Ankara24.com
close
up
Menu

GSS prim borçları silinecek mi, ne zaman? Genel Sağlık Sigortası GSS borcu düzenlemesi kimleri kapsıyor?

Barcelona’yı Mourinho durdurdu! Arda Güler ve arkadaşları 9 maçlık seriyi Camp Nou da bitirdi Sözcü Gazetesi

Milli yıldızdan kötü haber! 4. dakikada maçtan çıktı

Bernd Storck: Böyle basit goller yemek bizim takımımıza yakışmadı Konya Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Arda Güler 90 dakika oynadı, El Clasico da kazanan Real Madrid

Fon Kanunu Resmi Gazete de yayımlandı! Yatırımcılara 1 milyon TL ye kadar ödeme yapılacak Son Haberler

ABD de yolcu uçağı terör tehdidi ihbarı üzerine havalimanına geri döndü

SON DAKİKA HABERİ: Kabine toplanıyor! İşte masadaki başlıklar, kabinede görüşülecek başlıklar Son dakika haberleri

Yerin kilometrelerce altında dev yapı keşfedildi: Kıtayı yavaş yavaş ikiye bölüyor Sözcü Gazetesi

Fon yasasına giden süreç nasıl gelişti ve şimdi ne olacak? A dan Z ye merak edilen her şey

Önce uyardılar sonra kurşunladılar Dün kiralanan çiçekçi dükkanı kurşunlandı Kayseri Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Çalıntı araçla polisten kaçtılar, kaza yapınca yakalandılar Düzce Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Veloturk Gran Fondo Çeşme by Salcano da 10 uncu yılın kazananları belli oldu İzmir Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Antalya da hortum felaketi: 5 vatandaş öldü! Valilikten açıklama geldi

Thomas Reis: İlk yarıda takımımı tanıyamadım!

Dominik Cumhuriyeti, Haiti sınırına 2 ek askeri birlik gönderdi

Mert Hakan Yandaş, saha içinde görev yapan polisi önce itti, sonra tartıştı

FED faiz toplantısı tarihi Ekim 2026: Fed faiz kararı ne zaman, saat kaçta açıklanacak, faiz kararı ne olacak, faziler düşecek mi?

Antalya da hortum felaketi: 4 işçi ölü, 1 işçi yaralandı!

Star Trek te Pavel Chekov u canlandıran Walter Koenig 90 yaşında öldü

Eğitim Bir Sen’den, ‘Güvenli Okul ve Akran Zorbalığı’ araştırması

Eğitim Bir Sen’den, ‘Güvenli Okul ve Akran Zorbalığı’ araştırması

Dha sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, Memur-Sen Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında araştırmanın sonuçlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Ortaokul ve lise öğrencilerini kapsayan araştırmaya toplam 7 bin 793 kişinin katıldığını söyleyen Yavuz, “Araştırmamıza toplam 7 bin 793 kişi katıldı. Bunların 3 bin 198’i öğretmen, 2 bin 315’i öğrenci, 2 bin 280’i velidir. Öğretmenlerimizden 81 ilin tamamından, velilerimizden 75 ilden, öğrencilerimizden ise 61 ilden veri topladık. Dolayısıyla bugün önümüzde yalnızca öğrencinin anlattığı, yalnızca öğretmenin gözlemlediği veya yalnızca velinin dışarıdan değerlendirdiği bir tablo bulunmuyor. Araştırmamızda okul güvenliğinden öğretmen otoritesine, disiplin sisteminden öğrencilerin yaşadığı zorbalık biçimlerine, siber zorbalıktan ailelerin tutumlarına ve okulun müdahale kapasitesine kadar geniş bir alanı inceledik. Bu araştırmanın sonucu ‘Türkiye'de okullar güvensizdir’ diyemeyiz, sonucumuz bu değildir. Aynı şekilde, ‘çocuklar arasında bunlar olur, büyüyünce geçer’ diyerek meseleyi küçümsemek de araştırmanın ortaya koyduğu gerçeklerle bağdaşmamaktadır. Önümüzde çözülmesi gereken bir mesele vardır” dedi.

Yavuz, araştırmadaki ilk dikkat çekici sonuçlardan birinin okul güvenliği algısında olduğunu belirterek, “Beş üzerinden değerlendirildiğinde okul güvenliği algısı öğretmenlerde 3,48, velilerde 3,38, öğrencilerde ise 3,24. Yani okulun içinde yaşayan çocuklarımız, okul güvenliğini yetişkinlere kıyasla daha düşük değerlendiriyor. Bu fark bize önemli bir şey söylüyor. Bir okulun güvenli olup olmadığını yalnızca yetişkinlerin gözünden değerlendiremeyiz. Çocuğa da sormak zorundayız. Çocuk teneffüste ne yaşıyor? Sınıfta kendisini ne kadar güvende hissediyor? Dışlandığında kime başvuruyor? Alay edildiğinde bunu anlatabiliyor mu? Anlattığında bir şeylerin değişeceğine inanıyor mu? Güvenli okul politikası, tam da bu sorulara cevap verebilmelidir. Araştırmamızın en çarpıcı sonuçlarından biri öğretmenin konumuna ilişkindir. Öğretmenlerimizin yüzde 90,7’si, mesleğe başladıkları dönemle kıyaslandığında öğretmen otoritesinin zayıfladığını düşünüyor. Fakat burada dikkate değer başka bir sonuç daha var. Öğrencilerin yüzde 71,8’i, velilerin ise yüzde 86’sı, öğretmenin sınıfta disiplinli bir tutum sergilemesini gerekli görüyor. Demek ki, mesele öğrencinin veya velinin öğretmeni reddetmesi değildir. Mesele, öğretmenin meşru mesleki otoritesinin sistem tarafından ne kadar desteklendiği ile ilgilidir. Bizim öğretmen otoritesinden kastımız baskı değildir. Keyfilik değildir. Çocuğu korkutmak hiç değildir. Biz adalete, tutarlılığa, mesleki yeterliğe ve kurumsal desteğe dayanan bir öğretmen otoritesinden söz ediyoruz. Çünkü öğretmenin sınır koyamadığı, müdahale ettiğinde kendisini yalnız hissettiği bir okulda öğrenciyi korumak da zorlaşır. Disiplin sistemine ilişkin sonuçlar da bu bilgiyi teyit ediyor. Öğretmenlerin mevcut disiplin düzenlemelerine ilişkin genel değerlendirmesi 5 üzerinden yalnızca 2,53, sistemin caydırıcılığına ilişkin değerlendirme ise 1,98 düzeyinde. Bu tablo bize açıkça şunu söylüyor. Öğretmene ‘zorbalığa müdahale et’ demek yetmez; öğretmenin arkasında işleyen bir sistem olmak zorundadır” diye konuştu.

‘ZORBALIK SADECE VURMAK DEĞİLDİR’

Yavuz, araştırma sonuçlarından birinin zorbalığın biçimi olduğunu ifade ederek, “Çocuklarımızın en fazla karşılaştığı davranışların başında fiziksel saldırıdan önce hakaret, alay, dedikodu ve sosyal dışlama geliyor. Öğrencilerin yüzde 18,1’i ayda 1-2 kez, yüzde 10,5’i haftada 1-2 kez, yüzde 10,2’si ise hemen hemen her gün hakaret veya alaya maruz kaldığını ifade ediyor. Bu veriyi özellikle önemsiyoruz. Çünkü zorbalığı sadece kavga, vurma veya fiziksel saldırı olarak görürsek çocuklarımızın yaşadığı çok geniş bir alanı görünmez hâle getiririz. Bir çocuğu sürekli küçük düşürmek de lakap takmak da sınıftan dışlamak da arkadaş grubundan sistematik biçimde uzaklaştırmak da dijital ortamda hedef göstermek de çocuğun okul hayatını derinden etkileyebilir. Bu nedenle diyoruz ki, bir çocuğun canının yanması için mutlaka bedeninin yaralanması gerekmez. Araştırmanın belki de üzerinde en çok düşünülmesi gereken sonuçlarından biri şudur. Zorbalığın sıklığı arttıkça öğrencinin yalnızca kendisini kötü hissetmesi söz konusu olmuyor, okula ve yetişkinlerin kendisini koruyabileceğine duyduğu güven de azalıyor. Araştırmada öğrencilerin yüzde 35,4'ü yaşadığı zorbalık deneyimlerinden en az orta düzeyde etkilendiğini ifade ederken, toplam öğrenci grubunun yüzde 18,3'ü etkilenme düzeyini çok veya çok ciddi olarak değerlendiriyor. Bu nedenle zorbalığı ‘çocukların kendi arasındaki mesele’ olarak görmemek zorundayız. Çünkü çocuk bir süre sonra yalnızca arkadaşına değil, okula da güvenini kaybedebiliyor. Akran destek sistemlerini güçlendirmeli, çocuklarımıza güvenli biçimde nasıl yardım isteyeceklerini ve arkadaşlarını nasıl destekleyebileceklerini öğretmeliyiz” dedi.

Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmamıza göre katılan öğrencilerin yüzde 69,9’unun akıllı telefonu, yüzde 58,8’inin kendisine ait sosyal medya hesabı var. Öğrencilerin yüzde 7,2’si son 6 ay içerisinde çevrim içi ortamda hedef alındığını söylüyor. Günlük ekran süresi dört saatin üzerine çıktığında bu oran yüzde 14,9’a kadar yükseliyor. Daha dikkat çekici başka bir sonuç ise velilerle ilgili velilerin yüzde 88’i, çocuğunun siber zorbalığa maruz kalıp kalmadığını bilmediğini ifade ediyor. Bu bize şunu söylüyor, artık okul güvenliğini okulun duvarlarıyla sınırlandıramayız. Sınıfta başlayan bir ilişki akşam telefon ekranında devam ediyor. Dolayısıyla dijital güvenlik, güvenli okul politikasının ayrılmaz bir parçası olmak zorundadır. Araştırmada bizi özellikle düşündüren alanlardan biri de bildirim mekanizmalarıdır. Öğrencilerin yalnızca yüzde 24,8’i son bir yıl içerisinde kendisi veya bir başkası için zorbalıkla ilgili okula bildirim yaptığını söylüyor. Yüzde 21,1’i ise bildirim yapmayı düşündüğü hâlde yapmamış. Öne çıkan iki cevap var. ‘Okul bir şey yapmaz’ ve ‘söylersem olay daha kötü olur.’ İşte burada bütün yetişkinlere düşen büyük bir sorumluluk var. Çocuğa yalnızca ‘başına bir şey gelirse söyle’ diyemeyiz. Çocuğun asıl bilmek istediği şudur. ‘Söylersem ne olacak?’ Bildirimi kim alacak? Beni kim koruyacak? Karşı taraf bunu öğrenecek mi? Sorun gerçekten takip edilecek mi? Yarın aynı sınıfa girdiğimde yalnız mı kalacağım? Güvenilir bir sistem kurmadığımız müddetçe yalnızca çocuklarımızı konuşmaya çağırmak yeterli değildir.”

POLİTİKA ÖNERİLERİNİ SIRALADI

Yavuz, politika önerilerinde, akran zorbalığının tek tek öğrenciler veya münferit olaylar üzerinden değil, güvenli okul ekosistemi çerçevesinde ele alınması gerektiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

“Türkiye genelinde ortak standartları olan bir ‘Ulusal Güvenli Okul ve Akran Zorbalığını Önleme Çerçevesi’ oluşturulmalıdır. Araştırmamızda öğretmenlerin yüzde 90,7’sinin mesleğe başladıkları döneme kıyasla öğretmen otoritesinin zayıfladığını düşündüğünü gördük. Sorun öğretmenin otoritesinin istenmemesi değildir; sorun, öğretmenin bu otoriteyi kullanırken yeterince desteklenmemesidir. Araştırmada öğretmenlerin mevcut disiplin düzenlemelerine ilişkin değerlendirmelerinin düşük düzeyde kalması tesadüf değildir. Öğretmen, müdahale ettiğinde sürecin devam edip etmeyeceğini bilmiyorsa, yaptırım uygulanıp uygulanmayacağından emin değilse ve benzer olaylarda farklı sonuçlarla karşılaşıyorsa sistemin caydırıcılığı zayıflar. Disiplin sistemi yalnızca ceza vermeye dayalı olmamalıdır. Önleyici, eğitici ve gerektiğinde onarıcı yöntemleri de içermelidir. Her okulda güvenilir, görünür ve izlenebilir bir bildirim sistemi kurulmalıdır. Her okulda yüz yüze, yazılı veya uygun dijital kanallar üzerinden işleyen, öğrencinin güven duyduğu ve sonucunu takip edebildiği bir bildirim sistemi bulunmalıdır. Sözel, ilişkisel ve siber zorbalık daha görünür hâle getirilmelidir. Kırılgan öğrenciler için erken fark etme ve güçlendirilmiş koruma mekanizmaları kurulmalıdır. Öğretmen, rehberlik servisi, aile ve gerektiğinde diğer uzmanların birlikte hareket ettiği erken müdahale mekanizmaları kurulmalıdır. Akranların koruyucu gücünden daha fazla yararlanılmalıdır. Akran destek programları geliştirilmeli, öğrencilere zorbalık karşısında güvenli biçimde nasıl davranacakları öğretilmelidir. Aile-okul iş birliği güçlendirilmelidir. Aile ile okul arasındaki ilişki yalnızca sorun çıktığında kurulan bir ilişki olmaktan çıkarılmalıdır. Güvenli okul politikası eğitim öğretim yılının başından itibaren aileyle paylaşılmalı, ailenin rolü açık biçimde tanımlanmalıdır. Dijital güvenlik okul güvenliğinin ayrılmaz bir parçası hâline getirilmelidir. Türkiye’de okul sosyal hizmeti sistemi kurulmalıdır. Rehberlik ve psikososyal destek sistemi daha güçlü hâle getirilmelidir. Bizim ortaya koyduğumuz yaklaşımın özü şudur. Daha fazla ceza değil, daha güçlü bir sistem. Daha fazla etiketleme değil, daha erken fark etme. Sorumluluğu tek başına öğretmene yüklemek değil, bütün paydaşları ortak sorumlulukta buluşturmak. Olay olduktan sonra tepki vermek değil, olay ortaya çıkmadan önce riski görebilen bir okul sistemi kurmak. Bizim hedefimiz zorbalık olaylarına yalnızca daha sert karşılık veren okullar değil, zorbalığın ortaya çıkmasını zorlaştıran, ortaya çıktığında erken fark eden, mağdur öğrenciyi koruyan ve davranışı değiştirebilen güvenli okullar inşa etmektir. Eğitim-Bir-Sen olarak bilimsel bilgi üretmeye, sahayı dinlemeye, sorunları görünür kılmaya ve uygulanabilir çözüm önerilerini karar vericilerle paylaşmaya devam edeceğiz.”

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:102
embedKaynak:https://www.dha.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 27 Ekim 2026 14:04 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

GSS prim borçları silinecek mi, ne zaman? Genel Sağlık Sigortası GSS borcu düzenlemesi kimleri kapsıyor?

26 Ekim 2026 00:23see194

Barcelona’yı Mourinho durdurdu! Arda Güler ve arkadaşları 9 maçlık seriyi Camp Nou da bitirdi Sözcü Gazetesi

26 Ekim 2026 01:06see187

Milli yıldızdan kötü haber! 4. dakikada maçtan çıktı

25 Ekim 2026 18:32see185

Bernd Storck: Böyle basit goller yemek bizim takımımıza yakışmadı Konya Haberleri Habertürk Yerel Haberler

25 Ekim 2026 19:02see179

Arda Güler 90 dakika oynadı, El Clasico da kazanan Real Madrid

26 Ekim 2026 01:03see178

Fon Kanunu Resmi Gazete de yayımlandı! Yatırımcılara 1 milyon TL ye kadar ödeme yapılacak Son Haberler

27 Ekim 2026 00:32see175

ABD de yolcu uçağı terör tehdidi ihbarı üzerine havalimanına geri döndü

27 Ekim 2026 00:18see173

SON DAKİKA HABERİ: Kabine toplanıyor! İşte masadaki başlıklar, kabinede görüşülecek başlıklar Son dakika haberleri

26 Ekim 2026 07:35see167

Yerin kilometrelerce altında dev yapı keşfedildi: Kıtayı yavaş yavaş ikiye bölüyor Sözcü Gazetesi

27 Ekim 2026 00:27see165

Fon yasasına giden süreç nasıl gelişti ve şimdi ne olacak? A dan Z ye merak edilen her şey

27 Ekim 2026 01:20see163

Önce uyardılar sonra kurşunladılar Dün kiralanan çiçekçi dükkanı kurşunlandı Kayseri Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

27 Ekim 2026 00:53see160

Çalıntı araçla polisten kaçtılar, kaza yapınca yakalandılar Düzce Haberleri Habertürk Yerel Haberler

27 Ekim 2026 00:07see158

Veloturk Gran Fondo Çeşme by Salcano da 10 uncu yılın kazananları belli oldu İzmir Haberleri Habertürk Yerel Haberler

25 Ekim 2026 20:28see158

Antalya da hortum felaketi: 5 vatandaş öldü! Valilikten açıklama geldi

27 Ekim 2026 01:24see158

Thomas Reis: İlk yarıda takımımı tanıyamadım!

27 Ekim 2026 00:09see157

Dominik Cumhuriyeti, Haiti sınırına 2 ek askeri birlik gönderdi

27 Ekim 2026 00:43see155

Mert Hakan Yandaş, saha içinde görev yapan polisi önce itti, sonra tartıştı

27 Ekim 2026 00:19see155

FED faiz toplantısı tarihi Ekim 2026: Fed faiz kararı ne zaman, saat kaçta açıklanacak, faiz kararı ne olacak, faziler düşecek mi?

27 Ekim 2026 01:58see154

Antalya da hortum felaketi: 4 işçi ölü, 1 işçi yaralandı!

27 Ekim 2026 02:06see153

Star Trek te Pavel Chekov u canlandıran Walter Koenig 90 yaşında öldü

27 Ekim 2026 00:51see153
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları