Ankara24.com
close
up
Menu

Oğlu güreşte kaybeden bakan yardımcısı sahaya atladı: Hakeme küfredip üzerine yürüdü! Sözcü Gazetesi

Netanyahu, ABD ye gitmeden kabineyi toplayacak Dış Haberler

Bir skandal daha ortaya çıktı! Kilolu çıktım kaprisi 800 bin liraya patladı

Sağlık Bakanı Memişoğlu Rize Şehir Hastanesinde incelemelerde bulundu

Berlin de bir araç kalabalığa daldı Dış Haberler

Rutin kontrolde tespit edilen kanseri erken tanıyla yendi

İsrail den son dakika Gazze kararı! Resmen onay verdiler! Tüm dünyanın beklediği haber

190 yıl yaşanır mı? Bilim insanları nihai sınırı hesapladı!

Katil kana doymuyor! Netanyahu, Trump ın o talebini reddedecek

Gülben Ergen abonelik sistemi açtı

Türkiye’de kurutuluyor, dünyada baş tacı ediliyor! 91 ülkenin vazgeçilmezi oldu

TV YAYIN AKIŞI 26 TEMMUZ 2026 PAZAR Kanal D, Show TV, TRT1, ATV, Star TV, Now TV, TV8 yayın akışı ile bugün televizyonda neler var?

21 yıllık ayrılık depremle bitti: Cüce çiftin büyük aşkı Gülsüm bebekle taçlandı

Bakan Kacır, Terminal İstanbul projesinin başlangıç etabını duyurdu

Soykırımcı İsrail, Filistin topraklarına yönelik gasbını genişletmeyi amaçlıyor

Adana’da PVC ustası kurşunlanarak katledilmişti! Çocuk tetikçi ve azmettirici yakalandı: Meğer ağabeyinin…

Bakırhan: Terörsüz Türkiye çerçeve yasası bu hafta Meclis te

Trump İran da çıkmazda! Savaş uzadı, maliyet büyüdü, dünyanın en büyük ordusu çaresiz

Hamaney in bazı nedenlerle herhangi bir yer veya kişiyle iletişim kurmadığı öne sürüldü

Erdem Canpolat, Rizespor dan ayrıldı!

İslâm’da din adamı var mıdır? (2) Mahmut Ay

İslâm’da din adamı var mıdır? (2) Mahmut Ay

Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

İslam tarihi boyunca dinî bilgisini dünyevî menfaat uğruna kullanan pek çok zavallı insan çıkmıştır. Mesela ilmiye sınıfından özellikle resmî makam ve mevkilere talip olan, bu uğurda çok lüzumsuz tartışmalara, yarışlara ve kavgalara girenler olmuştur. Yine bu sınıf içinden halkın beğenisini, takdirini toplama ve böylece popülaritesini artırma amacıyla dinî ve millî konularda belirli bir ajanda çerçevesinde fikirlerini açıklayanlar çıkmıştır. İlmini dünya menfaati için kullanmaktan haya eden hakikî

İslam tarihi boyunca dinî bilgisini dünyevî menfaat uğruna kullanan pek çok zavallı insan çıkmıştır. Mesela ilmiye sınıfından özellikle resmî makam ve mevkilere talip olan, bu uğurda çok lüzumsuz tartışmalara, yarışlara ve kavgalara girenler olmuştur. Yine bu sınıf içinden halkın beğenisini, takdirini toplama ve böylece popülaritesini artırma amacıyla dinî ve millî konularda belirli bir ajanda çerçevesinde fikirlerini açıklayanlar çıkmıştır. İlmini dünya menfaati için kullanmaktan haya eden hakikî ilim adamları ise bu tür kimselerin farkında olmuş, bunlardan uzak durmuş ve yanlışlıklarını ellerinden geldiğince dile getirmişlerdir. Lakin bunu yaparken, “Lâ rahbâniyyete fi’l-İslâm (İslam’da rahbâniyet yoktur)” sözünü delil getirerek “İslam’da ruhban sınıfı yoktur; din adamı yoktur.” gibi söylemlere tenezzül etmemişlerdir. İki hafta önceki yazımızda vurguladığımız gibi, hadis olarak zikredilen ama manası hadislerle uyumlu olsa da lafzen hadis olmayan “Lâ rahbâniyyete fi’l-İslâm (İslam’da rahbâniyet yoktur)” sözünün bağlamı, İslam’da din adamı sınıfının olup olmadığı, ulemâ otoritesinin doğru olup olmadığı meselesi değildir. Bu sözün zikredildiği tüm klasik kaynaklardaki tartışmanın bağlamı, İslâm’a göre hayattan el etek çekip, evlenmeyip ağır riyazetler yaparak dağlara, mağaralara ve manastır benzeri mekanlara çekilmek suretiyle toplumdan tamamen tecrit edilmiş bir şekilde yaşamanın doğru olmadığı konusudur. Biraz detay olacak belki ama Reşîd Rızâ’nın (ö. 1935) “el-Menâr” ismiyle meşhur olan tefsirinde mezkûr söz, belki modern kullanımıyla “İslam’da ruhbanlık/din adamı sınıfı yoktur.” anlamında kullanılmış olabilir diye bu eseri taradık ancak tespit edebildiğimiz kadarıyla Reşîd Rızâ’nın “Lâ rahbâniyyete fi’l-İslâm” ifadesini sadece Tevbe Suresi’nin 112. âyetinde kullandığını gördük. Buradaki bağlam da klasik eserlerdeki bağlamla aynıdır. (Bk. Tefsîru’l-Menâr, Dâru’l-Marife, XI/54). Yani Reşîd Rızâ dahi bu sözü “İslam’da ruhbanlık/din adamlığı yoktur.” anlamında kullanmamıştır.

Tasavvuf tarihine bakıldığında da cahil halk kesimini birtakım sahtekarlıklarla etkilemeye çalışan kendisi için veli, mehdi, kutub, gavs vs. gibi vasıfları kullan(dır)an nice sahte şeyhler çıkmıştır. Bizzat sûfîler, bunlardan kendi kitaplarında yakınmışlar ve bu gibi sahte şeyhler hakkında dikkatli olunması gerektiğini tavsiye etmişlerdir. Hemen her hacimli tasavvuf klasiğinde bu tür eleştiri ve uyarılara rastlamak mümkündür. Ancak bu kaynaklarda da “İslâm’da rahbâniyet yoktur.” dolayısıyla “İslam’da din adamı yoktur.” şeklinde bir söyleme rastlamak mümkün değildir. Bu sözün, “İslam’da din adamı yoktur.” anlamında kullanılması, tamamen modern bir şeydir. Tespit edebildiğimiz kadarıyla bu bağlamda kullanan ilk kişi, merhum Elmalılı Hamdi Efendi’dir. Elmalılı’dan önce Ahmet Cevdet Paşa, gemi seyahatinde karşılaştığı Fransa’nın Osmanlı büyükelçisi ile konuşurken “Batı’daki gibi din adamı sınıfı (clergy) bizde yoktur.” kanaatini dile getirmiştir. Ancak bu kanaatini detaylı bir şekilde serdederken “İslâm’da rahbâniyet yoktur.” sözünü zikretmemiştir. (Ahmet Cevdet Paşa ve Elmalılı Hamdi Efendi’nin konuyla ilgili yazıları için bk. İsmail Kara, Müslüman Kalarak Avrupalı Olmak, s. 104-113).

İslam’da din adamının olup olmadığına dair tartışmaların ve “İslam’da din adamı/ruhban sınıfı yoktur.” söyleminin, Ahmet Cevdet Paşa ile başladığını, bilâhare bu tartışmanın “lâ rahbâniyyete fi’l-İslâm (İslam’da rahbâniyet yoktur.)” ifadesine yapılan atıflarla şu dönemlerde yoğunlaştığını görüyoruz: II. Meşrutiyet döneminde, Cumhuriyet döneminde imam-hatip okullarıyla ilgili tartışmalarının yaşandığı zamanlarda (özellikle 1960’larda ve 28 Şubat sürecinde), 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsü sonrasında, sekülerleşmenin arttığı ve kurumsal dindarlığın zayıflamaya yüz tuttuğu son yıllarda. Bu tartışmanın neden bu dönemlerde yoğunlaştığını ise müstakil bir yazıda ele almak gerekir.

“Peki, ne oldu da 19. asrın sonlarından itibaren gittikçe artan bir dozda İslam’da din adamlığının ve ruhbanlığın olmadığı tartışılmaya başlandı?” sorusunu şöyle cevaplayabiliriz: İslam ülkeleri, Batı karşısında mağlup olunca bu mağlubiyetin sebepleri iyi veya kötü niyetle araştırılmaya çalışıldı. Osmanlı, Mısır ve Hindistan’dan Batı’ya tahsil için gidenler başta olmak üzere İslam dünyasının entelektüellerinin çok büyük bir kısmı, yenilginin faturasını dine çıkardılar. Kimi, dini tamamen terk etmek gerektiği kanaatine vardı kimi de Protestanlara özenerek özellikle ulemâ ve meşâyıhı hedef aldı. İlmiye sınıfı içinden de ulemâyı hafif ya da sert bir biçimde eleştirenler çıktı. Batı toplumları, kendilerine asırlarca zulüm etmiş olan din adamlarından kurtulmak için epey mücadele verdi. Onlardan kurtulmaları, maddî manada Batı’nın lehine oldu. Bunu gören İslam dünyasının entelektüellerinin çoğu, kendi toplumlarındaki din adamlarından da kurtulmak gerektiği kanaatine vardı. İşte “İslam’da ruhbanlık/din adamı sınıfı yoktur.” söylemi böyle bir süreçte ortaya çıkmış oldu.

Tanzimat sonrasında ülkemizde meydana gelen ilmî ve fikrî tartışmalar gibi dinî tartışmaların da Batı’daki ilmî, fikrî ve dinî gelişmeler ve tartışmalardan bağımsız okunmaması gerekir. Batı’nın dinle alakalı serüvenini 16. yüzyıldan itibaren şöyle özetleyebiliriz: Almanya’da “Solo Scriptura (Yalnızca Kutsal Kitap)” mottosuyla ortaya çıkan reform hareketi başarıya ulaştı ve Batı zamanla Protestanlaştı.

Protestanlık’ta rahiplerin otoritesi zayıflatıldı ve Kutsal Kitab’ın yorumunun din adamlarının tekelinde olmadığı vurgulandı. Böylece din konusunda geleneksel yorumlardan yavaş yavaş uzaklaşılarak “gelenek” ile bağ koparıldı. Bu durum, kurumsal dindarlığı zayıflatıp bireysel dindarlığın önünü açmış oldu. Zamanla ruhban sınıfının konumu, etkisi ve otoritesi çok zayıfladı. Bunun sonucu, hiç de dinin ve dindarlığın lehine olmadı. Sekülerleşme arttı ve sekülerleşmenin kaçınılmaz sonucu olarak da ateizm, apateizm, deizm gibi akımlar iyice yayıldı. Yapılan sosyal araştırmalara göre bugün Batı toplumlarının en az yarısı kendisini “dine inanmayan kişi” olarak tanımlamaktadır.

Şunu ifade etmeye çalışıyoruz: Bize çok masum bir ilmî hüküm gibi görünen “İslam’da din adamı/ruhban sınıfı yoktur.” söyleminin yoğunlaştığı dönemlere bakıldığında, bunların sekülerleşme taleplerinin arttığı zamana denk geldiği görülecektir. Bu söylem, ülkemizde hangi niyet ve amaçla dile getirilirse getirilsin, sekülerleşme sürecine dolaylı olarak katkı sunmaktadır. Zira ülkemizde “İslam’da din adamı/ruhban sınıfı yoktur.” sözü, çoğunlukla “İslâm’da şeyh, mürşit, hoca, âlim, müftü, vaiz, imam vs. gibi kişilerin hiçbir dinî otoritesi yoktur. Onlara itibar etmemek gerekir. Her Müslümanın, dini istediği gibi anlayıp yorumlama hakkı vardır.” gibi anlaşılıyor. Bu söylemi kullananlara bakıldığında, bunların önemli bir kısmının seküler kesimden geldiği gerçeği de bu durumu teyit ediyor. Doğrudan dini hedef alamayanlar, din adamlarını hedef alıyor. Din adamlarını yıpratmak suretiyle dindarlığı zayıflatmaya çalışıyor. Din adamlarına itibar suikastı yapmak, dine zarar vermeye matuf bir gayrettir. Bazı din âlimlerinin, iyi niyetli bir şekilde “İslam’da din adamı/ruhban sınıfı yoktur.” söylemi, istemeyerek de olsa sekülerlerin amacını gerçekleştirmeye yaramaktadır. Dolayısıyla bu konuyu konuşurken, söylemimizin İslam’da sâlih âlimlerin ve kâmil mürşidlerin konumuna ve saygınlığına halel getirecek bir boyuta ulaşmamasına dikkat etmekte fayda vardır.

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:88
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 12 Aralık 2025 04:05 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Oğlu güreşte kaybeden bakan yardımcısı sahaya atladı: Hakeme küfredip üzerine yürüdü! Sözcü Gazetesi

26 Temmuz 2026 00:59see201

Netanyahu, ABD ye gitmeden kabineyi toplayacak Dış Haberler

26 Temmuz 2026 04:09see172

Bir skandal daha ortaya çıktı! Kilolu çıktım kaprisi 800 bin liraya patladı

26 Temmuz 2026 08:40see167

Sağlık Bakanı Memişoğlu Rize Şehir Hastanesinde incelemelerde bulundu

26 Temmuz 2026 03:45see165

Berlin de bir araç kalabalığa daldı Dış Haberler

26 Temmuz 2026 01:03see164

Rutin kontrolde tespit edilen kanseri erken tanıyla yendi

26 Temmuz 2026 09:29see162

İsrail den son dakika Gazze kararı! Resmen onay verdiler! Tüm dünyanın beklediği haber

26 Temmuz 2026 19:08see159

190 yıl yaşanır mı? Bilim insanları nihai sınırı hesapladı!

26 Temmuz 2026 10:47see158

Katil kana doymuyor! Netanyahu, Trump ın o talebini reddedecek

27 Temmuz 2026 04:31see158

Gülben Ergen abonelik sistemi açtı

26 Temmuz 2026 11:44see156

Türkiye’de kurutuluyor, dünyada baş tacı ediliyor! 91 ülkenin vazgeçilmezi oldu

26 Temmuz 2026 11:44see156

TV YAYIN AKIŞI 26 TEMMUZ 2026 PAZAR Kanal D, Show TV, TRT1, ATV, Star TV, Now TV, TV8 yayın akışı ile bugün televizyonda neler var?

26 Temmuz 2026 14:13see155

21 yıllık ayrılık depremle bitti: Cüce çiftin büyük aşkı Gülsüm bebekle taçlandı

26 Temmuz 2026 14:19see154

Bakan Kacır, Terminal İstanbul projesinin başlangıç etabını duyurdu

26 Temmuz 2026 20:22see153

Soykırımcı İsrail, Filistin topraklarına yönelik gasbını genişletmeyi amaçlıyor

26 Temmuz 2026 04:08see153

Adana’da PVC ustası kurşunlanarak katledilmişti! Çocuk tetikçi ve azmettirici yakalandı: Meğer ağabeyinin…

26 Temmuz 2026 11:23see151

Bakırhan: Terörsüz Türkiye çerçeve yasası bu hafta Meclis te

26 Temmuz 2026 15:43see148

Trump İran da çıkmazda! Savaş uzadı, maliyet büyüdü, dünyanın en büyük ordusu çaresiz

26 Temmuz 2026 16:23see147

Hamaney in bazı nedenlerle herhangi bir yer veya kişiyle iletişim kurmadığı öne sürüldü

26 Temmuz 2026 16:14see147

Erdem Canpolat, Rizespor dan ayrıldı!

26 Temmuz 2026 19:27see144
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları