Ankara24.com
close
up
Menu

Maltepe de kısmen çöken binada yeni gelişme! Can kaybı 4 e yükseldi

Foncu Bakan Ömer Bolat mı? Sözcü Gazetesi

ABD de 90 yıl sonra bir ilk! Halka açık kurşuna dizecekler

Büyükelçi Koytak da görevden alınabilir Sözcü Gazetesi

Taraftarlar adeta çıldırdı! Üç kez duran maç en sonunda tatil edildi

5 1 den döndüler ama yetmedi! 11 gollü maçta galibiyet 90+9 da geldi

Alanyaspor ve Erzurumspor FK birbirine üstünlük kuramadı

Fenerbahçe de 561 gün sonra bir ilk

ABD de kasırga nedeniyle 2 kişi öldü, 800 binden fazla kişi elektriksiz kaldı

Ünlü market zinciri de fona para kaptırmış: Finansal varlıklarının yaklaşık %20,4 lük bölümü Sözcü Gazetesi

1. Lig de aynı puandaki iki takım kapıştı! Zirvede dengeler değişti

Samsunspor karşısında kırmızı kart gören Melih Kabasakal, Trabzonspor Beşiktaş maçı öncesi cezalı duruma düştü

ABD nin Pensilvanya eyaletindeki silahlı saldırıda 9 kişi öldü

ABD de silahlı saldırı... Aralarında çocukların da olduğu çok sayıda ölü var

Suudi Arabistan a kanlı saldırı! Hava sahası kapatıldı! Ölü ve yaralılar var

Konyaspor, Başakşehir maçına hazır

Yem kırma makinesine düştü, feci şekilde can verdi Sözcü Gazetesi

Iğdır ın zirve inadı; seri 7 maça çıktı... Iğdır FK Batman Petrolspor maç sonucu 2 1 Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

Trabzonspor milli aradan fırtına gibi döndü Sözcü Gazetesi

ABB, Mansur Yavaş ın parti değiştireceği yönündeki iddiaları kesin dille yalanladı Son dakika haberleri

Kimlik, kamusal alan ve zihinsel akrabalık Düşünce Günlüğü Haberleri

Kimlik, kamusal alan ve zihinsel akrabalık Düşünce Günlüğü Haberleri

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

Türkiye’deki gerilim, coğrafi olarak burada yaşayıp zihinsel referansını başka bir kültürel merkeze sabitleyen bir kesim ile tarihsel sürekliliğini bu toprakların medeniyet birikiminde gören çoğunluk arasındaki mesafeden kaynaklanıyor…

Elif Şahin / Araştırmacı, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Ramazan geldi, hoş geldi.

Müslüman kimliğinin kamusal alanda görünürlük kazandığı mübarek ay yine “laiklik sirenlerini” çaldırarak geldi. Çeyrek asırdır kesintisiz süren bu teyakkuz hali, bize teknik bir tartışmadan çok daha derin bir sorunu fısıldıyor aslında kulak verirsek; kimliksel bir huzursuzluğu…

Bir toplumun tarihsel ve demografik çoğunluğunun kültürel görünürlüğü her yıl yeniden bir kriz başlığına dönüşüyorsa, burada huzursuzluk yaratan şey inanç özgürlüğü değildir. Artık bu refleksi tanıyoruz. Huzursuzluk, kaynağını kamusal alanın kime ait olduğu sorusundan alıyor. Bastırılmış bir merkez kaybının, sembolik iktidar yer değiştirdiğinde ürettiği o tanıdık sarsıntıyı görüyoruz fakat adını koymaktan imtina ediyoruz.

Oysa bir toplumun çoğunluğunu oluşturan insanların hayat pratiği, yalnızca bireysel bir inanç meselesi değildir. Gündelik zaman algısını, şehir estetiğini, sosyal ilişkileri ve ortak hafızayı şekillendiren bir çerçevedir. Türkiye’de Müslüman kimlik tam da böyle bir çerçeve sunar. Bu kimlik yalnızca ibadet eden bireylerden ibaret değildir; mimariye, sanata, dile, takvime ve hatta toplumsal nezaket kodlarına sinmiş bir medeniyet tasavvurudur.

AİDİYET HARİTASI

Modernleşme süreci boyunca Türkiye’de belirli bir kesim, kamusal alanı bu tarihsel dokudan arındırılmış, steril ve nötr bir zemin olarak tasavvur etti. Bu nötrlük iddiası, nihayetinde Batı referanslı yaşam tarzının görünmez bir norm haline gelmesiyle sonuçlandı. “Evrensel” denilen şey, aslında belirli bir kültürel merkezin alışkanlıkları oldu, yerli ve dini referanslar ise özel alana itildi.

Sayıca az ama sembolik sermayesi yüksek bu çevre, kendi estetik ve yaşam kodlarını kamusal alanın doğal standardı olarak konumlandırdı. Müslüman kimliğin görünürlüğü ise bu standarda yönelik bir sapma gibi okundu. Fakat meselenin temelinde aslında daha sarsıcı bir gerçeklik vardı, bir “aidiyet haritası”.

İnsan yalnızca doğduğu yere ait olmaz. Kendini hangi kültürel havzaya yakın hissediyorsa, eleştirisini de o sadakat hattı üzerinden kurar. Kimlik tartışmaları bu yüzden hukuk diliyle başlar ama medeniyet diliyle sonuçlanır. Türkiye’de bitmeyen gerilim de enerjisini bu kaynaktan alıyor. Coğraf olarak burada yaşayıp zihinsel referansını başka bir kültürel merkeze sabitleyen bir kesim ile tarihsel sürekliliğini bu toprakların medeniyet birikiminde gören çoğunluk arasındaki mesafeden…

ÇİFTE STANDART: ÇÜRÜME BATI’DA İSE İSTİSNA, DOĞU’DA İSE KARAKTER

Orhan Pamuk, bu anlamda son derece çarpıcı bir örnek. Epstein gibi küresel ölçekte ahlaki çürümenin sembolü haline gelen bir skandala verilen refleks, net bir mahkumiyet değil de; “Batı’daki skandalları anlatıyorlar ama Türkiye’de olanlar onların yanında…” türünden bir relativizasyon oluyorsa, burada bir durmak, nefeslenmek gerekiyor.

“Bütün Ortadoğulu erkeklerin kafalarındaki pisliklerden bende de biraz var” ifadesi, sosyolojik açıdan çok şey anlatıyor. Burada yalnızca bireysel bir öz eleştiri yok, kolektif bir kimlikten mesafe alma, hatta o kimliği sorunlu bir bütün olarak tarif eden bir “biz” inşası var. Ortadoğu genellenmiş bir arıza alanı olarak kodlanırken, Batı münferit sapmaların yaşandığı bir norm evreni olarak tanımlanıyor.

Bu “biz”, Türkiye coğrafyasına ait bir biz değil; Batı merkezli kültürel bir evrene dahil olma arzusunun ifadesi. Çürüme Batı’da olduğunda istisna, Ortadoğu’da olduğunda karakter. Birinde bireysel suç var, diğerinde medeniyet sorunu. Üstelik bu çifte standardın kaynağı, ahlaki ölçütlerin farklılığı değil; bir çeşit aidiyet konumlanması.

Pamuk’un “Ateist bir aileden geliyorum” demecinin ardından, annesinin gazeteyi arayarak “Biz ateist falan değiliz, kendi adına konuşsun” düzeltmesini yapması yine bize kimlik ile temsil arasındaki gerilimi gösteriyor. Ailesini ve geçmişini yeniden tanımlayarak kendini başka bir kültürel havzaya yerleştirmeye çalışırken, biyografik gerçeklik başka bir hikaye anlatıyor. Bu durum, zihinsel akrabalığın çoğu zaman somut köklerle değil, sembolik tercihlerle kurulduğunu gösteriyor.

TARİH ÖNÜNDE SONUNDA KENDİ EVİNE DÖNER

Türkiye’deki kimlik gerilimi işte tam da bu zihinsel akrabalık üzerinden şekilleniyor. Müslüman çoğunluk kendini tarihsel ve kültürel olarak İslam medeniyet dairesinin devamı olarak görürken; seküler azınlığın bir kısmı referansını Avrupa merkezli modernlik anlatısına sabitlemiş durumda. Bu yüzden kamusal alandaki her sembol yalnızca dini bir işaret değil, “Hangi medeniyet ailesine aitiz?” sorusunun cevabına dönüşüyor.

Kamusal alandaki Müslüman görünürlüğünün bazı çevrelerde estetik rahatsızlıktan fazlasını üretmesinin nedeni bu. Çünkü kültürel merkez kaydığında, zihinsel akrabalık hattı da sorgulanır. Eğer bu ülkenin asli kültürel ailesi İslam medeniyeti ise Batı merkezli normatif üstünlük iddiası zayıflar. Eğer değilse, çoğunluğun görünürlüğü siyasallaşma olarak etiketlenir.

Mesele tam burada düğümleniyor: Bu toprakların kültürel ailesi kim, Türkiye kendini hangi medeniyet dairesinin sürekliliği içinde tanımlayacak, eleştirisini hangi merkeze sadakatle kuracak?

Ramazan etrafında yükselen her “laiklik” alarmı aslında bu sorulara verilen örtük bir cevap oluyor. Çünkü semboller yer değiştirdiğinde asıl sarsılan şey hukuki dengeler değil, zihinsel hiyerarşilerdir. Uzun süre kendini evrensel sanan bir merkezin, artık tek referans noktası olmadığını fark etmesidir.

Belki de bu tartışmanın en çıplak hali şudur; bu ülkenin çoğunluğu kendi kültürel hafızasını kamusal alanda en doğal haliyle, olduğu gibi görmek istiyor. Buna tahammül edemeyenler ise bunu siyasal bir proje olarak okuyor. Oysa bazen “siyaset” dediğimiz şey, yalnızca yerini arayan tarihtir.

Ve tarih, önünde sonunda kendi evine döner…

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:148
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 24 Şubat 2026 04:05 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Maltepe de kısmen çöken binada yeni gelişme! Can kaybı 4 e yükseldi

09 Ekim 2026 03:44see282

Foncu Bakan Ömer Bolat mı? Sözcü Gazetesi

09 Ekim 2026 04:05see279

ABD de 90 yıl sonra bir ilk! Halka açık kurşuna dizecekler

09 Ekim 2026 02:53see275

Büyükelçi Koytak da görevden alınabilir Sözcü Gazetesi

09 Ekim 2026 04:38see270

Taraftarlar adeta çıldırdı! Üç kez duran maç en sonunda tatil edildi

10 Ekim 2026 18:37see236

5 1 den döndüler ama yetmedi! 11 gollü maçta galibiyet 90+9 da geldi

10 Ekim 2026 18:28see235

Alanyaspor ve Erzurumspor FK birbirine üstünlük kuramadı

10 Ekim 2026 18:21see233

Fenerbahçe de 561 gün sonra bir ilk

10 Ekim 2026 18:28see227

ABD de kasırga nedeniyle 2 kişi öldü, 800 binden fazla kişi elektriksiz kaldı

10 Ekim 2026 18:40see225

Ünlü market zinciri de fona para kaptırmış: Finansal varlıklarının yaklaşık %20,4 lük bölümü Sözcü Gazetesi

10 Ekim 2026 18:28see219

1. Lig de aynı puandaki iki takım kapıştı! Zirvede dengeler değişti

10 Ekim 2026 18:20see213

Samsunspor karşısında kırmızı kart gören Melih Kabasakal, Trabzonspor Beşiktaş maçı öncesi cezalı duruma düştü

10 Ekim 2026 18:33see206

ABD nin Pensilvanya eyaletindeki silahlı saldırıda 9 kişi öldü

10 Ekim 2026 18:26see199

ABD de silahlı saldırı... Aralarında çocukların da olduğu çok sayıda ölü var

10 Ekim 2026 18:38see195

Suudi Arabistan a kanlı saldırı! Hava sahası kapatıldı! Ölü ve yaralılar var

10 Ekim 2026 18:16see190

Konyaspor, Başakşehir maçına hazır

10 Ekim 2026 18:32see188

Yem kırma makinesine düştü, feci şekilde can verdi Sözcü Gazetesi

10 Ekim 2026 18:20see171

Iğdır ın zirve inadı; seri 7 maça çıktı... Iğdır FK Batman Petrolspor maç sonucu 2 1 Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

10 Ekim 2026 18:41see166

Trabzonspor milli aradan fırtına gibi döndü Sözcü Gazetesi

10 Ekim 2026 18:20see166

ABB, Mansur Yavaş ın parti değiştireceği yönündeki iddiaları kesin dille yalanladı Son dakika haberleri

10 Ekim 2026 18:33see159
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları