Ankara24.com
close
up
Menu

Manisa daki okul saldırısı... Annesinden 600 TL alıp fişek almış: Radikal içerikler ve Nazi sembolleri!

5 ülke tamamen boşaltılıyor: Vatandaşlar için tahliye süreci başladı Sözcü Gazetesi

Serdal Adalı dan çok sert çıkış: Bunu denerseniz hakim olamayacağımız olaylar olur Sözcü Gazetesi

Melih Mahmutoğlu: Önümüzde hedeflediğimiz 3 kupa daha var

Bakan Kacır tarih verip duyurdu: İlk 10 a gireceğiz!

Kurtlar Vadisi dizisinin senaryosuna dahil olan Bayram Özbek tutuklandı

Milyonerler o ülkeye taşınıyor, şehir kuracaklar: Kendi yasaları ve vergileri olacak Sözcü Gazetesi

Tatilde yumruklanan Aslıhan Yıldırım: İlk duruşmadan sonra tehdit edildim

Uluslararası Adana Lezzet Festivali ne İstanbul da renkli tanıtım

2026 Sonbahar Ekinoksu: Hayatınızın terazisini yeniden kurmaya hazır mısınız?

Adana da vahşet! Uyandırdığı için darbettiği nişanlısı tarafından öldürüldü: Sadece uyandırmak istemiştim

Yapay zeka ilk kez bir devlete saldırdı Sözcü Gazetesi

Onlyfans fenomeni Bonnie Blue bebeğinin ismini açık artırmaya çıkardı; kazanan 1,2 milyon sterlin verdi

Vincenzo Italiano dan Beşiktaş ve Türkiye itirafları: Çocukluğumdaki duyguları yeniden yaşıyormuşum gibi hissediyorum!

Kaşifoğlu karakterini canlandıran Sedat Savtak AHaber e konuştu: Senaryo ile Kozinoğlu nun vefatı arasındaki benzerlik!

Kurtlar Vadisi nin Abidin i yıllar sonra anlattı! 55. bölümdeki sır! Hepimiz şoke olduk

A Milli Futbol Takımı, 655. maçına Fransa karşısında çıkacak

Listede Türkiye de var: İran dan komşularına küstah tehdit Sözcü Gazetesi

Netanyahu nun BM telaşı: Programı kısaldı... New York ta gergin bekleyiş

A Milli Futbol Takımı, Kocaeli de 3. kez sahaya çıkacak

Dokunmatik gassal Fatma Barbarosoğlu

Dokunmatik gassal Fatma Barbarosoğlu

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz bize sürekli sorar “Hiç düşünmez misiniz? Akl etmez misiniz?” Kafamızı kurcalayan şeyler vardır. Ama kafamızı kurcalayan gündelik telaş, düşünce değildir. O halde 20. yüzyılda düşünme üzerine fikrini en çok yoran Heidegger’den ödünç alalım düşünmenin tarifini. Heidegger (1889-1976) düşünmeyi ikiye ayırır: Hesaplayıcı düşünme ve sükunetle düşünen düşünme. Çağdaş insanın düşünmeden firarda olduğunu söylerken Heidegger’in kastettiği sükûnetle düşünen düşünmedir. Sükunetle

Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz bize sürekli sorar “Hiç düşünmez misiniz? Akl etmez misiniz?”

Kafamızı kurcalayan şeyler vardır. Ama kafamızı kurcalayan gündelik telaş, düşünce değildir. O halde 20. yüzyılda düşünme üzerine fikrini en çok yoran Heidegger’den ödünç alalım düşünmenin tarifini.

Heidegger (1889-1976) düşünmeyi ikiye ayırır: Hesaplayıcı düşünme ve sükunetle düşünen düşünme. Çağdaş insanın düşünmeden firarda olduğunu söylerken Heidegger’in kastettiği sükûnetle düşünen düşünmedir. Sükunetle düşünen düşünce kendiliğinden gerçekleşir.

Heidegger, kullanılan teknolojinin insanları yersiz yurtsuz yaptığını, köklülüğünü tehlikeye attığını, insanın yer ile gök arasında yaşayamadığını ileri sürer. Gök ile yer arasında yaşamak insanın fıtrî tarafına yapılan vurgudur. 

Toprağı bol olasıca Heidegger günümüzün dijital teknolojilerine görseydi insanın makineler tarafından tamamen ele geçirilerek düşünemez duruma getirildiğini söylerdi muhakkak.

Makine aşkı, insanın düşünmesini nasıl kilitliyor bahsi için Tabii’de yayınlanan Gassal dizisinin üç sezonundan bir sahne üzerinde durmak istiyorum.

Dizinin şarkılı türkülü kısımları meşrebime pek uygun değil. Benim seyrime bir şey katmıyor lakin ahali en çok bu şarkılar, türküler üzerinden ses veriyor, o başka.

Üçüncü sezonu seyretmeye pek niyetli değildim esasında. Sosyal medyada karşıma çıkan bir kare, sezonun tamamını seyretmeme vesile oldu.

Karşıma çıkan sahneyi seyrettikten sonra, üç vakte kadar ekran hocalarına sorulacak soru belli oldu diye düşündüm. Ölüleri el değmeden yıkamak caiz midir?

El değmeden yıkanan çamaşır ve bulaşıkların yanına yeni bir hizmet olarak, makineler yoluyla el değmeden yıkanan mevta bahsi dahil olur mu? Dokunmatik hayat hızla ilerlerken, bildiğimiz hayat her sahnesi ve ritüeliyle yok olup gidecek mi?

Gassal dizisi ölümün sekülerleşmesi bahsine eşlik eden ölünün sekülerleşmesi/ metalaştırılması meselesini düşünmemize vesile oluyor. Dizinin senaristi Sümeyye Karaaslan, gassal Baki aracılığı ile gündelik hayatın aksayan, akmayan, çamur tutan dibini çok iyi gözler önüne seriyor.

Dizinin ana karakteri erkek gassal Baki, hayat ile bağını sanki Heidegger’in istediği gibi kurmuş bir fani. Var olmayı gidenlerden öğrenmiş olan Baki, gassal olmayı da arkadaşının babası İbrahim Hoca’dan öğrenmiştir. İmam İbrahim Hoca, gassal olmayı Allah’ın rızasını kazanmak için gönüllü olarak yapmaktadır. Maaşını hocalıktan kazanmaktadır, gassallik ise onun ölülere hizmet ederek hayatını anlamlandırdığı, varlık ile yokluk arasında kurduğu bağdır/dengedir. Sonra bu denge sarsılacak, boynuzun kulağı geçtiğini gördüğü anda, kendi halini görmüş olmanın yükünü taşıyamayarak emekliliğini isteyecektir. Usta çırak ilişkisini anlatan çok güzel bir sahne, ustanın parçalanmış ölüyü yıkayamayıp da çırağının yıkadığı sahne. 

Baki birkaç haftalık meslek edindirme kurslarından altığı sertifika ile adım atmamıştır mesleğe. Önce çırak olmuş, ardından sertifikasını almıştır. Kurslarda mesleklerin teknik tarafları öğretilebilir kuşkusuz ama mesleğin bir sanat olarak icra edilebilmesi için usta-çırak ilişkisi şarttır. 

Goethe, “Elleriyle çalışan işçidir, elleri ve kafasıyla çalışan ustadır. Elleri, kafası ve yüreği ile çalışan sanatkârdır” der. 

Gassal Baki tam da Goethe’nin tanımına uygun bir zanaatkârdır. Elleri ve kafası ile çalışmayı, yani mesleğin sırrını İbrahim Hoca’dan öğrenir. En önemli sır, gelen kim olursa olsun ihtimam ve itina ile yıkanıp uğurlanmasıdır. İtina bahsine dair ilk şüpheyi, gasilhaneye şofbenin takıldığı gün görürüz. Timuçin Esen’in oyunculuğu ile İbrahim Hoca, suyun öyle ısıtılmasından tedirgin olur. Yunus Emre mısralarını hatırlama vaktidir o halde. “Bir garip öldü diyeler/ Üç günden sonra duyalar/ Soğuk suyla yuyalar/ Şöyle garip bencileyin.”

Ölüler soğuk su değil, sıcak su ile kolayca yıkanabilsin diye takılan şofben, İbrahim Hoca’yı niye tedirgin etmiştir?

Suyun el değmeden hazırlanması, rikkatin ve dikkatin bir arada olan salınımına zarar veriyormuş gibi gelir İbrahim Hoca’ya.

Bu sahneleri Baki, ölü yıkayacak cihaz gasilhaneye getirildiğinde, Belediye Başkanı cihazın özelliklerini tutku ile sayarken hatırlamaktadır:

Belediye Başkanı: İşte buyurun değerli arkadaşlar. Konya Belediyesi pandemi zamanında özel olarak yaptırıyor bunu. Çok da kullanmamışlar niyeyse. Mis gibi de makine yani. Direkt bize hediye ettiler. Yekten hibe ettiler, sağ olsunlar. Belediye Başkanı da benimle arayı hoş tutmaya çalışıyor. Biz de kıramadık. Olur dedik napalım.

Baki: Ne iş yapıyor bu makine?

Belediye Başkanı: Yahu Baki! Meslektaşsınız. Bu şey de senin gibi ölü yıkıyor işte.

Nihan: Nasıl?

Belediye Başkanı: Yav nası nasıl! Fişe takıyorsun, yıkıyor işte. Uçak uçuyor, ona takılmıyorsunuz. Buna mı takılıyorsunuz? Ki şahsen telefon çok daha şaşılası bir icat. Şimdi ben burdan arıyorum. Arada tel yok, kablo yok. Sen ta Alamanya’dan açıyorsun. Birbirimizi duyduğumuz yetmiyor. Bir de görüntülü konuşuyoruz. Şaşılası. İbretlik verici. Ya, şimdi bu da fena değil aslında. Baktığında, bu da fena değil. Yani ölüyü koyuyorsun, yıkıyor, kefenliyor. Çıkarıyor.

Baki’nin çırağı: Düğümü nasıl atıyor?

Belediye Başkanı: Buna mı şaşırdın? Allah aşkına evladım, sen buna mı şaşırdın ya? Yani içerde bedeni nasıl çeviriyor da beline kumaşı nasıl doluyor de, tartışayım. De ki, ölünün ağzına burnuna suyu nasıl vuruyor, tartışayım. Bunu her seferinde nasıl denk getirecek de, oturup tartışayım. Ama sen buna mı şaşırdın ya?

Yeni aldığı oyuncağı herkese göstermek isteyen çocuk heyecanı tarafından ele geçirilmiş olan Belediye Başkanı “taze ölüyü bekleyen mezar” misali “Yok mu ölen birisi?” diye şevkle sorar. Trafik kazasından umutludur, hay Allah onlar da aksi gibi kazayı ufak çiziklerle atlatmışlardır. Sabah biri ölmüştür, ama o da çoktan yıkanmıştır. Belediye Başkanı “manuel yıkanıp giden ölü” için üzülür. Beklemekten başka çare yoktur. Beklerler.

Vali ile açılışa katılacak olan Belediye Başkanı bekledikçe dellenir. Kırk yılda bir ölü bekler, o da gelmez. Beklemekten sıkılan Belediye Başkanı ölen olmayınca gassallerin ne yaptığını merak eder. “Ne yapıyorsunuz siz bütün gün burada? Tavla mı atıyorsunuz?”

“Acaba içimizden birini mi yıkasak. Yani temsili olarak diyorum. Sesli düşünüyorum.”

“Aslında olabilir Başkanım. Çok mantıklı.”

“Deneme amaçlı.”

“Deneyelim.”

Kiminle denenecektir. Belediye Başkanı kendi yardımcılarına kıyamaz. Statüsü daha düşük birisi olsun. Ölüler için yapılmış makineye diri birinin konulmaması gerektiğini düşünen gassaller Baki ile Nihan, deneme fikrine karşı çıkar. 

Belediye Başkanı biri ölür ölmez kendisine ve medyaya haber verilmesini emreder maiyetindekilere. 

Giderken gassallerin mesleğini küçümser: “Ayda yılda biri ölecek de yıkayacaklar diye maaş ödüyoruz. Yok böyle bir şey.”

Dokunmatik gassalin ilk ölüsü Belediye Başkanının ablası olacaktır. İşte o zaman “İnsanın hiç ablası ölür mü?” diye ağlayan Belediye Başkanı, denemek için sabırsızlandığı “dokunmatik gassal”a ablasını emanet edemez. “Elin ölüsü ele uyur gelir” atasözünün karşılığıdır, Belediye Başkanı’nın gözyaşları. Ölü de olsa insanın makineye değil, ancak insana teslim edilebileceğini Belediye Başkanı nihayet idrak etmiştir.

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:156
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 12 Mayıs 2026 04:04 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Manisa daki okul saldırısı... Annesinden 600 TL alıp fişek almış: Radikal içerikler ve Nazi sembolleri!

24 Eylül 2026 07:53see153

5 ülke tamamen boşaltılıyor: Vatandaşlar için tahliye süreci başladı Sözcü Gazetesi

24 Eylül 2026 08:17see145

Serdal Adalı dan çok sert çıkış: Bunu denerseniz hakim olamayacağımız olaylar olur Sözcü Gazetesi

24 Eylül 2026 08:17see142

Melih Mahmutoğlu: Önümüzde hedeflediğimiz 3 kupa daha var

24 Eylül 2026 08:01see142

Bakan Kacır tarih verip duyurdu: İlk 10 a gireceğiz!

24 Eylül 2026 08:55see140

Kurtlar Vadisi dizisinin senaryosuna dahil olan Bayram Özbek tutuklandı

24 Eylül 2026 07:54see138

Milyonerler o ülkeye taşınıyor, şehir kuracaklar: Kendi yasaları ve vergileri olacak Sözcü Gazetesi

24 Eylül 2026 10:45see138

Tatilde yumruklanan Aslıhan Yıldırım: İlk duruşmadan sonra tehdit edildim

24 Eylül 2026 12:10see138

Uluslararası Adana Lezzet Festivali ne İstanbul da renkli tanıtım

24 Eylül 2026 07:58see138

2026 Sonbahar Ekinoksu: Hayatınızın terazisini yeniden kurmaya hazır mısınız?

24 Eylül 2026 09:12see138

Adana da vahşet! Uyandırdığı için darbettiği nişanlısı tarafından öldürüldü: Sadece uyandırmak istemiştim

24 Eylül 2026 07:52see137

Yapay zeka ilk kez bir devlete saldırdı Sözcü Gazetesi

24 Eylül 2026 08:13see136

Onlyfans fenomeni Bonnie Blue bebeğinin ismini açık artırmaya çıkardı; kazanan 1,2 milyon sterlin verdi

24 Eylül 2026 09:19see136

Vincenzo Italiano dan Beşiktaş ve Türkiye itirafları: Çocukluğumdaki duyguları yeniden yaşıyormuşum gibi hissediyorum!

24 Eylül 2026 11:30see136

Kaşifoğlu karakterini canlandıran Sedat Savtak AHaber e konuştu: Senaryo ile Kozinoğlu nun vefatı arasındaki benzerlik!

24 Eylül 2026 11:25see135

Kurtlar Vadisi nin Abidin i yıllar sonra anlattı! 55. bölümdeki sır! Hepimiz şoke olduk

24 Eylül 2026 08:56see134

A Milli Futbol Takımı, 655. maçına Fransa karşısında çıkacak

24 Eylül 2026 11:27see134

Listede Türkiye de var: İran dan komşularına küstah tehdit Sözcü Gazetesi

24 Eylül 2026 10:09see134

Netanyahu nun BM telaşı: Programı kısaldı... New York ta gergin bekleyiş

24 Eylül 2026 11:51see133

A Milli Futbol Takımı, Kocaeli de 3. kez sahaya çıkacak

24 Eylül 2026 11:33see133
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları