Ankara24.com
close
up
Frieze Londra: Sessizliğin Bedeli Samed Karagöz

Frieze Londra: Sessizliğin Bedeli Samed Karagöz

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.

Londra, her ekim ayında küresel sanat piyasasının nabzını tutan şehirdir. Regent’s Park’ın ortasına kurulan o devasa çadır, sadece sanat eserlerini değil, gündemi de sergiler bir bakıma. Frieze London, uzun yıllardır kapitalin estetikle kurduğu ilişkiyi en parlak biçimde yansıtan bir sahne. Fakat bu yıl, fuarın 2025 edisyonu, sanatın parıltılı yüzünün ardındaki sessizliği bir kez daha görünür kıldı. Çünkü bu yılın Frieze’inde, her yerde parlayan ışıklar, dev galeriler ve milyoner koleksiyonerler

Londra, her ekim ayında küresel sanat piyasasının nabzını tutan şehirdir. Regent’s Park’ın ortasına kurulan o devasa çadır, sadece sanat eserlerini değil, gündemi de sergiler bir bakıma. Frieze London, uzun yıllardır kapitalin estetikle kurduğu ilişkiyi en parlak biçimde yansıtan bir sahne. Fakat bu yıl, fuarın 2025 edisyonu, sanatın parıltılı yüzünün ardındaki sessizliği bir kez daha görünür kıldı. Çünkü bu yılın Frieze’inde, her yerde parlayan ışıklar, dev galeriler ve milyoner koleksiyonerler vardı ama bir şey yoktu: dünyayı sarsan acıların, özellikle de Filistin’de yaşanan felaketin yankısı.

Savaşın bir yılını geride bırakırken, Gazze’de çocuklar açlıktan ölürken, Londra’daki en büyük sanat etkinliğinde bu gerçeğe dokunan tek bir eser görmek bile zordu. Bu durum elbette yeni değil; Batı sanat dünyası uzun süredir politik konfor alanının dışına çıkmaktan kaçınıyor. Ama Frieze gibi etkinlikler, bu kaçınmanın sistematik bir “unutma politikası”na dönüştüğünü gösteriyor. Sanki sanatın amacı artık hatırlamak değil, unutturmak.

Fuarın girişinde sizi devasa sponsor panoları karşılıyor: bankalar, lüks markalar, enerji devleri… Sanatın finansallaşmasının geldiği nokta bu. Kapitalin estetikle kurduğu ittifak öyle güçlü ki, bir galeride Gazze’de yıkılan bir hastanenin görüntüsünü değil, “çatışma sonrası estetiği” adı altında bir kavramsal yerleştirmeyi görebiliyorsunuz. Savaş, gerçekliğiyle değil, soylulaştırılmış biçimiyle, pahalı bir konsept olarak temsil ediliyor. Bu da bize sanatın artık nasıl steril bir alan hâline geldiğini anlatıyor.

Frieze’in en çok konuşulan bölümlerinden biri, bu yıl da “Frieze Masters” oldu. 20. yüzyılın ustalarından seçilmiş eserler, milyonlarca sterlinlik etiketlerle sergilendi. Picasso’nun bir deseni, Giacometti’nin küçük bir büstü, Lucian Freud’un portresi… Fakat insan ister istemez şunu soruyor: Bugün Filistinli bir sanatçı burada yer alabilir mi? Ya da Suriye’den, Yemen’den, Sudan’dan biri? Cevap, acı bir şekilde hayır. Çünkü bu fuar, “güvenli” coğrafyaların sanatını alkışlamakla meşgul.

Sanatın bir zamanlar bir tür tanıklık, bir direniş biçimi olduğu günleri hatırlamak bile nostaljik bir çaba gibi geliyor artık. Oysa Mahmud Derviş’in dediği gibi, “Bir sanatçı, halkının acısını görmezden geliyorsa, önce kendi sesini kaybeder.” Bugün Frieze, tam da bu sessizliği sergiliyor. Her şey var ama ses yok. Her şey parlak ama anlam eksik.

Yine de bu mutlak sessizlik içinde küçük de olsa bazı direniş anları yaşandı. Bağımsız bir sanat kolektifi, Frieze’in hemen dışında bir “gölge pavyon” kurdu. “No Art in Apartheid” başlığıyla yapılan bu eylemde, Londra’daki genç sanatçılar, fuarın sessizliğini protesto etti. Sokakta açılan küçük bir standda, Gazze’deki sanatçılardan dijital olarak gönderilen işler sergilendi. Çoğu, bombalanmış atölyelerin kalıntılarından yeniden üretilmişti. Bu minik girişim, belki de Frieze’in dev çadırından çok daha fazla “sanat” taşıyordu içinde. Çünkü orada bir hakikat vardı; acıya, yok oluşa rağmen üretmeye devam eden bir irade.

Frieze’in kurumsal sessizliği, sanatın geleceği açısından düşündürücü. Eğer sanat, dünyadaki adaletsizlikler karşısında bu kadar rahat susabiliyorsa, o zaman “evrensel” iddiasını da kaybetmiş demektir. Belki de artık “uluslararası sanat” yerine “uluslararası unutuş” demeliyiz.

Frieze London bu yıl, yalnızca sanatın değil, vicdanın da pazarlanabilir bir meta hâline geldiğini gösterdi. Fuarın çıkış kapısında, bir duvarda asılı duran neon harflerle yazılmış cümle dikkat çekiciydi: “Everything Must Go.” Kapitalizmin dilinde bu, bir indirim çağrısıdır. Ama belki de başka bir anlamı var: Eğer her şey satılabiliyorsa, sanatın da, hafızanın da, direnişin de sonu yakındır.

Ve o zaman, geriye sadece şu soru kalır:

Sanat, sessizliğin bedelini ne zaman ödeyecek?

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:142
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 19 Ekim 2025 04:04 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Ege Üniversitesi nde Usulsüzlüklere Operasyon

13 Haziran 2026 01:04see152

İngiltere de sokak ortasında kanlı saldırı: 17 yaşındaki kız boynundan bıçaklandı

13 Haziran 2026 01:03see150

Dünya Kupası sonuçları: 13 Haziran itibariyle son durum

13 Haziran 2026 00:59see150

ABD Paraguay İlk 11 ler belli oldu

13 Haziran 2026 03:35see144

Ozan Kabak: Montella rakibi bize ezberletti

13 Haziran 2026 02:27see142

Konya’da öğrenci yurdunda şiddet görüntüleri: Görevli görevden alındı

13 Haziran 2026 01:57see141

Kars ta sel felaketi: Altı köyde hasar hayvanlar telef oldu Kars Haberleri

13 Haziran 2026 00:28see138

Kocaeli nde trajik olay: Baba ölü bulundu, SMA hastası oğlu hastaneye kaldırıldı Sözcü Gazetesi

13 Haziran 2026 00:11see138

Akıllı kanser ilacı ücretsiz alınacak

13 Haziran 2026 07:08see137

Vinicius Junior: Hayalini kurduğum yerdeyim!

13 Haziran 2026 00:52see135

Bakan Memişoğlu: Sağlıkta dünyanın en iyi ülkelerinden biriyiz

13 Haziran 2026 00:19see135

ABD: İmza aşamasındayız Dünya Haberleri

13 Haziran 2026 04:15see135

İran liderinden milli birlik çağrısı Dış Haberler

14 Haziran 2026 00:32see134

Antalya’da ormanlık alandaki yangın büyümeden söndürüldü

12 Haziran 2026 17:02see132

Brezilya da Carlo Ancelotti den Neymar açıklaması!

13 Haziran 2026 00:51see132

Gaziantep in Nurdağı ilçesinde 4.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

13 Haziran 2026 00:23see131

Güllü soruşturmasının Başsavcısına kritik görev

13 Haziran 2026 00:15see130

BAE, İran a fon aktarıldığı iddialarını yalanladı Dış Haberler

13 Haziran 2026 02:50see130

Felahiyeli miniklerden, millilere klipli destek Kayseri Haberleri

13 Haziran 2026 01:15see129

Bir kez aldatan yine aldatır mı?

13 Haziran 2026 01:09see129
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları