Ankara24.com
close
up
Menu

Meçhul şehide 46 yıl boyunca Fatiha okudu Sözcü Gazetesi

İnternet tarayıcılarına kaydedilen parolalar siber saldırılarda risk oluşturuyor

Peter Etebo: Geçen sene yaşadığımız sıkıntıyı bu sene hiç kimse yaşamak istemiyor

Shakhtar Donetsk Brezilya da cevher buldu, 3. sambacı geliyor Fanatik Gazetesi Şampiyonlar Ligi Haberleri Spor

Chobani nin sponsor olduğu firma 4 transfer birden açıkladı!

Kilosu 2 bin 200 lira! Bal fiyatları belli oldu

Anadolu Medeniyetleri Müzesi nde 288 eser ilk kez ziyaretçilere açılacak

Bakanlıktan üniversite öğrencilerine başarı bursu

Türk futbolunda büyük devrim! Süper Lig e yeni kurallar geldi

Dumansız hava sahasında 17 yılda 46 milyonu aşkın denetim yapıldı

ÖSYM YKS tercih takvimi: Üniversite adayları için kritik tarihler

Gaziantep’te 14 katlı apartmanın çatısında çıkan yangını itfaiye söndürdü

Komedyen Ricky Gervais: İnsanların gücenmesi umurumda değil

Kuveyt: İran saldırıları nedeniyle bazı tesislerde yangın çıktı, üretim üniteleri hizmet dışı bırakıldı

BAU’da girişimci öğrencilere yatırım destek platformu

Diri diri gömülmekten korktular, çareyi tabuta sistem kurmakta buldular! Tarihin en tuhaf icatlarından biri: Güvenlik tabutları

Google, Gemini için yeni sunucu çipi geliştiriyor

Daniele Santarelli: Çok güzel bir çeyrek final bizi bekliyor Voleybol Haberleri Spor

Milyarlarca yardım akıttığımız ülkeden Türkiye ye nankörlük Sözcü Gazetesi

Trabzon da kamyonet fındık bahçesine yuvarlandı: 1 ölü, 5 yaralı var

Bihter’den Dilber’e: Şiddetin sınıfsız hikâyesi Özgür Bayram Soylu

Bihter’den Dilber’e: Şiddetin sınıfsız hikâyesi Özgür Bayram Soylu

Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.

Türkiye’de televizyon dizileri sadece bir eğlence sektörü değil; milyonlarca insanın her akşam aynı travma etrafında kenetlendiği devasa bir toplumsal terapi seansıdır. İnsanlar ekran karşısına geçip sadece karakterleri izlemezler; kendi imkânsız arzularını, bastırılmış öfkelerini ve komşuda olunca izlemesi keyifli olan felaketleri seyrederler. BAREM Araştırma’nın 2014–2024 yılları arasında yayınlanan 94 televizyon dizisini inceleyen çalışması, Türkiye’de ekran hikâyelerinin nasıl bir dramatik iklim

Türkiye’de televizyon dizileri sadece bir eğlence sektörü değil; milyonlarca insanın her akşam aynı travma etrafında kenetlendiği devasa bir toplumsal terapi seansıdır. İnsanlar ekran karşısına geçip sadece karakterleri izlemezler; kendi imkânsız arzularını, bastırılmış öfkelerini ve komşuda olunca izlemesi keyifli olan felaketleri seyrederler.

BAREM Araştırma’nın 2014–2024 yılları arasında yayınlanan 94 televizyon dizisini inceleyen çalışması, Türkiye’de ekran hikâyelerinin nasıl bir dramatik iklim içinde şekillendiğini çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Araştırmanın ilk ve en çarpıcı bulgusu psikolojik şiddetin neredeyse evrensel hale gelmiş olmasıdır. İncelenen dizilerin yüzde 97’sinde psikolojik şiddet unsurları bulunuyor. Bu oran, ekranlarda gördüğümüz ilişkilerin büyük bölümünün sevgi, empati veya diyalog üzerinden değil; baskı, manipülasyon ve duygusal kontrol üzerinden kurulduğunu gösteriyor. İkinci bulgu ise şiddetin cinsiyet boyutunu ortaya koyuyor. Araştırmaya göre dizilerin yüzde 86’sında kadına yönelik şiddet yer alıyor. Bu veri, kadına yönelik şiddetin yalnızca bir yan tema değil, çoğu zaman hikâyenin ana motorlarından biri olduğunu gösteriyor. Senaryo ilerlemek istediğinde, dramatik gerilimi yükseltmek için sıklıkla güç mücadelesi ve kadın karakter üzerinden kurulan çatışma düğmesine basılıyor. Araştırmanın üçüncü bulgusu ise şiddetin nasıl meşrulaştırıldığına işaret ediyor. Vakaların yaklaşık yüzde 25’inde şiddete “haklı” bir gerekçe sunuluyor. Kıskançlık, ihanet ya da aile onuru gibi dramatik gerekçelerle şiddet bazen adeta bir tepki hakkı gibi sunulabiliyor. Bu da izleyici zihninde oldukça tehlikeli bir algı yaratabiliyor. Araştırma, olayların yüzde 74’ünde şiddetin sonucunun belirsiz bırakıldığını gösteriyor. Yani bir karakter şiddet uygular, sahne biter, hikâye ilerler ve konu çoğu zaman kapanır.

KARAKTERLERİN GÜCÜ ADINA

Türk dizilerinin dramatik evrenine biraz dikkatle bakıldığında ilginç bir durum ortaya çıkıyor. Karakterler farklı hayatlar yaşıyor, farklı evlerde oturuyor, farklı sınıflara ait görünüyorlar; ama hikâyenin kritik anlarında neredeyse aynı kaderin içinde buluşabiliyorlar. Neden? Çünkü televizyon dramaturjisinde sınıflar değişse bile şiddetin dili çoğu zaman aynı kalıyor

Bihter, Dilber, Nursema…bu karakterlerin yaşadığı dünyalar birbirinden çok farklı görünür. Bihter bir yalıda yaşar, Dilber hayatın en sert köşelerinde ayakta kalmaya çalışır, Nursema geleneksel otoritenin içinde sıkışır. Fakat dramatik kaderlerine bakıldığında aralarındaki mesafe şaşırtıcı biçimde azalır. Bu yüzden Bihter’in trajedisi ile Dilber’in morlukları aslında aynı hikâyenin farklı tonlarıdır. Biri lüksün içinde yaşanan psikolojik baskıyı temsil eder, diğeri yoksulluğun içinde görünen fiziksel şiddeti. Nursema’nın camdan düşen bedeni ile Bahar’ın görünmez emeği de aynı yapının iki ayrı yüzüdür. Burada sınıfsal açıdan dikkat çekici bir ironi ortaya çıkıyor. Dizilerde sınıflar çok net çizilir: zenginler, yoksullar, muhafazakâr aileler, modern hayatlar… Ama şiddet söz konusu olduğunda bu sınıfsal ayrımların sınırı bulanıklaşır. Çünkü dramatik yapı çoğu zaman farklı sınıflarda yaşayan kadınların benzer baskı biçimleriyle karşılaşmasını tekrar eder.

TOPLUMSAL PARADOKS

Medya yalnızca hayatı yansıtmaz; aynı zamanda davranışların sınırını ve tonunu da belirler. Televizyon dizilerinde şiddet sahneleri belirli bir estetikle tekrar tekrar sunulduğunda, izleyici için bu görüntüler zamanla sıradanlaşır. Slow-motion çekimler, dramatik müzikler ve yoğun duygusal sahneler şiddeti yalnızca bir olay değil, izlenebilir bir dramatik ürün haline getirir. Böylece şiddet hikâyenin istisnai bir anı olmaktan çıkar; senaryonun alışılmış bir durağına dönüşür. Bu süreç yalnızca psikolojik değil, aynı zamanda ekonomik bir mekanizmanın parçasıdır. Televizyon sektöründe temel gelir kaynağı reklamdır; reklam ise reytinge bağlıdır. Reytingi yükselten şey de izleyicinin ekranda kalmasını sağlayan güçlü dramatik sahnelerdir. Şiddet bu açıdan televizyon ekonomisinin en hızlı çalışan araçlarından biridir. Gerilimi yükseltir, merakı artırır ve izleyiciyi bir sonraki sahneyi beklemeye zorlar. İlginç olan ise burada ortaya çıkan toplumsal paradoks. Araştırma izleyicilerin yaklaşık %92’sinin ekrandaki şiddet sahnelerinden rahatsız olduğunu söylediğini gösteriyor. Yani teoride toplum bu içerikleri onaylamıyor. Fakat pratikte aynı diziler her akşam reyting listelerinin zirvesine çıkabiliyor.

TOKAT EKONOMİSİ

Ekonomi sertleştikçe ekranın hikâyeleri de sertleşiyor. Bölüm sürelerinin iki saati aşması bu dramatik ekonomiyi daha da besliyor. Bu kadar uzun bir hikâyeyi güçlü diyaloglarla taşımak zor olduğu için senaryolar çoğu zaman bağırışlar, tehditler, intikam sahneleri ve psikolojik baskıyla dolduruluyor. Böylece ekonomik enflasyonun ekranda dramatik bir enflasyona dönüştüğüne tanıklık ediyoruz. Öte yandan diziler gerçek hayatın birebir kopyası değil; daha çok onun çarpıtılmış bir yansıması. Hikâyeler genellikle iki uç dünya kuruyor: ya yalıların ve plazaların aşırı zengin hayatı ya da varoşların sert hayatta kalma mücadelesi. Orta sınıfın gündelik ekonomik kaygıları, enflasyon derdi ya da sıradan iş hayatı bu anlatının dışında kalıyor. İzleyici böylece kendi gerçekliğinden uzaklaşıp başkasının dramatize edilmiş hayatını izliyor. Bu noktada televizyon bir tür duygusal boşalma alanına dönüşüyor. İnsanlar ekrandaki karakterlerin öfkesini, acısını ve intikamını izlerken kendi hayatlarının gerilimini kısa süreliğine boşaltabiliyor. Ama ekran kapandığında hayat kaldığı yerden devam ediyor. Peki, ekranda izlediğimiz dram gerçekten bir kurgu mu, yoksa içinde yaşadığımız hayatın biraz daha parlak ve biraz daha gürültülü bir versiyonu mu?

Bizde insan bazen kendi hayatının seyircisi olur.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:130
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 07 Mart 2026 04:07 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Meçhul şehide 46 yıl boyunca Fatiha okudu Sözcü Gazetesi

21 Temmuz 2026 15:30see167

İnternet tarayıcılarına kaydedilen parolalar siber saldırılarda risk oluşturuyor

21 Temmuz 2026 15:27see163

Peter Etebo: Geçen sene yaşadığımız sıkıntıyı bu sene hiç kimse yaşamak istemiyor

21 Temmuz 2026 15:08see161

Shakhtar Donetsk Brezilya da cevher buldu, 3. sambacı geliyor Fanatik Gazetesi Şampiyonlar Ligi Haberleri Spor

21 Temmuz 2026 19:29see160

Chobani nin sponsor olduğu firma 4 transfer birden açıkladı!

21 Temmuz 2026 16:01see158

Kilosu 2 bin 200 lira! Bal fiyatları belli oldu

21 Temmuz 2026 15:53see157

Anadolu Medeniyetleri Müzesi nde 288 eser ilk kez ziyaretçilere açılacak

21 Temmuz 2026 15:07see157

Bakanlıktan üniversite öğrencilerine başarı bursu

21 Temmuz 2026 15:28see157

Türk futbolunda büyük devrim! Süper Lig e yeni kurallar geldi

21 Temmuz 2026 15:55see156

Dumansız hava sahasında 17 yılda 46 milyonu aşkın denetim yapıldı

21 Temmuz 2026 15:27see155

ÖSYM YKS tercih takvimi: Üniversite adayları için kritik tarihler

21 Temmuz 2026 15:57see155

Gaziantep’te 14 katlı apartmanın çatısında çıkan yangını itfaiye söndürdü

21 Temmuz 2026 14:58see155

Komedyen Ricky Gervais: İnsanların gücenmesi umurumda değil

21 Temmuz 2026 16:24see155

Kuveyt: İran saldırıları nedeniyle bazı tesislerde yangın çıktı, üretim üniteleri hizmet dışı bırakıldı

21 Temmuz 2026 15:10see154

BAU’da girişimci öğrencilere yatırım destek platformu

21 Temmuz 2026 15:07see154

Diri diri gömülmekten korktular, çareyi tabuta sistem kurmakta buldular! Tarihin en tuhaf icatlarından biri: Güvenlik tabutları

21 Temmuz 2026 16:15see154

Google, Gemini için yeni sunucu çipi geliştiriyor

21 Temmuz 2026 16:12see154

Daniele Santarelli: Çok güzel bir çeyrek final bizi bekliyor Voleybol Haberleri Spor

21 Temmuz 2026 15:14see153

Milyarlarca yardım akıttığımız ülkeden Türkiye ye nankörlük Sözcü Gazetesi

21 Temmuz 2026 15:38see153

Trabzon da kamyonet fındık bahçesine yuvarlandı: 1 ölü, 5 yaralı var

21 Temmuz 2026 15:50see153
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları