Ankara24.com
close
up
Demişti, Chul Han’dan da önce… Ersin Çelik

Demişti, Chul Han’dan da önce… Ersin Çelik

Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

Ardından, “kıymetini bilemedik” denilen dostlara, ayıp ediliyor oysa. “Şahsi” veya “mahalli” vefasızlıkla yüzleşmek için, o dostun ebedi âleme göçmesi mi gerekiyordu? “Kıymet”, belki de bilebildiğimiz bir ölçü değildir. Neyse, böyle ortaya yazmakla olmayacak. Bülent Akyürek’in ardından sosyal medyaya verilen taziye mesajlarının bir kısmında; mahalleye ve İslâmî camiaya edilen sitemler düşünce önüme, “Ahirete doğarken, semtimizde kol gezen bu üstenci ezikliği de yık be abi,” dedim içimden. Bülent

Ardından,

“kıymetini bilemedik”

denilen dostlara, ayıp ediliyor oysa. “Şahsi” veya “mahalli” vefasızlıkla yüzleşmek için, o dostun ebedi âleme göçmesi mi gerekiyordu?

“Kıymet”, belki de bilebildiğimiz bir ölçü değildir.

Neyse, böyle ortaya yazmakla olmayacak.

Bülent Akyürek’in ardından sosyal medyaya verilen taziye mesajlarının bir kısmında; mahalleye ve İslâmî camiaya edilen sitemler düşünce önüme,

“Ahirete doğarken, semtimizde kol gezen bu üstenci ezikliği de yık be abi,”

dedim içimden.

Bülent Akyürek, hayatımıza girdiği günden, yani

“Beni de aranıza alın”

dediği yıllardan beri kıymetliydi. Çünkü kitaplarının adlarını ezbere biliyorduk. Birçoğumuz,

“içimizdeki öküze dur” demeyi de “öğlen namazına kalkmayı” da ondan öğrendik.

Bülent Akyürek, zihnen hep uçlarda yaşarken, cismen vasatlığa teslim olmanın konforunu güderdi.

Az’a kanaat, çok’la da kavga ederdi.

Bir büyüğümüzle, vefat haberi gelince yazışırken, şunu söyledim:

“Bülent abi biraz dengesizdi. Sevilmeyi severdi. Samimiydi.”

O da kendisi ile bir söyleşide karşılaştıklarını, üslubunu pek sevemese de

“derdini” çok sevdiğini yazdı.

Akabinde, üzerinde çokça emeği olan ortak bir kardeşimiz aradı.

“Seni eskiden beri hayırla yâd ederdi”

dedi. Ölçümüz vefaydı. Mesleğe girdiğimden beri, 20 yıldır; bazen seri görüşmelerle, bazen aylar süren sessizlikle ama bir şekilde iletişimdeydik. Bazen bir kitabı için bazen bir yazısı, bazen de haberlerim üzerine görüşürdük.

Kimi zaman da kol kanat gerdiği bir delikanlıyla çay içmem için arardı. Biz ise hiç çay içemedik.

Bülent abi bildim bileli sağlık sorunlarıyla mücadele etti. Yorgundu. Evdeydi.

Vekaleten içilen çayların tadını da hatırını da bildik ama. Bir ara Yeni Şafak’ta köşe yazarken editörlüğünü de yaptım. Ama en fazla da okudum.

“Derdinin hamalı”

adamlardandı. O dert ki, 2010 yılında gazetemizde Emeti Saruhan’a verdiği söyleşide anlattığı gibi; öyle entelektüel bir konforun değil, bizzat

“Kur’an sopasının”

eseriydi.

Yeri gelmişken aktarayım: 35 yaşına kadar ateist bir “yeraltı” romancısı olarak yaşamış, bu sürede, Doğu ve Batı kaynaklı 18 bin kitap devirmiş, hidayete ise rüyasına giren Ankebut Suresi’nin ilk on ayeti okunduktan sonra, dürülüp sopa haline getirilince ermiş. Sonrası imana getiren temiz bir kötek.

“Tertemiz bir dayakla geldim”

diyordu. Böyle bir adamın, dünyevi hiçbir kurala eyvallahı olur muydu? Olmadı da.

Bülent abinin kavgası büyüktü. Cephaneliği ise sağlamdı. Harfleri dizdi mi kelime yatağına, tarayıp geçerdi.

Kişisel gelişim kitaplarını, en popüler oldukları dönemde;

“narsisizm pompalayan din dışı yapılar”

olarak böylesine ilk kez o eleştirmişti. ‘

İçinizdeki Öküze Oha Deyin’

kitabını yazdığında yıl 2008, aylardan ocaktı ve

Instagram ile Tiktok’un zihinlerimizi işgal etmelerine yıllar vardı.

Şöyle diyordu:

“İnsanın nefsini kışkırtan kişisel gelişim, hepimizi bir tüketim nesnesi haline getiriyor.” 

Onun terazisi hep insan tartıyordu. Batı’nın teknolojisini “medeniyet” diye yutturmalarına karnı toktu. Şöyle diyordu söyleşisinde:

“Bize göre medeniyet, ailemizden biri hastalandığında bir saat içinde refakatçi olmak için hastane bahçesinde toplanan kişi sayısıdır. Bir ölü başına düşen diri miktarıdır güç!”

Bugün hastane bahçelerini boş bırakmak bir yana, taziyeyi dahi, kuru bir mesaj hatta emojiye düşüren

“son modern dünya” ile kavgaya hepimizden önce tutuşmuştu.

Fark ettim ki: Dijitalizmi, sosyal psikolojiyi, hayatların sanallaşmasını, insanın yalnızlaşmasını ve nihayetinde

“şimdinin” ağır kayıplarını

yıllar evvel;

Byung-Chul Han’dan da önce

öngören, yazan, konuşan, haykıran bir öncüydü o. Han, 

‘Yorgunluk Toplumu’

nda insanın kendi kendinin sömürücüsü olmasından bahseder. Bülent abi ise bunu “içimizdeki öküz” metaforu ile yerli ve sert bir dille ifade etmişti.

Yazının başında dediğim,

“taziye altından mahalleye vurma”

meselesine dönelim...

Bülent abi, dindarların kendisiyle fotoğraf çektirmekten çekindiğini biliyordu. O söyleşide,

“Müslüman kardeşlerimize yarandık mı, bilmiyorum”

diyecek kadar da vakurdu. Ama o, İsrail bomba yağdırırken kermes düzenleyen kınama kültürüne, sabah namazına kalkıp borsayla uğraşan istikamet kaybına itiraz ederken,

camiayı; yıkmak için değil, “bizi” ayakta tutmak için eleştiriyordu.

Kavgası sahtelikleydi. En çok da

“Bizim çocukları dövmeyin, dövdürmeyin”

derdi. Bu arada Bülent abinin “bizim çocukları” bizdik.

Şimdi…

Vakti gelen “son adam” Bülent abi oldu.

Bu “modern uykudan” uyanıp, asıl yurduna,

Şeyh Ali Semerkandi’nin dizinin dibine gitti.

Mekânı cennet, Kur’an yoldaşı olsun.

***

Son olarak; Bülent abinin son nefesine kadar, -dostlarıyla olan alakası dahil- her haliyle ilgilenen

vefalı dost Hakan Albayrak ağabeye

kendi adıma hürmetlerimi sunuyorum. Bülent abinin yıllar sonra, ömrünün son demlerine nasip olan

‘Satılık Adam’

ve

‘Geriye Doğru İleri’

kitaplarını yayımlayan, eski kitaplarını da baskıya hazırlayan

Ketebe Yayın Yönetmeni Furkan Çalışkan’a “mahalle adına” kadir-kıymet bildiği için

teşekkür ederim.

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:66
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 11 Şubat 2026 04:05 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Selçuk Bayraktar, Şırnak ta TEKNOFEST Dron Şampiyonası na katıldı

10 Ağustos 2026 00:42see164

Zayıflama geni bulundu

09 Ağustos 2026 07:03see162

İstanbul da hareketli anlar! Polise bıçakla saldırdı, böyle etkisiz hale getirildi Sözcü Gazetesi

09 Ağustos 2026 20:14see160

Çocuk Koruma Kanunu nda köklü değişiklikler yasalaştı

09 Ağustos 2026 12:12see158

Fatih Erbakan dan akla ziyan Mekke anlaşması çıkışı! YRP liler bile şaştı kaldı

09 Ağustos 2026 18:26see157

Doğanın kalbinde büyük buluşma

09 Ağustos 2026 07:03see155

Hilal Yelekçi Manifest grubundan ayrıldı mı? İddiaların perde arkası netleşti

09 Ağustos 2026 13:24see154

Boşansalar da eski eşine ölene kadar destek olmuştu… İki çocuğu yetim kaldı… Çok sevdiği ekranlara bile veda etti

09 Ağustos 2026 09:01see152

İsrail den Mekke Anlaşmasına Tepki

10 Ağustos 2026 01:07see151

Bir yanda dizel, diğer yanda gaz krizi: Fiyatlar uçtu Sözcü Gazetesi

09 Ağustos 2026 09:30see149

Bodrum da kontrolden çıkan otomobil AVM nin otoparkına yuvarlandı Muğla Haberleri Habertürk Yerel Haberler

10 Ağustos 2026 01:15see147

15 kişi hastanelik oldu! Havuz bakımında gaz sızıntısı Son dakika haberleri

10 Ağustos 2026 03:21see144

Olivia Wilde: Bu film beni daha romantik biri yaptı

09 Ağustos 2026 16:39see141

CHP nin atanmış genel başkanı, partisinin çerçeve yasa kararını açıkladı Sözcü Gazetesi

09 Ağustos 2026 19:50see141

İstismar şüphelisi hastanede öldürüldü

09 Ağustos 2026 07:17see141

Selahattin Demirtaş tan çerçeve yasa mesajı! Erdoğan ve Bahçeli ye teşekkür

09 Ağustos 2026 16:00see140

Sami Yusuf Hasbi Rabbi’yi Türkiye’de yeniden söyleyecek

09 Ağustos 2026 15:41see139

İstanbul’da boğuluyorum diye yardım istedi: Dalgaların arasından son anda kurtarıldı

09 Ağustos 2026 16:14see139

KKTC ile Güney Kıbrıs arasında geçişler durduruldu

09 Ağustos 2026 16:07see139

Pakistan dan son dakika Türkiye ve Suudi Arabistan açıklaması! O ülkelere sürpriz mesaj

09 Ağustos 2026 18:23see138
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları