Ankara24.com
close
up
İbn Arabî’nin yönelme ve yönetmeye dair öğütleri Ömer Lekesiz

İbn Arabî’nin yönelme ve yönetmeye dair öğütleri Ömer Lekesiz

Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

Büyük sûfîler yalnız kalbin hâllerinden, vecdin inceliklerinden, aşkın sırlarından söz etmezler; aynı zamanda insanın neye yöneleceğini, kendini nasıl yöneteceğini, iradesini nasıl terbiye edeceğini, çevresini nasıl tanzim edeceğini de öğretirler. Bu yüzden onların metinleri sadece bir tasavvufî derinlik değil, aynı zamanda bir hayat disiplini taşır. İbn Arabî’nin Tedbîrât-ı İlâhiyye’sinde -Kur’anî delilleriyle birlikte- verdiği öğütler de böyledir (Tercüme ve şerh: Ahmed Avni Konuk, Haz.: Mustafa

Büyük sûfîler yalnız kalbin hâllerinden, vecdin inceliklerinden, aşkın sırlarından söz etmezler; aynı zamanda insanın neye yöneleceğini, kendini nasıl yöneteceğini, iradesini nasıl terbiye edeceğini, çevresini nasıl tanzim edeceğini de öğretirler.

Bu yüzden onların metinleri sadece bir tasavvufî derinlik değil, aynı zamanda bir hayat disiplini taşır. İbn Arabî’nin Tedbîrât-ı İlâhiyye’sinde -Kur’anî delilleriyle birlikte- verdiği öğütler de böyledir (Tercüme ve şerh: Ahmed Avni Konuk, Haz.: Mustafa Tahralı). Örneğin Beşinci Bab’ın ikinci Siyaset’indeki öğüdü ilk bakışta ferdî ahlâka dair gibi görünür; fakat dikkatle okunduğunda, insanın hem iç hem de dış dünyasını kuşatan bir “yönelme ve yönetme” ahlâkını teklif ettiği anlaşılır.

İbn Arabî’nin ilk dikkati, eşyanın ve işlerin yerli yerine konulması üzerinedir. Her şeyi vaktinde ortaya çıkarmak, usulün dışına taşmamak, âdeti ve düzeni bozmamak gerektiğini söyler. Bu, ilk anda sıradan bir düzen tavsiyesi gibi gelebilir. Oysa burada çok daha derin bir hakikat vardır: Hayat, ancak hikmetli ölçülerle ayakta durur. İnsanın davranışlarında tutarlılık, işlerinde intizam, kararlarında ölçü bulunmadığında hem kendisi dağılır hem de yönettikleri dağılır. İbn Arabî’nin “âdeti aşmama” vurgusu, aslında iradenin heves tarafından esir alınmamasıdır. Çünkü keyfilik, çoğu zaman özgürlük gibi görünür; gerçekte ise o nefsin gizli istibdadıdır.

Burada çok ince bir nokta var: O, alışılmış düzenin, insanlarda beklentiyi ve ümidi diri tuttuğunu söyler. Vaktinde gelen yağmur gibi, yerli yerinde tecelli eden nimet gibi… Eğer her şey sebepsiz ve vakitsiz ortaya çıksaydı, insan kalbinde güven yerine tedirginlik, şükür yerine karışıklık, teslimiyet yerine huzursuzluk doğardı. Demek ki hikmet, yalnız “olan şey”de değil, “ne zaman ve nasıl olduğu”nda da gizlidir. Bugün bizim en büyük krizlerimizden biri de tam burada başlıyor: Zamanı bozuyor, sıralamayı karıştırıyor, usulü küçümsüyor, sonra da neticenin niçin hayırlı olmadığını soruyoruz. Oysa usul, ahlâkın ta kendisidir.

İbn Arabî’nin ikinci büyük uyarısı niyet, söz ve irade üzerinedir. Bir işe yöneldiğinde “İnşallah/Allah dilerse” demeyi öğütler. Bu söz, zannedildiği gibi yalnızca dilde taşınan bir temenni cümlesi değildir; insanın haddini bilmesidir. Modern insanın en büyük yanılgılarından biri, karar vermeyi kendi kudret sanmasıdır. Hâlbuki karar başka, takdir başkadır. İnsan niyet eder, hazırlanır, yönelir; fakat son sözü kendi adına söyleyemez. “Yapacağım” derken bile varlığının mutlak sahibi gibi konuşamaz. “İnşallah” bu yüzden bir nezaket kalıbı değil, kulluk şuurudur. İnsan o sözle hem aczini hatırlar hem de iradesini edebe bağlar. Böylece hırsı sükûnete, kibri teslimiyete, taşkınlığı da ölçüye dönüşür.

Aynı bağlamda yemin konusundaki ikaz da dikkat çekicidir. Çok yemin etmek sözü kuvvetlendirmez; aksine sözün ağırlığını azaltır. Hele yemini bir hile aracına dönüştürmek ahlâkî çürümeyi derinleştirir. Hakikat bağırarak değil, kendi özgül ağırlığıyla tesir eder.

Söz konusu öğüdün en çarpıcı taraflarından biri ise dostluk ve düşmanlık bahsidir. İbn Arabî, kötü arkadaşlardan sakınmayı öğütlerken meseleyi sadece sosyal çevre meselesi olarak bırakmaz; onu doğrudan dinî ve ahlâkî istikametle ilişkilendirir. Kiminle oturup kalktığın, kimden etkilendiğin, hangi seslere kulak verdiğin, hangi meclislerde gevşediğin yahut dirildiğin, aslında kim olduğuna dair en açık işaretlerden biridir. Dindarlığını artıran dost, nimettir; onu azaltan arkadaş ise afettir. Bu, yalnızca gençlere verilen klasik bir nasihat değildir. Her yaşta insan, kendisini aşağıya çeken ilişkilere “mecburiyet” adını vererek ahlâkını aşındırabilir. Oysa bazı beraberlikler gerçekten yıpratır; insanın içindeki ciddiyeti söker, ibadetteki dikkatini dağıtır, haya duygusunu köreltir, hakikat hissini gevşetir.

Fakat İbn Arabî burada da durmaz; dışarıdaki kötü arkadaştan daha tehlikeli olanı içerideki düşmana, yani hevaya işaret eder. İnsana en yakın düşman onun kendi içindeki taşkın arzu gücüdür. Dış düşman memleketi yakar; heva ise dini harap eder. Bu yüzden insan içine gelen her isteği hemen kabul etmemeli; onu dinî, aklî ve tabiî delillerle tartmalıdır. Çünkü nefs çoğu zaman kendi tuzağını en güzel ambalajla sunar.

İbn Arabî’nin öğüdü açıktır: İçine gelen şeyin sonu hayra çıkıyorsa onu al ve onunla süslen; aksi hâlde onu öldür! Çünkü insanın gerçek idaresi her çağrıya kapı açmakta değil, hangi çağrının Rahmanî, hangisinin nefsanî olduğunu ayırt edebilmesindedir.

İnsan kendi içindeki mülkü düzene koymadıkça, dış dünyada kurduğu hiçbir düzen onu kurtaramaz.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:132
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 12 Mart 2026 04:04 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

KKTC deki faciada yeni görüntüler: O sorunun yanıtı merak edildi

13 Eylül 2026 00:56see161

24 yıllık sessizlik sona erdi: İlk söyledikleri kelimeler duygulandırdı

12 Eylül 2026 19:03see160

Bitcoin’de borsa rezervleri iki yılın zirvesinde Son Haberler

13 Eylül 2026 03:24see158

Aynı Mavinin Altında İstanbul Modern de

12 Eylül 2026 19:29see158

Hull City, Premier Lig de tarih yazıyor! Chelsea ye de geçit yok Sözcü Gazetesi

12 Eylül 2026 19:26see157

Varol Yaşaroğlu; Çocukların hayal kurmasına engel olmayın

12 Eylül 2026 17:33see157

Antalya da rüşvet operasyonu: 2 emniyet müdürü gözaltında

12 Eylül 2026 20:03see156

Joao Pereira: Alanya’ya karşı bazı şeyler daha kolay yapılabiliyor!

13 Eylül 2026 00:22see156

Deli dumruldan kasaya 699 milyar Sözcü Gazetesi

13 Eylül 2026 03:36see156

Temizlemek için girdiği su kuyusunda rahatsızlanan kişi ile onu kurtarmak isteyen arkadaşı metan gazından zehirlenerek öldü

13 Eylül 2026 00:32see154

Muş ta gölete giren 13 yaşındaki çocuk kurtarılamadı Sözcü Gazetesi

12 Eylül 2026 20:44see154

Kendinize zihinsel ve fiziksel olarak nasıl bakabilirsiniz?

12 Eylül 2026 17:25see153

5 gollü zafer sonrası Uğur Uçar Beni çok üzüyor diyerek açıkladı!

12 Eylül 2026 21:19see153

Gül Onat taburcu Oldu

12 Eylül 2026 18:18see150

Sosyal medya fenomeni Semil Varol a polis memurlarına hakaret soruşturması

12 Eylül 2026 21:23see150

Kamyonet ile tır çapıştı: 2 kişi yaşamını yitirdi

12 Eylül 2026 20:34see150

Zayıflamak için aç gezdiği günler çoktan bitti... Yemek yemeyi seven kocayla evlendi... Şişmanladı ama mutluluğu da buldu

12 Eylül 2026 18:16see148

Yeni salgında kabus büyüyor! Binlerce kişi hayatını kaybetti

12 Eylül 2026 17:00see148

Şehide harabe Öcalan’a villa Sözcü Gazetesi

13 Eylül 2026 05:49see146

Kaşif Kozinoğlu nun ölümüne ilişkin 3 şüpheliye tutuklama talebi

13 Eylül 2026 00:27see146
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları