Kilo verirken kaslarınızı feda etmeyin!
Hurriyet sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Kilo verirken aldığımız kaloriden daha fazlasını yakarız. Böylece zayıflarız. Fakat vücudumuz oluşan bu enerji açığını tamamlamak için sadece yağ depolarını kullanmaz. Özellikle çok düşük kalorili ve hızlı kilo kaybına yönelik diyetlerde kişide kas dokusundan da kayıp yaşanabilir.
2026’da yayımlanan 34 randomize kontrollü (katılımcıların rastgele seçildiği ideal araştırma yöntemlerinden biri) çalışmanın değerlendirildiği bir meta-analizde yalnızca kalori kısıtlamasının yağ kaybının yanında yağsız vücut kütlesinde ve iskelet kasında kayba yol açabildiği; egzersizin sürece eklenmesiyle bu kaybın önemli ölçüde azaltılabildiği gösterildi. Bu nedenle hızlı kilo vermeyi bir başarı ölçütü olarak görmemek gerekir. “Bir an önce kilo vereyim” düşüncesi sizi gün boyunca çok az yemeye, öğün atlamaya veya karbonhidratları tamamen hayatınızdan çıkarmaya yöneltebilir. İlk günlerde tartının hızla aşağı indiğini görebilirsiniz. Ancak bu kaybın tamamı yağ değildir. Özellikle başlangıçta glikojen depolarının azalmasıyla birlikte su kaybı da gerçekleşir. Enerji açığı çok büyüdüğündeyse vücudunuz yağ dokusunun yanında kas dokusundan da yararlanabilir. Bu yüzden kendinizi sürekli aç, yorgun ve güçsüz hissettiğiniz bir diyet, sanıldığı kadar iyi bir diyet olmayabilir. Kilo vermek yarış değildir. Önemli olan, verdiğiniz kiloyu hangi dokudan verdiğinizdir.
Karbonhidratı kesmek...
Kilo verme döneminde karbonhidratlar çoğu zaman ilk suçlanan besin oluyor. Ekmek, pilav, makarna, hatta meyve bile bir anda yasaklılar listesine girebiliyor. Oysa karbonhidratı tamamen kesmeniz gerekmiyor. Karbonhidrat tek başına kilo aldıran bir besin değildir. Önemli olan ne kadar tükettiğiniz, hangi kaynaktan aldığınız ve beslenmenizin genel dengesidir. Üstelik karbonhidratlar kasların kullandığı önemli enerji kaynaklarından biridir. Özellikle egzersiz yapıyorsanız kaslarda depolanan glikojen, fiziksel aktivite sırasında önemli bir yakıt görevi görür.
Bu nedenle karbonhidratı sıfırlamak yerine doğru karbonhidratı doğru porsiyonda tüketmek çok daha akılcı bir yaklaşımdır.
Tam tahıllı ekmek, bulgur, yulaf, kuru baklagiller, sebzeler ve bütün meyveler iyi seçeneklerdir. Şekerli içecekler, tatlılar ve yüksek oranda işlenmiş karbonhidratlarıysa daha seyrek tüketmeniz gerekir. Kısacası mesele ‘karbonhidrat yememek’ değil, karbonhidratın kalitesine ve miktarına dikkat etmektir.
Kilo verme sürecinde yalnızca tartıya bakmayın. Bel çevrenizi, kıyafetlerinizin üzerinizdeki duruşunu, fiziksel gücünüzü ve egzersiz performansınızı da takip edin. Mümkünse vücut kompozisyonunuzu da değerlendirin. Çünkü iki kişi aynı 10 kiloyu verebilir. Birinin kaybının büyük bölümü yağdan olurken diğerinde yağla birlikte önemli miktarda kas kaybı yaşanmış olabilir. Tartı ikisine de aynı şeyi söyler ama sağlık açısından bu iki sonuç aynı değildir. Kilo verirken yalnızca “Kaç kilo verdim” diye sormayın.
Yeterli protein alıyor muyum?
Kaslarımı çalıştırıyor muyum?
Karbonhidratı tamamen kesmek yerine doğru kaynaktan ve uygun porsiyonda mı tüketiyorum?
Kendimi aç bırakmadan kilo verebiliyor muyum?
Bunların cevapları, tartıdaki rakamdan çok daha önemli olabilir. Çünkü iyi bir zayıflama programı sizi yalnızca daha hafif yapmaz. Daha güçlü, daha hareketli ve uzun vadede daha sağlıklı bir vücuda taşır. Unutmayın; hedef yalnızca kilo vermek değil, yağ verirken kaslarımızı koruyarak sağlıklı yaş almaktır.
*İç hastalıkları, metabolizma ve obezite uzmanı
1- Yeterli protein alın: Protein kas dokusunun korunmasında en önemli besin öğelerinden biridir. Kilo verme döneminde yeterli protein tüketmek kas kaybının azaltılmasına yardımcı olabilir. Kaliteli protein kaynaklarını günlük beslenmenizde dengeli şekilde bulundurun. Ancak burada da ‘ne kadar çok protein, o kadar iyi’ düşüncesine kapılmayın. İhtiyacınız yaşınıza, vücut ağırlığınıza, kas kütlenize, fiziksel aktivitenize göre değişir.
2- Kaslarınızı çalıştırın: Yürüyüş çok değerli; ancak kas kütlesini korumak söz konusu olduğunda direnç egzersizinin ayrı bir yeri var. Ağırlık çalışmak zorunda değilsiniz. Direnç bantları, hafif ağırlıklar, squat veya sandalyeden kalkıp oturma gibi hareketler bile kişinin durumuna uygun şekilde programa eklenebilir.
3- Çok büyük kalori açığı oluşturmayın: Daha az yemek her zaman daha iyi değildir. Vücudunuzun ihtiyacından çok daha az enerji aldığınızda kas kaybı riskiniz artabilir. Sizi sürekli aç bırakmayan, günlük hareketliliğinizi sürdürebileceğiniz bir düzen oluşturun.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:38
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 23 Ağustos 2026 09:54 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















