MELİH ALTINOK Erdoğan Suriye Kürtlerini eşkıyaların elinden aldı
Sabah kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
YPG'nin kontrol ettiği şehirlerde asgari bir altyapı hamlesi ya da kamusal hizmetleri sürdürebilecek bir idari kapasite oluşmadı. Ne yeni okullar ne sağlık merkezleri ne de üretimi artıracak yatırımlar...
Buna karşılık sosyal medyada, Aynel Arab'daki tek fırının önünde oluşan uzun ekmek kuyruklarının paylaşılması, yoksulluğun nasıl romantize edildiğini gösteriyor. 14 yıldır yönettikleri şehre yeni bir fırın bile açamamışlar.
Peki, bölgenin petrol gelirleri, ticaretten elde edilen kazançlar ve halktan toplanan zorunlu ödemeler nereye gitti?
Tamam beton tünel alt yapısına biraz yatırım yapmışlar ama Lafarge çimento gibi Fransız sponsorları olduğunu biliyoruz. Diğer bir gider kalemi olan terörist maaşlarını da ABD'ye ödetiyorlardı. Hatta sahadaki fiili gücünü olduğundan fazla göstererek Washington'a yüksek rakamlar sunulduğu iddiaları, Amerikan siyasetinde bile tartışma konusu oldu. Trump "Bize değil, kendilerine çalışmışlar" dedi.
Bugün ise tablo değişiyor. Suriye'de merkezi otoritenin yeniden tesis edilmesiyle birlikte, Kürtleri kendine kalkan yapan YPG'nin hâkimiyet alanı ciddi biçimde daraldı.
Devletin sahaya dönmesi yalnızca güvenlik meselesi değil; aynı zamanda yıllardır oluşan yönetim boşluklarının ve kara deliklerin kapanması anlamına geliyor. Yaptırımların kaldırılması ve uluslararası temasların artmasıyla birlikte, bu bölgelerde ticaretin ve üretimin yeniden canlanmasının zemini oluşuyor.
Tüm bunlar Suriye'nin tüm halklarına —Kürtlere de— yol, su, elektrik ve kamu hizmeti olarak geri dönecek.
Demokratik haklar ve eşit vatandaşlık konusunda da önemli adımlar atılıyor. Son olarak, 1962'de BAAS rejiminin yaptığı olağanüstü nüfus sayımında "kayıt dışı" bırakılan Kürtlerin vatandaşlık statüsüne kavuşturulması, tarihsel bir eşik. Şam'ın BM, ABD ve AB ile geliştirdiği ilişkiler de bu sürecin kalıcı bir çerçeveye oturmasını mümkün kılıyor.
Bu tabloda Türkiye'nin rolü ise göz ardı edilemez. Herkes havlu atmışken Suriye dosyasını masasından hiç kaldırmayan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sürece müdahil olması Suriye halkının en büyük şansı.
Özetle İmralı'yı Baypas eden Kandil ve DEM cephesi, Suriye'deki gelişmelerden, Kürtlerin entegrasyonundan rahatsız olmakta yerden göğe kadar haklı.
Zira Türkiye'den sonra Suriye'de de Kürtleri teröristlerin elinden, uçurumun kenarından alan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Irak'ın kuzeyini de boş bırakmayacağının farkındalar.
Görüntülenme:36
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 02 Şubat 2026 07:02 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda
İletişim








En çok okunanlar



















