Ankara24.com
close
up
Menu

Dünyanın en eski kehribarı keşfedildi: 385 milyon yıl öncesine ait yaşam izi

Rusya dan Türkiye ye övgü dolu sözler: Minnettarız

Hilal ve Venüs aynı kadrajda buluştu Kırıkkale Haberleri Habertürk Yerel Haberler

New York borsası düşüşle kapandı

‘İnek sütü bebeklerde kansızlık riskini artırabilir’

Gaziosmanpaşa da cip iş yerine daldı; kaza kamerada

Tam 70 sene boyunca demir bir kapsülde yaşadı! Demir Ciğer lakaplı Paul Alexander ın inanılmaz hayat hikayesi!

‘Devletin kollarında olmam gerekmez mi?’ Sözcü Gazetesi

Arjantin finalde, maç sonu açılan pankart olay yarattı: Siyasi mesaj gündem oldu Sözcü Gazetesi

Kapış kapış gidiyordu: Satışı yasaklandı! Tek tek kaldırılıyor

SON DAKİKA İsrail Konsolosluk önündeki polis noktasına saldırı düzenlenmişti: İddianame tamamlandı!

Ünlü isimlere uyuşturucu operasyonu: Sağlık kontrolü

Süper Lig ekibinde büyük temizlik! 11 futbolcu ile yollar ayrıldı

ABD den vatandaşlarına teyakkuzda olun, Irak a seyahat etmeyin uyarısı

Sorgusuz sualsiz gizli tanıklı tutuklama Sözcü Gazetesi

Cenk Özkaçar: Böylesine bir futbol kültürünün parçası olmak gurur verici Trabzon Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Bağcılar da Kardeşler Arasında Bıçaklı Kavga

ABD’de ishal salgını

TEM Otoyolu nda devrilen TIR ın sürücüsü öldü Son dakika haberleri

Psikolojik tedavi gören baba, emniyet amiri oğlunun silahıyla kendini vurdu Savcılık olayla ilgili soruşturma başlattı Aydın Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Devlet Bahçeli: SDG terör örgütüdür ve Suriye Kürtlerini temsil etmemektedir

Devlet Bahçeli: SDG terör örgütüdür ve Suriye Kürtlerini temsil etmemektedir

Ankara24.com, Dha kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

MHP Lideri Bahçeli, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın yayımladığı kararname ve Suriye'de yaşanan gelişmelere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bahçeli, "Suriye’de SDG’nin, ülkenin kuzey ve kuzeydoğu bölgelerinde fiili kontrol alanları oluşturması, yeniden inşa ve istikrar sürecinin önündeki en temel engellerden biri haline gelmiştir. Ahmed el-Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetimi, parçalı yapıyı sona erdirerek merkezi devlet otoritesini yeniden tesis etmeyi temel öncelik olarak belirlemiştir. Bu çerçevede 10 Mart 2025 tarihinde SDG ile varılan mutabakat, örgütün silahlı varlığının sona erdirilmesi ve devlet kurumlarına entegrasyonu açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilmiştir. Ancak aradan geçen yaklaşık 10 ayda SDG elebaşlığı, mutabakatın ruhu ve hükümleriyle açık biçimde çelişen bir tutum sergilemiş; özerklik ve federasyon taleplerini gündemde tutarak süreci oyalamaya çalışmıştır. Bu yaklaşım, Şam yönetimi tarafından Suriye’nin toprak bütünlüğüne yönelik açık bir tehdit olarak algılanmıştır. Merkezi hükümetin bu süreçteki tutumunu güçlendiren en önemli faktörlerden biri, Türkiye’nin Suriye’nin üniter yapısına verdiği açık ve kararlı destek olmuştur. Suriye merkezi hükümetinin, uzlaşılan mutabakat gereğince SDG’nin varlığını sonlandırması ve merkezi yönetime entegre olmasına yönelik çağrısına SDG elebaşı Mazlum Abdi, İsrail’den aldığı destek ve tahrik sonucu olumlu cevap vermemiştir. Mazlum Abdi, özerklik/federasyon talebini dile getirmekle Şam yönetiminden taviz alma girişimlerinde bulunmuşsa da Şara yönetimi ülkede siyasi birlik ve sınır bütünlüğünün tesisinde kararlı davranmıştır. Türkiye’nin de her fırsatta Suriye’nin üniter bir yapıya sahip olması gerektiğine dair söylemde bulunması, Şara’ya güç vermiş ve SDG tarafının ayak diremesine karşı merkezi hükümeti cesaretlendirmiştir" ifadelerini kullandı.

'SDG'NİN İDDİA ETTİĞİ KADAR GÜÇLÜ VE ETKİN OLMADIĞI GERÇEĞİ İFŞA EDİLMİŞTİR'

SDG’nin 10 Mart Mutabakatı’nın gereklerini yerine getirmemesinin hem Ankara’dan hem de Şam’dan ciddi tepkilerin yükselmesine sebep olduğunu işaret eden Bahçeli, "2025 yılının son günlerinde başlayan askeri hareketlilik, Halep’te halen silahlı unsurlarını tutan SDG’ye karşı operasyonların başlatılmasıyla yeni bir aşamaya geçmiş, Halep kısa sürede SDG’li terörist unsurlardan ve ona destek çıkan Esad rejimi kalıntılarından temizlenmiştir. Halep’in doğusuna doğru hareket eden Suriye ordusu, son olarak Fırat Nehri’nin batısında SDG işgalindeki Deyr Hafir’den sonra Meskene’yi ve 34 köy ve kasabayı kontrolüne almış, Suriye ordusu unsurları birliklerini Rakka'nın güneybatısında toplamaya başlamıştır. Suriye ordusu, 17 Ocak sabah saatlerinde, Fırat’ın batısındaki bölgenin askeri kapalı bölge ilan edildiğini duyurmuş, bölgedeki sivilleri PKK terör milislerinin mevzilerinden ve SDG’nin müttefiki devrik rejim kalıntılarından derhal uzak durmaya çağırmıştır. Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Şam yönetiminin ülkenin tamamında kontrolü sağlama iradesini ortaya koymakla kalmamış, SDG’nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir" değerlendirmesinde bulundu.

'MUTABAKATIN YERİNE GETİRİLMESİ BAKIMINDAN ÖNEMLİ BİR AŞAMA'

Diğer yandan, SDG’nin kontrol ettiği bölgede yaşayan birçok Kürt ve Arap aşiretinin SDG’nin varlığından rahatsızlık duyduğu, Şam yönetiminin egemenliğini tercih ettiği ve Suriye ordusu ile SDG arasında yaşanacak olası bir çatışmada Şam tarafının yanında yer alacağının bu süreçte daha net anlaşıldığını vurgulayan Bahçeli, "Suriye ordusunun 17 ve 18 Ocak tarihlerinde Rakka’ya doğru ilerlediği süreçte birçok aşiret üst üste Suriye merkezi yönetiminin yanında olduğunu açıklamıştır. Doğru olan da budur, zira Suriye’de Kürtler, başka SDG başkadır. SDG terör örgütüdür ve Suriye Kürtlerini temsil etmemektedir. Bu gelişmeler, SDG’nin çoğunluğu Araplardan oluşan bir coğrafyayı silah zoruyla kontrol altında tutamayacağını ve tutmak istese de Şam yönetimi ile SDG’ye karşı çıkan yerel unsurların iş birliğiyle SDG’ye fırsat verilmeyeceğine işaret etmiştir. Bu tablo, SDG/PKK açısından zamanın artık lehlerine işlemediğini göstermektedir. Nitekim 17 Ocak tarihinde SDG terör örgütü adına Mazlum Abdi’nin 'Dost ülkelerin ve ara bulucuların çağrıları üzerine; entegrasyon sürecini tamamlama konusundaki iyi niyetimizi göstermek ve 10 Mart anlaşmasının maddelerini uygulamaya olan bağlılığımız gereği; Fırat'ın doğusuna çekilme kararı aldıklarını' açıklaması Suriye ordusunun caydırıcılığı çerçevesinde olsa da 10 Mart Mutabakatı’nın yerine getirilmesi bakımından önemli bir aşamadır" dedi.

'SDG'NİN ÖNÜNDE ÜÇ TEMEL SEÇENEK BULUNDUĞU SÖYLENEBİLİR'

Şam yönetiminin, sahada doğrudan ve kapsamlı bir askeri çatışmaya girmeden; siyasi meşruiyetini, bölgesel dengeleri ve yerel unsurların memnuniyetsizliğini kullanarak SDG’nin manevra alanını daraltan bir strateji izlediğini belirten Bahçeli, "Bu yaklaşım, merkezi otoritenin yeniden tesisine yönelik kararlılığın sadece söylem düzeyinde kalmadığını, aşamalı ve kontrollü bir planlamaya dayandığını ortaya koymaktadır. SDG’nin özerklik veya federasyon ısrarı, sahadaki sosyolojik gerçeklikle giderek daha fazla çelişmektedir. Kontrol ettiği alanların büyük bölümünde Arap nüfusun ağırlıkta olması, yerel aşiretlerin dışlayıcı ve ideolojik bir yapı olarak algıladıkları SDG yönetimine mesafeli yaklaşmaları ve ekonomik-askeri yükümlülüklerden kaynaklanan rahatsızlıklar, örgütün toplumsal tabanını zayıflatmaktadır. Bu durum, SDG’nin uzun vadede silahlı zor yoluyla mevcut statükoyu devam ettirmesinin sürdürülebilir olmadığını göstermektedir. Öte yandan Türkiye’nin, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve üniter yapısına ilişkin tutarlı ve net söylemi, sahadaki denklemi doğrudan etkilemektedir. Ankara’nın bu yaklaşımı, hem Şam yönetiminin elini güçlendirmekte hem de SDG’nin dış destek beklentilerini sınırlayan bir caydırıcılık üretmektedir. Türkiye’nin güvenlik hassasiyetlerini merkeze alan bu tutum, SDG’nin 'koruyucu şemsiye' arayışlarını da giderek daha kırılgan hale getirmektedir. Bu çerçevede bakıldığında, SDG’nin önünde üç temel seçenek bulunduğu söylenebilir: Bunlar; merkezi hükümetle bütünleşmeyi kabul ederek silahlı ve siyasi iddialarından geri adım atmak; mevcut statükoyu sürdürmeye çalışarak askeri ve siyasi baskının giderek artmasını göze almak; dış aktörlere dayanarak zaman kazanmaya çalışmaktır. Mevcut bölgesel konjonktür ve sahadaki güç dengeleri ile yaşanan gelişmeler SDG/PKK’nın iddia ettiği ölçüde güçlü, vazgeçilmez ve alternatifsiz bir aktör olmadığını; aksine, merkezi devlet otoritesi, bölgesel aktörlerin tutumu ve yerel sosyolojik dinamikler karşısında giderek sıkıştığını göstermektedir" ifadelerini kullandı.

'ÇATIŞMANIN KİMSEYE FAYDA GETİRMEYECEĞİ ORTADA'

Tek ve makul seçeneğinin Suriye’nin birlik ve bütünlüğünde karar kılmak ve 10 Mart Mutabakatı’nın gereklerini tam manasıyla yerine getirmek olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Çatışmanın kimseye fayda getirmeyeceği ortadadır. Suriye'nin yeniden yapılanmasının anahtarı Suriye ordusunun tek bir çatı altında bütüncül bir şekilde toplanmasıdır. Suriye ordusunun yeniden yapılanması için çatışma döneminden kalan alışkanlıklar sona ermelidir. YPG/SDG ve altındaki tüm yapılanmalar hızla ve tamamen feshedilmeli, ilgili kurumlara geri dönüşü olmayacak şekilde bağlanmalıdır. Önümüzdeki süreçte, Suriye sahasında belirleyici olacak unsur, silahlı dayatmalar değil; merkezi otoritenin yeniden inşası ve yerel unsurların bu sürece ne ölçüde entegre edileceğidir. Şara’nın Kürt dili ve kültürüne ilişkin yaptığı açıklama ve imzaladığı 13 sayılı kararnameyle; Suriyeli Kürt vatandaşların Suriye halkının asli ve ayrılmaz bir parçası, kültürel ve dilsel kimliklerinin çokluk içinde birlik taşıyan Suriye ulusal kimliğinin vazgeçilmez bir unsuru olduğunu belirtmiş olmasının birlik ve istikrarın tesisi için olumlu etkisi olacaktır. Söz konusu kararname, üniter yapı tesis etmeye ve terör örgütlerinin kontrol sahalarını bertaraf etmeye yönelik kararlılığın toplumsal mutabakatla desteklenmek istendiğini göstermiştir" açıklamasında bulundu.

'KARARNAME, SDG'YE YÖNELİK BİR TAVİZ DEĞİL'

Söz konusu kararnamenin toplumsal uzlaşma ve birliğin güçlendirilmesine yönelik olumlu bir adım olduğuna dikkat çeken Bahçeli, "Kararname, SDG’ye yönelik bir taviz olmayıp tam aksine SDG’nin 'Kürtlerin temsilcisi' olduğu yönündeki temelsiz iddiasını zayıflatan bir gelişme olmuştur. Kürtlere ilişkin hükümler içeren kararnamenin, 'Suriye vatandaşlığı' kavramının güçlendirilmesi, daha geniş kitleler tarafından benimsenmesi ve etnik temelde ayrılıkçılık talep eden görüşlerin zayıflatılması gibi etkileri olacaktır. Bu kararname, Suriye’de yaşayan 'Türkmen' gibi diğer etnik kökenli unsurların aleyhine bir durum olmayıp, yeni Suriye Cumhuriyeti Anayasası hazırlanırken, Türkmenler gibi asli unsurların kültürel haklarının görmezden gelinemeyeceğine işaret etmektedir. Zira Kürtlere sunulan bu hakların belli bir gruba yönelik imtiyaz olarak değerlendirilmesinin milli birlik ve beraberliği riske atabileceği açıktır ve bu konuda dikkatli olunmalıdır. Bu doğrultuda vatandaşlık hakkını elde edememiş ve kimliksiz kalmış Kürtler ile Kürt dili konusundaki düzenlemelerin ülke genelinde diğer gruplar için de aynı şekilde yapılması, Suriye genelinde demokratik ve kapsayıcı bir kültürel ve siyasal atmosfer oluşmasını sağlayacaktır" dedi.

'IRAK'TAKİNE BENZER BİR FEDERASYON PEŞİNDE KOŞMA HAYALİNDEN VAZGEÇİLMELİ'

10 Mart Mutabakatı’nın bir an önce tüm maddeleri ile uygulanması için adımların ciddiyetle atılmaya devam edilmesi gerektiğinin altını çizen Bahçeli, "SDG'nin Fırat'ın batısından çekilmiş olması önemlidir ve Suriye hükümeti kısa sürede bu bölgelerde istikrarı tamamen sağlayabilecek ve yaşamı normalleştirecektir. Fakat Fırat'ın batısıyla da sınırlı kalınmamalı, Irak’takine benzer bir federasyon peşinde koşma hayalinden vazgeçilmelidir. Suriye, Fırat'ın batısı ve doğusu şeklinde yapay, coğrafi veya etnik bölünmelerle parçalanmamalıdır. Suriye hükümeti tüm Suriye sathında egemen olmalı, her yere hizmet götürmeli, doğal kaynakları kontrol etmeli ve istikrarı sağlamalıdır. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasal birliği çerçevesine aykırı olabilecek herhangi bir model yerine Suriye’nin ortaklıklara vurgu yapan demokratik temelde, kapsayıcı ve uzlaştırıcı bir cumhuriyet olarak inşa edilmesi sağlanmalıdır. Şara’nın Suriyeli Kürtlerle terör örgütü SDG’yi birbirinden ayıran, Kürt kökenli Suriye vatandaşlarına yönelik kapsayıcı, bütünleştirici, onların temel hak ve özgürlüklerinin anayasal çerçevede güvence altında olduğunu ifade eden bir kararname yayımlaması bu anlamda önemli ve takdire şayan bir adımdır" ifadelerini kullandı.

'KARARNAME, DOĞRU ZAMANDA ATILMIŞ ÖNEMLİ BİR ADIMDIR'

Bahçeli, kararnamenin; isabetli, anlamlı, Suriye’de birlik ve bütünlüğü tahkim etme yönünde doğru zamanda atılmış önemli bir adım olduğunu vurgulayarak, "Kürtlerin yoğun olduğu bölgelerdeki okullarda Kürtçeyi seçmeli ders olarak öğretme hakkı tanınması hususu, 'resmi dil' ile dil özgürlüğünün birbirinden ayrılması suretiyle değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır. Her insanın ana dili ana sütü gibi haktır. Ancak kamusal ve siyasal alanda herkesin anlayacağı ortak bir dilde konuşmak, kamusal menfaatlerin, farklı kimliklerin ve toplumsal eşitliğin bir dil üzerinden inşasının, birlik ve bütünlüğün gereğidir. Sosyolojik ve kültürel bir tanımlama olarak ifade edilen ulusal dil ile resmi dilin de bu anlamda ayrıştırılması bilimin ve aklın gereğidir. Suriye’nin etnik ve dini yapısı oldukça çeşitlidir ve bu çeşitlilik, ülkenin karmaşık sosyal, siyasi ve kültürel yapısını şekillendiren önemli bir unsurdur. Suriye’nin mevcut etnik ve dini yapısı, ülkenin geçmişte olduğu gibi gelecekte de siyasi, sosyal ve kültürel şartlarının oluşmasında önemli bir rol oynayacaktır. Farklılıkları canlı tutacak bir sistemin hazırlanması halinde, Suriye’nin kaotik geçmişinden kurtulmasının zorlaşacağı bir gerçektir. Bu nedenle, Suriye’nin yeniden inşa ve ihya sürecine ilişkin olarak vurguladığımız gibi; Suriye’de etnik, dini ve benzeri farklılıkları kucaklayan, birleştirici, tek Suriye’yi esas alan bir hukuki ve toplumsal düzen inşasını, ardından ekonomik ve sosyal olarak daha güçlü bir Suriye öngörüyor; böyle bir Suriye’nin bölgenin huzur ve barışı için de kaçınılmaz olduğunu değerlendiriyoruz" dedi.

'EN KRİTİK KONU YENİ ANAYASA YAPILMASIDIR'

İlerleyen dönemde Suriye’nin üniter bir yapıyı esas alan, toprakları ve nüfusuyla bölünmez bir bütün olarak kurgulanması suretiyle milli birliğin tesis ve temin edilmesinin acil ve ihmal edilemez bir ihtiyaç olarak öne çıktığını işaret eden Bahçeli, şunları kaydetti:

"Bu çerçevede en kritik konu yeni anayasa yapılmasıdır. Anayasanın Suriye’de yaşayan etnik ve dini her kesimi kucaklayan, eşitlikçi, temel hak ve hürriyetleri garanti eden, serbest seçimi, hür teşebbüsü, din ve vicdan özgürlüğünü, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını esas alan bir nitelik taşıması Suriye’nin birliği ve istikrarı için vazgeçilmezdir. Suriye’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü esasına dayalı üniter bir yapının tesis edilmesi, federasyon, konfederasyon, özerklik gibi eski çatışma hatlarını ve terörist faaliyetleri yeniden canlandırabilecek tartışmalar gündeme getirilmemelidir. Suriye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin eşit hak, özgürlük ve yükümlülüklere sahip olacağı, etnik ya da dini farklılıkların devlet nezdinde hiçbir önem arz etmeyeceği ve en önemli ortak paydanın 'Suriye vatandaşlığı' olacağı hususunda tüm sosyal kesimler temin edilmelidir. Devletin tek bir resmi dilinin olması, büyük çoğunluğu oluşturan kitlenin Araplar olması nedeniyle de Arapçanın resmi dil olarak belirlenmesi ve zorunlu temel eğitimin tüm yurtta Arapça yapılması, bununla birlikte, Kürtçe yanında Türkçe gibi dillere seçmeli ders olarak müfredatta yer verilmesi, anadili Arapça olmayanların kendi dillerinde yetkinlik kazanması sağlanmalıdır. Başkanlık sistemi temelinde bir hükümet yapısı inşa edilmeli; yönetimde istikrar ilkesinden taviz verilmemeli, çok partili hayatla toplumun her kesiminin parlamentoda temsil edilmesini temin edecek katılımcı bir seçim sistemi hayata geçirilmeli, yasama, yürütme ve yargı arasında kuvvetler ayrılığı tesis edilmelidir."

'TÜRKİYE'NİN GÜVENLİĞİ SURİYE'NİN GÜVENLİĞİYLE YAKINDAN İLİŞKİLİDİR'

Suriye uzun yıllar devam eden Baas rejiminin yıkıcı etkilerinden kurtulduğunu, yeni yönetimi ve onlara inanan ve güvenen Suriyelilerle istikrara, birlik ve bütünlüğe doğru kararlı adımlarla yürüdüğünü belirten Bahçeli, şöyle dedi:

"Türkiye’nin huzuru ve güvenliği Suriye’nin güvenliği ve istikrarıyla yakından ilişkilidir. Bize göre; yaşanan gelişmeler çerçevesinde önümüzdeki süreçte Suriye’nin barış, huzur, birlik ve bütünlüğü ile Suriyelilerin refah, temel hak ve özgürlükleri bağlamında hızla mesafe alınabilmesi için aşağıdaki yol haritasının izlenmesi yerinde olacaktır; 10 Mart 2025 mutabakatının tüm maddeleriyle hayata geçirilmesi, SDG ve türev yapıların tamamen feshedilerek Suriye devlet kurumlarına eksiksiz ve geri dönüşü olmayacak biçimde entegre edilmesi, federasyon, özerklik ve bölünme tartışmalarının gündemden çıkarılması, Suriye’nin toprak bütünlüğünün kalıcı olarak güvence altına alınması merkezi devlet otoritesinin ülke genelinde süratle tesis edilmesi, Suriye hükümetinin Fırat’ın batısı ve doğusu ayrımı olmaksızın tüm ülke sathında egemenlik sağlaması, yapay coğrafi, etnik veya siyasi bölünmelerin önüne geçilerek üniter devlet yapısının korunması, yeni ve kapsayıcı bir Suriye anayasasının yapılması, bu kapsamda tüm etnik ve dini kesimleri kapsayan, kucaklayıcı, eşitlikçi, demokratik ve hukukun üstünlüğünü esas alan bir anayasal düzenin kurulması, Kürtlerle SDG’nin net biçimde ayrıştırılması, SDG’nin 'Kürtlerin temsilcisi' olduğu iddiasının geçersiz kılınması ve bu algının toplumsal düzeyde kırılması, Kürtçenin seçmeli ders olarak eğitim sistemine dahil edilmesi gibi Türkmenler başta olmak üzere tüm asli unsurların kültürel haklarının dikkate ve gündeme alınması, 'Suriye vatandaşlığı' kavramının güçlendirilmesi, etnik ve dini aidiyetler yerine vatandaşlık bağının temel ortak payda haline getirilmesi, tek resmi dil ilkesinin korunması, toplumsal uzlaşma ve milli birliğin güçlendirilmesini mümkün kılacak adımlar atılması, başkanlık sistemi temelinde yönetimde istikrarın sağlanması, yürütme kapasitesi güçlü, istikrarlı bir hükümet yapısının oluşturulması, kuvvetler ayrılığı ilkesinin tesis edilmesi, demokratik, temsile dayalı siyasal sistem kurulması, serbest ve adil seçimler, çok partili hayat ve temsil adaletinin sağlanması, temel hakların güvence altına alınması, din ve vicdan özgürlüğü, hür teşebbüs, insan hakları ve özgürlüklerin korunması, ekonomik ve siyasi olarak güçlü, bütünleşmiş Suriye’nin bölgesel istikrarın temel aktörlerinden biri haline gelmesi."

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:122
embedKaynak:https://www.dha.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Ocak 2026 16:28 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Dünyanın en eski kehribarı keşfedildi: 385 milyon yıl öncesine ait yaşam izi

17 Temmuz 2026 00:41see174

Rusya dan Türkiye ye övgü dolu sözler: Minnettarız

17 Temmuz 2026 00:19see172

Hilal ve Venüs aynı kadrajda buluştu Kırıkkale Haberleri Habertürk Yerel Haberler

17 Temmuz 2026 01:17see169

New York borsası düşüşle kapandı

17 Temmuz 2026 00:29see169

‘İnek sütü bebeklerde kansızlık riskini artırabilir’

16 Temmuz 2026 09:37see167

Gaziosmanpaşa da cip iş yerine daldı; kaza kamerada

16 Temmuz 2026 19:47see165

Tam 70 sene boyunca demir bir kapsülde yaşadı! Demir Ciğer lakaplı Paul Alexander ın inanılmaz hayat hikayesi!

16 Temmuz 2026 09:39see165

‘Devletin kollarında olmam gerekmez mi?’ Sözcü Gazetesi

16 Temmuz 2026 05:41see165

Arjantin finalde, maç sonu açılan pankart olay yarattı: Siyasi mesaj gündem oldu Sözcü Gazetesi

16 Temmuz 2026 07:56see164

Kapış kapış gidiyordu: Satışı yasaklandı! Tek tek kaldırılıyor

16 Temmuz 2026 11:48see159

SON DAKİKA İsrail Konsolosluk önündeki polis noktasına saldırı düzenlenmişti: İddianame tamamlandı!

16 Temmuz 2026 16:44see155

Ünlü isimlere uyuşturucu operasyonu: Sağlık kontrolü

16 Temmuz 2026 16:10see153

Süper Lig ekibinde büyük temizlik! 11 futbolcu ile yollar ayrıldı

17 Temmuz 2026 17:57see152

ABD den vatandaşlarına teyakkuzda olun, Irak a seyahat etmeyin uyarısı

17 Temmuz 2026 01:28see148

Sorgusuz sualsiz gizli tanıklı tutuklama Sözcü Gazetesi

16 Temmuz 2026 05:41see147

Cenk Özkaçar: Böylesine bir futbol kültürünün parçası olmak gurur verici Trabzon Haberleri Habertürk Yerel Haberler

16 Temmuz 2026 20:46see145

Bağcılar da Kardeşler Arasında Bıçaklı Kavga

16 Temmuz 2026 18:31see144

ABD’de ishal salgını

16 Temmuz 2026 07:14see141

TEM Otoyolu nda devrilen TIR ın sürücüsü öldü Son dakika haberleri

17 Temmuz 2026 04:25see140

Psikolojik tedavi gören baba, emniyet amiri oğlunun silahıyla kendini vurdu Savcılık olayla ilgili soruşturma başlattı Aydın Haberleri Habertürk Yerel Haberler

17 Temmuz 2026 02:02see140
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları