Dombra sesi DNA mızda var: Kanla girmiş canla çıkar Kültür Sanat Haberleri
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.
Dombra şarkısını duyunca tüyleri diken diken olmayan, ana yurdu özlemeyen yoktur. Bu eserin kaleme alınmasının üzerinden tam 40 yıl geçti. Biz de eserin sahibi Arslanbek Sultanbekov ile buluşup "Dombra"yı, Türklerin müzikle ilişkisini konuştuk.
Biz Türk değilsek neyiz
Sanatçı destanların Türk kültüründeki yerinden, Sovyet zorbalığında kaybolup gitmesine kadar birçok konuya değindi. Sultanbekov, Nogay kültürüne dair her şeyi annesinden öğrendiğini ifade ederek "Annem çok enteresan bir insandı. Mekanı cennet olsun. Annem bizi hep öğütlerdi. Çok enteresan bir sözü vardı. Her yerde söylüyorum. Kızardı bize, Komünizm zamanı, Türk dilli millet diyorlardı. Bize Türk demiyorlardı. Türkler:Türkiye'ydi. Annemin anlattıklarını aklımda tuttum. Ama kızardı.'Slav değiliz, Arap değiliz. Biz Türk değilsek neyiz?' diye" dedi.
Barış Manço ve Aşık Veysel kalbine dokunmuş
Sultanbekov, ülkemizden Barış Manço ve Aşık Veysel'in eserlerinin kalbine dokunduğunu söyledi. Sanatçı müzik yapıyorum demenin hoş bir söz olmadığını da dile getirdi. Açıklaması ise şöyle: "'Ben müzik yaptım' demek çok kötü bir şey. Sen bir şey yapamazsın ama bulabilirsin, sana verilirse. Müzik görünmese de var. O sana kapısını açarsa, oraya girebilirsin. Müzik güzel bir mal. Müzik, iyiye kullanmak ve dinlemek için var. Bu fikri benimsemeye başladım."
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:18
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Ocak 2026 12:55 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















