Ankara24.com
close
up
Kimlik, kamusal alan ve zihinsel akrabalık Düşünce Günlüğü Haberleri

Kimlik, kamusal alan ve zihinsel akrabalık Düşünce Günlüğü Haberleri

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

Türkiye’deki gerilim, coğrafi olarak burada yaşayıp zihinsel referansını başka bir kültürel merkeze sabitleyen bir kesim ile tarihsel sürekliliğini bu toprakların medeniyet birikiminde gören çoğunluk arasındaki mesafeden kaynaklanıyor…

Elif Şahin / Araştırmacı, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Ramazan geldi, hoş geldi.

Müslüman kimliğinin kamusal alanda görünürlük kazandığı mübarek ay yine “laiklik sirenlerini” çaldırarak geldi. Çeyrek asırdır kesintisiz süren bu teyakkuz hali, bize teknik bir tartışmadan çok daha derin bir sorunu fısıldıyor aslında kulak verirsek; kimliksel bir huzursuzluğu…

Bir toplumun tarihsel ve demografik çoğunluğunun kültürel görünürlüğü her yıl yeniden bir kriz başlığına dönüşüyorsa, burada huzursuzluk yaratan şey inanç özgürlüğü değildir. Artık bu refleksi tanıyoruz. Huzursuzluk, kaynağını kamusal alanın kime ait olduğu sorusundan alıyor. Bastırılmış bir merkez kaybının, sembolik iktidar yer değiştirdiğinde ürettiği o tanıdık sarsıntıyı görüyoruz fakat adını koymaktan imtina ediyoruz.

Oysa bir toplumun çoğunluğunu oluşturan insanların hayat pratiği, yalnızca bireysel bir inanç meselesi değildir. Gündelik zaman algısını, şehir estetiğini, sosyal ilişkileri ve ortak hafızayı şekillendiren bir çerçevedir. Türkiye’de Müslüman kimlik tam da böyle bir çerçeve sunar. Bu kimlik yalnızca ibadet eden bireylerden ibaret değildir; mimariye, sanata, dile, takvime ve hatta toplumsal nezaket kodlarına sinmiş bir medeniyet tasavvurudur.

AİDİYET HARİTASI

Modernleşme süreci boyunca Türkiye’de belirli bir kesim, kamusal alanı bu tarihsel dokudan arındırılmış, steril ve nötr bir zemin olarak tasavvur etti. Bu nötrlük iddiası, nihayetinde Batı referanslı yaşam tarzının görünmez bir norm haline gelmesiyle sonuçlandı. “Evrensel” denilen şey, aslında belirli bir kültürel merkezin alışkanlıkları oldu, yerli ve dini referanslar ise özel alana itildi.

Sayıca az ama sembolik sermayesi yüksek bu çevre, kendi estetik ve yaşam kodlarını kamusal alanın doğal standardı olarak konumlandırdı. Müslüman kimliğin görünürlüğü ise bu standarda yönelik bir sapma gibi okundu. Fakat meselenin temelinde aslında daha sarsıcı bir gerçeklik vardı, bir “aidiyet haritası”.

İnsan yalnızca doğduğu yere ait olmaz. Kendini hangi kültürel havzaya yakın hissediyorsa, eleştirisini de o sadakat hattı üzerinden kurar. Kimlik tartışmaları bu yüzden hukuk diliyle başlar ama medeniyet diliyle sonuçlanır. Türkiye’de bitmeyen gerilim de enerjisini bu kaynaktan alıyor. Coğraf olarak burada yaşayıp zihinsel referansını başka bir kültürel merkeze sabitleyen bir kesim ile tarihsel sürekliliğini bu toprakların medeniyet birikiminde gören çoğunluk arasındaki mesafeden…

ÇİFTE STANDART: ÇÜRÜME BATI’DA İSE İSTİSNA, DOĞU’DA İSE KARAKTER

Orhan Pamuk, bu anlamda son derece çarpıcı bir örnek. Epstein gibi küresel ölçekte ahlaki çürümenin sembolü haline gelen bir skandala verilen refleks, net bir mahkumiyet değil de; “Batı’daki skandalları anlatıyorlar ama Türkiye’de olanlar onların yanında…” türünden bir relativizasyon oluyorsa, burada bir durmak, nefeslenmek gerekiyor.

“Bütün Ortadoğulu erkeklerin kafalarındaki pisliklerden bende de biraz var” ifadesi, sosyolojik açıdan çok şey anlatıyor. Burada yalnızca bireysel bir öz eleştiri yok, kolektif bir kimlikten mesafe alma, hatta o kimliği sorunlu bir bütün olarak tarif eden bir “biz” inşası var. Ortadoğu genellenmiş bir arıza alanı olarak kodlanırken, Batı münferit sapmaların yaşandığı bir norm evreni olarak tanımlanıyor.

Bu “biz”, Türkiye coğrafyasına ait bir biz değil; Batı merkezli kültürel bir evrene dahil olma arzusunun ifadesi. Çürüme Batı’da olduğunda istisna, Ortadoğu’da olduğunda karakter. Birinde bireysel suç var, diğerinde medeniyet sorunu. Üstelik bu çifte standardın kaynağı, ahlaki ölçütlerin farklılığı değil; bir çeşit aidiyet konumlanması.

Pamuk’un “Ateist bir aileden geliyorum” demecinin ardından, annesinin gazeteyi arayarak “Biz ateist falan değiliz, kendi adına konuşsun” düzeltmesini yapması yine bize kimlik ile temsil arasındaki gerilimi gösteriyor. Ailesini ve geçmişini yeniden tanımlayarak kendini başka bir kültürel havzaya yerleştirmeye çalışırken, biyografik gerçeklik başka bir hikaye anlatıyor. Bu durum, zihinsel akrabalığın çoğu zaman somut köklerle değil, sembolik tercihlerle kurulduğunu gösteriyor.

TARİH ÖNÜNDE SONUNDA KENDİ EVİNE DÖNER

Türkiye’deki kimlik gerilimi işte tam da bu zihinsel akrabalık üzerinden şekilleniyor. Müslüman çoğunluk kendini tarihsel ve kültürel olarak İslam medeniyet dairesinin devamı olarak görürken; seküler azınlığın bir kısmı referansını Avrupa merkezli modernlik anlatısına sabitlemiş durumda. Bu yüzden kamusal alandaki her sembol yalnızca dini bir işaret değil, “Hangi medeniyet ailesine aitiz?” sorusunun cevabına dönüşüyor.

Kamusal alandaki Müslüman görünürlüğünün bazı çevrelerde estetik rahatsızlıktan fazlasını üretmesinin nedeni bu. Çünkü kültürel merkez kaydığında, zihinsel akrabalık hattı da sorgulanır. Eğer bu ülkenin asli kültürel ailesi İslam medeniyeti ise Batı merkezli normatif üstünlük iddiası zayıflar. Eğer değilse, çoğunluğun görünürlüğü siyasallaşma olarak etiketlenir.

Mesele tam burada düğümleniyor: Bu toprakların kültürel ailesi kim, Türkiye kendini hangi medeniyet dairesinin sürekliliği içinde tanımlayacak, eleştirisini hangi merkeze sadakatle kuracak?

Ramazan etrafında yükselen her “laiklik” alarmı aslında bu sorulara verilen örtük bir cevap oluyor. Çünkü semboller yer değiştirdiğinde asıl sarsılan şey hukuki dengeler değil, zihinsel hiyerarşilerdir. Uzun süre kendini evrensel sanan bir merkezin, artık tek referans noktası olmadığını fark etmesidir.

Belki de bu tartışmanın en çıplak hali şudur; bu ülkenin çoğunluğu kendi kültürel hafızasını kamusal alanda en doğal haliyle, olduğu gibi görmek istiyor. Buna tahammül edemeyenler ise bunu siyasal bir proje olarak okuyor. Oysa bazen “siyaset” dediğimiz şey, yalnızca yerini arayan tarihtir.

Ve tarih, önünde sonunda kendi evine döner…

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:135
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 24 Şubat 2026 04:05 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Roma, Fiorentina karşısında 4 golle galip!

25 Ağustos 2026 00:08see168

İsmet Taşdemir: Kaybettiğimiz puan tamamen bana yazılır!

25 Ağustos 2026 00:56see165

İşçi İntihar Girişiminde Bulundu

26 Ağustos 2026 01:39see161

Hendek te Kimyasal Sızıntı: 2 Yaralı

26 Ağustos 2026 01:06see160

Ahlat ta anlamlı buluşma! Erdoğan şehit aileleriyle bir araya geldi

26 Ağustos 2026 00:14see160

Beşiktaş’ta denizde boğulma tehlikesi geçiren Azerbaycanlı turisti vatandaşlar kurtardı

24 Ağustos 2026 22:50see157

Sırt çantasına sığan rüzgar türbini üretildi: Telefonu sadece 35 dakikada şarj ediyor Sözcü Gazetesi

26 Ağustos 2026 00:22see155

T.C. SAKARYA 2. İCRA DAİRESİ

26 Ağustos 2026 00:06see155

İlk maçı 3 0 kaybetmişlerdi! Hiç kimse şans vermiyorken Şampiyonlar Ligi bileti aldılar

26 Ağustos 2026 00:47see155

Ülkeden cep telefonu kararı: Yasa yürürlüğe girdi, bu alanda kullanımı yasaklandı Sözcü Gazetesi

24 Ağustos 2026 19:21see154

TÜİK yeni rakamı açıkladı: Türkiye nin nüfusu arttı! Gençleştik mi, yaşlandık mı?

26 Ağustos 2026 00:54see152

Azerbaycan ekibi Sabah, Şampiyonlar Ligi bileti aldı!

26 Ağustos 2026 00:06see151

Bankalar arasındaki fark 8 bin TL yi aştı: 1 milyon TL nin 32 günlük getirisi baştan aşağı değişti Sözcü Gazetesi

25 Ağustos 2026 09:22see151

Karahantepe’de 11 bin yıllık keşif: Benzerine daha önce hiç rastlanmadı Sözcü Gazetesi

25 Ağustos 2026 17:44see150

8 gündür kayıp olarak aranan Mehmet tin cansız bedeni bulundu

24 Ağustos 2026 21:08see150

NOTER ÜCRET TARİFESİ 2026 Noterlik ücreti ne kadar oldu, kaç TL? 2026 noter ücretleri zamlandı mı? Resmi Gazete de yayımlandı!

26 Ağustos 2026 01:06see149

CHP temyiz başvurusunu geri çekti

25 Ağustos 2026 18:25see144

Aydın dan dünyaya yayılan lezzet: İncir Cipsi

25 Ağustos 2026 00:03see140

Gaziler terörle mücadeleyi anlatıyor Sözcü Gazetesi

26 Ağustos 2026 05:37see137

Ordu’da 2 gün denize girme yasağı

24 Ağustos 2026 21:04see133
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları