Elektrik şebekesinde dönüşüm zamanı Sözcü Gazetesi
Sozcu sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.
Türkiye’de yenilenebilir enerji yatırımları hız kesmeden artarken, uzmanlar üretim kadar kritik olan bir başka başlığa dikkat çekiyor: ulusal elektrik şebekesinin dayanıklılığı ve modernizasyonu. Elektrik ve Elektronik Mühendisi Serhat Işıklı’ya göre enerji arz güvenliğinin sürdürülebilir şekilde sağlanabilmesi için yüksek gerilim iletim altyapısının güçlendirilmesi ve dijitalleştirilmesi artık bir tercih değil, zorunluluk.
Büyük ölçekli rüzgâr, güneş ve biyokütle santrallerinin planlama, devreye alma ve ulusal şebekeye entegrasyon süreçlerinde “final teknik otorite” olarak görev yapan Işıklı, Türkiye’nin ulusal şebekesine 400 MW’ın üzerinde yenilenebilir kapasitenin güvenli şekilde bağlanmasını yönetti.
“Üretim Artıyor, Peki Şebeke Aynı Hızda Güçleniyor mu?”
Türkiye son yıllarda yenilenebilir kurulu güçte önemli artış sağladı. Ancak Işıklı’ya göre asıl kritik soru üretim değil, entegrasyon. “Yenilenebilir kapasite artışı tek başına enerji güvenliği anlamına gelmez. Üretilen gücü kararlı, dengeli ve kayıpsız biçimde ulusal şebekeye entegre edemezseniz sistem kırılgan hale gelir,” diyen Işıklı, özellikle 154–170 kV yüksek gerilim iletim hatlarının enerji sisteminin omurgasını oluşturduğunu vurguluyor.
Rüzgar ve güneş gibi kaynakların doğası gereği dalgalı üretim yaptığını belirten uzman isim, frekans stabilitesi, reaktif güç yönetimi ve koruma sistemlerinin doğru tasarlanmadığı durumlarda bölgesel risklerin artabileceğine dikkat çekiyor.
Dijitalleşmeyen Şebeke, Artan Risk
Işıklı’nın uzmanlık alanlarından biri olan SCADA sistemleri ve şebeke dijitalizasyonu, enerji güvenliğinin merkezinde yer alıyor. “Şebeke dijitalleşmeden arz güvenliğinden söz etmek mümkün değil. Gerçek zamanlı izleme, otomatik koruma sistemleri ve uzaktan müdahale kabiliyeti, artık enerji altyapısının temel unsurlarıdır,” ifadelerini kullanan Işıklı, yerel SCADA ve koruma sistemlerinin biyokütle ve güneş projelerine entegrasyonunu bizzat yönettiğini belirtiyor.
Ulusal enerji altyapısında sistem seviyesinde etki yaratan çalışmalara imza atan Işıklı’nın projeleri, yüksek gerilim ağ optimizasyonu ve risk-kritik mühendislik kararlarıyla enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğe katkı sağladı.
400 MW’lık Entegrasyon Deneyimi
Bugüne kadar 400 MW’ın üzerinde yenilenebilir enerji tesisinin Türkiye ulusal şebekesine entegrasyonunu yöneten Işıklı, EPC süreçlerinde teknik liderlik ve nihai teknik onay sorumluluğu üstlendi.
Uluslararası bilimsel dergilerde hakem olarak görev yapan Işıklı, güç sistemleri ve şebeke dijitalleşmesi alanında akademik katkılar sunarken; enerji güvenliği ve sürdürülebilirlik projeleriyle ulusal medyada da yer aldı.
Asıl Sınav İletim Altyapısında
Enerji dönüşümünün yalnızca üretim yatırımlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Işıklı, sözlerini şu ifadeyle tamamlıyor: “Enerji bağımsızlığı üretim kapasitesiyle değil, o kapasiteyi güvenli ve kararlı biçimde taşıyabilen bir şebeke altyapısıyla sağlanır. Enerji dönüşümünde asıl sınav üretimde değil, iletimde verilecek.”
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:41
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 19 Mart 2026 11:10 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















