Ankara24.com
close
up
Casus ağı iddiaları dengeleri sarstı: Sessiz kriz! Hamaney’i kim koruyor, kim izliyor?

Casus ağı iddiaları dengeleri sarstı: Sessiz kriz! Hamaney’i kim koruyor, kim izliyor?

Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

İran’da son dönemde en çok konuşulan isimlerden biri, uzun süredir kamuoyu önüne çıkmayan Mücteba Hamaney… Resmî açıklamalarla uluslararası iddialar arasındaki çelişkiler, peş peşe ortaya atılan senaryolar ve cevapsız kalan sorular, ülke yönetimine ilişkin tartışmaları daha da büyüttü. Peki, İran’da perde arkasında neler yaşanıyor ve günlerdir herkesin yanıtını aradığı o kritik soru ne?
SALDIRI SONRASI YARALANDIĞI İDDİA EDİLDİ
İddialara göre Ali Hamaney’e yönelik saldırıda ailesinden bazı isimler de hayatını kaybetti. Saldırıda yaralanan kişiler arasında ise Hamaney’in en büyük oğlu Mücteba Hamaney’in bulunduğu öne sürüldü. Bazı uluslararası haber kaynaklarında yer alan iddialarda, Mücteba Hamaney’in yüzünde kalıcı iz bırakabilecek ağır yaralanmalar yaşadığı ve bacaklarından birinde veya her ikisinde ciddi hasar meydana geldiği ifade edildi.
Ancak bu bilgilerin tamamı doğrulanmış değil. Mücteba Hamaney’in yaralanmasının ardından kamuoyunun karşısına çıkmaması, İran yönetiminin iletişim stratejisi konusunda soru işaretlerine yol açtı.
CENAZE VE NEVRUZ MESAJI TARTIŞMALARI BÜYÜTTÜ
Mücteba Hamaney’in babasının cenaze törenine katılmaması, özellikle İran’ın dini ve siyasi kültürü açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendirildi. İran yönetimi bu durumu güvenlik gerekçeleriyle açıkladı. Ancak bazı uzmanlar, böylesine önemli bir dönemde veliaht olarak görülen bir ismin cenaze töreninde yer almamasının siyasi açıdan farklı yorumlanabileceğini belirtti.
Benzer şekilde, İran’da her yıl büyük önem taşıyan Nevruz döneminde geleneksel olarak yapılan liderlik konuşmasının Mücteba Hamaney tarafından gerçekleştirilmemesi de tartışmaları artırdı.


İRAN YÖNETİMİNDEN SINIRLI AÇIKLAMALAR
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın daha önce yaptığı açıklamalarda Mücteba Hamaney’in sağlık durumunun iyileştiği ve yönetimle iletişim halinde olduğu ifade edildi. Ancak muhalif çevreler ve bazı yabancı analiz kuruluşları, bu açıklamaların bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmadığına dikkat çekerek temkinli yaklaşılması gerektiğini savundu.
İran devlet medyasında zaman zaman Mücteba Hamaney’e ait olduğu öne sürülen görüntüler ve açıklamalar yayınlandı. Fakat bazı çevreler, yapay zeka teknolojileriyle oluşturulmuş sahte içeriklerin yaygınlaşması nedeniyle bu görüntülerin doğruluğunun ayrıca incelenmesi gerektiğini belirtiyor.
MÜCTEBA HAMANEY NEREDE? ÜÇ FARKLI SENARYO TARTIŞILIYOR
Mücteba Hamaney’in akıbeti konusunda farklı senaryolar gündeme geliyor. İlk senaryoya göre, Mücteba Hamaney İran içinde güvenli bir noktada bulunuyor ve sağlık sorunları nedeniyle kamuoyundan uzak duruyor. Bu görüşü savunanlar, savaş koşullarında üst düzey yöneticilerin güvenlik amacıyla gizli alanlarda tutulmasının olağan olduğunu ifade ediyor.
İkinci iddia ise Mücteba Hamaney’in ülke dışına çıkarılmış olabileceği yönünde. Bazı yorumlarda Rusya gibi İran’la yakın ilişkileri bulunan ülkelerin olası bir sığınma noktası olabileceği öne sürülüyor. Ancak bu iddia için de doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.
Üçüncü senaryoda ise Mücteba Hamaney’in ağır sağlık sorunları nedeniyle görevlerini aktif biçimde yerine getiremediği ileri sürülüyor. Bazı bölgesel medya organlarında, kendisi adına yapılan açıklamaların güvenlik ve askeri kanattaki bazı isimler tarafından hazırlandığı iddia edildi.

‘BU ŞARTLARDA SAKLANMAK RASYONEL BİR TERCİH AMA KRİTİK BİR AYRINTI VAR’
Peki, Mücteba Hamaney’in uzun süredir kamuoyu önüne çıkmaması, İran’daki liderlik yapısının geleceği açısından nasıl okunmalı? Bu durum yalnızca güvenlik gerekçesiyle açıklanabilir mi, yoksa rejim içinde bir güç mücadelesine işaret eden daha derin bir tablo mu var?
Bu soruma İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacılarından Oral Toğa, “Güvenlik gerekçesi gerçek ama tek başına açıklayıcı değil. 28 Şubat saldırısında Mücteba Hamaney, yaralandı ve eşi aynı saldırıda hayatını kaybetti. Yaklaşık 150 gündür telefon, bilgisayar ya da sinyal veren herhangi bir cihaza dokunmadığı, yerin derinliklerinde bir tesiste bulunduğu ve ABD ile İsrail istihbaratının halen onu aradığı belirtiliyor” dedi.
“Bu şartlarda saklanmak rasyonel bir tercih. Ancak beş ayı aşan bir görünmezlik güvenlikle açıklanabilecek sınırı aşmış durumda” diyen Toğa, “Kritik ayrıntı şurada: Mücteba Hamaney, babasının cenaze törenlerine katılmadığı gibi yazılı bir mesaj bile göndermedi. Tahran'da düzenlenen Erbain törenlerinde posterlerle temsil ediliyor. Velayet-i fakih sisteminde liderin otoritesi göreve geliş biçiminden çok görünürlüğüne ve kişisel ağırlığına dayanır. Ali Hamaney 37 yıl boyunca bu görünürlüğü rakip güç odaklarını dengelemek için kullandı. Mücteba Hamaney’in elinde bu araç yok. Yani ortada hem fiziken zarar görmüş hem de otoritesi tartışmalı bir lider var. Görünmezlik bir güç mücadelesinin sonucu olmaktan çok, güç mücadelesine alan açan bir boşluk üretiyor. Karar alma yetkisi merkezden dağılıyor ve bu dağılma her geçen ay biraz daha kalıcı hale geliyor.” ifadelerini kullandı.
İRAN İÇİNDEKİ İSTİHBARAT AĞLARI İDDİALARI
Mücteba Hamaney’in nerede olduğuna ilişkin tartışmalarda en çok öne çıkan başlıklardan biri de İran içindeki istihbarat ağları oldu. Bazı Batılı güvenlik kaynakları, İran’ın üst düzey yöneticilerinin yerinin tespit edilmesinde teknik takip kadar içeriden sağlanan bilgilerin de önemli rol oynadığını öne sürüyor.
Bu iddialara göre, İsrail ve Batılı istihbarat servisleri uzun yıllardır İran içinde farklı seviyelerde insan kaynaklarına dayalı ağlar oluşturmaya çalışıyor. İran’ın nükleer programına yönelik geçmiş operasyonlar, bazı bilim insanlarına yönelik suikastlar ve kritik askerî tesislerin tespit edildiğine ilişkin haberler, bu tür istihbarat faaliyetlerinin tartışılmasına neden olmuştu.

Güvenlik uzmanları, savaş dönemlerinde en sık kullanılan yöntemlerden birinin elektronik takipten ziyade ‘insan istihbaratı’ olduğunu belirtiyor. Çünkü üst düzey yöneticilerin güvenlik protokollerini aşmanın, yalnızca uydu görüntüleri veya dijital takip yöntemleriyle her zaman mümkün olmadığı ifade ediliyor.
Bazı kaynaklara göre Mücteba Hamaney hayattaysa, iletişim izlerini azaltmak amacıyla telefon ve internet kullanımından uzak tutuluyor olabilir. İddialara göre olası iletişimlerin, doğrudan elektronik kanallar yerine güvenilir kişiler aracılığıyla aktarılması gibi yöntemlerle gerçekleştirilebileceği değerlendiriliyor.
Bu tür yöntemler geçmişte farklı örgütler ve devlet aktörleri tarafından da kullanılmıştı. Ancak Mücteba Hamaney’in gerçekten bu yöntemlerle korunup korunmadığı veya böyle bir iletişim ağı kullanıp kullanmadığı konusunda bağımsız bir doğrulama bulunmuyor.İstihbarat çevrelerinde tartışılan temel soru ise şu: Eğer İran’ın yeni lideri gerçekten gizleniyorsa, bu durum yalnızca bir güvenlik tedbiri mi, yoksa ülke yönetimindeki gerçek güç dengesine ilişkin daha büyük bir belirsizliğin göstergesi mi?
Bu nedenle Mücteba Hamaney’in akıbeti tartışılırken, sadece nerede olduğu değil, İran devlet mekanizmasının hangi aktörler tarafından fiilen yönetildiği sorusu da gündemin merkezinde kalmaya devam ediyor.
‘KARTONDAN LİDER’ TARTIŞMASI
Mücteba Hamaney’in uzun süre görüntü vermemesi, sosyal medyada çeşitli mizahi içeriklerin yayılmasına neden oldu. Bazı İranlı kullanıcılar tarafından ‘kartondan lider’ şeklinde alaycı ifadeler kullanılırken, Mücteba Hamaney’in yerine karton maketinin kullanıldığına ilişkin iddialar sosyal medyada yayıldı.
İran yönetiminin bu iddialara karşılık olarak yayınladığı bazı görüntüler ise muhalif çevreler tarafından sorgulandı. Yapay zeka ile oluşturulan sahte içeriklerin artması, İran yönetiminin iletişim krizini daha da derinleştirdi.

GÜÇ MERKEZİ DEVRİM MUHAFIZLARI MI?
Mücteba Hamaney’in konumu tartışılırken, İran’daki asıl güç merkezinin Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) olduğu yönündeki değerlendirmeler de öne çıkıyor. 1979 İran Devrimi sonrasında rejimi korumak amacıyla kurulan Devrim Muhafızları, zaman içerisinde yalnızca askerî bir yapı olmaktan çıkarak ekonomik, siyasi ve güvenlik alanlarında güçlü bir aktör haline geldi.

Uzmanlara göre Devrim Muhafızları; enerji, inşaat, finans, telekomünikasyon ve bölgesel askeri yapılanmalar üzerinde önemli bir etkiye sahip. Bazı eski istihbarat yetkilileri, Ali Hamaney sonrası dönemde İran’daki karar alma mekanizmasının dini liderlikten daha fazla askerî güvenlik yapılarının etkisine girebileceğini savunuyor.
Peki, İran’da gerçek karar alma gücünün dini liderlik makamından Devrim Muhafızları gibi güvenlik kurumlarına kaydığı yönündeki değerlendirmeler ne kadar gerçekçi? İran’ın yeni güç dengesi hangi aktörler etrafında şekilleniyor?
“Bu değerlendirmeler gerçekçi, sahadaki tablo da bunu doğruluyor” diyen Oral Toğa, “28 Şubat’tan bu yana Tahran'da karar alma süreci giderek merkezsizleşti, Devrim Muhafızları belirleyici güç haline geldi ve reformistler ile ılımlılar siyasetin kenarına itildi. Bugünkü denge birkaç isim etrafında şekilleniyor. Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf stratejik meseleleri yürütüyor, Devrim Muhafızları Ordusu Başkomutanı Ahmed Vahidi savaşın taktik idaresini üstlenmiş durumda, Mesud Pezeşkiyan ise günlük devlet işleriyle sınırlı kalıyor” dedi.
“Savaşın ilk döneminde yönetimi Ali Laricani ve Kalibaf birlikte götürüyordu, 17 Mart'taki suikastla Laricani'nin ölümü Kalibaf'ı fiilen öne çıkardı. Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi'nin başına da eski bir Devrim Muhafızları Ordusu komutanı olan Muhammed Bakır Zülkadr getirildi" diyen Toğa, “Yapısal olarak asıl önemli gelişme ise şu: Laricani döneminde Devrim Muhafızları özerk bölgesel karargâhlar biçiminde yeniden düzenlendi, bu karargâhlar Tahran'daki sivil yönetimden bağımsız karar alabiliyor ve doğrudan dini lidere bağlı çalışıyor” şeklinde konuştu.
‘GÖZDEN KAÇAN BİR AYRINTI VAR’

"Yani hem savaşın hem de yeni yapının mantığı yetkiyi güvenlik kurumlarına doğru itiyor. Burada gözden kaçan bir ayrıntı var: Mücteba Hamaney zaten Besic ve Devrim Muhafızları Ordusu'nun istihbarat yapıları üzerinde büyük nüfuz sahibi olarak biliniyordu ve makama bu ordunun desteğiyle geldi" diyen Oral Toğa, iöyle devam etti:
"Yani Devrim Muhafızları Ordusu kendi güvendiği ismi seçti ama seçtiği isim ortada olmayınca kurum aracısız biçimde yönetir hale geldi. Yine de bir uyarı düşmek gerekiyor: Bu bir askerî darbe ya da rejimin niteliğinin değişmesi değil. Devrim Muhafızları Ordusu makamı ele geçirmiş değil, makam zayıfladığı için kurumun mevcut ağırlığı belirleyici hale geldi. Anayasal cephe olduğu gibi duruyor ve Devrim Muhafızları Ordusu da meşruiyetini bu cepheden alıyor. Orta vadeli asıl soru ise bu makam sembolik bir çatıya dönüşürse rejimin dini meşruiyet iddiasının nasıl korunacağı."

‘YÖNETİM DAHA AĞIR BİR HATA YAPTI’

İran yönetiminin sınırlı açıklama yapması ve doğrulanmamış görüntülerin dolaşıma girmesi, ülkenin siyasi iletişim stratejisi ve rejimin meşruiyeti açısından ne anlama geliyor?
Bu tablonun İran’ın siyasi iletişim stratejisinin çok net bir şekilde çöktüğünü ve bugüne kadar Mücteba Hamaney adına 12’yi aşkın yazılı mesaj yayımlandığını ama doğrulanmış tek bir görüntü ya da ses kaydının olmadığını vurgulayan Oral Toğa, “Pezeşkiyan ve komutan Ali Abdullahi kendisiyle görüştüklerini açıkladı, ancak bu görüşmelerden hiçbir fotoğraf veya video paylaşılmadı. Bu hafta Tahran Belediyesi'ne yakın bir gazete ses kaydı yayımlanmamasını, kayıtların liderin konumunu ele verme riskiyle açıkladı” dedi.

“Yönetim bu boşluğu doldurmaya çalışırken daha ağır bir hata yaptı. Devlet kanalları liderin mesajlarını aktarmak için yapay zeka ile üretilmiş videolar kullandı ve savaş odasında görüntülendiği iddia edilen kayıtların büyük ihtimalle yapay zeka ürünü olduğu değerlendirildi” diyen Oral Toğa, şu değerlendirmede bulundu:
-- Liderinin hayatta olduğunu kanıtlamak için sentetik görüntüye başvuran bir yönetim kendi doğrulama kapasitesini kendi eliyle yok etmiş olur. Bundan sonra gerçek bir görüntü yayımlansa dahi inandırıcılığı tartışılacak. Boşluğun doldurulma biçimi de bunu gösteriyor. Rusya’da ameliyat edildiği, Kum’da bilinci kapalı biçimde hastanede olduğu ve ülkeyi terk ettiği gibi birbiriyle çelişen iddialar dolaşıyor. Rusya’nın Tahran Büyükelçisi liderin İran’da olduğunu açıklamak zorunda kaldı. 
-- En ağır iddia ise bazı istihbarat çevrelerinden geliyor ve liderin çoktan hayatını kaybetmiş olabileceğini, Devrim Muhafızları Ordusu’nun hayatta olduğu görüntüsünü savaşı meşrulaştırmak için sürdürdüğünü ileri sürüyor. Meşruiyet açısından mesele bir iletişim sorununun ötesinde. Şii siyasi geleneğinde gaybet, yani beklenen imamın görünmezliği kurucu bir kavramdır ve muhalefet bu benzetmeyi alaycı biçimde kullanmaya başladı bile. Yönetimin hesabı anlaşılabilir çünkü görünmeyen bir lider hem hedef olmuyor hem de savaşın faturasını doğrudan üstlenmiyor. Ancak kısa vadede koruyucu işlev gören bu tercih uzun vadede makamın kendisini aşındırıyor. Görülemeyen bir otorite zamanla otorite olmaktan çıkar.

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:54
embedKaynak:https://hurriyet.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 05 Ağustos 2026 07:02 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Sivasspor un transfer yasağı kalkacak mı? Taşdemir açıkladı

04 Ağustos 2026 02:10see182

Beylikdüzü’nde tartıştıkları yayaya küfredip saldıran magandalar yakalandı

03 Ağustos 2026 18:36see181

Bakan Gürlek, Bakan Işıkhan ile görüştü

04 Ağustos 2026 00:10see180

Altay da kayyım başvurusu gerçekleştirildi!

04 Ağustos 2026 00:22see180

Şara ile Barzani aynı masada! Ortadoğu da yeni diplomasi trafiği

03 Ağustos 2026 16:15see163

Şehit ve gazi ailelerinin haklarına ilişkin teklif, TBMM de

03 Ağustos 2026 19:52see160

İlker Ayrık tan üzen haber! Ev kazası sonrası kaburgaları kırıldı

03 Ağustos 2026 10:44see158

Uzak Şehir dizisine bomba bir transfer daha

03 Ağustos 2026 17:52see156

Kadın Azmağı nda doğayla iç içe yolculuk

03 Ağustos 2026 09:33see155

Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Prens Selman ile görüştü

03 Ağustos 2026 20:27see154

Trump: Görüşmeler, iyi bir anlaşma imzalamak için İran ın son şansı

03 Ağustos 2026 21:24see151

Kadınlar Fransa Bisiklet Turu nda sütyen krizi

03 Ağustos 2026 19:54see147

O şehirde ilk kez hiç CHP li Belediye Başkanı kalmadı: Hep beraber gittiler Sözcü Gazetesi

03 Ağustos 2026 19:26see146

Yaşam alanlarından uzak durulduğu sürece ayılar tehdit değil

03 Ağustos 2026 19:57see146

Bodrum da kişi başı bin 500 TL, Kilis te 300 lira!

03 Ağustos 2026 21:24see146

Son dakika... Can Kolukısa için cenaze töreni

03 Ağustos 2026 17:10see145

Emekli polisin tabancayla vurduğu komşusu, 3 günlük yaşam mücadelesini kaybetti Edirne Haberleri Habertürk Yerel Haberler

03 Ağustos 2026 09:31see144

Shell ve OMV ile dev Karadeniz ittifakı: Bulgaristan onayladı, TPAO sahaya iniyor

03 Ağustos 2026 11:58see143

Beşiktaş, Hradec Kralove maçının hazırlıklarına devam etti

04 Ağustos 2026 16:46see142

Ünlü oyuncunun sıra dışı ritüeli! Duşta soğuk çay içiyor

03 Ağustos 2026 18:02see142
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları