Kimi içine atıyor kimi haykırıyor: Dünyanın dört bir yanında üzüntüyü dışa vurma biiçimleri bakın nasıl farklılık gösteriyor!
Haberturk sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
İnsan olmanın en doğal hallerinden biri olan üzüntü, evrensel bir his olsa da, bu hissin tercümesi kültürden kültüre radikal biçimde değişiyor. Uzmanlar ve sosyologlar, yas sürecinin sadece kişisel bir deneyim olmadığını, toplumun o kişiye sunduğu bir "iyileşme şablonu" olduğunu vurguluyor. İşte dünyanın farklı köşelerinden, acıyla harmanlanmış kültürel manzaralar...
PAYLAŞILAN ACI HAFİFLER: TÜRKİYE VE ORTA DOĞU
Türkiye ve Orta Doğu coğrafyasında keder, bireysel bir yük olmaktan çıkarılıp toplumsal bir paylaşıma dönüştürülür. Bu topraklarda yas, kalabalıklarla yaşanır. Taziye evleri, dolup taşan ziyaretçi odaları ve hep bir ağızdan edilen dualar, geride kalanlara "yalnız değilsin" mesajını verir.
Acının sessizce yaşanması değil, anlatılması, ağlanması ve paylaşılması teşvik edilir. Yas tutan kişinin etrafında örülen bu sosyal ağ, travmanın atlatılmasında en büyük destekçidir. Gelenekler, acının görünür olmasını doğal karşılar ve bu durum bir zayıflık değil, insani bir hal olarak kabul edilir.
AKDENİZ RUHU VE DUYGUSAL DIŞA VURUM
İtalya, İspanya ve Yunanistan gibi Akdeniz ülkelerinde duygular, bastırılması gereken dürtüler değil, yaşanması gereken gerçekliklerdir. Bu bölgelerde yas süreci, zaman zaman dramatik sayılabilecek bedensel ve sözlü ifadelerle doludur.
Yüksek sesle ağlamak, jest ve mimiklerle acıyı somutlaştırmak yadırganmaz. Akdeniz insanı için acı saklanacak bir şey değildir; tam tersine, ne kadar yoğun yaşanır ve dışarı atılırsa, ruhun o kadar çabuk arınacağına inanılır.
KUZEYİN VAKUR SESSİZLİĞİ VE SAYGI
Rotamızı kuzeye, İskandinav ülkelerine çevirdiğimizde ise tam tersi bir tabloyla karşılaşırız. İsveç ve Norveç gibi ülkelerde yas, son derece mahrem ve içsel bir yolculuktur. Duyguların ulu orta sergilenmesi yerine, sakinlik ve metanet tercih edilir.
Bu toplumlarda yaslı kişiye destek olmak, onun etrafında kalabalık oluşturmak demek değildir; aksine ona ihtiyacı olan "alanı" ve "sessizliği" tanımaktır. Mesafe koymak ilgisizlikten değil, bireyin acısına duyulan derin saygıdan kaynaklanır.
UZAK DOĞU'DA DİSİPLİN VE RİTÜEL
Japonya başta olmak üzere Asya kültürlerinde üzüntü, belirli bir disiplin ve saygı çerçevesinde yaşanır. Japon kültüründe toplum içinde duygusal kontrolü kaybetmemek bir erdemdir.
Acı, gözyaşından ziyade semboller ve ritüeller üzerinden ifade edilir. Çin ve Güney Kore'de ise yasın rengi, giyimi ve süresi geleneklerle net bir şekilde belirlenmiştir. Bu katı ritüeller, aslında yas tutan kişiye ne yapması gerektiğini söyleyen bir yol haritası sunarak, belirsizlik içindeki bireyin yükünü hafifletmeyi amaçlar.
AMERİKA'DA BİREYSELLİK VE TERAPİ KÜLTÜRÜ
Amerika Birleşik Devletleri'nde ise yas, tamamen kişiye özel bir "süreç" olarak tanımlanır. Toplumsal ritüellerden ziyade, bireysel ifade ve profesyonel destek mekanizmaları ön plandadır.
Destek grupları, terapi seansları ve anma törenleri yaygındır ancak temel felsefe, herkesin yas tutma hızının ve şeklinin kendine özgü olduğudur. Duyguların konuşulması teşvik edilirken, mahremiyet sınırlarına da büyük özen gösterilir.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:94
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 24 Ocak 2026 08:19 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















