İzmir de iki kardeşin öldüğü sel faciasında çelişkili ifadeler: aranan sürücü tutuklandı
Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
İzmir'in Menderes ilçesi Oğlananası Mahallesi Kısık Sanayi yolunda, 5 Şubat akşamı dere üzerindeki köprüden geçmeye çalışan bir otomobil sel sularına kapıldı. Araçta bulunan Balımnaz Türkkal (16) ve ablası Nergiz Türkkal (21) ile Devran Y. (28) ve Tamer Demirdaş (33), akıntıya kapılan araçta mahsur kaldı. Sürücü Tamer Demirdaş ve Devran Y. kendi imkanlarıyla araçtan kurtulurken, iki kız kardeş akıntıya kapılarak hayatını kaybetti. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen İzmir Jandarma Komutanlığı Sualtı Arama Kurtarma Timi ve AFAD ekipleri, eğitimli köpeklerin de yardımıyla yürüttüğü çalışmalarda Balımnaz ve Nergiz Türkkal’ın cansız bedenlerine ulaştı. Kardeşler, Hacılarkırı Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Olayın ardından kaçan ve hakkında ‘Uyuşturucu imal ve satmak’ ile ‘Hırsızlık’ suçlarından yakalama kararı bulunan sürücü Tamer Demirdaş jandarma tarafından yakalanarak çıkarıldığı mahkemede tutuklandı. Araçtaki diğer kişi Devran Y. ise serbest bırakıldı.
ŞÜPHELİ DEVRAN Y.: 'YOLU BULDUĞUMDA GÜN AĞARMIŞTI'Serbest bırakılan Devran Y. ifadesinde, olay gecesi yaşananları şu sözlerle anlattı:
"Konak Tepecik bölgesinden Balımnaz ve Nergiz'i aldık. Araçla Konak İnciraltı bölgesi taraflarında gezdik. Ardından aynı araçla Sarnıç bölgesi Yaşam Piknik Alanı'na geldik. Burada aramızda eğlendik. Saat 22.00 sıralarında Gaziemir istikametinden Torbalı istikametine doğru seyrediyorduk. Aracı yine Tamer sürüyordu. Sağ ön koltukta Nergis, sol arka koltukta ben oturuyordum. Balımnaz da yanımda oturuyordu. Menderes Torbalı yolu üzerinde hızımız 20-30 kilometreydi. Yağış çok fazla ve akıntı da vardı. Sonrasında biz arazilerin bulunduğu bir ara sokağa girdik. Burada bir anda akıntıya kapıldık. Aracın sol ön ve sol arka camlarını açtık. Ben ve Tamer, araç sele kapılınca camdan atladık. Ancak Balımnaz ve Nergiz araçtan atlayamadı. Akıntından ne zaman çıktığımı hatırlamıyorum. Tam olarak çıkış yolu bulduğumda nerede olduğumu da bilmiyordum. Yolu bulduğumda gün ağarmıştı. Ardından Tamer'in evine gittim. Ailesi Tamer'in evde olmadığını ve gelmediğini söyledi. Bunun üzerine hemen Ayrancılar Jandarma Karakolu'na gittim, olayı izah ettim."
TUTUKLANAN SÜRÜCÜ: 'POLİS ÇEVİRMESİ OLMADIĞI İÇİN BU YOLU SEÇTİM'Tutuklanan sürücü Tamer Demirdaş ise neden riskli bir güzergahı tercih ettiğini ifadesinde itiraf etti:
"Hakkımda önceden tutuklamaya yönelik yakalama olduğu için çevirme olan yolları tercih etmiyorum. Bu yolu devamlı olarak kullanmaktaydım. Biz olay yerine vardığımızda yağmur çiseliyordu. Yol üzerinde biraz su birikintisi olmuştu ancak ben arabayla geçebileceğimi düşündüm. Hızım yaklaşık 10-20 kilometreydi. Su birikintisine doğru aracı sürdüm. Tam su birikintisi üzerindeyken araç sağ ön kısmından batmaya başladı. Araç sağa doğru gitti. Aracın akıntıya kapıldığını fark edince sol ön yolcu koltuğunun bulunduğu camdan dışarı atladım. Devran da araçtan çıktı. Ben sele kapılmaya başlayınca kendisine tutunarak kurtuldum. Araçtaki kadınların da kaçıp, kendilerini kurtardıklarını düşündüm. O an kendi can derdime düştüğüm için ne olduğunu anlayamadım. Daha sonra arkadaşımın evine gidip, sığındım. Olaydan 5-6 saat sonra arkadaşım, yeğenime haber vermiş. Kendisi bizi almak için eve geldi. Jandarmaya haber verilmesini sağlayan kişi benim. Ayrıca Devran'ın kolluk görevlilerine başvurmasını da ben kendim istedim. Tutuklamaya yönelik yakalamam olduğu için kolluk kuvvetlerine kendim başvuramadım."
BABA İLKER TÜRKKAL: KIZIMIN ÜZERİNDE MONDU VE TELEFONU YOKTUOlayla ilgili soruşturma sürerken, hayatını kaybeden kızların babası İlker Türkkal, şüphelilerin ifadelerindeki ve olay yerindeki çelişkilere dikkat çekti:
"İki evladımı birden kaybettim. Küçük kızım, evli olan ablasının evinde kalıyordu. 'Devran' ile yemeğe gitmek için evden çıkarken, ablasının da kendisiyle gelmesini istiyor. Ablasıyla birlikte arabaya biniyorlar. O sırada 'Tamer' de onlarla. Menderes'in Oğlananası Mahallesi'ne gidip, bir restorana yemek yiyorlar. Sözüm ona İzmir'e dönüş yolunda, 'Kaza oldu' diyorlar. Orası, İzmir'e dönüş yolu değil. Olayla ilgili birçok şüphe oluştu kafamızda. Kaza yapan bir insan, 12 saat sonra avukatıyla neden karakola gider? İkincisi, biri 16 diğeri 21 yaşındaki bir kız çocuğunu, ölüme nasıl bırakıp gidebilirsin? Hangi vicdana ve merhamete sığar. O an otomobilden kendi imkanlarınla çıktığında, dizine kadar suyun geldiğini iddia ediyorsun. Ama onları çıkartamadığını söylorsun. Araba sürüklenmiş yani koskoca adamlar çıkarken ufacık çocukları çıkartamamışlar. Çıkartamadığınızı da kabul edelim. Çevredeki evlerden neden yardım istemediniz? Neden kendi yakınlarınızı olay sonrası arayıp eşya istediniz? Neden 112'yi aramadınız? Madem dereye uçtunuz da üstünüzde o telefon nasıl çalıştı? Kızım emniyet kemeri takmazdı. Cenazesi, emniyet kemeri takılı olarak bulundu. Mekan çıkışında montları üzerlerinde olan kızlarımın ikisinin de üstünde montları yoktu. Çantaları, cep telefonları da yok. Kızımın sadece cebinden çakmak çıkıyor. Yani tamamen orada ölüme terk edilmişler. Ya da öldürülüp oraya atıldı. Benim tahminim öldürülüp atıldılar. Ama nedenini hala daha öğrenemedik."
AİLEDEN ADALET ÇAĞRISI VE CİNAYET İDDİASIBaba İlker Türkkal, Devran Y.'nin serbest bırakılmasına tepki göstererek, "Bir çukura veya lağıma kedi ya da köpek düşüyor biz ona seferber oluyoruz. Sen iki tane canı evinden alıp da ölüme bıraktığında nasıl serbest kalabilirsin? Sadece savcılarımızdan, hakimlerimizden bunun cevabını istiyoruz. Adalet istiyoruz" dedi.
Anne Özlem Türkkal ise olayın kaza olmadığını savunarak yetkililere seslendi:
"Yavrularımın ikisi de şu an yok. Olayın kaza olduğu söylendi ama ben öyle olduğunu zannetmiyorum. Benim gözümde bu bir cinayet. Kızlarımı ölüme terk ettiler. Kaza olduğunu söylüyorlar ama kendileri kurtuldu. Benim çocuklarımı neden orada bırakıp, gittiler. Kendilerinin burnu bile kanamadı. Yetkililere sesleniyorum, ne olursunuz bu olayın peşini bırakmayın, araştırın. İki yavrumun neydi suçu, kabahati. Devran serbest bırakılmış, Tamer tutuklandı. 'Devran mağdur' dediler. Benim çocuklarım mağdur değil miydi? Bu bir kaza değil, cinayet."
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:95
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 03 Mart 2026 16:41 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















