de pençesini gösteren bir şahin. Karşımızda, kanatları varmış gibi yapıp uçamayan; yürüyormuş gibi yapıp ilerlemeyen bir penguen duruyor.

Görünürde faiz indirimi, kâğıt üzerinde “gevşeme” umutları beliriyor olabilir. Ama ekonominin gerçek dünyasında bu indirim ne üreticiye ulaşıyor, ne hane halkına, ne de iktisadi faaliyetin kalbine. Kredi faizleri aksine artıyor, krediye erişim aksine zorlaşmaya devam ediyor, borçlanma kanalları giderek daralıyor. Yani Merkez, bir yandan “indirdim” diyor; öte yandan piyasaya “sakın kıpırdama” mesajı veriyor. Penguenin kanatları oynuyor belki ama uçuş malumunuz yok. Piyasada ise bir optik illüzyon oluşturulmaya çalışılıyor.

Aslında faiz indirimlerinin en temel işlevi bellidir. Ekonomik faaliyeti canlandırmak, kredi kanallarını açmak, yatırımı ve tüketimi dengelemek. Bugün ise faiz indirimine rağmen,

• KOBİ’lerin nefesi gittikçe kesiliyor,

• Küçük ensaf batak riskiyle karşı karşıya,

• Hane halkı borçlanabilirse borçlanıyor ama geçinemiyor,

• Ücretler “enflasyon bahanesi” yapılarak baskılanıyor,

• Fahiş fiyat bozgunu vatandaşın omuzlarına yıkılıyor.

Borçlanamayan hane, nefes almak için başka alanlara yöneliyor. Kredi yoksa, ek hesap kısıtlıysa, kart limiti daraltılıyorsa… geriye ne kalıyor? Dijital kumar, yüksek riskli finansal oyunlar, “bir umut” denilen karanlık kanallar.

MASALLAR DİYARI: RİSK PRİMİ, NOTLAR, ALKIŞLAR

Ekonomi yönetimi bu tabloyu anlatmak yerine başarı hikâyeleri anlatmayı tercih ediyor. Rezervler, risk primi, derecelendirme kuruluşları… Hepsi La Fontaine masallarının modern enstrümanları gibi sahnede.

Artık kabul edelim, Merkez Bankası ve ekonomi yönetimi tarafından anlatılan bu “başarı hikâyesi”, bu coğrafyanın hikâyesi değil. Bu topraklarda büyüyen, burada yaşayan, burada geçinmeye çalışan insanların gündelik hayatıyla örtüşmeyen; daha çok başka ülkelerin raporlarında, başka metropollerin sunum slaytlarında anlamlı olabilecek bir anlatı bu. Enflasyonun mutfakta, pazarda, kirada hissedildiği; gelirin ayın ortasında tükendiği, borcun hayatın rutini hâline geldiği bir ülkede rezerv, risk primi ve not artışı üzerinden kurulan masallar, yerli değil. Bu coğrafyanın gerçeğiyle temas etmeyen her başarı anlatısı, en son açıklanan hane halkı enflasyon beklentilerinde olduğu gibi ikna etmiyor; yabancı duruyor, soğuk duruyor ve en önemlisi inandırmıyor. Çünkü artık insanlar masallar diyarına değil, yaşadıklarına bakarak karar veriyor. Merkez Bankası rezervi vatandaşın cebine girmiyorsa, risk primi düşerken esnaf kepenk indiriyorsa, not artarken gençler umudunu kaybediyorsa; bu hikâyeler alkış değil, öfke üretiyor.

Neden bu kadar öfke, neden bu kadar kopuş?

Zihnimize kaçınılmaz olarak, 19 yıl sonra anlam verebildiğimiz Werner Herzog’un kamerasının yakaladığı o aykırı penguen geliyor. Binlerce penguen, hayatta kalmak, yemek bulmak ve üremek için aynı anda okyanusa doğru yürürken; o tek penguen duruyor. Kafasını çeviriyor. Sürüyü reddediyor. Ve içgüdülere, akla, hayatta kalma refleksine meydan okurcasına rotasını tersine çeviriyor. Okyanusa değil, kilometrelerce boyunca buzdan, sessizlikten ve ölümden başka hiçbir şeyin olmadığı dağlara doğru yürümeye başlıyor; her şeye rağmen.

Biz de aslında bir bakıma o pengueniz. Ancak

anomali yaşayan o penguen, “hayatta kalmayı değil, yaşamayı seçti” diye simgeleştirilirken; biz bugün ne hayatta kalabilmeyi ne de yaşamayı becerebiliyoruz.

Sadece arada bir yerde, tükenerek var olmaya çalışıyoruz.

HEDEF BEN MİYİM TAYFUN?

Ve insan ister istemez o meşhur repliği kendi kendine soruyor:

“Hedef ben miyim Tayfun?

Ben bir deneme tahtası mıyım,

hayır beni bir oyuna getirdiyseniz bileyim yani.”

Çünkü yaşananlar artık “politika ayarlaması” gibi değil; sabrın sınandığı, dayanıklılığın ölçüldüğü bir deney gibi hissediliyor. Biri dümeni tutuyor ama dalgayı hep biz yiyoruz. Enflasyonla mücadele denirken, fiiliyatta mücadele edilen kesim giderek netleşiyor: en kırılganlar, en sessizler, en çok katlananlar. Merkez’in penguen hâlâ kanat çırpıyor.

Ama geride kalanlar artık şunu merak ediyoruz: Bu uçuş gösterisi

kimin için

, bedeli

kimin sırtında

?

Enflasyonla mı mücadele ediliyor, yoksa en kırılgan gruplarla mı? Ücretli çalışan, emekli, küçük esnaf, dar gelirli….

Ekonomi yönetimi, enflasyonla mücadele ettiğini söylerken; fiilen kendi seçmen tabanını oluşturan kırılgan kesimlerle mücadele eder hâle gelmiş durumda.

Oysa bu insanlar ne spekülatör ne fırsatçı, ne de enflasyonun faili. Şarkı sözünün de dediği gibi “bu aşkın katili belli, teslim ol suçlusu sensin!

Bizde sabır sessizdir ama tükeniş gürültülüdür.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:126
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 28 Ocak 2026 04:02 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

24 yıllık sessizlik sona erdi: İlk söyledikleri kelimeler duygulandırdı

12 Eylül 2026 19:03see149

Varol Yaşaroğlu; Çocukların hayal kurmasına engel olmayın

12 Eylül 2026 17:33see145

Kendinize zihinsel ve fiziksel olarak nasıl bakabilirsiniz?

12 Eylül 2026 17:25see144

Antalya da rüşvet operasyonu: 2 emniyet müdürü gözaltında

12 Eylül 2026 20:03see144

Muş ta gölete giren 13 yaşındaki çocuk kurtarılamadı Sözcü Gazetesi

12 Eylül 2026 20:44see144

Aynı Mavinin Altında İstanbul Modern de

12 Eylül 2026 19:29see142

5 gollü zafer sonrası Uğur Uçar Beni çok üzüyor diyerek açıkladı!

12 Eylül 2026 21:19see142

Sosyal medya fenomeni Semil Varol a polis memurlarına hakaret soruşturması

12 Eylül 2026 21:23see139

Yeni salgında kabus büyüyor! Binlerce kişi hayatını kaybetti

12 Eylül 2026 17:00see138

Zayıflamak için aç gezdiği günler çoktan bitti... Yemek yemeyi seven kocayla evlendi... Şişmanladı ama mutluluğu da buldu

12 Eylül 2026 18:16see138

Gül Onat taburcu Oldu

12 Eylül 2026 18:18see138

Hull City, Premier Lig de tarih yazıyor! Chelsea ye de geçit yok Sözcü Gazetesi

12 Eylül 2026 19:26see138

Kamyonet ile tır çapıştı: 2 kişi yaşamını yitirdi

12 Eylül 2026 20:34see137

Samsunspor Çorum FK MAÇ SONUCU İşte Samsun Çorum maçı özeti ve golleri (Süper Lig 5. hafta)

12 Eylül 2026 18:59see135

KKTC deki faciada yeni görüntüler: O sorunun yanıtı merak edildi

13 Eylül 2026 00:56see133

AK Partili Şen: Anayasa çalışmalarına hız verilecek

12 Eylül 2026 17:30see132

Bülent Arınç a Melih Gökçek ten sert yanıt: Herkes, kimin kimlerle yan yana geldiğini iyi görsün

12 Eylül 2026 20:15see132

Dışişleri nden, ABD nin GKRY ye silah ambargosunu kaldırma kararını uzatmasına ilişkin açıklama

12 Eylül 2026 20:26see132

Frank Bowling’in eserleri Pera Müzesi nde

12 Eylül 2026 19:30see132

Zeydi, Sincar da PKK bağlantılı grupların silahlarını devlete teslim edeceğini açıkladı

12 Eylül 2026 18:26see131
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları