Ankara24.com
close
up
Menu

İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ YAPI İŞLERİ VE TEKNİK DAİRE BŞK.

Basra kökenli sıcak hava Türkiye yi sardı Son dakika haberleri

Giresun da sel sularına kapılan anne ile kızını arama çalışmaları havadan görüntülendi

Forex mağdurlarından yardım çağrısı: Yavuz Usta’nın Bulgaristan’da olduğu öne sürülüyor

MHP lideri Bahçeli, çerçeve yasanın yeni safhayı başlattığını söyledi

Beyaz Saray Sözcüsü görevinden ayrılacak Dış Haberler

UEFA Süper Kupa nın sahibi Paris Saint Germain

RTÜK’ten dört dijital platforma üst sınırdan ceza

Astronomlar yeni bir kozmik cisim keşfetti: Kara delik yıldızı

Fenerbahçe, Romelu Lukaku yu resmen duyurdu

Cemil Tugay son kararını verdi: Cuma günü AKP ye katılacak isimler belli oldu Sözcü Gazetesi

Teksas ta ABD ordusuna ait Apache helikopteri düştü: 2 asker hayatını kaybetti

Galatasaray’ın şampiyonluğu verdiğini iddia edenler… Dursun Özbek sert konuştu Sözcü Gazetesi

‘Milli güvenlik meselesi’ MHP lideri Bahçeli: Terörsüz Türkiye hedefi hayat bulmuştur

Kayseri de tramvayın çarptığı genç kurtarılamadı Son dakika haberleri

Şırnak ta TAMP tatbikatı gerçeği aratmadı Şırnak Haberleri Habertürk Yerel Haberler

AK Parti ye katılacağı iddia edilen Cemil Tugay kararını verdi: Kendime bir yol çizeceğim

Kuzey Marmara Otoyolu nda durdurulan araçta 3 bin 147 sentetik ecza ele geçirildi

Trump solcu bir deli demişti: ABD de Müslüman aday yüzde 80 oyla seçimleri kazandı

Dışişleri Bakanı Fidan: Mısır ile 15 milyar ticaret hedefine ulaşacağız

Cadılar Bayramınız kutlu olsun! Mahmut Ay

Cadılar Bayramınız kutlu olsun! Mahmut Ay

Yenisafak sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.

Son iki yazımızda, Batı’nın Doğu üzerindeki kültürel sömürgeciliğinden bahsetmiştik. Ne acı bir tevafuktur ki geçen hafta Konya ve Urfa gibi muhafazakârlığıyla maruf olan şehirler dahil olmak üzere ülkemizde Cadılar Bayramı ilk defa bu kadar yaygın bir şekilde kutlandı(!) Yüzyıllar boyunca İslâm’ın bayraktarlığını yapmış, dört asır hilafet sancağını taşımış, Türklüğünden aldığı yiğitlik ve cesareti, İslâm’dan aldığı iman ve irfanla yoğurarak şanlı bir medeniyet kurmuş olan Müslüman Türk’ün evlatları

Son iki yazımızda, Batı’nın Doğu üzerindeki kültürel sömürgeciliğinden bahsetmiştik. Ne acı bir tevafuktur ki geçen hafta Konya ve Urfa gibi muhafazakârlığıyla maruf olan şehirler dahil olmak üzere ülkemizde Cadılar Bayramı ilk defa bu kadar yaygın bir şekilde kutlandı(!) Yüzyıllar boyunca İslâm’ın bayraktarlığını yapmış, dört asır hilafet sancağını taşımış, Türklüğünden aldığı yiğitlik ve cesareti, İslâm’dan aldığı iman ve irfanla yoğurarak şanlı bir medeniyet kurmuş olan Müslüman Türk’ün evlatları Cadılar Bayramı’nı kutlamaya (!) başladılar. Müslüman Türk’ün şerefli mazisini bilen insanların bu manzara karşısında kahrolmaması mümkün değil. (Burada “Türk” kelimesini ırkî değil kültürel aidiyeti ifade eden bir anlamda kullandığımızı belirtelim.) Ancak ülkemizin Tanzimat ile başlayan ve Cumhuriyet ile hızlanan Batılılaşma uğrunda geçirdiği dönüşümü, bir başka ifadeyle maddî terakkî uğrunda yaşadığı manevî tedennîyi, maddeyi elde etmek için manayı feda etme sürecini takip edenler açısından, Cadılar Bayramı’nı kutlama evresine gelişimiz hiç de sürpriz değildir.

Meseleyi dinî açıdan ele almayacağız. Zira o hususta söylenecek söz bellidir. Üzerinde duracağımız sual şudur: Ne oldu da bir zamanlar İslâm için yüreği çarpan, peygamberinin adı anıldığında iman ve muhabbetle kendinden geçen ataların torunları kendi mazileriyle, kültürleriyle hiç alakası olmayan tamamen Batı’ya ait oldukça tuhaf bir kutlamayı benimser hâle geldi? Ne oldu da bu milletin evlatları, nebilere ve velilere özenmeyi bırakıp cadılara özenir oldular? (Mesela Sultan Reşad devrinde Süleymaniye Camii’ndeki bir mevlid merasiminde insanların aşkla cezbeye gelip kendilerinden geçmelerine dair etkileyici bir manzaranın tasviri için bk. Ali Ulvi Kurucu, Hatıralar, IV/90-93.) Bu sualin cevabı sadedinde şu üç noktaya dikkat çekmek isteriz:

1.

Sömürgecilik, Batı’nın en önemli özelliklerindendir. Uzun bir süre Amerika, Hindistan ve Afrika’yı bilfiil işgal ederek sömüren Batı, fiilî işgalin zor olduğunu görünce onu bırakıp ekonomik ve kültürel sömürgecilik evresine geçmiştir. Yaklaşık iki asırdır tüm dünya Batı’nın kültürel sömürgeciliğinin etkisi altındadır. Özellikle de küreselleşme sonucunda son otuz yılda tüm kültürler üzerinde Batı kültürünün (özellikle Amerikan kültürünün) istilası, işgali ve tabir-i caizse soykırımı vardır. Doğu kültürleri, asimetrik bir şekilde soykırıma tabi tutulmaktadır. Artık herkes bir Batılı gibi giyinmekte, bir Batılı gibi yemekte, bir Batılı gibi konuşmaktadır. Görgü kurallarını (kuralsızlıklarını demek daha doğru belki de) Batı belirlemekte; dinin, Tanrı’nın, kutsalın hayatımızda ne kadar olması gerektiğinin sınırları Batı tarafından çizilmektedir. Sözün özü, Batı tüm dünyayı kendisine benzetmekte, bunun sonucunda da Doğu’da ciddi bir kimlik bunalımı yaşanmaktadır.

“Meselenin kültürel sömürgecilikle ne alakası var? Bu gençler yalnızca eğleniyorlar!” diyenlere şunları sormak gerekir: Herhangi bir şenlik, kutlama ve bayram, içinden çıktığı toplumun dünüyle bugünüyle kültürel kodlarından bağımsız olabilir mi? Bizim Hıdırellez, Nevruz ve Aşure gibi şenliklerimizi Batı neden kutlamıyor da biz onun şenliklerini kutluyoruz? Horon, halay, zeybek gibi millî oyunlarımızla eğlenen bir Batılı var mı yeryüzünde? Bizim şenliklerimiz ve eğlencelerimiz neden onların umurunda değil de biz onlarınkini büyük bir özentiyle benimsiyoruz?

2.

Peki nedir bu Batı? Bugünkü Batı’yı oluşturan süreçlere ana hatlarıyla bakıldığında şöyle bir manzarayla karşılaşmaktayız: Batı’da, 15-16. asırlarda Rönesans ve 16. asırda Reform hareketi sonucunda din konusunda köklü değişimler olmuştur. 18. yüzyıldan itibaren “Aydınlanma” adı verilen süreç sonucunda ise Batı, din ile bağını koparmış, kutsal ile yollarını ayırmıştır. Madde kazandıkça mana kaybetmiş, bedenî hazların peşine düştükçe ruhânî zevklerden uzaklaşmıştır. Nietche’nin ifadesiyle “Artık Tanrı ölmüştür.” Ondan sonraki düşünürlere de Tanrı’nın cenazesini kaldırmak kalmıştır. Hakikatte Tanrı ölmedi şüphesiz lâkin Batı’da Tanrı inancı, düşüncesi ve kavramı öldü. Bugün Kilisenin Tanrı’sı bile “ölü bir Tanrı”dır. Hayatla bağı yoktur çünkü. Tanrı, kilisenin dört duvarı arasındadır sadece. Kilisenin dışına çıkamaz; hayata müdahale edemez. Kiliseler “ölü Tanrı’nın mezarları” gibidir adeta; bu sebeple öl(dürül)en Tanrı’ya ağıtlar yakılır orada.

Étienne Gilson’un dediği gibi Batı düşüncesinde Tanrı probleminin bugünkü durumu, bütünüyle Kant ve Comte’un düşüncelerinin hâkimiyeti altındadır. Tanrı hakkında farklı düşünceleri olmalarına rağmen ikisinin de birleştiği nokta şudur: Tanrı, “bilme” eyleminin konusu olamaz. O, bilimin konusu olamayacağı için O’nun hakkında konuşmak, anlamlı ve verimli bir şey değildir (Étienne Gilson, Tanrı ve Felsefe, s. 91).

Batı, “Tanrı hakkında konuşmak anlamsız” deyip kendince Tanrı’yı öldürdü öldürmesine; lâkin insanoğlu hayatı anlamlı kılacak bir şeylere inanmaya, onlarla oyalanmaya mecbur bir varlık. Dolayısıyla Tanrı inancının yerini bir şeyler doldurmalıydı. Tanrı’nın yerine geçecek, O’ndan kalan boşluğu dolduracak yeni şeylere ihtiyaç vardı. İşte bilim, teknoloji, spor, sanat gibi alanlar Tanrısızlıktan arda kalan boşluğu doldurmak için modern insanın yeni putları oldu adeta. Böyle bir süreçle Tanrı’yı öldüren Batı’nın dirilttiği şeylerden biri de “cadılar” oldu. Cadılar Bayramı, aslında kökü asırlar öncesine dayanan Kelt mitolojisine ait bir pagan ayiniydi; zamanla Hristiyanların kutladığı bir güne dönüştü. Son iki yüzyıldan beri özellikle Amerika’da dinî içeriğinden yavaş yavaş soyutlanarak kitlelerin mitoloji ihtiyacına da kısmen cevap verecek şekilde seküler bir eğlence formuna sokuldu. Ayinlerin yerini eğlencenin aldığı Batı’da böylece bir ayin eğlenceye dönüştürülmüş oldu.

“Bunlar, Batı düşüncesini ve milletlerini ilgilendirir.” diyemeyiz. Zira hem Batı’nın sömürgeciliği hem de Doğu’nun Batılılaşma özentisi sebebiyle Batı düşüncesinde olup biten her şey, bir şekilde dünyayı etkisi altına alıyor. Batı, yalnızca ürettiği teknolojik ürünleri değil düşüncelerini ve o düşünceler doğrultusunda şekillenen hayat tarzını da tüm dünyaya pazarlıyor ve yayıyor.

Batı’nın manevî açıdan dünyayı sürüklediği uçurumun farkına varan, yine bizzat Batı’nın bağrından çıkmış bazı ârif/bilge kişiler vardır. Mesela bir mühtedi ve Şâzelî bir ârif olan René Guénon, modern Batı medeniyetinde her şeyin gittikçe daha sunî, daha aslından uzaklaşmış ve bozulmuş bir hâle geldiğine dikkat çeker (bk. René Guénon, Niceliğin Egemenliği ve Çağın Alametleri, s. 228). Batı medeniyetinin, bundan yaklaşık bir asır önce içine düştüğü durumu “niceliğin egemenliği”, “katılaşma” ve “çözülme” kavramlarıyla açıklar. Ona göre insanlık tarihi, manevî bir kökten maddî bir yöne, nitelikten niceliğe doğru seyretmektedir. Gelinen noktada nicelik galebe çalmış, madde yoğunlaşmış, ağırlaşmış ve mananın/ruhun etkisi zayıflamıştır. Modern bilim, yalnızca ölçülebileni, niceliksel olanı gerçek saymış, ruh ve maneviyat sahasına giren niteliksel olan şeyleri dikkate değer gerçekler olarak ele almamıştır. Bu durum “katılaşma”yı ifade eder. Bu katılaşma, bir süre sonra yerini “çözülme”ye bırakır. Artık tüm değerler ve kimlikler eriyip çözülür. Hakikat bulanıklaşır, yanılsama ile hakikat arasındaki sınırlar kaybolur, farklar belirsizleşir (Bk. age., s. 195-203). Guénon’dan yaklaşık bir asır sonra dijital çağdaki sanal ile gerçek arasındaki farkın belirsizleşmesi, kimliklerin akışkanlaşması ve sınırların ortadan kaybolması onun “çözülme” dediği şeyin tam da içinde olduğumuzu göstermektedir. Batı, kendi insanını çözdüğü gibi tüm dünyayı da çözüyor. İşte bu çözülme neticesindedir ki kendi mazisi, kültürü ve medeniyetiyle uzaktan yakından alakası olmayan Cadılar Bayramı denen ucubeyi Müslüman Türk çocukları kutlar (!) hâle gelebiliyor.

3.

Dindarlık, kültürel sömürgecilik karşısındaki en güçlü kalkandır. Cadılar Bayramı’nı kutlayan tek bir dindar insan göremezsiniz. (Buradan, “Cadılar Bayramı’nı kutlayan, dinsizdir.” anlamı çıkarılmamalıdır. Bir dine inandığını söylemekle dindar olmak farklı şeylerdir. “Dindar”dan kastımız, sadece inandığını söylemekle yetinmeyip inandığı dinin gereklerini yerine getirmeye çalışan kişidir.) Sırf bu açıdan bakıldığında bile, sağlıklı bir dindarlığın, kültürel asimilasyona karşı asilce bir duruş sergileyip kendi kültürüne sahip çıkma hususunda ne kadar önemli ve gerekli olduğu ortaya çıkacaktır.

Son olarak şu hususu belirtelim: Cadılar Bayramı’nda eğlenen gençler de bizim insanımız. Onları ötelemeden, itelemeden ve asla ötekileştirmeden anlamaya ve onlarla uygun iletişim yolları bulmaya çalışmalı. Onlara “kaybolmuş bir gençlik” olarak değil “millî-manevî değerlerini keşfetmeye namzet bir gençlik” olarak bakmalı. Gençler için helal daire içerisinde eğlenme sınırlarını daraltmamalı. Ve her şeyden önemlisi, ümitsiz olmamalı.

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:110
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 14 Kasım 2025 07:15 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ YAPI İŞLERİ VE TEKNİK DAİRE BŞK.

13 Ağustos 2026 00:02see163

Basra kökenli sıcak hava Türkiye yi sardı Son dakika haberleri

12 Ağustos 2026 18:45see156

Giresun da sel sularına kapılan anne ile kızını arama çalışmaları havadan görüntülendi

12 Ağustos 2026 19:04see156

Forex mağdurlarından yardım çağrısı: Yavuz Usta’nın Bulgaristan’da olduğu öne sürülüyor

12 Ağustos 2026 18:13see156

MHP lideri Bahçeli, çerçeve yasanın yeni safhayı başlattığını söyledi

12 Ağustos 2026 18:13see153

Beyaz Saray Sözcüsü görevinden ayrılacak Dış Haberler

13 Ağustos 2026 01:18see152

UEFA Süper Kupa nın sahibi Paris Saint Germain

13 Ağustos 2026 00:26see151

RTÜK’ten dört dijital platforma üst sınırdan ceza

13 Ağustos 2026 15:21see148

Astronomlar yeni bir kozmik cisim keşfetti: Kara delik yıldızı

13 Ağustos 2026 00:08see147

Fenerbahçe, Romelu Lukaku yu resmen duyurdu

12 Ağustos 2026 18:56see146

Cemil Tugay son kararını verdi: Cuma günü AKP ye katılacak isimler belli oldu Sözcü Gazetesi

13 Ağustos 2026 00:04see144

Teksas ta ABD ordusuna ait Apache helikopteri düştü: 2 asker hayatını kaybetti

13 Ağustos 2026 01:44see143

Galatasaray’ın şampiyonluğu verdiğini iddia edenler… Dursun Özbek sert konuştu Sözcü Gazetesi

12 Ağustos 2026 21:16see143

‘Milli güvenlik meselesi’ MHP lideri Bahçeli: Terörsüz Türkiye hedefi hayat bulmuştur

12 Ağustos 2026 18:15see143

Kayseri de tramvayın çarptığı genç kurtarılamadı Son dakika haberleri

14 Ağustos 2026 01:38see142

Şırnak ta TAMP tatbikatı gerçeği aratmadı Şırnak Haberleri Habertürk Yerel Haberler

12 Ağustos 2026 17:13see142

AK Parti ye katılacağı iddia edilen Cemil Tugay kararını verdi: Kendime bir yol çizeceğim

14 Ağustos 2026 00:33see141

Kuzey Marmara Otoyolu nda durdurulan araçta 3 bin 147 sentetik ecza ele geçirildi

13 Ağustos 2026 00:28see141

Trump solcu bir deli demişti: ABD de Müslüman aday yüzde 80 oyla seçimleri kazandı

12 Ağustos 2026 19:42see139

Dışişleri Bakanı Fidan: Mısır ile 15 milyar ticaret hedefine ulaşacağız

13 Ağustos 2026 20:51see137
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları