Ankara24.com
close
up
Körfez ülkelerinde değişen güvenlik arayışı Düşünce Günlüğü Haberleri

Körfez ülkelerinde değişen güvenlik arayışı Düşünce Günlüğü Haberleri

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

Dr. Sibel Bülbül Pehlivan - Uluslararası İlişkiler Uzmanı

Körfez bölgesi, uzun yıllar boyunca dış güvenlik garantileri, enerji zenginliği ve stratejik ittifaklar sayesinde istikrarlı bir jeopolitik alan olarak sunuldu. Ancak son yıllarda art arda yaşanan bölgesel krizler, füze ve İHA saldırıları, vekil aktörlerin artan etkisi ve büyük güç rekabetinin sertleşmesi, bu istikrar algısının ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koydu. Bugün Körfez ülkeleri yalnızca dış tehditlerle değil, aynı zamanda mevcut güvenlik anlayışlarının yeterliliği sorusuyla da karşı karşıya. Bu nedenle bölgede yaşanan dönüşüm, sadece askerî tedbirlerin artması değil; güvenliğin kaynağına, kapsamına ve geleceğine dair daha derin bir yeniden düşünme sürecini ifade ediyor.

AMERİKAN GÜVENLİK MİMARİSİ KÖRFEZİ KORUYAMADI

Tam da burada Körfez açısından asıl mesele, yalnızca “Bugün saldırı var mı yok mu?” sorusu değil. Daha derin bir soru: “Bölgedeki devletler, gerçekten korunduklarına inanıyor mu?” Çünkü İran saldırıları ve bölgesel gerilim sonrasında Körfez ülkeleri, ABD’nin askerî varlığının, üs ağının, gelişmiş silah sistemlerinin ve uzun yıllardır kurduğu güvenlik mimarisinin her durumda otomatik koruma sağlamadığını daha açık biçimde görmüş oldu. Bu durum, Körfez başkentlerinde yalnızca güvenlik kaygısını değil, aynı zamanda stratejik bir zihniyet değişimini de tetikledi.

Uzun süre boyunca Körfez güvenlik düzeni büyük ölçüde şu varsayıma dayanıyordu: ABD bölgede olduğu sürece rejim güvenliği, enerji altyapısı, ticaret hatları ve kritik tesisler korunur. Fakat son dönemde yaşanan saldırılar, füze ve İHA tehditleri, vekil güçlerin yaygın etkisi ve bölgesel gerilimin farklı ülkelere sıçrama potansiyeli, bu varsayımın artık eskisi kadar güçlü olmadığını gösterdi. Körfez ülkeleri için sorun, sadece ABD’nin askerî kapasitesinin büyüklüğü değil; bu kapasitenin ne zaman, hangi ölçüde ve kimin için devreye gireceği sorusudur.

YENİ BİR ARAYIŞ BAŞLADI

Bu nedenle Körfez ülkeleri yeni bir gerçekle yüzleşmeye başladı: Büyük güçle yakın ittifak kurmak, otomatik olarak tam güvenlik garantisi üretmiyor. ABD üsleri, silah anlaşmaları, enerji ortaklıkları ve savunma iş birlikleri elbette caydırıcılık sağlıyor; ancak bölgedeki yeni çatışma biçimi klasik devletler arası savaş mantığıyla ilerlemiyor. Bugünün tehdidi; vekil aktörler, düşük yoğunluklu saldırılar, altyapıyı hedef alan asimetrik hamleler, enerji güvenliğini bozan baskılar ve psikolojik caydırıcılığı aşındıran çok katmanlı krizler üzerinden şekilleniyor. Tam da bu yüzden Körfez ülkeleri, yalnızca daha fazla silah almanın değil, daha esnek ve çok katmanlı bir güvenlik anlayışı geliştirmenin peşine düşüyor.

Bu yeni arayışın birkaç boyutu var. Birincisi, Körfez ülkeleri artık güvenliği sadece Washington merkezli bir şemsiye içinde değil, daha çok yönlü diplomatik ilişkiler üzerinden kurmaya çalışıyor. Yani aynı anda ABD ile ilişkisini sürdürürken, bölgesel tansiyonu düşürecek diyalog kanalları açma, komşularla doğrudan temas kurma ve krizleri vekil çatışmaya dönüşmeden yönetme eğilimi güçleniyor. İkincisi, savunmanın sadece dışarıdan ithal edilen sistemlerle değil, yerli kapasite, ortak bölgesel koordinasyon, hava savunma entegrasyonu ve kritik altyapı koruması üzerinden yeniden düşünülmesi gerekiyor. Üçüncüsü ise güvenlik kavramının artık yalnızca askerî değil; enerji, ticaret, limanlar, dijital altyapı, kamu düzeni ve toplumsal istikrar başlıklarıyla birlikte ele alınması zorunlu hâle geliyor.

TEK SÜTUNLU DEĞİL ÇOK KATMANLI GÜVENLİK MİMARİSİ

Burada çok önemli bir kırılma noktası var: Körfez ülkeleri, ABD ile ittifakı tamamen terk etmiyor fakat onu artık tek sütunlu bir güvenlik modeli olarak da görmüyor. Başka bir ifadeyle mesele, “ABD var mı yok mu?” meselesi değil; “ABD olsa bile bu yeterli mi?” sorusuna dönüşmüş durumda. Bu da Körfez’i yeni denge arayışlarına itiyor. Daha dengeli dış politika, daha fazla bölgesel diplomasi, doğrudan çatışmadan kaçınma, kriz yayılımını sınırlama ve dış güvenlik garantisini iç dayanıklılıkla tamamlama çabası bu yüzden öne çıkıyor.

Sonuç olarak Körfez için bugün yaşanan mesele, sadece İran-İsrail geriliminin sıcak etkileri değil. Daha büyük mesele, bu gerilimin Körfez güvenlik zihniyetini değiştirmesidir. Bölge ülkeleri, ABD’nin askerî gücünün büyüklüğünü inkâr etmiyor fakat bu gücün her türlü tehdidi bertaraf etmeye yetmediğini, özellikle de vekil savaşları ve dağınık saldırılar karşısında sınırlı kaldığını daha net görüyor. Bu farkındalık da onları yeni arayışlara itiyor.

Dolayısıyla Körfez’de yeni dönem, mutlak koruma beklentisinin zayıfladığı; çok taraflı dengelemenin, bölgesel diyaloğun, savunma çeşitlendirmesinin ve iç dayanıklılığın daha fazla önem kazandığı bir dönem olacaktır. Bugün mesele sadece “kim daha güçlü?” sorusu değildir. Asıl mesele, kimin daha esnek, daha hazırlıklı ve daha çok katmanlı bir güvenlik mimarisi kurabildiğidir. Körfez ülkeleri de artık tam olarak bu soruya cevap aramaktadır.

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:92
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 24 Nisan 2026 10:11 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

TFF den ve Süper Lig ekiplerinden Aziz Yıldırım a tebrik

08 Haziran 2026 00:21see164

Destici, yeniden BBP Genel Başkanlığı’na seçildi

07 Haziran 2026 17:24see161

2026 Babalar Günü ne zaman, hangi gün, bugün mü? Babalar Günü’nde alınabilecek hediye önerileri

07 Haziran 2026 19:51see153

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sıfır Atık Hareketi ile ekonomimize 365 milyar lira katkı sağladık

07 Haziran 2026 18:00see147

İsrail Megazi yi yakıp yıktı Ortadoğu Haberleri

08 Haziran 2026 04:08see144

CHP li Başkan Yardımcısı Filyos Çayı na düştü! Arama çalışması başlatıldı

08 Haziran 2026 01:26see142

İran ın başkenti Tahran’da patlama sesleri duyuldu

08 Haziran 2026 04:48see142

İlker Başbuğ, FETÖ’nün siyasi ayağı tartışmasının fitilini hangi nedenle ateşledi? Bülent Orakoğlu

08 Haziran 2026 04:05see141

Dünyada Nasıl? 7 Haziran 2026 (

07 Haziran 2026 19:08see141

İsrail in vahşi yüzü Enes eş Şerif isteğiyle ortaya çıktı: Gazzeli Dr Ebu Safiyye nin dünyayla irtibatının tamamen kesilmiş Dünya Haberleri

07 Haziran 2026 19:05see141

Evinde kalp krizi geçiren polis memuru son yolculuğuna uğurlandı

07 Haziran 2026 19:25see141

Trump dünyayı krize soktu Politika Haberleri

08 Haziran 2026 04:07see141

Hangi bitkisel süt en iyisi?

08 Haziran 2026 07:03see140

Beykoz’dan Dünyaya Mimar Bayram Çevik: 600’ü aşkın eserde “Mahalleye ait olma” imzası

09 Haziran 2026 00:49see137

İletişim Başkanı Duran: Sandığa yansıyan her tercih, milli iradenin gücünü ortaya koydu

08 Haziran 2026 07:45see136

Kene ısırığında en büyük tehlike yanlış müdahale

08 Haziran 2026 09:27see131

51 ülkeden yüzlerce okçu Fetih Kupası’nda buluştu Yerel Gündem Haberleri

08 Haziran 2026 04:05see130

Ayı korkusu 94 okulu kapattı Dünya Haberleri

09 Haziran 2026 04:14see129

Şam’da uçuşlar geçici olarak durduruldu

08 Haziran 2026 00:02see127

Trump tan Netanyahu ya tehdit gibi uyarı! Tek başına kalırsın

09 Haziran 2026 01:07see125
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları