Kıyıya vuran mesaj: Gazze kurtar bizi! Ersin Çelik
Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.
İsrail’in saldırarak kullanılamaz hale getirdiği Sumud Filosu teknelerinden birine ait parçalar, Gazze’nin Han Yunus kıyılarına ulaştı. Görüntülerde Filistinli çocuklar, dalgaların getirdiği parçaları denizden çıkarıp sahile taşıyordu; yüzlerindeki heyecan gerçekten görülmeye değerdi.
Akşama doğru, küçük geminin ambarlarındaki ambalajlı gıdalardan bir kısmının da Gazze sahillerine ulaştığına dair fotoğraflar yansıdı dijital mecralara. Türkiye menşeili hazır gıda paketinin üzerinde Türkçe “pilav” yazıyordu; hani şu pişmiş, sadece ısıtılması gereken yiyeceklerden... Kaldım öylece. Durup düşündüm.
Yüzlerce mil öteden dalgaları aşarak gelen bir tabak pilavın paketi...
Belki de günler sonra hemen oracıkta tadacakları ilk lokmaydı o; ama Gazze’nin onurlu çocukları paketi dahi açmamışlar. Fotoğraflayıp dünyaya
“yiyecekleriniz geldi”
dercesine müjdelemişler.
Ya teknenin kıyıya sürüklenen o kırık parçaları… Gazzeliler, günlerce ufka bakarak bekledikleri sivil yardım filosu fiziken kendilerine ulaşamasa da kalıntılarını bile sevinçle karşılıyorlardı. Dışarıdaki dünyanın kendilerini unutmadığının, insanlığın hâlâ bir iz bıraktığının bir nişanesi gibiydi onlar için.
Bizler, içinse durum daha ağır. Sahile vuran o pilav paketi de o birkaç tahta parçası da aslında; çaresizlikten, bir şey yapamamaktan, o büyük utançtan kurtarılması gereken insanlığın enkazından kopup gelmişti.
Kıyıya vuran mesaj aslında çok netti:
“Gazze, kurtar bizi.”
***
Avrupa sokaklarından adam da alacaklar mı?
İsrail’in müdahale alanı artık Gazze’den ve işgal altındaki Filistin topraklarından Avrupa’ya, hatta Birleşik Krallık’a kadar uzanıyor. Bunu ilk kez sivil direnişin sembolü olan Global Sumud Filosu’na yönelik hukuksuz müdahalelerde gördük. İsrail, Gazze’den yüzlerce mil uzakta, Girit açıklarında ve Avrupa ülkelerinin sorumluluğundaki arama-kurtarma sahalarında vicdan elçilerini alıkoydu, kaçırdı. Böylece yalnızca Filistin’i değil, Akdeniz’in önemli bir bölümünü de kendi güvenlik etki alanı gibi gördüğünü dünyaya ilan etmiş oldu.
Şimdi benzer bir baskıcı tablo havaalanlarında ortaya çıkıyor. Amerika’da yaşayan
gazeteciler Cenk Uygur ve Hasan Piker,
İsrail’e yönelik sert eleştirileri nedeniyle Londra’ya uçmalarının engellendiğini açıkladılar. Daha önce de çok sayıda eylemci, akademisyen ve gazeteci Amerika dahil farklı ülkelerde benzer antidemokratik uygulamalarla karşılaştı. Bu şu demek: Soykırımcı İsrail karşıtlığının, üçüncü ülkelerdeki
seyahat özgürlüğünü bütünüyle kısıtladığı
karanlık bir döneme giriyoruz. Bu durum, ülkeler arasında paylaşılan “
kara listeler
” ve güvenlik veri tabanları üzerinden denetim alanının oluştuğunu gösteriyor.
Şimdi önümüzde Dünya Kupası var; milyonlarca insan Amerika ve Kanada’ya seyahat edecek. Filistin konusunda açık tavır alan bazı taraftarların, eylemcilerin ve kanaat önderlerinin sınır kapılarında daha sık sorgulanacağı, birçok ismin ise ülkelere giriş engelleriyle karşılaşacağı bir döneme hazırlanıyoruz.
Şimdiden tarihe not düşelim:
Girit ve Kıbrıs açıklarında alıkoyduğu teknelerdeki sivil gönüllüleri hapishane gemilerine tıkan ve işkenceler yaparak Aşdot’a kaçıran İsrail’in bu zorbalığı;
Almanya, Fransa ve İngiltere sokaklarında kullanmasının önünde kurumsal bir engel görünmüyor.
Gidişat böyle devam ederse, misal Hyde Park yakınlarında Filistin’e destek için toplanan sivillerden bazılarını Londra polisinin sudan sebeplerle
tutuklayıp İsrail’e teslim ettiği ve bu insanların Tel Aviv’de sorgulandığı bir altüst olma dönemine uyanabiliriz.
“Nasıl olur, ülkelerin egemenlik hukuku var, mümkün değil” diyenler olacaktır.
Sumud Filosu gönüllüleri Girit açıklarında kaçırılmadan önce bizler de İsrail’in, Avrupa ülkelerinin deniz sınırlarında, uluslararası hukuku hiçe sayarak böyle bir korsanlık yapamayacağını düşünüyorduk. Yaptı!
O halde
Avrupa’dan İsrail’e olası insan kaçırmalara da şimdiden zihnen hazırlıklı olalım.
Zira bunun önündeki hukuk duvarı 7 Ekim’den sonra bütünüyle yerle bir edildi; adaleti tesis etmesi gereken küresel kurumlar ise kendi enkazında dolaşıyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:77
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 03 Haziran 2026 04:12 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















