İran’ın gölge stratejisti: Krizin kilidi onun elinde! Neler yaptı, yeni hamlesi ne?
Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.
ABD ile İran arasındaki gerilim, yeni bir dönemece giriyor. Uzlaşılan geçici ateşkesin sona ermesine az bir süre kala ABD Başkanı Donald Trump, iki haftalık ateşkesi tek taraflı olarak uzattığını açıkladı. Trump’ın kararı, tarafları yeniden müzakere masasına döndürmek için yoğun diplomatik temasların sürdüğü bir dönemde geldi.
Bu karar, kısa vadede diplomatik trafiğin daha da yoğunlaşarak süreceğine işaret ederken, sahada hareketliliğin artma ihtimalini de güçlendiriyor. İran cephesinde ise sürecin seyrini belirleyen kilit aktörler yeniden odağa taşınıyor. Bu isimler arasında en dikkat çekeni, sahnede görünmese de perde arkasından sürecin yönünü belirleyen Ahmed Vahidi.
İRAN TARAFINDA GERÇEK KARAR VERİCİ AHMED VAHİDİ Mİ?
Bir yanda sosyal medya üzerinden mesajlar veren ve Florida’daki tatil evinden süreci yöneten ABD Başkanı Donald Trump, diğer yanda ise kamuoyu önünde tamamen sessiz kalmayı tercih eden İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun komutanı Ahmed Vahidi bulunuyor. Diplomatik sahnede görünür olan aktörler farklı olsa da kulislerde gerçek karar vericilerin bu iki isim olduğu değerlendiriliyor.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile İranlı siyasetçi Muhammed Bakır Kalibaf, Pakistan’ın başkenti Islamabad’da yürütülen görüşmelerde kamuoyuna diplomatik mesajlar verseler de, uzmanlara göre bu görüşmeler, sürecin yalnızca görünür yüzü. Asıl kararlar Washington ve Tahran’daki kapalı kapılar ardında şekilleniyor.
BASKI ALTINDA DİYALOG FORMÜLÜ
Bu noktada şu soru öne çıkıyor: Bu tür kararların İran’daki ‘görünmeyen aktörler’ üzerindeki etkisi nasıl okunmalı?
Trump’ın ateşkes uzatma kararını tek bir kategoriye yerleştirmenin mümkün olmadığının altını çizen İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacılarından Oral Toğa, konuyu İran açısından şu şekilde yorumladı:
-- İran tarafında Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın ulusal güvenlik danışmanı Mehdi Muhammedi, uzatmayı açıkça zaman kazanma manevrası olarak niteledi; Washington mahfillerinde ise İran’ın ‘birleşik bir teklif’ üretmesinin beklendiği vurgulanıyor. Görünmeyen aktörler bahsinde Washington’un ‘parçalanmış hükümet’ okumasının eksik bıraktığı nokta şu: Tahran’da karşı karşıya gelen çoklu güç merkezlerinden değil, Devrim Muhafızları Ordusu’nun 2010’lardan itibaren kademe kademe artan ve 2021 sonrası zirve yapan sivil kurum tekelinden söz etmek gerekir.
-- İstihbarat Bakanlığı karşısında Devrim Muhafızları Ordusu istihbaratı, Dışişleri karşısında ‘Kudüs Gücü’ diplomasisi yapısı bir süredir paralel değil, doğrudan ikame konumda. Cevad Zarif’in 2025 başında ikinci kez siyaseten tasfiyesi ve Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın 2024 sonbaharından beri dış politikada alenen susturulmuş olması, bu sürecin açık işaretleri. Dolayısıyla ortada formel karşı-ağırlık mekanizmalarının devre dışı kalması var. Ahmed Vahidi’nin adı perde arkasındaki asıl karar alıcı olarak öne çıkarken, bu tablo bir parçalanmanın değil, tekelleşmiş bir merkezin henüz birleşik teklif üretmemiş olmasının sonucu.
31 Mayıs 2011’de çekilen bu fotoğrafta o dönem İran Savunma Bakanı olan Ahmed Vahidi, Bolivya’nın Santa Cruz kentinde düzenlenen askeri törende bulunuyor. Fotoğraf: AP
SESSİZ AMA BELİRLEYİCİ GÜÇ
Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Ahmed Vahidi, savaşın başlamasından bu yana hiçbir basın açıklaması yapmadı, röportaj vermedi ve kamuoyu önüne çıkmadı. Vahidi, görevi 28 Şubat’ta selefi Muhammed Pakpur ile İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in ABD-İsrail saldırısında öldürülmesinin ardından devraldı. Bu ani liderlik değişimi, İran’ın askeri ve siyasi yapısında ciddi bir kriz yarattı. 67 yaşındaki komutan, bu kriz ortamında kontrolü hızla ele alan nadir isimlerden biri oldu.
Ahmed Vahidi’nin kamuoyu önünde neredeyse hiç yer almamasını üç düzlemde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Oral Toğa, “Birincisi, operasyonel güvenlik düzlemi. Önceki iki Devrim Muhafızları Ordusu başkomutanı Hüseyin Selami’nin Haziran 2025 On İki Gün Savaşı’nda, Muhammed Pakpur’un ise 28 Şubat’ta ABD-İsrail ortak harekâtının açılış evresinde öldürülmesi, üst komuta kademesinde görünürlüğün doğrudan hayati bir risk faktörüne dönüştüğünü gösteriyor. İkincisi, kişisel kariyer düzlemi. Vahidi, Kasım Süleymani öncesinin Kudüs Gücü komutanı olarak zaten istihbarat disiplininden gelen, medyaya kapalı bir profil sergilemişti. Süleymani’nin 2014 sonrası inşa ettiği kişi kültü ise kural değil, istisna” dedi.
Toğa, üçüncü maddeye dair ise şunları söyledi:
“Üçüncüsü ise doktriner düzlem. Suikast sonrası ortamda İran komuta kademesi, görünmezlik ve dağıtılmış komuta ilkelerine geri dönmüş durumda. Vahidi’nin başkomutanlığa atanmasının ardından yalnızca 19 Mart’ta başka bir üst düzey komutanın öldürülmesi üzerine taziye mahiyetinde tek bir açıklama yapması, bu yönelimin tekil örneği. Dolayısıyla ‘gölge stratejisti’ yakıştırması hem kişinin profiline hem de operasyonel koşulların dayattığı bir zorunluluğa karşılık geliyor. İki unsuru birbirinden ayırmadan yapılacak bir okuma eksik kalır.”
2013 yılında çekilen bu karede, dönemin İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, İran’ın o dönem için en yeni savaş uçağı olan ve yetkililerin radar tespitinden kaçabildiğini iddia ettiği Kahhir-313'ün tanıtım töreninde bir pilotu dinliyor. Ahmed Vahidi de Ahmedinejad’a eşlik edenler arasında yer alıyor. Fotoğraf: AP
İÇ POLİTİKADA SERT VE GÜVENLİKÇİ YAKLAŞIM
Ahmed Vahidi’nin uzmanlığı klasik askeri stratejiden ziyade baskı ve kontrol üzerine kurulu. Özellikle, vekil güçlerin yönetimi, ayrılıkçı hareketlerin bastırılması ve merkezi otoritenin zayıfladığı bölgelerde kontrol sağlanması gibi alanlarda etkili olduğu biliniyor.
İran Devrimi’nden bu yana Devrim Muhafızları içinde yer alan Vahidi, 1988’de Kudüs Gücü’nün ilk komutanı olarak İran’ın bölgesel nüfuz stratejisinin mimarlarından biri oldu. Onun döneminde İran; Hizbullah, Husiler ve Hamas gibi yapılar üzerinden geniş bir vekil güç ağı kurdu.
Vahidi, 2009-2013 yıllarında Mahmud Ahmedinejad döneminde savunma bakanı olarak görev yaptı. Daha sonra 2021-2024 arasında İbrahim Reisi hükümetinde içişleri bakanlığı görevini üstlendi. 2022 yılında Mahsa Amini’nin ölümüyle başlayan protestolar sırasında uygulanan sert müdahalelerde kilit rol oynadı.
Bu süreçte çok sayıda askeri vali atandı, polis teşkilatında kapsamlı değişiklikler yapıldı ve Devrim Muhafızları kadroları yerel yönetimlere yerleştirildi.
İRAN’IN VEKİL STRATEJİSİNİN İKİ YÜZÜ
Bu noktada şu sorunun cevabı da oldukça kritik: İran’ın bölgesel vekil ağları (Hizbullah, Husiler, Hamas vb.) düşünüldüğünde, Vahidi’nin stratejik geçmişi bu yapıları sadece bir caydırıcılık unsuru mu yapıyor, yoksa kontrollü bir tırmanma doktrinine mi dönüştürüyor?
“Vahidi’nin stratejik geçmişi, İran’ın bölgesel vekil ağlarını tek bir doktrine indirgemeye elverişli değil” diyen Oral Toğa, şu önemli bilgilerin altını çizdi:
-- 1988-1997 arası Kudüs Gücü komutanlığı döneminde Tahran’ın Lübnan Hizbullahı başta olmak üzere bölgesel müttefikleriyle kurduğu yapısal ilişki, baştan beri iki işlevi birlikte taşır. Bunlardan ilki caydırıcılık, yani Tahran’a yönelik doğrudan saldırı maliyetini yükseltme. İkincisi kontrollü tırmanma, yani çatışma şiddetini ihtiyaca göre ayarlayabileceği vekil eşikler yaratma.
-- Bu yönüyle caydırıcılık ile kontrollü tırmanma birbirinin alternatifi değil, aynı doktrinin iki farklı ayarı. Vahidi’nin döneminden devralınan yapısal mantık da bu yöndedir. Ancak Hizbullah’ın 2023 sonrası süreçte belirgin biçimde zayıflaması ve Direniş Ekseni modelinin aşınması çerçevesinde bugünkü tablo, bu doktrini önemli ölçüde sınırlamış durumda.
-- Şam’daki Esed yönetimi düşmüş, Hamas’ın askerî altyapısı ağır yıpranmış, Husiler Kızıldeniz operasyonlarında uluslararası bir koalisyonun hedefi hâline gelmiştir. Vahidi’nin bu yapılar üzerindeki etkisi daha çok kurucu kuşak hafızası ve kurumsal temas hatlarına dayanıyor. Fakat sahadaki işlerliği belirleyen asıl değişken, vekil aktörlerin kendi iç direnç kapasitesi.
ULUSLARARASI ARENADA TARTIŞMALI BİR İSİM
Vahidi’nin geçmişi yalnızca iç politikayla sınırlı değil. 1994 yılında AMIA saldırısı (Arjantin'in başkenti Buenos Aires'teki Yahudi kültür merkezi olan AMIA binasının bombalanması olayı) kapsamında hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
Interpol tarafından kırmızı bültenle aranan Vahidi’ye, Avrupa Birliği de 2008 yılında yaptırım uyguladı. Bu nedenle birçok Batı ülkesine seyahat edemiyor.
SAVAŞA HAZIRLIK MESAJI
Aralık ayında yaptığı iki konuşma, Vahidi’nin düşünce yapısına dair önemli ipuçları da verdi. 17 Aralık’taki bir konferansta silahlı kuvvetlerin “büyük çatışmalara hazır olduğunu” vurguladı. 10 gün sonra ise ABD ve İsrail’in yıkılacağına olan inancını dile getirdi. Bu açıklamalar, İran’ın stratejik yaklaşımını özetliyor:
* Askeri kararlar diplomasiye üstün
* Uzun süreli çatışma hazırlığı var
* Rejimin hayatta kalması güç gösterisine bağlı
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:92
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 23 Nisan 2026 07:56 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















