Ankara24.com
close
up
Bir akademisyenin rektöre isyanı ya da pusulası rüzgâr ölçer bürokratlar Ahmet Ünlü

Bir akademisyenin rektöre isyanı ya da pusulası rüzgâr ölçer bürokratlar Ahmet Ünlü

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.

Akademisyen takipçilerimiz kendilerinin sorunlarını gündeme getirmediğimi ısrarla vurguluyorlar. Bunda da haksız değiller. Bir akademisyenin görev yaptığı üniversitenin rektörü hakkındaki isyan yazısını görünce hem eyvah dedim hem de bu isyanın sebebi üzerinde etkili ve yetkili insanlarca da bilinmesi gerektiğini düşündüm. Acaba başka üniversitelerde de benzer durumlar var mı diye düşünmeden de edemedim. Bu yazımda bir akademisyenin haklı çığlığını paylaşmaya çalışacağım. Pusulası rüzgâr ölçer bürokratlar

Akademisyen takipçilerimiz kendilerinin sorunlarını gündeme getirmediğimi ısrarla vurguluyorlar. Bunda da haksız değiller. Bir akademisyenin görev yaptığı üniversitenin rektörü hakkındaki isyan yazısını görünce hem eyvah dedim hem de bu isyanın sebebi üzerinde etkili ve yetkili insanlarca da bilinmesi gerektiğini düşündüm. Acaba başka üniversitelerde de benzer durumlar var mı diye düşünmeden de edemedim. Bu yazımda bir akademisyenin haklı çığlığını paylaşmaya çalışacağım.

Pusulası rüzgâr ölçer bürokratlar

Derdi olmayanın ne yazısı okunur ne de Türküsü dinlenirmiş derler. Gerçekten de dert hem yazdırır hem de söyletir. Rahmetli Neşet Ertaş’ı dinleyip te etkilenmeyen insan çok azdır. Kendi pisliğinin tadına bakan bir profesörün Neşet Ertaşı tanımadığını ve hiç dinlemediğini duyunca doğrusu hem şaşırmış hem de bu adam adına üzülmüştüm. Elbette kimseye zorla Neşet Ertaş dinletecek halimiz yok.

İşin özünde onu dinlettiren de dertli olması ve gönülden söylemesiydi. Böyle olunca da söyledikleri dilinin ucundan değil gönül pınarından gelmektedir. Hele sayın Cumhurbaşkanı ile olan diyaloğu var ki onu farklılaştıran işte o. Hele bir de Devlet Sanatçılığını kabul etmeyişi var ki gel de saygı duyma. Bunu şimdilik burada tutalım.

Bu minvalde hangi meslekten olursa olsun işin ucunda yapılan görevin daha iyi nasıl yapılabilir derdine düşülmesi yatmaktadır. Yoksa iş gelir mış mişe döner.

Bunu en iyi üniversitelerde ve bürokraside görüyoruz. Dertli bir akademisyenin gönlünün derinliklerinden kaleminin ucuna dökülenleri görünce vah ki vah demeden edemedim. Bu paylaşıma küçük değişikliklerle aşağıda yer vermeye çalışacağım. Şimdi meydanı hocamıza bırakalım.

Bir bürokrat düşünün; pusulası harita değil, rüzgâr ölçer. Kuzey ahlâk değil, esen kimse orası. Güç hangi yöne kayıyorsa, kendisi de oraya doğru zarif bir manevrayla süzülür. Gölge nerede uzunsa, vakarını da orada yere serer. Biz buna eskiden “devlet terbiyesi” derdik; meğer bu tür kişiler için asıl maharet, her kapıya uygun ayrı bir eğilme koreografisiymiş.

Düşünün ki bir rektörün tam yirmiye yakın görev alanı var. Normal şartlarda bu sayıyla orta ölçekli bir galaksi yönetilebilir. Ne var ki tuhaf bir durum söz konusu: Görevler arttıkça izzet azalıyor, yetki genişledikçe omurga inceliyorsa burada büyük bir sorun vardır. Elbette bu anlattıklarımız kendini bilenlere.

Yine unvanlar yükseldikçe cümleler kısalıyor, netlik “uygunluk”a, ilke “zamanlamaya”, duruş ise “şartlara göre değerlendirmeye evriliyorsa burada derin bir sorunla karşı karşıyayız demektir. Bir de bu tür adamlar için alkış tufanı oluyorsa ve yüksek makamdakilerde adam hakkında hüsnü zan besliyorsa gerisini varın siz düşünün.

Dün kesin olan bugün yanlış anlaşılıyor

Her rüzgâr yeni bir kanaat doğurur. Dün kesin olan bugün “yanlış anlaşılmıştır”, geçen ay savunulan bu ay “zaten öyle denmek istenmemiştir”. Zor sorulara karşı refleks kusursuzdur: Önce sıcak bir tebessüm, ardından topu taca atma, finalde ise kutsal ritüel komisyon. Komisyonlar öylesine bereketlidir ki, insan üniversitenin asli işlevinin bilim üretmek değil; toplantı yapmak, tutanak yazmak ve fotoğraf vermek olduğunu sanır.

Elbette sosyal medya boyutu da ihmal edilmez. Bir de LinkedIn’de parayla “en etkili kişiler” arasına seçilme bahtiyarlığına erişilmişse gel keyfim gel. Kim nereden bu sıralamanın nasıl yapıldığını bile bilir ya da bilen de niye söyleyecek ki? Alan razı veren razı.

Bu başarı, akademik birikimden ziyade algoritmalarla kurulan derin bir gönül bağının ürünüyse işte burada bilimin haysiyeti ayaklar altına düşmüştür. Ya da başka bir gerçekliğe hoş geldiniz.

Bir de bu tür kişiler sürekli sahnededir; çünkü görünmeyen erdem, bilindiği üzere hiç yoktur. Maalesef bunlar bilimin neşet ettiği üniversitede oluyor. Gel de hayıflanma.

Güçlüye “saygı”, zayıfa “mevzuat”

Bu başarılı rektörümüzün yirmiye yakın görevi varmış. Önce her işe karışanın her işi karıştıracağını belirtelim ve sonra da bu uzmanlıkları kısaca özetleyelim de cümle alem nitelik neymiş öğrensin.

* Güçlüye “saygı”, zayıfa “mevzuat” konuşmak.

Bir amirin niteliği kendisinden zayıflara karşı tutumunda ortaya çıkar. Şayet kendinden zayıfları kırıp geçiriyor, güçlülere karşı da saygının şeddelisini gösteriyorsa bu amirden ciddi ciddi korkun ve endişe duyun.

* Risk gördüğünde susmak, fırsat gördüğünde vizyon anlatmak.

Belki de işin özeti burada yatmaktadır. Amir riskli alanlara astlarını atıyor, ön plana geçilecek konularda da fırsatı kimseye kaptırmıyorsa bu kişiyle çalışanların nasıl bir riske maruz kaldığını hiç kimse tasavvur edemez.

* Her makamda başka bir dille aynı şeyi söylemek: Hiçbir şey.

Amir çok şey söyleyip söylediklerini toplayıp çarptığınızda ortada koskoca bir hiç varsa başında bulunduğu kuruma çok yazık dememiz gerekiyor. Hadi geçmiş olsun.

Bütün bunları da “devlet ciddiyeti” ambalajıyla sunar. Oysa burada ciddiyet değil, ince ayar vardır. Kapı kapı dolaşan bir nezaket; ama merkezinde hakikat değil, hesap duran bir nezaket. Özetle hasbilik hesabiliğe mağlup olmuş demektir.

Sonuçta karşımızda yirmiye yakın görevi olan bir rektör yoktur; Yirmiye yakın ayrı rüzgâra göre şekil alan esnek bir gövde vardır. Üniversiteyi temsil ediyormuş gibi yapar ama aslında temsil ettiği şey gayet nettir: Gücün yanında durmayı liyakat, eğilmeyi strateji, susmayı ise akıl sanan o meşhur bürokratik ustalık.

Bu ifadeler tek bir rektörü tanımlamış gibi görünse de mebzul miktarda piyasada bu tür amirler yer alıyor. Adeta akademi ve bürokrasi bu tür adamların arzı endam ettiği bir arena gibi. Kimilerinin bulunduğu kurumlarda kral çıplak diyecek cesarette tek tük adam çıkarken çoğunluğunda ise yüksek ökçelerini çekip bana değmeyen yılan bin yaşasın diyenler bulunmaktadır. Günün sonunda ise olan kurumlara olmaktadır. Kimse alınganlık göstermesin üniversitelerde ve kamu kurumlarında böyle şeyler olmaz. Anlayacağınız bizim yazdıklarımız tamamen hayal ürünü.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:115
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 08 Şubat 2026 04:03 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Alev alev yanan tanker kullanılamaz hale geldi

09 Mayıs 2026 00:08see161

Hull City, Premier Lig ateşini yaktı! Gözler rövanş maçında

09 Mayıs 2026 00:26see160

Can Uzun un golü Borussia Dortmund u durduramadı!

09 Mayıs 2026 00:43see154

Son dakika: Başkan Erdoğan dan yeni atamalar! SPK ve TUİK başkanı değişti

09 Mayıs 2026 00:14see153

Veli Ağbaba Halk TV de tek tek açıkladı: Bu kadar iftira bu kadar alçaklık olmaz!

09 Mayıs 2026 00:06see147

Türk Telekom CEO su Ebubekir Şahin in kızı Zeynep Melike Şahin dünyaevine girdi

09 Mayıs 2026 04:00see143

ABD, Venezuela da bir reaktördeki zenginleştirilmiş uranyumu ülkeden çıkardı

09 Mayıs 2026 00:04see141

Putin den Zelenskiy ile olası görüşmeye dair açıklama Dış Haberler

10 Mayıs 2026 01:18see137

Eyüpsultan da taksiciye gasp ve darp anı kamerada

10 Mayıs 2026 01:35see137

Aydın da vali karşılamasında protokol tartışması Sözcü Gazetesi

09 Mayıs 2026 01:26see136

Cumhurbaşkanlığı atama kararları Resmi Gazete’de

09 Mayıs 2026 00:42see136

Tarımsal destekleme ödemeleri hesaplara yatırılıyor Gündem Haberleri

08 Mayıs 2026 17:52see136

TÜİK’te başkanlığa Mehmet Arabacı atandı

09 Mayıs 2026 00:38see136

Galatasaray dan taraftarlara duyuru! Kutlama yapılmayacak

10 Mayıs 2026 00:56see135

Hantavirüs tespit edilmişti... Sağlık Bakanlığı: Gemideki 3 Türk vatandaşı getirilecek

10 Mayıs 2026 00:46see135

Trafik cezaları arttı magandalar frene bastı

09 Mayıs 2026 07:05see135

Olanı ben oldurdum zanneden olacak olanın da olduğunu nereden bilsin? Serdar Tuncer

09 Mayıs 2026 04:05see134

Haluk Levent, Gülistan Doku yu andı

10 Mayıs 2026 00:32see134

CHP Türkiye genelindeki 803. kreşini açtı

09 Mayıs 2026 16:22see130

İnşaat işçisi oldu, kapı kapı pazarlamacılık yaptı... Şimdi cebinde milyonları, kolunda genç karısı şen kahkahalarla yeni yaşına girdi

09 Mayıs 2026 13:38see129
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları