CHP li Karabat tan casusluk iddianamesine karşı Süleyman Soylu belgeli yanıt
Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki isimler hakkında hazırlanan "casusluk" iddianamesine tepki göstererek, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzalı bir resmi belge yayımladı. Karabat, bu belgenin iddianamedeki temel suçlamayı çürüttüğünü savundu.
"VERİ KOPYALAMA İDDİASI RESMEN ÇÜRÜTÜLMÜŞTÜR"Özgür Karabat, iddianamede yer alan "İBB verilerinin yedeklenmesi ve kopyalanması" suçlamasına karşı, 2 Eylül 2019 tarihli ve eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzalı resmi belgeyi kanıt gösterdi. Karabat, söz konusu belgede İmamoğlu'nun veri yedekleme talimatı üzerine Bakanlık tarafından yapılan inceleme sonucunda verilerin kopyalanmadığının resmen kayda geçirildiğini belirtti. "Sözde casusluk iddianamesi tel tel dökülüyor" diyen Karabat, suçlamaların devletin kendi resmi belgeleriyle daha önce çürütüldüğünü ve iddianamenin hukuki dayanağının bulunmadığını savundu.
Sen misin İstanbul'u AKP'den alan! İmamoğlu'nun seçim kazanması suç sayıldı: İddianameye girdi
İçişleri Bakanlığının, 2 Eylül 2019 tarihli, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzalı belgesini paylaşan Karabat'ın "İşte belgesi... Sözde casusluk iddianamesi tel tel dökülüyor" başlıklı açıklaması nu şekilde:
"CASUSLUK İDDİANAMESİ, HUKUKTAN VE MANTIKTAN YOKSUNDUR""YARGI CUNTASI, ANAYASA’DA YER ALAN HÜKÜMLERİ ORTADAN KALDIRMAYA ÇALIŞMAKTADIR""Sözde casusluk iddianamesi, diğer kumpas davaları gibi hukuktan ve mantıktan yoksundur. Verilerin yedeklenmesi suçlaması var ve bu devletin resmi belgelerinde daha önce çürütülmüştür. Ekrem İmamoğlu’nun verileri yedekleme talimatı savcının suçlamaları arasında. Halbuki o talimat sonrasında Süleyman Soylu döneminde İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan incelemede verilerin kopyalanmadığı resmi olarak kayda girdi. Belgesi de var. Peki, tüm bunlar neden yapılıyor? Çünkü yargı cuntasının demokratik Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ortadan kaldırmaya yönelik faaliyetleri devam ediyor. AKP’nin rakiplerine yönelik başlatılan kumpas davaları inandırıcı olmayınca aileleri bile davaların içine alçakça eklemeye başladılar. Ergenekon-Balyoz süreciyle başlayan, zaman içinde AKP’nin siyasi rakiplerini yok etmeye yönelik oluşturulan yargı cuntasının son adımı 19 Mart darbe girişimi oldu. Diploma iptali, rüşvet iftiraları ve sözde casusluk kumpası, meşru muhalefeti yok etmeye yönelik cunta faaliyetidir.
"İFTİRALARINIZA TOPLUMUN EN AZ DÖRTTE ÜÇÜ İNANMIYOR"Casusluk iddianamesi baştan aşağı usule, hukuka aykırıdır. İddianamede belediye başkanı olmaya çalışmak, ülke siyasetinde söz sahibi olmaya çalışmak, cumhurbaşkanı adayı olmak suç gibi gösterilmiştir. Anayasa’nın 67’nci maddesi açıktır: ‘Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde siyasî faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.’ Bu devletin kuruluş sözleşmesi Anayasa’sıdır. Yargı cuntası, Anayasa’da yer alan hükümleri ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. Erdoğan’ın şu anda en büyük siyasi rakibi Ekrem İmamoğlu’nun meşru siyasi faaliyetleri sözde casusluk adı altında engellenmektedir.
İddianamedeki en büyük suçlama, İBB verilerinin darkweb’e yüklenmesi. Savcı, Ekrem İmamoğlu’nun talimat verdiğini, Necati Özkan’ın da Hüseyin Gün ile birlikte darkweb’e yüklediğini ileri sürüyor. Bunu devletin resmi belgeleri çürütüyor. İddianamede ajanlık suçlaması var ama hangi ülke lehine bu faaliyetin gerçekleştirildiğine ilişkin ne bir iddia ne de bir bilgi var. Meşru siyasi aktörler ve faaliyetleri, hukuk altüst edilerek casusluk gibi anlatılmaya çalışılıyor. Suçlamaların ana aktörü sözde itirafçı Hüseyin Gün’ün AKP’li bakanlar Kürşat Tüzmen ve Egemen Bağış ile ayrıca Erdoğan’ın sağ kollarından biri olan MİT Başkanı İbrahim Kalın ile birlikte çekilen fotoğrafları var ama bunlar iddianamede yer almıyor. Tıpkı Aziz İhsan Aktaş ile iş yapan AKP’li belediyeler gibi. Halkımız olanların farkında. İftiralarınıza toplumun en az dörtte üçü inanmıyor. Farklı suçlamalar yönelterek, aileleri işin içine katarak inandırıcı olacağınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bunun bedelini er ya da geç mutlaka sandıkta ödeyeceksiniz."
İŞTE BELGESİ! SÖZDE CASUSLUK İDDİANAMESİ TEL TEL DÖKÜLÜYOR...
— Özgür KARABAT (@OzgurKarabatCHP) February 9, 2026
1) Sözde casusluk iddianamesi, diğer kumpas davaları gibi hukuktan ve mantıktan yoksundur. Verilerin yedeklenmesi suçlaması var ve bu devletin resmi belgelerinde daha önce çürütülmüştür.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:97
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 09 Şubat 2026 12:17 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















