Beşiktaş taki asıl tehlikeyi açıkladı
Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Soğuk, kar, yağmur ve boş tribünler…
Futbolun kalabalıktan arındığı, oyunun çıplak kaldığı bir akşam.
İstanbul’da şartlar ağırdı.
Islak ve kaygan zeminde, sekiz maçtır yenilmeyen Beşiktaş, Kayserispor karşısında serisini sürdürmek için sahadaydı.
Siyah Beyazlılar maça istekli de başladı. Oyuna ve topa daha fazla hükmettiler. Top Beşiktaş’ta kaldı, oyun Kayserispor sahasında oynandı. Ancak bu üstünlük, tabelaya yürüyen bir oyuna dönüşmedi. Hücum organizasyonlarında ezber bozulamadı, final paslarında karar anları yine flu kaldı. Rashica hareketsizdi.
Beşiktaş'ı El Bilal Toure kurtardı
Abraham ve Toure iki kez gole yaklaştı; ama karşılarında dikkatli, soğukkanlı bir kaleci Bilal vardı. Beşiktaş’ın hücumları ceza sahası çevresinde tıkandı. O anlarda saha, Rafa Silva gibi oyunu bir dokunuşla açacak, Muçi gibi yarım pozisyonu gole çevirecek bir yaratıcının yokluğunu açıkça hissettirdi.
Oysa Orkun bu işler için alınmıştı ama varlığıyla yokluğu yine belli olmadı. Bu haliyle ne o formayı, ne kaptanlık pazubantını hak ediyor.
Onca paraya yazık.
Kayserispor ise haddini bilerek oynadı. Beşiktaş’ı kendi sahasında karşıladı, alanları daralttı, risk almadı. Topu rakibine bırakıp, sabırla kontratak kolladı. İki önemli fırsat yakaladı ama kullanamadı. Gürültüsüz, gösterişsiz ama planlı bir oyunla ilk yarıyı istediği yerde tuttu.
Sessiz tribünlerin, ağır zeminin ve çözümsüz hücumların eşliğinde ilk yarı golsüz sona erdi.
İkinci yarıyla birlikte Kayserispor kabuğundan çıktı. Sahasına yaslanmakla yetinmeyip golü düşünmeye başlayınca maç da hızlandı, top bir Beşiktaş kalesinde bir Kayserispor kalesindeydi. Tempo birden yükseldi.
Konuk ekip, özellikle çok adamla ve hızla çıktığı anlarda Beşiktaş’ın yerleşik düzenini tehdit etmeye başladı. Bu bölümde oyunun dengesi ince bir çizgiye oturdu.
Ve o an… 53. dakikada Mane'nin yüzde yüzlük pozisyonu. Beşiktaş için gecenin kırılma anıydı. Ersin’in refleksi, yalnızca bir golü değil, maçın ruhunu da kurtardı. O top ağlara gitse, sessizliğin tonu bambaşka olacaktı.
Son çeyreğe girildiğinde maç adeta Rus ruletine döndü. Oyun artık planlardan, sabırdan ve set hücumlarından kopmuştu. Bir anlık dikkatsizlik, tek bir yanlış pas, geç kalınmış bir hamle… Hatayı yapan kaybedecekti.
Beşiktaş rakibine o hatayı yaptırmak için son dakikalarda çok çabaladı ve 90+5'te amacına ulaştı. Toure attığı golle Beşiktaş'ı kurtardı.
Beşiktaş kazandı kazanmasına da gelecek adına umut verdi mi?
Tribünde bir grup sevinirken diğer grubun "yönetim istifa" tezahüratı düşündürücü.
Bu maçı kazansa bile Beşiktaş, yıllardır süren yanlış kadro mühendisliğinin acısını yaşıyor. Bugün sahada görünen tablo derin bir soruna işaret ediyor. Sergen Yalçın’ın takımı gençleştirme planı başarıya ulaşır mı, bunu zaman gösterecek. Ancak bugünden bakınca görünen gerçek şu.
Bu takım zevk vermiyor.
Çünkü bu takımda oyuna imzasını koyacak, oyunu bir anda başka bir yere taşıyacak, tribünlere “iyi ki geldim” dedirtecek bir futbolcu yok. Top ayağa geliyor ama hikâye başlamıyor. Oyun oynanıyor ama duygu üretilmiyor. Ve Beşiktaş gibi bir kulüp için asıl tehlike de tam burada başlıyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:24
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 19 Ocak 2026 22:11 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















