Ankara24.com
close
up
Menu

Oğlundan Trump ın başını yakacak Rus itirafı Sözcü Gazetesi

Vucic, 27 Eylül de istifa edip 25 Ekim seçimi için kampanyaya katılacak

Erdoğan’dan NATO liderlerine verilen silah hediyesiyle ilgili ilk açıklama: Eserlerimizi takdim edelim istedik

Çekmeköy de dorsesi açılan hafriyat kamyonu üst geçide çarptı

Memik Yılmaz: Fenerbahçe gibi bir rakibe karşı aldığımız 1 puan çok değerli

İKSV Alt Kat tan çocuklar için Kitap Arkadaşım

Bakan Gürlek duyurdu: Başsavcılıklara ailenin, gençlerin ve toplumun korunması için genelge

Umman duyurdu: Kritik Hürmüz görüşmesi ertelendi

Jigolo ağının çarkı deşifre oldu: Beni bu işlere Emre Tanış soktu

Kılıçdaroğlu nun koltuğuna talip! CHP’de ilk genel başkan adayı belli oldu

Günlerdir aranıyordu! Raperin Yılmaz ın gözaltı sonrası ilk görüntüleri

Sarıyer de villa arıyor: Mert Yazıcıoğlu yeni aşk yuvası için kolları sıvadı Sözcü Gazetesi

Bakan Bolat: Esnafımıza 853 milyar lira finansman desteği ve kolaylığı sağladık

Bakırköy’de 4 katlı metruk binanın çatısı alevlere teslim oldu

Rusya da akaryakıt krizi: Pek çok şehirde benzin bulunamıyor

Trump tan çok sert mesaj! Bize tazminat ödeyecekler

Valiliğin tedbiri işe yaradı! İstanbul da okulun ilk günü trafikte beklenmedik durum

Kurtlar Vadisi Pusu da yıllar sonra fark edilen detaylar: Bu sır benle mezara gidecek! Sözcü Gazetesi

İsrail ordusu ödüllü belgesel için harekete geçti: Yanıt verebiliriz

İsmail Kartal dan istifası hakkında açıklama

Kadını özgürleştirmek bu değil, yeğen! Özgür Bayram Soylu

Kadını özgürleştirmek bu değil, yeğen! Özgür Bayram Soylu

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Onlarca yıldır aynı ezber tekrarlanıyor, kadın çalışmalı, üretmeli, ekonomiye can vermeli, 9-5 mesaide hayatını çürütm... pardon, kendini gerçekleştirmeli! Bu söylem o kadar içselleştirildi ki ufak bir sorgulama niyetinde dahi olsanız Orta Çağ zihniyeti olarak linç yiyorsunuz. Çalışmayan kadın “Geri kalmış, vizyonsuz, Netflix bağımlısı”, evinde çocuğuyla ilgilenen anne “İsraf edilmiş bir potansiyel” olarak nitelendiriliyor. Oysa pembe bulutların arkasındaki rakamlar ve gerçekler bambaşka bir drama

Onlarca yıldır aynı ezber tekrarlanıyor, kadın çalışmalı, üretmeli, ekonomiye can vermeli, 9-5 mesaide hayatını çürütm... pardon, kendini gerçekleştirmeli! Bu söylem o kadar içselleştirildi ki ufak bir sorgulama niyetinde dahi olsanız Orta Çağ zihniyeti olarak linç yiyorsunuz. Çalışmayan kadın “Geri kalmış, vizyonsuz, Netflix bağımlısı”, evinde çocuğuyla ilgilenen anne “İsraf edilmiş bir potansiyel” olarak nitelendiriliyor. Oysa pembe bulutların arkasındaki rakamlar ve gerçekler bambaşka bir drama işaret ediyor. Sistem ne kadar zorlasa da kadın, kendi doğasına, kendi tercihine, kendi ailesine yöneliyor. Sonuç mu? Kapitalizmin “hem iş kadını ol, hem kusursuz anne ol, hem de yoganı eksik etme” ghosting’ine maruz kalan kadın…

VERİLER NE SÖYLÜYOR, BİZ NEDUY UYORUZ?

TÜİK verileri çarpıcı bir tabloyu gözler önüne seriyor. Türkiye’de kadınların yarı zamanlı çalışma oranı yüzde 18,3 iken erkeklerde bu oran yüzde 9,0. Yani kadınlar tam zamanlı iş hayatına erkeklerin yarı oranında razı oluyor. Bu bir tesadüf değil aslında. Çalışmak zorunda olan ama tam anlamıyla dahil olmak istemeyen, ailesine ayıracak zamanı korumaya çalışan bir kadın profilinin sayısal yansıması. Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranı yalnızca yüzde 26,9. Aynı koşuldaki erkeklerde bu oran yüzde 90,9. Kimse bu erkeği aile kutsalına kurban oldu diye nitelendirmiyor; kimse de bu kadına doğal tercihini kullanan biri gözüyle bakmıyor. Oysa karşımızda duran bu tablo, zorlama bir ideolojik dayatmadan çok insanın fabrika ayarlarının ve o içgüdüsel dengenin net bir fotoğrafı.

KARİYER BASAMAKLARI YÜKSELİRKEN BOŞALAN BEŞİKLER

Türkiye’de toplam doğurganlık hızı 2001’de 2,38 çocukken 2025’te 1,42’ye geriledi. Son 9 yıldır nüfusun yenilenme eşiği olan 2,1’in altındayız. 2017’de 1,5’in altında doğurganlık hızına sahip il sayısı 4’tü; 2025’te bu sayı 59’a çıktı. Doğurganlığın en yüksek olduğu yaş grubu 2001’de 20-24 yaş grubuyken 2025’te 25-29 yaşa kaymış. Kadınların ortalama ilk evlenme yaşının 26,0 olduğu düşünüldüğünde, anne olmak için kalan süre giderek kısalıyor.

Bu bir demografik uyarının ötesinde çığlık resmen.

Yalnız değiliz aslında. Bu dramatik filmi Güney Kore, Japonya ve İtalya gibi ülkeler de önden bilet alarak izlediler. Üstelik bu ülkeler, onlarca yıllık allı pullu toplumsal eşitlik politikalarına ve bütçeleri sarsan milyarlarca dolarlık çocuk teşvik paketlerine rağmen 1,0’ın altına çakılmaktan kurtulamadılar. Demek ki neymiş? Kasaya para koyarak ya da gökdelenlere kreş açarak insan doğası formatlanamıyormuş. Ve kadınlar modern dünyanın o yoğun kariyer baskısından, mesailerinden ve “süper kadın” olma dayatmasından sıyrılıp özgür bırakıldığında, pusula yeniden tek bir yeri gösteriyor, ben diyeyim evi siz deyin aileyi. Tabii o sırada yaş otuz beşi geçmediyse...

GÖRÜNMEZ EMEK

İngiltere›deki Sendikalar Konfederasyonu›nun verilerine bakılırsa, durum tam bir finansal trajedi. Erkek ve kadın arasındaki maaş farkı yüzde 12,8 seviyesinde. Üstelik uzmanlar bu farkın kapanması için 2056 yılına kadar beklememiz gerektiğini söylüyor. Yani parıltılı plazalarda eşitlik kutlamaları yapabilmek için önümüzde sadece bir otuz yılcık var. Bu hesapla, ortalama bir kadın çalışan, yılın tam 47 gününü fiilen hayır kurumuna bağış yapmış gibi, yani tamamen ücretsiz çalışarak geçiriyor. Maaş uçurumu, özellikle 50-59 yaş grubunda zirve yapıyor. Neden mi? Çünkü bu yaş grubundaki kadınlar; zamanında o çok övülen kariyer basamaklarını bir kenara itip, çocuğuna, yaşlısına, yani ailesinin bakım sorumluluklarına öncelik vermiş olanlar. Sistem, fedakarlığın faturasını emeklilik arefesinde yine onların önlerine koyuyor.

ASIL MESELE NE, YEĞEN?

Evde çocuk yetiştirmeyi seçen anneye, o görünmez mesaisinin karşılığı olan devlet güvenceli ve enflasyona endeksli bir “Aile Ödeneği” bağlanmalıdır. Yani net, elle tutulur, bankamatikten çekilen bir para. Kadının evdeki yılları resmi kıdem sayılmalı, emeklilik ve sağlık primleri devlet tarafından karşılanmalı; kadının geleceği ne eşinin merhametine ne de piyasanın insafına terk edilmelidir. Çok çocuklu annelere kademeli vergi muafiyeti, fatura indirimi ve konut kolaylığı da bugünün olmazsa olmazları.

Bugün kadını güçlendirmek onun sırtına hem şirketin ciro hedeflerini hem de bebeğin bezini yükleyip, arkasından “Hadi bakalım çağdaş kadın, sen süpersin, yaparsın!” diye el sallamak değildir herhalde. Hele ki her 8 Mart’ta beş yıldızlı otellerin klimalı salonlarında toplanıp, evinde çocuğuyla kalmak isteyen kadınları aydınlatılması gereken zavallılar olarak gören elitist bir vizyon hiç değil. Kadını özgürleştireceğim diyerek bir yuvadan alıp kurumsal kafese koymayı söylemiyorum bile.

Neymiş mesele biliyor musun?

Mesele, bir kadın karşılarına geçip, “Ben evimde kalıp çocuğumu büyüteceğim” dediğinde ona yukarıdan bakıp linç etmek değil yeğen...

Mesele, o kadına hak ettiği ekonomik bağımsızlığı, devlet güvenceli sosyal hakları ve o sarsılmaz toplumsal saygınlığı ceketini ilikleyerek altın tepside verebilmektir mesele.

Bizde elinden tek şey gelmeyince, kabullenmek en kolayıdır.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:97
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 17 Haziran 2026 04:20 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Oğlundan Trump ın başını yakacak Rus itirafı Sözcü Gazetesi

15 Eylül 2026 01:44see196

Vucic, 27 Eylül de istifa edip 25 Ekim seçimi için kampanyaya katılacak

15 Eylül 2026 01:30see180

Erdoğan’dan NATO liderlerine verilen silah hediyesiyle ilgili ilk açıklama: Eserlerimizi takdim edelim istedik

15 Eylül 2026 00:12see176

Çekmeköy de dorsesi açılan hafriyat kamyonu üst geçide çarptı

15 Eylül 2026 02:11see168

Memik Yılmaz: Fenerbahçe gibi bir rakibe karşı aldığımız 1 puan çok değerli

15 Eylül 2026 00:06see158

İKSV Alt Kat tan çocuklar için Kitap Arkadaşım

14 Eylül 2026 19:31see152

Bakan Gürlek duyurdu: Başsavcılıklara ailenin, gençlerin ve toplumun korunması için genelge

14 Eylül 2026 18:42see145

Umman duyurdu: Kritik Hürmüz görüşmesi ertelendi

14 Eylül 2026 08:48see144

Jigolo ağının çarkı deşifre oldu: Beni bu işlere Emre Tanış soktu

14 Eylül 2026 22:22see142

Kılıçdaroğlu nun koltuğuna talip! CHP’de ilk genel başkan adayı belli oldu

14 Eylül 2026 17:04see139

Günlerdir aranıyordu! Raperin Yılmaz ın gözaltı sonrası ilk görüntüleri

14 Eylül 2026 08:17see139

Sarıyer de villa arıyor: Mert Yazıcıoğlu yeni aşk yuvası için kolları sıvadı Sözcü Gazetesi

14 Eylül 2026 09:30see138

Bakan Bolat: Esnafımıza 853 milyar lira finansman desteği ve kolaylığı sağladık

15 Eylül 2026 19:47see138

Bakırköy’de 4 katlı metruk binanın çatısı alevlere teslim oldu

15 Eylül 2026 00:46see137

Rusya da akaryakıt krizi: Pek çok şehirde benzin bulunamıyor

14 Eylül 2026 22:14see137

Trump tan çok sert mesaj! Bize tazminat ödeyecekler

15 Eylül 2026 00:09see135

Valiliğin tedbiri işe yaradı! İstanbul da okulun ilk günü trafikte beklenmedik durum

14 Eylül 2026 09:31see135

Kurtlar Vadisi Pusu da yıllar sonra fark edilen detaylar: Bu sır benle mezara gidecek! Sözcü Gazetesi

14 Eylül 2026 09:35see135

İsrail ordusu ödüllü belgesel için harekete geçti: Yanıt verebiliriz

14 Eylül 2026 18:02see134

İsmail Kartal dan istifası hakkında açıklama

14 Eylül 2026 19:28see133
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları