Ankara24.com
close
up
Menu

Hantavirüs tespit edilmişti... Sağlık Bakanlığı: Gemideki 3 Türk vatandaşı getirilecek

Eyüpsultan da taksiciye gasp ve darp anı kamerada

Galatasaray dan taraftarlara duyuru! Kutlama yapılmayacak

Haluk Levent, Gülistan Doku yu andı

Putin den Zelenskiy ile olası görüşmeye dair açıklama Dış Haberler

Sağlık Bakanlığı ndan Hantavirüs açıklaması: Gemide bulunan 3 vatandaşımız yarın ülkemize getirilecek

TFF Galatasaray’ı kutladı! Açıklamada Dursun Özbek detayı dikkat çekti Sözcü Gazetesi

Galatasaray Şampiyon, Kutlamalarda Gerginlik

İran da dikkat çeken Çin açıklaması! İkili ilişkiler çok boyutlu hale gelecek

Şampiyonluk sonrası TFF den Galatasaray paylaşımı geldi

Yer: Muğla! Şüphe üzerine durdurulan araçtan uyuşturucu çıktı

Magyar resmen Macaristan Başbakanı oldu Sözcü Gazetesi

Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın dan istifa açıklaması! Sabretmek lazım

İsrailli analist Shay Gal dan YILDIRIMHAN tepkisi: Ankara nın uzay programındaydı...

İspanya hantavirüs vakalı gemideki yolcuları karantina altında tahliye edecek

‘Seyirciyi güldürmenin değil mutlu etmenin peşindeyim’

Kılıçdaroğlu na sürpriz ziyaret! Utanç duyuyorum diyerek özür diledi

Sağlık Bakanlığı sözleşmeli sağlık personeli alımı başvuru tarihi ve şartları açıklandı mı, kadro ve branş dağılımı belli oldu mu? Son Dakika Haberleri

Savunma sanayii devrimi neden bütün bölge ülkelerinde olağanüstü heyecanla karşılanıyor? İhsan Aktaş

ABD/İsrail İran savaşından bu yana bir ilk! Katar dan bölgeyi etkileyecek adım

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türk milletinin iyi bir anayasa özlemi halen dinmedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türk milletinin iyi bir anayasa özlemi halen dinmedi

Ankara24.com, Dha kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Danıştay Başkanlığı'nda düzenlenen 'Danıştay'ın 158'inci Kuruluş Yıl dönümü ve Danıştay ve İdari Yargı Günü Töreni'ne katıldı. Erdoğan, Danıştay’ın kuruluş yıl dönümünü ve tüm yargı camiasının İdari Yargı Günü’nü tebrik etti. Erdoğan, "Hukuk devletinin en genel tanımı; bütün kurum ve organlarıyla devletin hukuk içinde kalması ve hukukla hayat bulmasıdır. Bu tarifi; kuvveden fiile, idealden hakikate çıkaran kurumsal güvencelerin başında, adil ve etkin işleyen bağımsız ve tarafsız bir yargı organının varlığı gelmektedir. Devletin üç temel sütunundan biri olan yargı organı içindeki idari yargı yolu, kamunun tasarrufları karşısında vatandaşın hakkını arayacağı güvenli bir limandır. Danıştay da bu yolun bidayet ve nihayet çizgisindeki son durağıdır. Bundan tam 158 yıl evvel 'Şura-yı Devlet' adıyla kurulduğunda, Sultan Abdülaziz adına okunan nutku hümayunda hukuki güvenlik, adil ve eşit idare ilkelerinin altı çizilmiş; toplumda sınıf farkı gözetmeksizin hukukun herkes için korunacağı taahhüt edilmişti. Önce Şura-yı Devlet ardından Cumhuriyet Türkiye'sinde Danıştay, bu taahhüdü takip ederek hukuk devleti ilkesinin yerleşmesi ve kökleşmesi için mühim hizmetler ifa etmiştir. Zamanla Danıştay’ın idari ve istişari rolü zayıflamış, buna mukabil yargısal denetim fonksiyonu öne çıkmıştır. Yürüttüğü hukuka uygunluk denetimiyle Danıştay’ın gerek idari makamlara gerek alt derece mahkemelerine sağladığı rehberlik halen önemini koruyor" diye konuştu.

'DEVLETLE VATANDAŞ ARASINDA DENGE UNSURU'

Günümüzde hukukun, insanın doğuştan gelen hak ve özgürlüklerini dikkate almadan tanımlanamadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zira hukuk, özü ve meşruiyetini evrensel nitelikteki bu değerlerden alıyor. Hak ve özgürlükler, bir bakıma insanın korunaklı alanını belirleyen, bireysel güvenliği temin eden kurallar kümesidir. Bunun için bireysel güvenlik ihtiyaçlarına cevap vermeden, kolektif güvenlik ihtiyaçlarını karşılamaya imkan yoktur. Üstelik bu bizim için yeni öğrenilmiş bir ders değildir. Devlet felsefemizin temelini oluşturan Şeyh Edebali’nin 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' öğüdüyle yüzyıllardır bu gerçeğin farkındayız. Farkında olduğumuz bir diğer husus; devlet ve vatandaş arasındaki ilişkinin doğası itibarıyla eşitler arası bir ilişki olmadığıdır. İdare hukuku ve bu hukuk dalının kurallarını uygulayan idari yargı; devlet ile vatandaş arasındaki işte bu ilişkide bir denge unsurudur. Adliye mahkemelerinden farklı olarak idari yargıda uyuşmazlığın bir tarafı her zaman devlettir, kamu idaresidir. Dolayısıyla idari yargının adil ve etkin işleyişi, kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı bakımından özel öneme sahiptir ve bu işleyiş, hukuk devleti standartlarına dair çok kritik bir göstergedir" ifadelerini kullandı.

'HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞA SON VERDİK'

Erdoğan, devamında şöyle konuştu:

"Yaklaşık 6 sene önce aramızdan ayrılan rahmetli Prof. Dr. İlhan Özay, 'Gün Işığında Yönetim' kavramıyla önümüzde yeni bir pencere açmıştı. Devletin güneşle remzedilmesi ve temel vasıflarının gün ışığına nispetle tarifi, esasen hukuk devletinin zarif ve bilgece ifadesidir. Modern anlamıyla hukuk devleti; gün ortasında tam tepeye yerleşen güneş misali aydınlığını her köşeye ulaştırır, herkesi eşit derecede ısıtır ve ışıtır. Eskiler tam da bu sebeple 'Allah devlete zeval vermesin' demiştir. Zevalinden endişe edilen hiç kuşkusuz devletin soyut varlığı değildir, adil ve eşitlikçi karakteridir. Adalet ve eşitlik ilkeleri üzerinde neşvünema bulan bir hukuk devleti düzeninde hiç kimse için korku yoktur, ümitsizlik yoktur, çaresizlik yoktur. Bu düzende kamu idaresi vatandaşa tepeden bakamaz, göz hizasında konuşur. Bu düzende imtiyazlılar, seçkinler hukukun kapsama alanı dışında onlar yoktur, hukuk karşısında eşitlik vardır. Bu düzende idareci, vatandaşın efendisi değil, hizmetkarıdır. Bu düzende asıl olan millettir, milletin rızası ve vatandaşın memnuniyetidir. Toplumun bir kesiminin kendisini öz yurdunda garip hissettiği dönemlerden; siyasetin ve kamu idaresinin vatandaşla göz hizasında iletişim kurduğu bir olgunluk seviyesine hamdolsun ulaştık. Her türlü ayrıcalığa ve ayrımcılığa son verdik. Cumhur ile Cumhuriyet arasına çekilen dikenli tel örgüleri söküp attık" dedi.

'REFORM İRADEMİZ İLK GÜNKÜ GİBİ'

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile milletin iradesinin aracısız bir şekilde devlet idaresinde belirleyici olmasını temin ettiklerini dile getiren Erdoğan, "İyi yönetim ideali, bilhassa son 23 yılda hayata geçirilen yasal ve yapısal reformlarla güç ve mevzi kazanmıştır. Dilekçe ve bilgi edinme hakkı, kamu denetçiliği gibi kurumlarla idarenin demokratik denetiminin önü açılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Kamu Görevlileri Etik Kurulu, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu gibi kurul ve düzenlemelerle vatandaşımıza ilave güvenceler sağlanmıştır. İdari usul açısından önemi haiz pek çok kural ve müessese hükümetlerimiz döneminde hayata geçirildi. Mahkeme sayısını 126’dan 245’e çıkartarak yüzde 68 oranında artırdık. İdare mahkemesi kurulu il sayısını 72’ye, vergi mahkemesi kurulu il sayısını da 39’a yükselttik. Sistemdeki en büyük yeniliği ise 10 yıl önce istinaf yolunu getirerek yaptık. İki dereceli yargılamadan üç dereceli yargılamaya geçiş, Danıştay’ın içtihat mahkemesi vasfını güçlendirmiş, iş yükünü ciddi manada azaltmıştır. İstinaf öncesi sistemde açılan dosya sayısı 186 bine yaklaşmışken, 2025 yılı sonu itibarıyla bu rakam 82 bine düşmüştür. Reform irademiz ilk günkü gibi diri ve güçlüdür. Kamu idaresinde etkinliği, hesap verilebilirliği, katılımı ve şeffaflığı artıracak yeni adımlar atmaya devam edeceğiz. Kamu idaresi yanında idari yargı yolunun etkinliğini artırma hedefi de reform gündemimiz içindeki öncelikli yerini koruyor. İçinde bulunduğumuz dönemde daha etkin, daha hızlı, daha adil bir idari yargı sistemi için çabalarımızı artırarak sürdüreceğiz" dedi.

'YARGININ VESAYETEN İŞ YAPMA YETKİSİ YOKTUR'

Adalet ve doğrulukla hükmetmenin, milletin emanetini ve sorumluluğunu taşıyan herkesin asli vazifesi olduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Yargı organlarının objektif, adil, Anayasa'nın ve yasaların çizdiği sınırlar içerisinde kalarak hareket etmesi; şüphesiz diğer tüm kurum, kuruluş ve şahısların tavırlarından çok daha önemlidir. Bu konuda oluşabilecek en küçük ihmalin veya ihlalin faturasını sadece ilgili merciler değil, millet ve devlet olarak hepimiz ödüyoruz. Madem hepimiz bu ülkenin vatandaşlarıyız, öyleyse Türkiye'nin çıkarını, Türkiye'nin geleceğini, Türkiye'nin huzurunu gözetmek mecburiyetindeyiz. Türkiye kalkınacaksa, büyüyecekse, muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine çıkacaksa bu ancak topyekun bir mücadele ile gerçekleşebilir. Başta Yassıada ve 12 Eylül olmak üzere, yargı tarihimizin her bir safhasının iftihar tablolarıyla dolu olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Yakın dönem siyasi tarihimizde Danıştay’ın da hedef alındığı çeşitli provokasyonlara maruz kaldık. 17-25 Aralık’ta olduğu gibi yargı içine sızmış bir örgütün meşru hükümeti devirmeyi amaçlayan hain bir darbe girişimini yaşadık. Yargı yetkisi kullanılırken yorumda sınırların zorlandığı, hukuki mütalaa ile siyasi mülahaza arasındaki çizginin bulanık hale geldiği hadiselere tanık olduk. Bunların hepsi ve daha fazlası halen hafızalarımızdadır. Şu bir gerçektir ki yargı yetkisinin kullanımına hukuk dışı hiçbir müdahale hoş ve mazur karşılanamaz. Bununla beraber yargının yasamaya veya yürütmeye vesayeten iş yapma, karar alma hakkı ve yetkisi de yoktur. Anayasamız yargı yetkisini, hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı tutmuş; bu yetkinin bir yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağını belirtmiştir. Yani hukuki denetim yetkisini yargı mercilerine verirken, idari takdir yetkisini idare lehine saklı tutmuştur. Kuşkusuz bu iki konuyu birbirinden kesin sınırlarla tefrik etmenin zorluğu, bazen tartışmalı kararlara ve eleştirilere neden olabilmektedir. Ancak bu tartışmalardan korkulmaması gerektiğine inanıyorum. Tam tersine, yapıcı eleştirinin düzeltici, iyileştirici, dönüştürücü etkisinden en geniş biçimde istifade etmenin yollarını aramalıyız. Sosyal medyada artık iyice çığırından çıkan, giderek daha seviyesiz bir hal alan linç kültürünü elbette bunun dışında tutuyorum. Çünkü bu linç, kimi zaman siyasetçiye, kimi zaman yargıya, kimi zaman bürokrasiye, kimi zaman da sokaktaki vatandaşa yönelmekte, hak ve adalet arayışına hizmet etmekten ziyade bir operasyon aygıtı olarak çalışmaktadır."

'GÜNDEMİMİZİN ÜST SIRALARINDA TUTMAYA DEVAM EDECEĞİZ'

Anayasa ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, "Danıştay’ın temelini oluşturan Şura-yı Devlet, 1868 yılında kurulduğunda, Osmanlı İmparatorluğu Tanzimat Fermanı ile başlayan dinamik bir reform döneminin tam ortasındaydı. Şura-yı Devlet’in teşekkülünden 8 yıl sonra, maddi ve şekli anlamdaki ilk anayasamız yürürlük bulmuştur. Malumunuz anayasalar, hem devletin temel organizasyonunu hem de devletle vatandaş arasındaki ilişkileri belirleyen normatif çerçevedir. Hukuk devletinin, hukuk üstünlüğünün ve iyi yönetim ilkelerinin temel dayanağı da anayasal metinlerdir. Kanun-ı Esasi’yi takip eden 4 anayasaya rağmen, Türk milletinin iyi bir anayasa özlemi halen dinmemiştir. Kurucu anayasalarımız dışında, son 2 anayasanın maalesef darbelerin, hukuk dışı müdahalelerin ürünü olmasının bunda payı büyüktür. Bu demokratik ayıbı gidermek, Türk siyasetinin boynunun borcudur. Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa demokrasimizi aşağıdan yukarıya doğru inşa etmenin imkanıyla önümüzde duruyor. Anayasayı, darbecilerin veya seçkinlerin belirleyip topluma dayattıkları bir çerçeve olmaktan çıkarıp; toplumun kendisinin belirleyip devlete deklare ettiği bir metne dönüştürmek zorundayız. Böyle bir anayasa ile inanıyorum ki hem hukuku hem demokrasiyi hem devleti hem de milleti aynı anda koruyacak bir üstün hukuk mantığına kavuşmamız mümkün olacaktır. Biz bu konuyu her türlü siyasi matematik hesabının üstünde, zihnimizde ve reform gündemimizin üst sıralarında tutmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:67
embedKaynak:https://www.dha.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 11 Mayıs 2026 18:10 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Hantavirüs tespit edilmişti... Sağlık Bakanlığı: Gemideki 3 Türk vatandaşı getirilecek

10 Mayıs 2026 00:46see161

Eyüpsultan da taksiciye gasp ve darp anı kamerada

10 Mayıs 2026 01:35see160

Galatasaray dan taraftarlara duyuru! Kutlama yapılmayacak

10 Mayıs 2026 00:56see159

Haluk Levent, Gülistan Doku yu andı

10 Mayıs 2026 00:32see158

Putin den Zelenskiy ile olası görüşmeye dair açıklama Dış Haberler

10 Mayıs 2026 01:18see155

Sağlık Bakanlığı ndan Hantavirüs açıklaması: Gemide bulunan 3 vatandaşımız yarın ülkemize getirilecek

09 Mayıs 2026 23:34see144

TFF Galatasaray’ı kutladı! Açıklamada Dursun Özbek detayı dikkat çekti Sözcü Gazetesi

10 Mayıs 2026 01:05see140

Galatasaray Şampiyon, Kutlamalarda Gerginlik

10 Mayıs 2026 00:11see138

İran da dikkat çeken Çin açıklaması! İkili ilişkiler çok boyutlu hale gelecek

10 Mayıs 2026 04:20see138

Şampiyonluk sonrası TFF den Galatasaray paylaşımı geldi

10 Mayıs 2026 00:24see138

Yer: Muğla! Şüphe üzerine durdurulan araçtan uyuşturucu çıktı

09 Mayıs 2026 18:31see137

Magyar resmen Macaristan Başbakanı oldu Sözcü Gazetesi

10 Mayıs 2026 01:01see136

Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın dan istifa açıklaması! Sabretmek lazım

09 Mayıs 2026 23:38see136

İsrailli analist Shay Gal dan YILDIRIMHAN tepkisi: Ankara nın uzay programındaydı...

09 Mayıs 2026 21:17see136

İspanya hantavirüs vakalı gemideki yolcuları karantina altında tahliye edecek

09 Mayıs 2026 18:13see136

‘Seyirciyi güldürmenin değil mutlu etmenin peşindeyim’

10 Mayıs 2026 07:25see134

Kılıçdaroğlu na sürpriz ziyaret! Utanç duyuyorum diyerek özür diledi

10 Mayıs 2026 11:19see134

Sağlık Bakanlığı sözleşmeli sağlık personeli alımı başvuru tarihi ve şartları açıklandı mı, kadro ve branş dağılımı belli oldu mu? Son Dakika Haberleri

10 Mayıs 2026 13:52see132

Savunma sanayii devrimi neden bütün bölge ülkelerinde olağanüstü heyecanla karşılanıyor? İhsan Aktaş

10 Mayıs 2026 04:06see132

ABD/İsrail İran savaşından bu yana bir ilk! Katar dan bölgeyi etkileyecek adım

10 Mayıs 2026 13:43see131
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları