Dijital işgal kapıda: Türk medyası batılı platformların kuşatması altında! Bu bir milli güvenlik meselesidir...
Sabah sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
Çevremiz yangın yeri savaşlarla çatışmalarla gerilimlerle sarılı dört bir yanımız. Ancak sinsi bir kuşatma daha var. Aile yapısında ekonomiye kültürden milli güvenliğe tehdit: Dijital Abluka. İşgalin dijital hali Türk medyasını da açık açık tehdit ediyor. Öyle ki reklam pastasındaki batı ambargosu riskin boyutunu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Başta RTÜK olmak üzere birçok kurumun yaptığı araştırmaya göre TV Türkiye'de en etkili mecra. Dijital platformlarda izlenen içeriklerin yüzde 50'si TV kanallarının ürettiği programlardan oluşuyor. Türkiye'de TV baş köşedeyken reklam yatırımlarının büyük bölümünün meta x Google ve Tik Tok gibi yabancı sahipli dijital platformlara yönelmesinin temel nedeni komisyon oranları.
TÜRKİYE'DE REKLAM GELİRLERİ HIZLA DİJİTAL YAPILARA KAYIYOR
Dijital platformların reklam ajanslarına verdiği komisyon oranı yüzde 30'un üzerindeyken televizyonların ise yaklaşık yüzde 7 seviyesinde kalıyor. Bu durumla birlikte yüksek komisyon alan ajanslar ve medya planlamacıları reklam verenleri TV yerine dijital platformlara yönlendiriyor. Reklam gelirleri içerik üretimi yapan ve Türkiye'de yatırım sağlayan yerli medya kuruluşlarından koparılırken Türk televizyonları için de risk giderek büyüyor. 2024 yılında Türkiye'deki toplam 213 milyar liralık reklam harcamasının ezici çoğunluğu 158 milyar TL ile dijital medyaya aktı. Televizyonlar ise bu pastadan yalnızca 38 milyar TL'lik pay alabildi. Geriye kalan sınırlı 17 milyar TL'lik bütçe ise açık hava sinema dergi ve radyo gibi mecralar arasında paylaşıldı. Ortaya çıkan tablo Türkiye'de reklam gelirlerinin hızla dijital yapılara kaydığını ve yerli medyanın ciddi bir ekonomik baskı altında olduğunu net bir şekilde ortaya koydu. 2014 ve 2024 yılları arasında Türkiye'deki reklam harcamalarının mecralara göre dağılımında büyük bir değişim gözleniyor. Türk medyası 2014 yılında reklam gelirlerinden 80 pay alırken bu oran 2024'te yüzde 26 ya kadar geriledi. Batılı platformalar yerli ve milli TV'leri bir karanlığa sürüklüyor.
"EĞER TAVIR ALMAZSAK YERLİ MEDYA YOK OLACAK"
TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Yayman: Bir tavır almazsak yeni bir mevzuat düzenlemesi yabancı medya, Türkiye'deki yerli medyayı tamamen yok edecek. Gezi parkı olayları sırasında nasıl bir iç kalkışmayı tetiklediklerini ve nasıl kamuoyunu provoke etmek istediklerini ve nasıl bir deformasyon yaptıklarını gördük. Bakın ben Hataylıyım. 6 Şubat depreminde öylesine büyük dezenformasyonlar yapıldı ki 'Baraj patladı' denildi. Şimdi baraj patladı haberine karşı tüm arama kurtarma faaliyetleri son buldu ve orada Turkuvaz Medya bünyesinde bulunan A haber gerçek habercilik yaptı. Bunun bir dezenformasyon olduğunu ve doğru olmadığını ifade etti. Prof. Dr. Yayman sözlerine bu şekilde devam etti: Reklam meselesindeki birinci husus bunu yazılımların yeniden yapılandırılması ikincisi işe algoritmaların şeffaf olması denetlenebilir olması ve kamuoyu önünde bu bilgilerin açık bir biçimde gözükmesi gerek.
"DİJİTAL SÖMÜRÜYE VARAN BİR ADALETSİZLİK DURUMU ORTAYA ÇIKIYOR"
SABAH gazetesi yazarı Okan Müderrisoğlu: Türkiye'de üretilen değerler elbette dijital platformalar üzerinde ve doğal olarak da 3. Ülkelerde yani bu platformları kuran yabancılara kaynak olarak transfer ediliyor. Değer burada üretiliyor veri burada üretiliyor. Tüketici burada, reklam pastası burada ama pastadan aslan payını yabancı dijital platformlar ve dolayısıyla da dijital sömürüye varan bir adaletsizlik durumu ortaya çıkıyor. O nedenle bu konu aynı zamanda bir milli güvenlik meselesi ifadelerini kullandı. Aslında rakamlar sadece Türk televizyonlarını bağlamıyor toplumun tamamını ilgilendiriyor. Batılı dijital medyanın geleceğe nasıl risk oluşturduğunu uzmanlar açıkladı.
Türk televizyonlarına dijital medya tehdidi! Ajanslar dijitale neden ayrıcalık sunuyor? | Video
"DİJİTAL BİR İŞGAL ALTINDAYIZ"
Prof. Dr. Ali Murat KIRIK: Artık dijital bir işgal altındayız özellikle yerel medya kuruluşlarının ciddi bir şekilde mağdur olduğunu görüyoruz. Çünkü artık dijital platformlar sosyal medya mecraları adete Türkiye'yi kuşatmış durumda. 'Ya nasıl olsa burada ben istediğimi yaparım. Denetimsiz kontrolsüz bir alan vergi konusunda dediğim gibi vermek zorunda değilim.' Bu durum istihdam kaybına sebep olacak. Bu sefer ne yapacak yerel medya kazanamadığı için bu noktada personel çıkartması yapacak bunun yanı sıra mücadele edemeyeceği için kurumlar kapılarına kilit vurmak zorunda kalacaklar. Ama bu ne sağlayacak? Dünya'da mücadelemizi bu noktada önlemiş olacak. Çünkü zaten dijital mecralar bildiğiniz üzere Gazze-Filistin'de yaşanan olaylarda gördük Rusya-Ukrayna olaylarında gördük ve son dönemde Venezuela'da da gördük. Algoritmik bir şekilde kendi işlerine gelen çıkarlar neyse ona yönelik içerikleri sunuyorlar ve ön plana çıkarıyorlar.
Yerli ve milli yayın çizgisinde ilerleyen Türk TV'lerinin olmadığı bir süreçte kontrolü ele geçiren batılı dijital medyanın tutumu nasıl olur hiç düşündünüz mü? Hatırlayın gezi parkı olaylarında 15 Temmuz darbe girişiminde, 6 Şubat depremlerinde batılı sosyal ve dijital medya üzerinden halka korku provokasyon ve kaos pompalanmıştı.
"HABER İLE YORUM ÇOK FARKLI OLAYLARDIR"
Murat Akgün: Bir denetim mekanizması olmadığı için bir kamera ayarlayan bazen bu bir cep telefonu bile olabilir, birtakım kişiler kendilerine göre habercilik yapıyorlar. Kendilerine göre habercilik dendiği zaman birtakım normlara uyma zorunluluğu hissetmiyorlarsa çünkü böyle kişilerin varlığını göz ardı edemeyiz o takdirde haber mi veriliyor yoksa izlenim mi veriliyor yoksa sadece yorum mu yapılıyor? Bakın haber ile yorum çok farklı olaylardır önce haberiniz doğru bir şekilde olacak ki sonra doğru yorum yapabilin.
"DİJİTAL YAYINLAR GÜNÜMÜZDE ALGI OPERASYONLARININ EN BÜYÜK SİLAHI"
Türkiye karşıtı yayınların ana merkezi dijital medya oldu. Bugün batının kontrolündeki reklam gelirinde zirveye oturmuş durumda. Ulusal ve yerel medyaya kalan reklam geliri ise oran olarak neredeyse tek haneye düşmeye doğru ilerliyor. Televizyonların reklam gelirinden aldıkları pay yüzde 18 seviyesinde. Dijital yayınlar günümüzde algı operasyonlarının en büyük silahlarından biri haline geldi. Montaj videolar, bağlamından koparılan görüntüler gerçeğin önünde duvar örüyor. Peki yerli medyanın yarını nasıl şekillenecek? Batı dijital kuşatmayı genişletiyor reklam gelirlerindeki adaletsiz dağılım yerli ve milli medyayı adım adım sona götürüyor.
Dünya ise dijital tekele karşı yaptırım zincirini devreye aldı. AB dijital pazarlar yasasını ihlal ettiği gerekçesiyle META'ya 798 milyar dolarlık ceza kesti. İtalya ise 870 milyon Euroluk kdv davası açtı. İspanya'da 83 medya kuruluşu 550 milyon Euro İngiltere'de ise 44 milyon kullanıcı adına 3.1 milyar dolarlık dava açıldı. Eğer bir gün bu ülkenin çıkarı için yayın yapan TV'ler kapanırsa kamuoyu batı güdümündeki medyanın esiri olabilir. Tehlike çok büyük.
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin
Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:35
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Ocak 2026 16:53 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















