İran’ın milyar dolarlık gizli ağı! Hepsi buhar oldu ama izleri kaybolmadı… Para zincirinde karanlık nokta
Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.
Kripto para sektörünün bugüne kadar karşı karşıya kaldığı en büyük siber saldırılardan biri olarak değerlendirilen Bybit hack olayı, sadece dijital varlık hırsızlıklarından biri olmakla kalmadı, aynı zamanda uluslararası yaptırımların kripto para ekosistemi üzerinden nasıl aşılabildiğine ilişkin tartışmaları da yeniden alevlendirdi.
Bybit hack olayında ne olmuştu? Şubat 2025’te dünyanın önde gelen kripto para borsalarından Bybit, yaklaşık 1,5 milyar dolar değerinde Ethereum (ETH) ve çeşitli dijital varlıkların çalındığı büyük çaplı bir siber saldırıya uğradı. Blockchain analiz şirketleri ile ABD’li güvenlik yetkilileri, saldırının arkasında Kuzey Kore devlet destekli hacker grubu Lazarus Group’un bulunduğunu değerlendirdi.
Saldırganların ele geçirdiği dijital varlıklar, izlerini kaybettirmek amacıyla yüzlerce farklı cüzdana bölündü; farklı blok zincirleri arasında taşındı ve çok sayıda köprüleme hizmeti kullanılarak karmaşık bir transfer ağı oluşturuldu. Tam da bu noktada yürütülen blockchain incelemeleri dikkat çekici yeni bulgular ortaya çıkardı, özellikle de İran ile ilgili.
İRAN MERKEZ BANKASI’NIN KONTROLÜNDEKİ İKİ DİJİTAL CÜZDANDA ŞÜPHELİ HAREKETLER
Wall Street Journal’da yer alan habere göre kripto para araştırmacılarının yaptığı incelemelerde, İran Merkez Bankası’nın kontrolünde olduğu değerlendirilen iki dijital cüzdana ulaşan şüpheli para hareketleri tespit edildi. Yapılan geriye dönük blockchain analizlerinde söz konusu fonların, Kuzey Kore bağlantılı olduğu öne sürülen bilgisayar korsanlarının Bybit kripto para borsasından çaldığı yaklaşık 1,5 milyar dolarlık dijital varlıklarla bağlantılı olduğu belirlendi.
Haberde uzmanların analizine göre çalınan fonlar, İran bağlantılı cüzdanlara ulaştıktan sonra izlerini kaybettirmek amacıyla çok sayıda farklı blok zinciri, merkeziyetsiz finans (DeFi) protokolü ve köprüleme hizmeti üzerinden parçalanarak aktarıldı. Karmaşık transfer zincirinin sonunda fonların önemli bir bölümünün İran’ın en büyük kripto para borsası olan Nobitex’e, buradan da uluslararası faaliyet gösteren CoinEx’e ulaştığı tespit edildi.
3,84 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE KRİPTO PARA TRANSFERİ
Haberlerimizi Google’da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Yine aynı haberde Blockchain istihbarat şirketi TRM Labs tarafından hazırlanan analiz, CoinEx’in son yıllarda İran’ın uluslararası kripto para ekosistemine açılan en önemli kapılarından biri haline geldiğini ortaya koydu. Şirket verilerine göre 2019 yılından bu yana İran ile bağlantısı tespit edilen dijital cüzdanlar CoinEx üzerinden toplam 3,84 milyar doların üzerinde kripto para transferi gerçekleştirdi.
Analizde, CoinEx’in barındırdığı bazı cüzdanların yalnızca İran Merkez Bankası’na ait olduğu değerlendirilen hesaplardan gelen fonları almakla kalmadığı, aynı zamanda ABD makamlarının daha sonra İran Devrim Muhafızları ile ilişkilendirdiği hesaplarla da doğrudan işlem gerçekleştirdiği öne sürüldü.
‘BU ALAN İRAN İÇİN SINIRLI AMA ÖNEMLİ BİR MANEVRA ALANI’
Konuyu İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacılarından Oral Toğa’ya danıştığımda, “İran açısından kripto paraları, yalnızca finansal bir araç olarak değil, yaptırım baskısına karşı geliştirilen daha geniş direnç stratejisinin bir parçası olarak görmek gerekir. İran uzun yıllardır bankacılık sistemi, petrol gelirleri, dış ticaret ve döviz transferleri üzerinden çok ağır bir yaptırım rejimiyle karşı karşıya. Bu nedenle Tahran, klasik finans kanalları daraldığında alternatif yöntemler geliştirmeyi bir devlet refleksi haline getirdi” dedi ve şöyle devam etti:
“Kripto para da bu noktada İran’a sınırlı ama önemli bir manevra alanı sunuyor. Bu alan İran ekonomisini kurtaracak ölçekte değil fakat dışarıyla temas kurma, bazı ödemeleri kolaylaştırma, döviz hareketliliği sağlama ve yaptırımların etkisini kısmen yumuşatma bakımından işlevsel görülüyor. Dolayısıyla İran için kripto para tek başına strateji değil, yaptırımlarla yaşama ve yaptırımları aşındırma stratejisinin yeni araçlarından biri. Bu da bize İran’ın baskı altında tamamen pasifleşmediğini, aksine her yeni kısıtlamaya karşı yeni kanallar üretmeye çalıştığını gösteriyor.”
‘KARŞIMIZDA DAHA BÜYÜK BİR TABLO VAR’
“Bu iddialar doğruysa, karşımızda yalnızca bazı kişi veya şirketlerin yaptırımları delme çabasından daha büyük bir tablo var demektir” diyen Oral Toğa, “Bu tablo, İran’ın yaptırımlar karşısında devlet, yarı devlet, özel sektör ve gölge finans ağlarını birlikte kullanan daha esnek bir ekonomik direnç mimarisi kurduğunu gösterir” dedi. Uzman isim şu yorumda bulundu:
-- İran ekonomisi uzun süredir resmî kanalların yanında gayriresmî ve yarı resmî kanallarla ayakta tutuluyor. Kripto para ağları da bu yapıya yeni bir katman ekliyor. Buradaki asıl anlam şu: ABD yaptırımları İran’ın mali hareket alanını daraltıyor fakat İran da bu daralmayı tamamen kabullenmek yerine sistemin açık noktalarını kullanmaya çalışıyor. Bu durum İran’a kısa vadede nefes aldırabilir.
-- Ancak aynı zamanda ülkeyi yeni risklerle de karşı karşıya bırakır. Çünkü bu tür mekanizmalar ortaya çıktıkça ABD’nin yaptırım gerekçeleri genişler, İran finans sistemi daha fazla hedef haline gelir ve Tahran üzerindeki uluslararası baskı artar. Yani bu tablo İran’ın yaptırımlara uyum sağlama becerisini gösterdiği kadar, yaptırım savaşının daha karmaşık ve daha sert bir aşamaya geçtiğini de gösteriyor.
BİR YÖNTEM SAYESİNDE İŞLEMLERİN GERÇEK SAHİPLERİNİN TESPİT EDİLMESİ DAHA DA ZORLAŞTI
Peki bu ağda nasıl bir yol alındı? TRM Labs araştırmacıları, çalınan fonların izini Tron blok zincirinde sürmeye başladı. İlk aşamada USDT (Tether) cinsinden tutulan varlıklar çok sayıda parçaya ayrıldı. Daha sonra bu fonlar, farklı blok zincirleri arasında transfer sağlayan köprüleme servisleri aracılığıyla Ethereum ağına taşındı.
Ethereum ağına geçen varlıklar burada merkeziyetsiz finans protokolleri üzerinden farklı dijital varlıklara dönüştürüldü. Araştırmacılar, kullanılan akıllı sözleşmeler sayesinde tokenların farklı kripto para birimlerine çevrilerek işlem geçmişinin daha karmaşık hale getirildiğini belirtti.
Transfer zinciri bununla da sınırlı kalmadı. Fonlar daha sonra herhangi bir üçüncü taraf finans kuruluşuna bağlı olmayan, kullanıcıların kendi kontrolünde bulunan çok sayıdaki bağımsız dijital cüzdana aktarıldı. Bu yöntem sayesinde işlemlerin gerçek sahiplerinin tespit edilmesi daha da zorlaştı.
Bağımsız cüzdanlardan çıkan varlıklar bu kez DAI isimli başka bir stabil kripto para birimine çevrildi. Ardından farklı köprüleme servisleri kullanılarak Binance Smart Chain ağına aktarıldı ve burada yeniden farklı dijital varlıklara dönüştürüldü. Araştırmacılara göre tüm bu süreçlerin temel amacı, fonların ilk kaynağıyla olan bağlantısını mümkün olduğunca görünmez hale getirmek.
COINEX: İRAN HÜKÜMETİYLE BAĞLANTIMIZ YOK
CoinEx’in kurucusu ve CEO’su Haipo Yang, Wall Street Journal ile yaptığı yazışmalarda İranlı kullanıcıların platformu yoğun şekilde kullandığını kabul etti. Ancak Yang, şirketin İran hükümetiyle herhangi bir kurumsal ilişkisinin bulunmadığını savundu. 2017 yılında eski Tencent mühendisi Haipo Yang tarafından Hong Kong'da kurulan CoinEx, faaliyetlerini bugün Seyşeller merkezli olarak sürdürüyor.
Yang, şirketin gelişmiş işlem izleme sistemleri kullandığını, yüksek riskli kullanıcıları tespit ettiğini ve son dönemde İran pazarından çekilmeye yönelik önemli adımlar attığını açıkladı. Bu kapsamda İran IP adreslerinden yeni kullanıcı kayıtlarının engellendiği, mevcut İranlı kullanıcıların ise sistemden çıkarılmaya başlandığı belirtildi. CoinEx sözcüsü ayrıca Bybit saldırısıyla bağlantılı olduğu iddia edilen işlemler hakkında şirket içinde detaylı inceleme başlatacaklarını da duyurdu.
ABD YAPTIRIMLARI VE İRAN'IN KRİPTO STRATEJİSİ
ABD yönetimi son yıllarda İran ile bağlantılı olduğu değerlendirilen çok sayıda kripto para platformuna yönelik yaptırım uygularken, Binance de İranlı kullanıcıların platforma erişimine izin verdiği gerekçesiyle soruşturmaların odağında yer aldı.
Blockchain analizleri, Binance'in yaptırım kontrollerini sıkılaştırmasının ardından Nobitex’in en büyük uluslararası işlem ortağının CoinEx haline geldiğini gösteriyor. TRM Labs verilerine göre yalnızca geçtiğimiz yıl Nobitex ile CoinEx arasında gerçekleştirilen kripto para transferlerinin toplam hacmi 763 milyon doları aştı. CoinEx ise bu rakamların karşılıklı işlem hacimlerini birlikte değerlendirdiği için yanıltıcı olabileceğini savunuyor ve blockchain analiz şirketlerinin ulaştığı sonuçların kesin veri olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ediyor.
‘ABD’NİN BU ADIMLARI İRAN’IN KRİPTO PARA EKOSİSTEMİNİ TAMAMEN ORTADAN KALDIRMAZ’
ABD’nin bu konuda attığı sert adımların İran’ın kripto para ekosistemini tamamen ortadan kaldırmayacağını söyleyen Oral Toğa, “Fakat İran’ın hareket alanını daraltır, işlemlerin maliyetini artırır ve bu alanda faaliyet gösteren aktörler için daha yüksek bir siyasi risk üretir. Washington’un amacı çoğu zaman sistemi tamamen bitirmekten çok, İran’ın her kanalı rahat biçimde kullanmasını engellemek ve onu daha pahalı, daha parçalı ve daha riskli yöntemlere zorlamak” dedi.
“Bu açıdan yaptırımlar etkisiz değil. Özellikle büyük ve görünür platformlar hedef alındığında İran’ın uluslararası finansal bağlantıları zorlaşır” diyen uzman isim, “Ancak İran’ın uzun yaptırım tecrübesi dikkate alındığında, Tahran’ın alternatif platformlar, aracı yapılar, bölgesel ağlar ve yeni yöntemlerle bu baskıya uyum sağlamaya çalışması beklenir. Bu nedenle meseleyi siyah beyaz okumamak gerekir. ABD İran’ın bu alandaki kapasitesini sınırlayabilir ama tamamen durdurması zor. İran ise bu baskıyı aşmaya çalışır fakat bunu her seferinde daha yüksek maliyetle ve daha dar bir hareket alanı içinde yapmak zorunda kalır” ifadelerini kullandı.
DEVRİM MUHAFIZLARI BAĞLANTISI İDDİASI
Öte yandan yine haberde yer alan bilgilere göre TRM Labs analizlerinde CoinEx ile işlem gerçekleştiren bazı dijital cüzdanların ABD makamlarınca İran Devrim Muhafızları ile ilişkilendirilen kişi ve kuruluşlarla da bağlantılı olduğu öne sürüldü.
Rapora göre CoinEx cüzdanları, ABD tarafından yaptırım uygulanan İranlı iş insanı Ali Reza Derakhshan yer aldığı petrol satış ağıyla ilişkili işlemlerde kullanıldı.
Ayrıca CoinEx hesaplarının, İranlı iş insanı Babek Zencani ile bağlantılı olduğu değerlendirilen Londra merkezli Zedcex isimli platformun cüzdanlarıyla da karşılıklı para transferi yaptığı belirtildi. ABD Hazine Bakanlığı geçtiğimiz yıl Derakhshan’ın da yer aldığı ağı, İran petrol satışlarından elde edilen 100 milyon doların üzerinde kripto para transferi gerçekleştirmekle suçlayarak yaptırım listesine eklemişti.
Ocak ayında ise Babek Zencani ve Zedcex de yaptırım kapsamına alınmıştı. CoinEx ise yaptırım uygulanan kişi veya kuruluşlar adına doğrudan işlem gerçekleştirdiği yönündeki iddiaları reddediyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:100
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 27 Haziran 2026 07:22 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















