Elleriniz hastalık sebebiniz olabilir: Dokunurken iki kez düşünün Sözcü Gazetesi
Sozcu sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
Sabah uyandığımız andan gece başımızı yastığa koyana kadar ellerimiz neredeyse hiç durmuyor. Telefon ekranları, kapı kolları, toplu taşıma tutamakları, asansör düğmeleri, madeni paralar ve evcil hayvanlar... Gün içinde yüzlerce farklı yüzeyle temas kuruyoruz. İlk bakışta tertemiz görünen bu yüzeyler, aslında gözle seçemediğimiz mikroskobik bir dünyanın, yani milyarlarca bakteri ve virüsün yaşam alanı haline geliyor. Peki, gün içinde farkında olmadan dokunduğumuz bu yüzeyler sağlığımızı nasıl tehdit ediyor ve bu görünmez tehlikeden korunmak aslında ne kadar kolay?
ELLERİMİZ MİKROORGANİZMALAR İÇİN ULAŞIM ARACIÇevremizdeki nesnelerle kurduğumuz her temas, ellerimizi adeta birer toplu taşıma aracına dönüştürüyor. Başka insanlarla tokalaşırken, toprağa dokunurken veya ortak kullanım alanlarındaki kirli bir yüzeye temas ettiğimizde; bakteriler, virüsler, mantarlar ve parazitler ellerimize tutunuyor.
Bu mikroorganizmalar ellerimizde sadece konaklamakla kalmıyor; biz farkında olmadan yüzümüze, gözümüze, ağzımıza dokunduğumuzda veya bir şeyler atıştırdığımızda doğrudan vücudumuza giriş biletini kapmış oluyor. Özellikle dış aktivitelerin ve sosyal temasın arttığı yaz aylarında, kirli yüzeylerden bulaşan mikroplar ciddi sağlık sorunlarına çok daha hızlı davetiye çıkarıyor.
KİRLİ YÜZEYLERİN NEDEN OLDUĞU GİZLİ TEHDİTLER
Yüzeylerden ellerimize, oradan da vücudumuza taşınan patojenler, basit bir halsizlikten ciddi enfeksiyonlara kadar geniş bir yelpazede hastalıklara neden olabiliyor. Hijyen kurallarına dikkat edilmediğinde, kirli ellerle yemek yenmesi sonucu ortaya çıkan ishal, dizanteri, tifo ve gastroenterit gibi mide-bağırsak hastalıkları hızla yayılıyor.
Bunun yanı sıra grip, nezle ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonları da virüslü yüzeylere dokunduktan sonra ellerin ağza veya burnu götürülmesiyle vücuda taşınıyor. Yani ellerimiz, hastalıkların yayılmasında en aktif köprü görevini üstleniyor.
Gün boyu sürekli elleri yıkamak pratik olmasa da, belirli kritik anlarda lavabonun yolunu tutmak hayati önem taşıyor. Ellerimizin gözle görülür şekilde kirli olduğu anların dışında, özellikle yemek hazırlamaya başlamadan ve yemek yemeden hemen önce mutlaka su ve sabuna başvurmalıyız.
Aynı şekilde tuvaleti kullandıktan sonra, dışarıdan eve veya ofise adım atar atmaz, evcil veya sokak hayvanlarına dokunmanın ardından, toprak ve çamurla temas sonrasında ya da bebeklerin altını değiştirdikten sonra ellerimizi yıkamak bulaş zincirini anında kırıyor.
DOĞRU EL YIKAMANIN ALTIN KURALI
Pek çoğumuz ellerimizi suyin altına tutup birkaç saniye sabunlayarak temizlendiğimizi düşünüyoruz ancak mikropları tamamen etkisiz hale getirmek için doğru bir teknik uygulamak şart. Etkili bir temizlik için sabunu ellerimize aldıktan sonra en az 20-30 saniye boyunca tüm el yüzeyine yayarak köpürtmeliyiz. Bu süreçte genellikle unutulan parmak araları, parmak uçları, tırnak dipleri ve başparmaklar özenle ovulmalı.
Ayrıca toplu alanlarda akıllıca bir hamle yapmak da temizliği korumanın anahtarıdır. Elleri yıkadıktan sonra kurulamak için kullanılan kağıt havluyu hemen atmayıp, musluk başını bu havluyla kapatmak, temiz ellerin saniyeler içinde yeniden kirlenmesini önleyen en etkili yöntemlerden biridir. Unutulmamalıdır ki, küçük yaşlardan itibaren kazanılan doğru hijyen alışkanlıkları sadece bireysel sağlığı korumakla kalmıyor, toplum genelinde salgınların yayılmasını önleyerek insan ömrünü uzatan en basit ve en güçlü kalkanı oluşturuyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:30
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 04 Haziran 2026 17:08 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















