Camilerden nesillere: Avrupa Müslümanlarının yeni telaşı Ersin Çelik
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Köln’de, İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) ve Hasene International’ın düzenlediği “Doğu Avrupa, Kafkas ve Orta Asya Müslümanları Konferansı” için bir araya geldik. Almanya’dan Moğolistan’a, Ukrayna’dan Kuzey Makedonya’ya kadar geniş bir coğrafyanın müftüleri, başmüftüleri ve cemaat temsilcileri Müslümanların yerel meselelerini ele almak için aynı masanın etrafındaydı.
Bu tarz çalıştayları fırsat buldukça takip ediyorum. Ancak Köln’deki buluşmayı farklı kılan önemli bir detay vardı: Dinî temsilciler sadece iç sorunlarını masaya yatırmıyor,
birbirlerine can suyu olacak bir tecrübe aktarımı gerçekleştiriyordu.
Dinlediklerim; savaş, göç, kimlik mücadelesi ve asimilasyon baskısına karşı artık
güçlü bir irade ortaya koymanın zamanının çoktan geldiğini
gösteriyordu
.
Kırım Başmüftüsü Aidar Rustamov konuşurken salonda adeta bir tarih muhasebesi yapıldı. 1783’teki ilk Rus ilhakından bugün devam eden savaşa kadar uzanan sancılı bir süreci anlattı.
İşgal altındaki bölgelerde yaklaşık 500 bin Müslümanın sürekli baskı altında yaşadığı
hafızalarımıza kazındı.
Ancak konuşmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri, Ukrayna Müslümanlarının savaş karşısındaki tutumuydu. Rustamov,
“Vatanı savunmak, İslam’ı yaşayan her Ukrayna vatandaşı için bir görevdir”
diyerek Kırım Tatarları, Azerbaycanlılar, Çeçen gönüllüler, Arap diasporası mensupları ve etnik Ukraynalılardan oluşan binlerce Müslümanın bugün Ukrayna ordusu saflarında savaştığını anlattı. Cephe hattında görev yapan imamların sığınaklarda cemaatle namaz kıldırdığını, askerlere helal gıda temin ettiğini ve hayatını kaybedenler için cenaze namazları kıldırdığını söyledi. Daha da dikkat çekici olan ise,
Ukrayna’daki İslam merkezlerinin din ayrımı gözetmeden yüz binlerce insana yardım ulaştıran birer insani yardım üssüne dönüşmüş olmasıydı.
Bosna Hersek Başmüftüsü Mustafa Ceriç ise demografik çözülmeye parmak bastı. Düşük doğum oranları ve genç nüfusun Avrupa’ya göçü, Boşnaklar için yeni bir varoluşsal tehditti. Ceriç’in şu uyarısı sadece Bosna için değil, tüm ümmet için geçerliydi:
“Kurumlarını, hafızasını ve gençlerini koruyamayan toplumlar zamanla kendilerini de kaybeder.”
Konferansın anahtar kelimesi tartışmasız “
gençlik
” oldu. Kırgızistan, Doğu Gürcistan ve Moğolistan müftülerinin ortak endişesi; gençlerin sosyal medyadaki yanlış dinî bilgilerle, radikal eğilimlerle ve kimlik erozyonuyla karşı karşıya kalmasıydı. Buradan net olarak anlaşıldı ki, artık
“cami sayısı”
sorunu geride kalmış;
Avrupa’nın ortasında o camilerin içini dolduracak n
itelikli nesiller yetiştirme ve din eğitimi vizyonu
öne çıkmıştı.
Toplantıda Avrupa’nın kendi içindeki tezatlar da çarpıcı şekilde yüzümüze vurdu. Bir yanda
İslam’ın 110 yıldır resmen tanındığı
, okullarda din eğitiminin verildiği, devlet başkanlarının bayram tebriği gönderdiği bir Hırvatistan modeli var. Diğer yanda ise
Türk kimliğinin asırlardır inkâr edildiği
, seçilmiş müftülerin tanınmadığı bir Batı Trakya tezatı… İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa’yı dinlerken, aynı Avrupa’da bir yerde model olan anlayışın, başka bir yerde
temel hak mücadelesine
dönüştüğünü görüyorsunuz.
Macaristan Müftüsü’nün anlattıkları ise derin bir vicdan yarasıydı.
40 bin Müslümanın yaşadığı ülkede hâlâ resmî bir Müslüman mezarlığı yok.
Kendi imkânlarıyla arazi satın almalarına rağmen bürokrasi yüzünden defin izni verilmiyor. Hristiyan ve Yahudilerin mezar yerleri ayrılmışken, Müslümanlar adeta ortada bırakılmış. Muhabir arkadaşlarımız bu konuyu derinlemesine araştıracak; çünkü bu alenen bir
yaşam hakkına müdahale ve inanç hakkı ihlalidir.
Özetle; Doğu Avrupa’dan Orta Asya’ya kadar Müslümanlar artık sadece ibadet özgürlüğü mücadelesi vermiyor.
Kimliklerini korumaya ve hafızalarını diri tutmaya çalışıyorlar.
Tam bu noktada, bir zamanlar sadece Avrupa’ya yerleşen Türklerin sorunlarını çözme gayretinde olan IGMG, bugün hem küresel bir yapıya hem de
ümmet bilinciyle hareket eden devasa bir insani ağa
dönüşüyor.
Nitekim Köln’deki bu buluşmanın kalıcı çalışmalara zemin hazırlayacağının altını çizen
IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün
’ün şu sözleri, bu yeni küresel köprünün ciddiyetini özetliyor: “Amacımız bir araya gelip konuşup dağılmak değil; iki yılda bir düzenli buluşarak nereye geldiğimizin, birbirimizden ne kadar istifade ettiğimizin sağlamasını yapacak köklü bir dayanışma kurmaktır.”
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:71
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 15 Haziran 2026 04:09 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















