Ankara24.com
close
up
Menu

Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı na 3 bin 635 subay ve astsubay alınacak

Bulabilirseniz beni bulun demişti... Yakalandı

Obama dan bomba açıklama! Trump a beklenmedik uyarı: Saldırı altındayız

Kesinleşmiş hapis cezası ile aranan kadın yakalandı Genç kadının yakalanmadan önce sosyal medya hesabından bekçi ve polislere küfür yağdırdığı belirlendi Samsun Haberleri

Polise küfretti hadi bulun beni dedi, gözaltına alındı Sözcü Gazetesi

Bursa da feci olay: Babasını kurtarırken canından oldu!

BEUN Tıp Fakültesine Erişilebilirlik Belgesi ve Erişilebilirlik Logolu Bayrak takdim edildi Zonguldak Haberleri

Konteyner dehşetinden ölüm sessizliğiyle kurtuldu! İşte kanlı baskının ardındaki gerçekler

Antalyaspor, Gençlerbirliği karşısında geri döndü!

Recep Uçar: Futbol şansı son dönemlerde bizden yana değil!

Zelenskiy: Tutumum değişmedi Dış Haberler

Kontrolden çıkıp takla atan otomobil elektrik trafosuna çarptı: İki yaralı Muğla Haberleri

Kütahya da kayıp gencin cansız bedeni dere kenarında bulundu

Dışişleri Bakanı Fidan dan AB üyeliği açıklaması: Asıl engel Zihniyet

‘Tarhana, boza ve kefir çocukların bağırsaklarına kalkan oluyor’

Galatasaray transferi açıkladı: Para ödemeden kiralandı

39 yaşındaki eski Fenerbahçeli yıldızın yeni takımı şaşırttı Transfer Haberleri

Futbol terörü İstanbul da kendisini gösterdi! Futbolcular hastanelik oldu

DOĞUBAYAZIT AĞIR CEZA MAHKEMESİ

Tırdaki düzenek ifşa oldu: 54 kilo uyuşturucu çıktı

Ertuğrul Özkök Dolu koltuktan ilk ders: Altaylı’yı yoldan çevirip geri getirten doktor

Ertuğrul Özkök Dolu koltuktan ilk ders: Altaylı’yı yoldan çevirip geri getirten doktor

Ankara24.com, T24 kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.

Fatih Altaylı, 7,5 aydan beri ilk defa koltuğuna oturdu ve ilk yayınını dün yaptı.

Bugüne kadar en ilgiyle izlediğim yayını oldu diyebilirim.

Dünyanın en ünlü psikoloji dergisi Fransız “Psychologies” genel yayın yönetmeni olsam, bu konuşmayı banko o ayın kapak konusu yapardım.

Çünkü öyle bir dünyaya gidiyoruz ki, Türkiye’de veya Amerika Birleşik Devletleri’nde herkes, her an Fatih Altaylı’nın yaşadığı bu 7,5 ayı yaşayabilir.

İyi bir gözlemci, gazeteci gözüyle, yaşadığı mekanlara, insanlara ve kendine baktığı zaman ortaya olağanüstü bir “Yalnızlıkta hayatı sürdürme” tecrübesi çıkıyor.

Her gece yatmadan yapmanız gereken iki şey

Konuşmanın birçok bölümünü ve ayrıntısı not aldım.

Bu konuşmadan bir “Fatih Altaylı dersleri” kitabı bile yazabilirim.

Ama en ilgimi çeken, “İlk anda yaşanan iki olay” oldu.

Onu almaya üç araba gelmiş.

İlk istedikleri şey cep telefonu olmuş.

İlk izin vermedikleri şey de içeri gidip üstünü değiştirme isteği…

Yeni Türkiye’de yeni bir atasözü var:

“Sabah kapını çalan sütçü değil de polis ise orası demokrasi değildir…”

Demek ki akşamları yatarken, sabah polisin kapıyı çalması ihtimaline karşı götürülürken giyeceğiniz elbiseyi başucunuzda tutmanızda yarar var.

Bir de telefonunuzda özel konuşmalar varsa her gece yatmadan temizlemek.

Hangi ilaçları kullanıyorsunuz bir kâğıda yazıp cebinizde taşıyın

Altaylı evden alındıktan sonra önce bir hastaneye götürülmüş.

İşte orada çok ilgimi çeken bir şey olmuş.

Kadın doktor kendisini muayene ettikten sonra, hangi kronik hastalıkları olduğunu ve hangi ilaçları kullandığını sormuş.

Sonra da muayeneyi tamamlayıp gerekli belgeyi imzalamış.

Getiren polisler Altaylı’yı tekrar alıp arabayla götürürken yolda polisin telefonu çalmış.

Fatih bey siz gittikten sonra fark ettim ki...

Doktor, biraz önce muayene ettiği Altaylı’yı geri getirmelerini istemiş.

Geri dönmüşler ve kadın doktor şunu söylemiş:

“Biraz önce bana hangi hastalıklarınız olduğunu, hangi ilaçları kullandığınızı söylediniz. Ama siz gittikten sonra farkettim ki, söylediğiniz hastalıklardan biri için ilaç almıyormuşsunuz. Neden?”

Fatih de “Gerekli görülmedi” demiş.

İşte bu ayrıntı çok ilgimi çekti.

Aynı hassasiyet niye Murat Çalık’a gösterilmiyor?

Doğrusu doktoru da taktir ettim.

Hem dikkatini hem de en küçük ayrıntıyı dahi atlamamaya, dolayısıyla sorumluluk kayda geçirmeye özen gösterdiği için.

Ama dinlerken şunu da düşünmeden edemedim.

Bir devlet hastanesi doktoru en küçük ayrıntıya dikkat ederken, başka doktorlar, mesela neden Tayfun Kahraman ve Murat Çalık daha önceleri Ayşe Barım’ın şikayetlerine ve durumuna gerekli hassasiyeti göstermiyorlar?

“Bugünün mahkumları” yarının adaletini de bugünden düşünmeli

Fatih, Türkiye siyaseti ve adalet açısından çok önemli bir şey söyledi.

O cümleleri kendimce şöyle aktaracağım:

Biz kendimiz ve bu dönem için demokrasi ve adalet istiyorsak, bu dönem bitip başkaları iktidara geldiğinde onlar da bugün hapishanedeyken dile getirdiklerini demokrasi ve adalet taleplerini yarının muhalifleri için de sürdürmeli.

Yani; yarın, “Bir rövanş ve intikam dönemi olmamalı” demeye getirdi.

Bence, bugün iktidara gelme iddiası olan siyasetçilerin daha bugünden içlerine sindirmeleri, daha doğrusu gönüllü olarak kabul etmeleri gereken bir duygu bu.

Bugün yaşadığımız olaylara, adaletsizliklere, haklı bir öfkesi, itirazı olanların daha şimdiden bu öfkelerinin bir intikam ve kan davası psikolojisine dönmesine mâni olacak bir duygu eğitiminden geçmesi gerekir.

Cezaevinde avokado isteyenin yüzü bir kara, vermeyenin yüzü iki kara

Altaylı’nın yayınında güzel bir şey daha öğrendim.

Bir insanının hayat kalitesi anlayışı, hayatı yaşama estetiği varsa, bunu cezaevi koşullarında bile sürdürmeye çalışabilir ve çalışmalı.

Konuşmasında bunun en çarpıcı örneği “avokado”, “brokoli”, “Daha kaliteli ton balığı konservesi” ve “Zeytinyağlı barbunya pilaki" örnekleriydi.

Cezaevi ve avokado…

Eminim bazı troller bunu işitince hemen akıllarına “Cezaevinde ejder meyveli smootie” gibi bir şey gelmiştir.

Gelmesin, çünkü avokado ve brokoli semt pazarlarda satılan sıradan ürünler.

Çiçek yağlı pilakiden zeytinyağlı pilakiye geçiş

Fatih, yönetime başvurup cezaevi manavına avokado ve brokoli getirilmesini de sağlamış.

Aldıkları ton balığının kalitesi çok kötüymüş.

Aynı fiyata daha iyisini getirmişler.

Barbunya pilakisinin çiçek yağlısı yerine zeytinyağlısını getirtmiş.

Öteki mahkumlar böyle bir talepte bulunsa yerine getirilir mi bilmiyorum.

Ama o cezaevinde yatan bir tutuklunun bunu dile getirme fikrinin ve cesaretinin olması çok önemli.

Eminim iki ay daha kalsaydı hücrede falafel bile yapardı

Galiba Fatih herkese şunu öğretti:

“Cezaevinde isteyenin yüzü hiç kara falan değil.”

Tam aksine bir hak…

“İstemeyenin de yüzü kara değil; koğuş tabldotunun nohut pilavıyla devam eder.” 

Veren cezaevi yönetiminin ise yüzü ak…

Fatih bu yolu açmış ve iyi yapmış.

Ayrıca yaratıcılığını kullanmış o pilavın nohutundan bugünlerde bütün dünyada moda olan “Humus” bile yapmış.

Eminim bir iki ay daha kalsaydı, falafel bile yapardı.

Ama iyi ki kalmadı…

Bir erkek koğuştan kadın yemek programlarına bakınca ne soruyor?

Altaylı içerde 7,5 ay boyunca televizyon kanallarını izlemiş.

Kadın programlarıyla ilgili gözlemleri çok ilginçti.

Özellikle “Yemekteyiz” tarzı programlarla ilgili tepkisi ilginçti.

Çok basit bir soru sordu:

“Yemeğe davet edilen bir insan evde yemeği yapan ev sahibine bu kadar hakaret edebilir mi?”

Haklı ama neticede onlar birer eğlence programı.

Belki her programın başına bunun “Gerçek değil, bir şov olduğu” yazılabilir.

Aynı koğuştan bakınca haber programları nasıl görülüyor?

Haber programları ile ilgili söylediği her şey tamamıyla katılıyorum.

Bugün Türkiye’nin çok ciddi bir haber kanalı sorunu var.

Konuşan kafaların dünyamızı daraltıp her gece birbirinin tekrarı üç beş konuya sıkıştırmaları gerçekten düşünülmesi gereken bir konu.

Tabi en önemlisi o programa katılan konuşan kafaların, her konuda uzman edasıyla akıl almaz saçmalıkları tekrarlamaları.

Yıllar sonra bir koğuşta Tenten okumak nasıl bir şey?

Yayında beni özel olarak etkileyen bir konu vardı.

İçerde 7,5 ayda 83 kitap okumuş.

Ama aralarında en ilgimi çeken ikisi çizgi romanlar oldu.

Asteriks’in Türkçeye çevrilen bütün sayılarını okumuş.

Bir de Tenten’i…

Çizgi roman benim İzmir’in Kahramanlar semtinde başlayan büyük tutkum.

İlk Tommiks, Teksas, Sipiru, Küçük Prens, RedKit’leri orada okumaya başladım.

NATO’da görevli Amerikalı askerlerin çöp tenekelerinde ilk Marvel ve DC Comics çizgi romanlarını bulup, orada okumaya başladım.

Çizgi roman modern gazeteciliğe inanılmaz bir estetik ve boyut getiriyor.

Gördüm ki Fatih de bu kültürü çok benimsemiş.

Bir Silivri kuşçusunun yaralı yavru kuşu tedavi formülü

7,5 aylık cezaevi güncesinde beni en çok etkileyen bölüm, yuvadan düşen yavru kuştu…

Koğuşunun önündeki avluda üç dört kuş yuvası varmış.

Bir gün o yuvadan bir yavru düşmüş.

Kanatları henüz çıkan bir yavru kuşmuş.

Hepimizde şöyle bir izlenim vardır; Yuvadan düşen yavru kuşu yaşatmak imkânsız değilse bile çok zordur.

Fatih eskiden okuduklarından şunu öğrenmiş. Yavru kuşların enerjiye çok ihtiyacı varmış.

Cezaevi tabldotundaki revaninin şurubundan küçük kuşa içirmiş.

Küçük kuş üç beş gün sonra uçup gitmiş.

Alkatraz Kuşçusu'nun yazı yazacak kâğıdı bile yoktu

Biz, John Frankheimer’in “Alkatraz Kuşçusu” filmiyle büyüyen bir nesiliz.

Filmin kahramanı Robert Stroud hapishanede kanarya besleyen bir mahkumdu.

Ancak sonradan nakledildiği Alkatraz hapishanesinde kuş beslemek yasaktı.

Yazı yazması için kâğıt bile vermiyorlardı.

Yani filmin adı “Alkatraz Kuşçusu idi ama filmde kuş yoktu.

Fatih daha şanslıydı.

Yazı yazacak kâğıdı da kalemi de vardı.

Kuş beslemiyordu, ama yuvadan düşmüş yavru kuşları yaşatma sanatını orada öğrendi.

Çok ilginç bir programdı.

Hepinize mutlaka izlemenizi tavsiye ederim.

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:32
embedKaynak:https://t24.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 27 Ocak 2026 07:09 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı na 3 bin 635 subay ve astsubay alınacak

26 Ocak 2026 01:43see167

Bulabilirseniz beni bulun demişti... Yakalandı

26 Ocak 2026 00:29see166

Obama dan bomba açıklama! Trump a beklenmedik uyarı: Saldırı altındayız

26 Ocak 2026 00:12see165

Kesinleşmiş hapis cezası ile aranan kadın yakalandı Genç kadının yakalanmadan önce sosyal medya hesabından bekçi ve polislere küfür yağdırdığı belirlendi Samsun Haberleri

26 Ocak 2026 00:19see164

Polise küfretti hadi bulun beni dedi, gözaltına alındı Sözcü Gazetesi

26 Ocak 2026 00:32see155

Bursa da feci olay: Babasını kurtarırken canından oldu!

26 Ocak 2026 00:25see153

BEUN Tıp Fakültesine Erişilebilirlik Belgesi ve Erişilebilirlik Logolu Bayrak takdim edildi Zonguldak Haberleri

25 Ocak 2026 13:56see142

Konteyner dehşetinden ölüm sessizliğiyle kurtuldu! İşte kanlı baskının ardındaki gerçekler

25 Ocak 2026 10:53see140

Antalyaspor, Gençlerbirliği karşısında geri döndü!

25 Ocak 2026 19:13see140

Recep Uçar: Futbol şansı son dönemlerde bizden yana değil!

25 Ocak 2026 20:43see130

Zelenskiy: Tutumum değişmedi Dış Haberler

26 Ocak 2026 02:05see127

Kontrolden çıkıp takla atan otomobil elektrik trafosuna çarptı: İki yaralı Muğla Haberleri

26 Ocak 2026 00:43see125

Kütahya da kayıp gencin cansız bedeni dere kenarında bulundu

26 Ocak 2026 01:25see124

Dışişleri Bakanı Fidan dan AB üyeliği açıklaması: Asıl engel Zihniyet

26 Ocak 2026 00:15see122

‘Tarhana, boza ve kefir çocukların bağırsaklarına kalkan oluyor’

25 Ocak 2026 08:56see121

Galatasaray transferi açıkladı: Para ödemeden kiralandı

25 Ocak 2026 19:07see120

39 yaşındaki eski Fenerbahçeli yıldızın yeni takımı şaşırttı Transfer Haberleri

26 Ocak 2026 00:23see120

Futbol terörü İstanbul da kendisini gösterdi! Futbolcular hastanelik oldu

25 Ocak 2026 18:47see119

DOĞUBAYAZIT AĞIR CEZA MAHKEMESİ

26 Ocak 2026 00:02see119

Tırdaki düzenek ifşa oldu: 54 kilo uyuşturucu çıktı

26 Ocak 2026 04:27see119
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları