Ankara24.com
close
up
Menu

İran Meclis Başkanı: Enerji fiyatlarını düşürmek için o kadar çok sahte haber yaydılar ki piyasa uyuştu

Demet Akalın izledi: Eşi Okan Kurt Milli Takım seçmelerinde ter döktü Sözcü Gazetesi

Kayseri de polis ekiplerinden kaçan 2 alkollü sürücüye 920 bin TL idari para cezası yazıldı Kayseri Haberleri

‘Daltonlar’ın çocuk ordusuna operasyon

Sabırsızlıkla bekleniyordu: Dev otomobil projesi iptal edildi Sözcü Gazetesi

Tabelaya çarpan araçta can pazarı: İtfaiyeden hayati müdahale Muğla Haberleri

Rusya’dan ABD ye en sert İran uyarısı: Yüzyıllarca sürecek asıl savaş başlamadı’

Sakarya da deniz kıyısında insansız hava aracı parçaları bulundu

Akaryakıtta indirim müjdesi! Bu gece geliyor

Ali Yerlikaya dan Mansur Yavaş tan imar ricası iddiasına zehir zemberek sözler Sözcü Gazetesi

İran çok büyük bir hediye verdi demişti! Trump o hediyeyi açıkladı

Fenerbahçe filesi yangın yeri!

A Milli Takım ın play off finalinde rakibi Kosava! Futbol Haberleri

İran dan İsrail e çok başlıklı füze saldırısı: Demir Kubbe yi delip geçti VİDEO İZLE

Çarşamba günü başlıyor: O mesajlar ve aramalar tarihe karışacak Sözcü Gazetesi

Adalet Bakanı Gürlek: Terörsüz Türkiye’nin yakın zamanda meyvelerini alacağız

Van da kamyonette 90 kilo 600 gram uyuşturucu ele geçirildi Van Haberleri

Rusya dan açıklama: Putin ve Trump birbirlerine saygı duyuyor

Milli Eğitim den ek atama açıklaması

(ÖZET) Anadolu Efes deplasmanda istediğini bulamadı! Kötü seri devam etti Real Madrid Anadolu Efes maç sonucu: 82 71 Fanatik Gazetesi Basketbol Haberleri Spor

İran’a saldırının gölgelediği Epstein’in ağındaki üniversiteler Yasin Aktay

İran’a saldırının gölgelediği Epstein’in ağındaki üniversiteler Yasin Aktay

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.

28 Şubat günü ABD ve İsrail’in komşumuz İran’a karşı başlattıkları haydutluğun bir ayını geride bıraktık. Kaba güçleriyle gözleri dönmüş ve şımarmış ABD ve İsrail’in bu bir ay içinde kendi güçleri konusunda bir hayal kırıklığı yaşıyor oldukları çok açık, ama aynı zamanda İran’ın dayanabilme, savaşı sürdürebilme, hatta bir noktadan sonra savaşın kontrolünü eline alma konusunda sergilediği performans konusundaki şaşkınlıklarını gizlemiyor olduklarını da görüyoruz. TRUMP’TAN AL HABERİ Bu durumlarda

28 Şubat günü ABD ve İsrail’in komşumuz İran’a karşı başlattıkları haydutluğun bir ayını geride bıraktık. Kaba güçleriyle gözleri dönmüş ve şımarmış ABD ve İsrail’in bu bir ay içinde kendi güçleri konusunda bir hayal kırıklığı yaşıyor oldukları çok açık, ama aynı zamanda İran’ın dayanabilme, savaşı sürdürebilme, hatta bir noktadan sonra savaşın kontrolünü eline alma konusunda sergilediği performans konusundaki şaşkınlıklarını gizlemiyor olduklarını da görüyoruz.

TRUMP’TAN AL HABERİ

Bu durumlarda artık diyebiliriz ki “Trump’tan al haberi”. Trump’ın bir çocuk masumiyetine asla değil ama bir çocuk boşboğazlığına sahip olmasından dolayı. Bazen ülkenin sırlarını, bilgilerini, bilinçaltını bilinç üstünü şecaat arz ederken veya övünürken veya yerinirken ortaya dökmesi onun bilindik tarzı. Nitekim çok laf kalabalığının arasında bu doğrultuda itiraflarını da duyduk: Bu kadarını beklemiyorduk. Ne İran’dan ne de kendilerinden.

Öyle görünüyor ki daha beklemedikleri çok şey olacak, tabi o kadar da büyük konuşmayalım, bizim de beklemediklerimizdendir olacak olanlar.

ABD ve İsrail’in bu saldırganlığının bir mantığını çözemedik mesela daha. Her adımda başka bir bilgi, başka bir bilanço, başka bir hesap çıkıyor ortaya. Venezuella’dan sonra Hürmüz Boğazı’nın da kapanmış olması beklenmeyen bir şey miydi mesela, yoksa zaten Çin’in petrol tedarikini engellemek için atılmış bir adım mı imiş? Dolayısıyla aslında hem Venezuella hem de İran’a yapılan saldırının asıl hedefi Çin mi imiş? Böyle ise İsrail’in bu savaşta ne işi var? Onun Siyonist teo-politik hevesleri de asıl ABD-Çin rekabetinin bir aracı mı imiş? Bu sorular ciddi sorulardır tabi. Öyle tek bir teoriye bağlı kalınarak çözülebilecek ve sonuna kadar aynı çizgide kalınabilecek sorular değil. Her aşamada her bir teoriyi zorlayacak gelişmeler olabiliyor. Tam bir delinin attığı taş hikayesi. Bin akıllı da olsa çıkaramıyor.

Veya belki mesele tam da ABD’nin en büyük skandalı olan Epstein ile ilgilidir. İsrail’in İran’a saldırma gerekçesi ABD için şimdiye kadar hiç ikna edici gelmemiştir ama kahrolası Epstein davası bu sefer ABD adına karar alıcıları bu “gecikmiş” savaşın artık verilmesine ikna edivermiştir.

COLUMBIA’DAN HARVARD’A, YALE’DEN UCLA’YA

28 Şubat’ta başlayan savaştan beri öncesinde her gün bütün detaylarıyla yatıp kalktığımız Epstein davası hakkında şimdi bir şey duyan oluyor mu? Oysa sadece ABD’yi değil, bütün dünyayı sarsan, daha da sarsacak 10 şiddetinde bir depremdi Epstein davası. Belki de İran’a karşı savaşın en önemli sebebi.

Neresinde kalmıştık? Savaştan hemen önceki günlerde mesela konu üniversitelere uzanmıştı. Arka arkaya bir sürü gelişme olmuş ve ABD’nin meşhur tescilli prestijli üniversitelerinin altı kazındığında nasıl bir rezalet olduğu ortaya çıkıyordu.

Bu kez mesele yalnızca bir skandal değil; akademinin iç işleyişine dair rahatsız edici bir gerçeğin açığa çıkması. Savaştan hemen önce yayımlanan belgeler, aslında yıllardır kapalı kapılar ardında konuşulan bir ilişki ağını görünür hale getiriyordu. Jeffrey Epstein ile bağlantıları ortaya çıkan isimler ve kurumlar, yalnızca siyaseti değil, dünyanın en prestijli üniversitelerini de sarsıyordu.

Önce Harvard University’de yaşanan gelişmede Eski Hazine Bakanı ve Harvard’ın eski başkanı Larry Summers, Epstein ile uzun yıllara dayanan yakın ilişkilerinin belgelerle ortaya çıkmasının ardından üniversitedeki akademik ve idari görevlerinden çekilme kararı aldı. Summers’ın, Epstein ile mahkûmiyetinden sonra dahi temasını sürdürdüğü, hatta özel hayatına dair tavsiyeler aldığı ve onun vasiyetinde yer aldığı bilgileri kamuoyuna yansıdı.

Ancak mesele sadece bir akademisyenin istifası değil. Aynı belgeler, Epstein’ın 2008’deki mahkûmiyetine rağmen Harvard kampüsüne onlarca kez giriş yaptığını, kendisine özel alanlar tahsis edildiğini ve üniversitenin ondan milyonlarca dolarlık bağış kabul ettiğini ortaya koyuyor. Bu tablo, “etik değerler” üzerine eğitim veren bir kurumun, bağış karşısında nasıl sessizleşebildiğini gözler önüne seriyor.

Benzer bir durum Columbia University’de de ortaya çıktı. Epstein’ın sevgilisinin, normalde reddedilmesine rağmen özel bir süreçle üniversiteye kabul edildiği ve bu kabulden kısa süre sonra bağış yapıldığı belgelerle doğrulandı. Olayın ardından bazı üst düzey akademik yöneticilerin görevlerine son verilmesi, bunun münferit bir hata değil, kurumsal bir zafiyet olduğunu gösterdi.

Soruşturma yalnızca bu iki üniversiteyle sınırlı kalmadı. UCLA, Yale ve Arizona State gibi kurumlarda da Epstein bağlantılı akademik ilişkiler ve etik ihlallerine dair soruşturmalar başlatıldı. Hatta bazı belgeler, akademisyenlerin Epstein ile kurdukları ilişkilerin yalnızca finansal değil, son derece problemli kişisel boyutlara da ulaştığını ortaya koydu.

Bütün bu gelişmeler bir araya getirildiğinde ortaya çıkan tablo açık: Epstein yalnızca bir bağışçı değildi; üniversiteler üzerinde etkili olabilen bir güç odağıydı.

Peki bunu nasıl başardı?

CEVAP ÜÇ KATMANLI: PARA, AĞ VE MEŞRUİYET

Birincisi, bağış mekanizması. Amerikan üniversiteleri büyük ölçüde bağışlarla ayakta duran kurumlardır. Bu yapı, teoride akademik özgürlüğü destekleyen bir model olarak sunulsa da pratikte bağışçılara ciddi bir nüfuz alanı açar. Epstein bu alanı yalnızca maddi destek sağlamak için değil, kurumsal kapıları açmak için kullandı. Bağış, burada bir iyilik değil, bir giriş biletiydi.

İkincisi, sosyal ve entelektüel ağlar. Epstein kendisini yalnızca finans çevreleriyle değil, akademisyenler, siyasetçiler ve teknoloji elitleriyle çevreleyen bir ilişki ağı kurdu. Bu ağ, üniversitelerin onunla ilişkisini sıradan bir bağış ilişkisi olmaktan çıkarıp çok daha karmaşık bir bağımlılık ilişkisine dönüştürdü.

Üçüncüsü ve en kritik olanı: meşruiyet üretimi. Üniversiteler Epstein’a prestij kazandırdı; Epstein da üniversitelere kaynak sağladı. Bu karşılıklı ilişki, suçla lekelenmiş bir figürün akademik çevreler içinde normalleşmesine, hatta korunmasına yol açtı.

Ancak bu noktada asıl tehlikeli olan şey, bu ilişkilerin sadece etik ihlallerle sınırlı olmamasıdır. Bu tür ağlar, akademik söylemi ve politik pozisyonları dolaylı biçimde etkileyebilecek bir güce sahiptir.

Bugün Batı üniversitelerinde İsrail ve Siyonizm eleştirileri veya Filistin lehine bir şeyler söylemek söz konusu olduğunda ortaya çıkan sert refleksleri, bu bağlamda yeniden düşünebilirsiniz. Çünkü finansal bağımlılıkların ve bağış ilişkilerinin, akademik özgürlüğün sınırlarını görünmez biçimde daraltabildiği artık somut örneklerle ortada.

Soru şu: Eğer bir bağışçı, üniversiteye milyonlarca dolar aktarabiliyor, akademik kadrolarla yakın ilişkiler kurabiliyor ve hatta kabul süreçlerine müdahil olabiliyorsa, bu güç akademik ifade alanını da şekillendirebilir mi?

Bugün Filistin meselesi üzerine eleştirel akademisyenlerin karşılaştığı baskılar, iptal edilen konferanslar ve kesilen fonlar, bu sorunun teorik olmadığını ve tabii ki yabana atılamayacağını gösteriyor. Epstein dosyası, bu mekanizmanın en çıplak hâlini açığa çıkardı: Para yalnızca araştırmayı değil, sessizliği ve sınırları da finanse ediyor.

Daha da önemlisi, üniversiteler bu süreçte sadece edilgen aktörler değil. Epstein’ın mahkûmiyetine rağmen üniversitelerle ilişkisini sürdürebilmesi, bu bağların çoğu zaman bilinerek devam ettirildiğini gösteriyor. Bu da sorunu bireysel hataların ötesine taşıyarak yapısal bir krize dönüştürüyor.

Gerçi Epstein skandalı kapanmış bir dosya değil; akademinin iç işleyişine dair açılmış bir pencere. Bu pencere bize, özellikle Türkiye’den hayran hayran bakanlara, bu üniversitelerden Türkiye’ye sürekli bir kalite dersi çıkaranlara şunu gösteriyor: ABD’de üniversiteler yalnızca bilgi üretim merkezleri değil, aynı zamanda ve maalesef güç, sermaye ve ideolojinin kesiştiği alanlardır.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:95
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 28 Mart 2026 04:06 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

İran Meclis Başkanı: Enerji fiyatlarını düşürmek için o kadar çok sahte haber yaydılar ki piyasa uyuştu

28 Mart 2026 00:03see180

Demet Akalın izledi: Eşi Okan Kurt Milli Takım seçmelerinde ter döktü Sözcü Gazetesi

26 Mart 2026 17:02see175

Kayseri de polis ekiplerinden kaçan 2 alkollü sürücüye 920 bin TL idari para cezası yazıldı Kayseri Haberleri

27 Mart 2026 03:07see170

‘Daltonlar’ın çocuk ordusuna operasyon

27 Mart 2026 07:05see168

Sabırsızlıkla bekleniyordu: Dev otomobil projesi iptal edildi Sözcü Gazetesi

26 Mart 2026 14:57see163

Tabelaya çarpan araçta can pazarı: İtfaiyeden hayati müdahale Muğla Haberleri

27 Mart 2026 00:36see158

Rusya’dan ABD ye en sert İran uyarısı: Yüzyıllarca sürecek asıl savaş başlamadı’

28 Mart 2026 02:10see158

Sakarya da deniz kıyısında insansız hava aracı parçaları bulundu

27 Mart 2026 12:04see157

Akaryakıtta indirim müjdesi! Bu gece geliyor

26 Mart 2026 05:23see154

Ali Yerlikaya dan Mansur Yavaş tan imar ricası iddiasına zehir zemberek sözler Sözcü Gazetesi

27 Mart 2026 01:16see149

İran çok büyük bir hediye verdi demişti! Trump o hediyeyi açıkladı

27 Mart 2026 02:07see144

Fenerbahçe filesi yangın yeri!

27 Mart 2026 08:38see143

A Milli Takım ın play off finalinde rakibi Kosava! Futbol Haberleri

27 Mart 2026 00:53see143

İran dan İsrail e çok başlıklı füze saldırısı: Demir Kubbe yi delip geçti VİDEO İZLE

28 Mart 2026 00:27see142

Çarşamba günü başlıyor: O mesajlar ve aramalar tarihe karışacak Sözcü Gazetesi

27 Mart 2026 08:56see142

Adalet Bakanı Gürlek: Terörsüz Türkiye’nin yakın zamanda meyvelerini alacağız

28 Mart 2026 00:14see141

Van da kamyonette 90 kilo 600 gram uyuşturucu ele geçirildi Van Haberleri

27 Mart 2026 00:11see140

Rusya dan açıklama: Putin ve Trump birbirlerine saygı duyuyor

27 Mart 2026 00:16see140

Milli Eğitim den ek atama açıklaması

28 Mart 2026 03:09see140

(ÖZET) Anadolu Efes deplasmanda istediğini bulamadı! Kötü seri devam etti Real Madrid Anadolu Efes maç sonucu: 82 71 Fanatik Gazetesi Basketbol Haberleri Spor

27 Mart 2026 00:36see139
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları