Ankara24.com
close
up
Menu

Bingöl de panelvan yola çıkan ata çarptı: 1 ölü, 2 yaralı Bingöl Haberleri

ABD den Orta Doğu ya seyahat uyarısı

İsrailli analiz çarpıcı yorum: Netanyahu, Trump ın planına engel oluyor

Medicana International İstanbul Hastanesi, AACI akreditasyonunu yeniledi

CHP den Özkan Yalım Açıklaması

TBMM Başkanı Kurtulmuş İsveç te CSO nun 200. yıl konserine katıldı

8 şeritli köprü için çalışmalar başladı: Dağlık bölgeyi dev havalimanı ve limanlara bağlayacak Sözcü Gazetesi

Epistemolojik kriz, simülasyon ve simulakr çağı Ayşe Keşir

İstanbul TOKİ evleri nereye, hangi semtlere yapılacak? 2026 TOKİ İstanbul konutları hangi ilçelere inşa edilecek, ne zaman teslim edilecek?

Hüda Par istedi Atatürk ilkeleri çıktı Sözcü Gazetesi

Havalar ısındı pazarda fiyatlar düştü

Bugün televizyonda neler var? 4 Haziran 2026 Perşembe Show TV, ATV, Kanal D, Star TV, TV8, TRT 1, Now TV yayın akışı ile bu akşam hangi diziler yayınlanacak?

A Milli Futbol Takımı nın Miami deki ilk idmanını TFF ve TBF başkanları birlikte izledi

İZMİR FİKRİ SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNDEN

Otomobilin çarptığı işçi servisi yan yattı: 7 yaralı Eskişehir Haberleri

400 bin TL ye kadar indirim var! Otomobilde dev kampanyalar...

Tek başlarına sağlık deposu ancak bir araya geldiklerinde zehir oluyorlar Sözcü Gazetesi

Putin den Avrupa ya yeşil ışık: İsterlerse diyalog tekrar başlayabilir

Zelenski: Putin savaşı bitirmek istemiyor

Kılıçdaroğlu ikili oynadı iddiası! Hem Özel e hem İmamoğlu na aynı teklifi yapmış

Bihter’den Dilber’e: Şiddetin sınıfsız hikâyesi Özgür Bayram Soylu

Bihter’den Dilber’e: Şiddetin sınıfsız hikâyesi Özgür Bayram Soylu

Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.

Türkiye’de televizyon dizileri sadece bir eğlence sektörü değil; milyonlarca insanın her akşam aynı travma etrafında kenetlendiği devasa bir toplumsal terapi seansıdır. İnsanlar ekran karşısına geçip sadece karakterleri izlemezler; kendi imkânsız arzularını, bastırılmış öfkelerini ve komşuda olunca izlemesi keyifli olan felaketleri seyrederler. BAREM Araştırma’nın 2014–2024 yılları arasında yayınlanan 94 televizyon dizisini inceleyen çalışması, Türkiye’de ekran hikâyelerinin nasıl bir dramatik iklim

Türkiye’de televizyon dizileri sadece bir eğlence sektörü değil; milyonlarca insanın her akşam aynı travma etrafında kenetlendiği devasa bir toplumsal terapi seansıdır. İnsanlar ekran karşısına geçip sadece karakterleri izlemezler; kendi imkânsız arzularını, bastırılmış öfkelerini ve komşuda olunca izlemesi keyifli olan felaketleri seyrederler.

BAREM Araştırma’nın 2014–2024 yılları arasında yayınlanan 94 televizyon dizisini inceleyen çalışması, Türkiye’de ekran hikâyelerinin nasıl bir dramatik iklim içinde şekillendiğini çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Araştırmanın ilk ve en çarpıcı bulgusu psikolojik şiddetin neredeyse evrensel hale gelmiş olmasıdır. İncelenen dizilerin yüzde 97’sinde psikolojik şiddet unsurları bulunuyor. Bu oran, ekranlarda gördüğümüz ilişkilerin büyük bölümünün sevgi, empati veya diyalog üzerinden değil; baskı, manipülasyon ve duygusal kontrol üzerinden kurulduğunu gösteriyor. İkinci bulgu ise şiddetin cinsiyet boyutunu ortaya koyuyor. Araştırmaya göre dizilerin yüzde 86’sında kadına yönelik şiddet yer alıyor. Bu veri, kadına yönelik şiddetin yalnızca bir yan tema değil, çoğu zaman hikâyenin ana motorlarından biri olduğunu gösteriyor. Senaryo ilerlemek istediğinde, dramatik gerilimi yükseltmek için sıklıkla güç mücadelesi ve kadın karakter üzerinden kurulan çatışma düğmesine basılıyor. Araştırmanın üçüncü bulgusu ise şiddetin nasıl meşrulaştırıldığına işaret ediyor. Vakaların yaklaşık yüzde 25’inde şiddete “haklı” bir gerekçe sunuluyor. Kıskançlık, ihanet ya da aile onuru gibi dramatik gerekçelerle şiddet bazen adeta bir tepki hakkı gibi sunulabiliyor. Bu da izleyici zihninde oldukça tehlikeli bir algı yaratabiliyor. Araştırma, olayların yüzde 74’ünde şiddetin sonucunun belirsiz bırakıldığını gösteriyor. Yani bir karakter şiddet uygular, sahne biter, hikâye ilerler ve konu çoğu zaman kapanır.

KARAKTERLERİN GÜCÜ ADINA

Türk dizilerinin dramatik evrenine biraz dikkatle bakıldığında ilginç bir durum ortaya çıkıyor. Karakterler farklı hayatlar yaşıyor, farklı evlerde oturuyor, farklı sınıflara ait görünüyorlar; ama hikâyenin kritik anlarında neredeyse aynı kaderin içinde buluşabiliyorlar. Neden? Çünkü televizyon dramaturjisinde sınıflar değişse bile şiddetin dili çoğu zaman aynı kalıyor

Bihter, Dilber, Nursema…bu karakterlerin yaşadığı dünyalar birbirinden çok farklı görünür. Bihter bir yalıda yaşar, Dilber hayatın en sert köşelerinde ayakta kalmaya çalışır, Nursema geleneksel otoritenin içinde sıkışır. Fakat dramatik kaderlerine bakıldığında aralarındaki mesafe şaşırtıcı biçimde azalır. Bu yüzden Bihter’in trajedisi ile Dilber’in morlukları aslında aynı hikâyenin farklı tonlarıdır. Biri lüksün içinde yaşanan psikolojik baskıyı temsil eder, diğeri yoksulluğun içinde görünen fiziksel şiddeti. Nursema’nın camdan düşen bedeni ile Bahar’ın görünmez emeği de aynı yapının iki ayrı yüzüdür. Burada sınıfsal açıdan dikkat çekici bir ironi ortaya çıkıyor. Dizilerde sınıflar çok net çizilir: zenginler, yoksullar, muhafazakâr aileler, modern hayatlar… Ama şiddet söz konusu olduğunda bu sınıfsal ayrımların sınırı bulanıklaşır. Çünkü dramatik yapı çoğu zaman farklı sınıflarda yaşayan kadınların benzer baskı biçimleriyle karşılaşmasını tekrar eder.

TOPLUMSAL PARADOKS

Medya yalnızca hayatı yansıtmaz; aynı zamanda davranışların sınırını ve tonunu da belirler. Televizyon dizilerinde şiddet sahneleri belirli bir estetikle tekrar tekrar sunulduğunda, izleyici için bu görüntüler zamanla sıradanlaşır. Slow-motion çekimler, dramatik müzikler ve yoğun duygusal sahneler şiddeti yalnızca bir olay değil, izlenebilir bir dramatik ürün haline getirir. Böylece şiddet hikâyenin istisnai bir anı olmaktan çıkar; senaryonun alışılmış bir durağına dönüşür. Bu süreç yalnızca psikolojik değil, aynı zamanda ekonomik bir mekanizmanın parçasıdır. Televizyon sektöründe temel gelir kaynağı reklamdır; reklam ise reytinge bağlıdır. Reytingi yükselten şey de izleyicinin ekranda kalmasını sağlayan güçlü dramatik sahnelerdir. Şiddet bu açıdan televizyon ekonomisinin en hızlı çalışan araçlarından biridir. Gerilimi yükseltir, merakı artırır ve izleyiciyi bir sonraki sahneyi beklemeye zorlar. İlginç olan ise burada ortaya çıkan toplumsal paradoks. Araştırma izleyicilerin yaklaşık %92’sinin ekrandaki şiddet sahnelerinden rahatsız olduğunu söylediğini gösteriyor. Yani teoride toplum bu içerikleri onaylamıyor. Fakat pratikte aynı diziler her akşam reyting listelerinin zirvesine çıkabiliyor.

TOKAT EKONOMİSİ

Ekonomi sertleştikçe ekranın hikâyeleri de sertleşiyor. Bölüm sürelerinin iki saati aşması bu dramatik ekonomiyi daha da besliyor. Bu kadar uzun bir hikâyeyi güçlü diyaloglarla taşımak zor olduğu için senaryolar çoğu zaman bağırışlar, tehditler, intikam sahneleri ve psikolojik baskıyla dolduruluyor. Böylece ekonomik enflasyonun ekranda dramatik bir enflasyona dönüştüğüne tanıklık ediyoruz. Öte yandan diziler gerçek hayatın birebir kopyası değil; daha çok onun çarpıtılmış bir yansıması. Hikâyeler genellikle iki uç dünya kuruyor: ya yalıların ve plazaların aşırı zengin hayatı ya da varoşların sert hayatta kalma mücadelesi. Orta sınıfın gündelik ekonomik kaygıları, enflasyon derdi ya da sıradan iş hayatı bu anlatının dışında kalıyor. İzleyici böylece kendi gerçekliğinden uzaklaşıp başkasının dramatize edilmiş hayatını izliyor. Bu noktada televizyon bir tür duygusal boşalma alanına dönüşüyor. İnsanlar ekrandaki karakterlerin öfkesini, acısını ve intikamını izlerken kendi hayatlarının gerilimini kısa süreliğine boşaltabiliyor. Ama ekran kapandığında hayat kaldığı yerden devam ediyor. Peki, ekranda izlediğimiz dram gerçekten bir kurgu mu, yoksa içinde yaşadığımız hayatın biraz daha parlak ve biraz daha gürültülü bir versiyonu mu?

Bizde insan bazen kendi hayatının seyircisi olur.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:124
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 07 Mart 2026 04:07 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Bingöl de panelvan yola çıkan ata çarptı: 1 ölü, 2 yaralı Bingöl Haberleri

05 Haziran 2026 00:24see149

ABD den Orta Doğu ya seyahat uyarısı

05 Haziran 2026 00:20see147

İsrailli analiz çarpıcı yorum: Netanyahu, Trump ın planına engel oluyor

05 Haziran 2026 00:38see146

Medicana International İstanbul Hastanesi, AACI akreditasyonunu yeniledi

04 Haziran 2026 10:16see143

CHP den Özkan Yalım Açıklaması

04 Haziran 2026 19:39see142

TBMM Başkanı Kurtulmuş İsveç te CSO nun 200. yıl konserine katıldı

05 Haziran 2026 00:32see141

8 şeritli köprü için çalışmalar başladı: Dağlık bölgeyi dev havalimanı ve limanlara bağlayacak Sözcü Gazetesi

05 Haziran 2026 01:07see136

Epistemolojik kriz, simülasyon ve simulakr çağı Ayşe Keşir

05 Haziran 2026 04:12see134

İstanbul TOKİ evleri nereye, hangi semtlere yapılacak? 2026 TOKİ İstanbul konutları hangi ilçelere inşa edilecek, ne zaman teslim edilecek?

05 Haziran 2026 00:39see133

Hüda Par istedi Atatürk ilkeleri çıktı Sözcü Gazetesi

05 Haziran 2026 03:11see133

Havalar ısındı pazarda fiyatlar düştü

04 Haziran 2026 21:31see133

Bugün televizyonda neler var? 4 Haziran 2026 Perşembe Show TV, ATV, Kanal D, Star TV, TV8, TRT 1, Now TV yayın akışı ile bu akşam hangi diziler yayınlanacak?

04 Haziran 2026 11:50see133

A Milli Futbol Takımı nın Miami deki ilk idmanını TFF ve TBF başkanları birlikte izledi

04 Haziran 2026 08:41see131

İZMİR FİKRİ SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNDEN

06 Haziran 2026 00:27see131

Otomobilin çarptığı işçi servisi yan yattı: 7 yaralı Eskişehir Haberleri

05 Haziran 2026 02:19see130

400 bin TL ye kadar indirim var! Otomobilde dev kampanyalar...

04 Haziran 2026 17:36see129

Tek başlarına sağlık deposu ancak bir araya geldiklerinde zehir oluyorlar Sözcü Gazetesi

04 Haziran 2026 10:20see128

Putin den Avrupa ya yeşil ışık: İsterlerse diyalog tekrar başlayabilir

05 Haziran 2026 00:12see128

Zelenski: Putin savaşı bitirmek istemiyor

06 Haziran 2026 00:05see128

Kılıçdaroğlu ikili oynadı iddiası! Hem Özel e hem İmamoğlu na aynı teklifi yapmış

04 Haziran 2026 15:04see128
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları