Dezenformasyon çağında Epstein dosyaları Ali Saydam
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.
Bilindiği gibi,
ABD Adalet Bakanlığı
, cezaevinde ölü bulunan milyarder
Jeffrey Epstein
’e ilişkin 3 milyondan fazla sayfa, 2 bine yakın video ve 180 bin görseli 3 Haziran 2024’te erişime açtı (bkz. https://archive.md/dzXMa). Yasal zorunluluk, tüm belgelerin 19 Aralık 2025’e kadar yayınlanması olsa da gizem perdesi ancak ocak başında kalkabildi. Zamanlama öyle ayarlanmıştı(!).
İlk bakışta bu tablo ‘
şeffaflık
’ izlenimi yaratıyor. Peki gerçekten öyle mi? Bilgi arttıkça hakikate mi yaklaşıyoruz, yoksa ondan uzaklaşıyor muyuz?
Epstein vakasının bize anlattığı temel mesele şudur:
Dezenformasyon
artık tekil yalanlardan ibaret değil. Sistematik, katmanlı ve çoğu zaman ‘
gerçek kırıntılarıyla beslenen
’ bir yapıdan söz ediyoruz.
Belgelerin önemli bölümü; 10 yıldan eski yazışmalar, hukuki sürece dönüşmemiş ihbarlar ve bağlamı eksik notlardan oluşuyormuş. Buna rağmen sosyal medyada oluşan genel kanaat şu: “Dosyada adı geçen herkes suçludur.”
Bu doğru mu? Elbette hayır. Bir belgede bir ismin geçmesi, tek başına suçluluğun kanıtı olamaz; ne hukuken ne de vicdanen…
Örneğin,
Bill Gates
ile Epstein arasındaki e-posta yazışmaları belgeler arasında… Bu yazışmalar üzerinden “Pandemiyi birlikte planladıkları” iddia ediliyor. Oysa belgelerin kendisi böyle bir sonuca ulaştırmıyor.
Elon Musk
, Epstein tarafından meşhur adaya davet edilmiş. Musk ise bunu reddettmiş. Buna rağmen sosyal medyada Musk doğrudan suç şüphesi altında gösteriliyor.
Rihanna
gibi başka ünlü isimlerin adının belgelerde geçmesi de herhangi bir yasal suçlama anlamına gelmese de söz konusu isimler, sanıkmış gibi dolaşıma sokuluyor.
Burada kritik soru şudur: Belgeler mi konuşuyor, yoksa belgeler üzerinden üretilen yorumlar mı?
Gerçek
ile
kurgu
iç içe geçmiş vaziyette...
Epstein’in reşit olmayan çocuklara yönelik rezil suçları tartışma konusu dahi edilemeyecek şekilde kesinleşmiştir… Ancak buradan hareketle dünyanın gizli bir ‘
pedofil elit
’ tarafından yönetildiği sonucuna varmak, verilerin taşıyamayacağı bir iddiadır…
Sosyal medyada başlayıp köpürtülen, diğer mecralara yayılan bu sansasyon odaklı dil ve sap ile samanı karıştırma yöntemi sonucunda ne mi oluyor? Somut failler yerine hikâyeler konuşuluyor. Hukuk dururken, söylenti güçleniyor. Adalet duygusu bastırılıp öfke öne çıkıyor…
Sansür
, artık bilginin yasaklanmasıyla yapılmıyor.
Prof. Dr. Selçuk Şirin
’in ifadesiyle:
“Bu çağda sansür, bir gerçeği yasaklayarak değil, o gerçeği pek çok yalanın içinde saklayarak yapılıyor. Epstein dosyalarının boca edilmesi bir şeffaflık değil, yeni nesil bir örtbas yöntemi olabilir.”
Milyonlarca sayfanın aynı anda servis edilmesiyle ‘
gerçek, gürültü içinde kayboluyor
’.
Tam da bu noktada,
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli
’ye sözü bırakalım:
“Epstein belgeleri, ne hikmetse, ABD’nin Suriye’de SDG ve YPG’ye sırt döndüğü, İran’a yönelik saldırı planlarının ortaya çıktığı bir zamana tesadüf etmiştir. Kan donduran iğrençliklerin yaşanması ‘insanım’ diyen herkesin midesini bulandırmaktadır. Yayınlanan belgelerin zamanlama olarak manidar bir dönemde deşifre edilmesi akılları karıştıran soru işaretleriyle doludur.”
Bahçeli’nin bu sözleri, Epstein dosyalarının yalnızca ‘
adli vaka
’ değil, aynı zamanda siyasi ve stratejik boyutları olan bir dosya olarak ele alınması gerektiğini gösteriyor.
Bahçeli’nin işaret ettiği bu çerçeveyi destekleyen örneklerden biri, “National Security Cinema” (Millî Güvenlik Sineması) adlı kitapta yer alıyor. ABD’de
Pentagon
ve
CIA
ile
Hollywood
yapımları arasındaki ilişkiyi ortaya koyan bu kitabın yazarları
Tom Secker
ve
Matthew Alford
, Usame bin Ladin’in öldürülmesini anlatan filmin senaryosunun tamamının CIA tarafından yazıldığını tespit etmişler… 2005 ila 2017 yılları arasında Amerikan TV’lerinde devlet tarafından 900’den fazla yapıma doğrudan müdahale edilmiş.
Bu çerçevede, Epstein dosyalarında yer alan bazı iddiaların
İsrail lobisi
tarafından Başkan
Donald Trump
’a ayar vermek için kullanıldığı yönündeki değerlendirmeler de göz ardı edilemez.
Ezcümle, Epstein vakası bize şunu gösteriyor: Sorun yalnızca ‘sapkın bireyler’ değil; bu bireyleri çevreleyen koruma alanları kadar, ‘
hakikati boğan bilgi kirliliği
’dir.
61 ülke, 500 milyar dolarlık yatırım İstanbul’da…
Kamu-Özel Sektör İş Birliği (KÖİ) alanındaki önde gelen uluslararası buluşmalardan kabul edilen
İstanbul KÖİ Haftası
(
PPP
Week - Public Private Partnership) Haftası, 2-6 Şubat tarihleri arasında 10’uncu kez düzenleniyor. Etkinlik,
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu
(DEİK) ve
Kamu Özel Sektör İş Birliği Araştırma Merkezi
(PPPCoE) tarafından,
Ticaret Bakanlığı
iş birliğiyle hayata geçiriliyor. Bir destek de
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi
’nden geliyor.
PPPCoE Başkanı
Dr. Eyüp Vural Aydın
, “İstanbul PPP Haftası”nın KÖİ modelinin nasıl evrileceğine dair kararların ve eğilimlerin tartışıldığı bir zemin olduğunu belirtmiş. Buluşma, modelin önümüzdeki 10 yılına ilişkin başlıkların tartışılması hedefiyle hayata geçirilmiş.
Etkinliğin dikkat çeken yönlerinden biri hacmi... 60’dan fazla ülkeden gelen temsilcilerin projelerinin toplam büyüklüğü
500 milyar doları
aşıyormuş. “İstanbul PPP Haftası” küresel KÖİ piyasasının nabzını tutabilecek çapta bir potansiyeli ortaya koymuş durumda…
‘
İnsan merkezli refah
’ mottosuyla hayata geçen etkinlikte 90 konuşmacı ve 300’ün üzerinde PPP uzmanı yer alıyormuş. Çok taraflı kalkınma bankaları ve ticari bankalardan proje finansmanı uzmanlarının katıldığı “İstanbul KÖİ Haftası”, KÖİ alanında ‘kim nerede duruyor, hangi model güç kazanıyor, hangi yaklaşım zayıflıyor’ sorularına yanıt arananlar için doğru bir kaynak olabilir.
Ayrıntılı bilgi için İstanbul KÖİ Haftası (PPP Week) web sitesine bakılabilir.(https://istanbulpppweek.com/)
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:17
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 05 Şubat 2026 04:04 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















