Dünyanın boğazına takılan güç: Hürmüz
Halktv sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
Dünya haritasında ince bir çizgi gibi görünüyor.
Ama o çizgi, bazen bir imparatorluğu zengin ediyor, bazen bir savaşı başlatıyor.
Hürmüz Boğazı, tarihin en dar ama en ağır kapılarından biri.
Bugün Donald Trump bu kapıya gözünü dikmiş durumda.
Ama aslında o kapıya ilk göz koyan sadece Trump değil.
Binlerce yıldır herkes aynı soruyu sordu.
“Bu geçidi kim tutacak?”
Pers kozmolojisinde dünya, düzen (Asha) ile kaos (Druj) arasındaki mücadele alanıdır.
Düzen; ölçü, denge ve adalet demektir.
Kaos; taşkınlık, yıkım ve kontrolsüz güç.
Bazı coğrafyalar vardır…
Bu mücadele orada soyut değil, gerçektir.
Hürmüz işte tam da böyle bir yer.
Adını Ahura Mazda’nın Orta Farsça biçimi olan Hormozd’dan alıyor.
Yani:
“Işık Tanrısının Kapısı.”
Ama bugün o kapının önünde ışık değil, karanlık bir hesaplaşma birikiyor.
Antik çağda bu boğazdan petrol değil; baharat ve ipek ve geçerdi.
Ahameniş İmparatorluğu için burası sadece bir su yolu değildi; imparatorluğun nabzıydı.
Gemiler Hint Okyanusu’ndan gelir, Mezopotamya’ya açılırdı.
Bu geçidi kontrol eden, sadece malları değil,
dünyanın akışını kontrol ederdi.
Ancak, o dönemde savaşlar çoğu zaman boğazın içinde değil,
boğazın etrafında, onun uğruna verilirdi.
Büyük İskender doğuya yürüdüğünde sadece bir imparatorluğu değil, ticaret yollarını da ele geçirmek istiyordu.
Komutanı Nearkhos, İndus’tan Basra’ya kadar ilerledi.
Denizi ölçtü, kıyıları yazdı, geçidi kayda geçirdi.
Ama ne değişti?
Hiçbir şey.
Çünkü bazı yerler fethedilmez.
Sadece devralınır.
Roma İmparatorluğu ile Persler birbirine kılıç çektiğinde,
savaş Mezopotamya’da, Anadolu’da yaşandı.
Ama gözler hep buradaydı.
Çünkü Hürmüz’ü tutan, doğunun anahtarını tutardı.
Bu boğazın en dar noktası sadece 33 kilometre.
Gemi trafiği için ayrılan hatlar ise yalnızca 3’er kilometre.
Yani dünya ekonomisi, ip gibi ince bir hatta akıyor.
Bugün bu hattan geçen şey: dünya enerji ticaretinin yaklaşık üçte biri.
Ve bu hat koptuğunda…
Petrol fiyatı fırlar
Nakliye maliyetleri artar
Gıda zinciri sarsılır
Enflasyon büyür
Kırılgan ekonomiler çöker
Yoksul ülkeler daha da yoksullaşır
Bu sadece bir deniz krizi değil.
Bu, küresel bir sarsıntı.
Artık gemiler baharat değil, petrol taşıyor.
Ve o petrol, dünyanın damarlarında dolaşan kan gibi.
Bu yüzden Hürmüz artık sadece bir boğaz değil;
küresel ekonominin boğazı.
Bugün bu dar kapının önünde yaşanan her gerilim,
sadece bölgesel değil, küresel sonuçlar doğuruyor.
Çünkü tarih şunu gösteriyor.
Bu kapıya yönelen her güç, aslında dünyaya yönelir.
Ve en tehlikeli olanı da bu.
Bu kapıyı tutmaya çalışanlar, çoğu zaman sadece geçidi değil dünyanın kaderini de sıkmaya başlar.
ABD ve İsrail hepimizin kaderiyle oynuyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:99
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 21 Mart 2026 11:35 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















