MURAT ÖZBOSTAN Beşiktaş taki asıl tehlike: Başarısızlığın normalleşmesi
Sabah sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.
Beşiktaş için zorlu, yıpratıcı ve taraftarın ruhunu tüketen bir sezon daha sona erdi…
Muhtemelen camianın büyük bölümü düdükle birlikte aynı cümleyi kurdu: "Oh be, nihayet bitti…" Ama esas soru şimdi başlıyor: Peki Beşiktaş'ta bundan sonra ne olacak? Siyah-beyazlılar bu sezon Avrupa'da yoktu, lig yarışında çok erken koptu, Türkiye Kupası'nda yine hayal kırıklığı yaşadı. Rakip Galatasaray üst üste şampiyonluklar yaşarken, Beşiktaş artık futbol kamuoyunda eskisi kadar gündem bile olamıyor. Daha acısı ise şu: Taraftar artık başarısızlığa şaşırmıyor. İşte en büyük tehlike burada başlıyor. Çünkü büyük kulüpler kupasız sezon yaşayabilir… Yanlış transfer yapabilir… Teknik direktör değiştirebilir… Ama bir camia başarısızlığı "normal" görmeye başladığında asıl çöküş o zaman başlar. Bugün Beşiktaş'ta yaşanan tam olarak budur.
HER SEZON YENİDEN BAŞLAYAN HİKÂYE
Son yıllarda Beşiktaş'ın en büyük problemi yalnızca kadro kalitesi değil; bir futbol aklının oluşmaması. Her sezon yeniden kurulan takım, değişen teknik adamlar, birbirine uymayan transferler ve günü kurtarma hamleleri… Bir teknik direktör geliyor, kendi oyuncularını istiyor. Bir sonraki teknik adam geliyor, öncekinin kadrosunu beğenmiyor. Yönetim değişiyor, sistem yeniden sıfırlanıyor.
Sonuç? Her yıl yeniden başlayan ama hiçbir yere varmayan bir proje. Şimdi gözler yeniden Sergen Yalçın ile yönetim arasında yapılacak görüşmede. Sergen Yalçın'ın takımın başında kalması şu an en güçlü ihtimal gibi görünüyor. Ancak kulislerde konuşulanlar, yönetim ile teknik heyet arasında bazı fikir ayrılıklarının oluştuğunu gösteriyor. Özellikle teknik ekibe yeni isimlerin eklenmesi konusu dikkat çekiyor. Yönetim, mevcut yapının yetersiz olduğunu düşünüyor ve deneyimli bir futbol aklının daha sisteme dahil edilmesini istiyor. Bu noktada eski futbolcu ve kaptan Vida'nın adı konuşuluyor. Yerli bir futbol adamının da ekibe dahil edilmesi ihtimali var. Fakat Sergen Yalçın'ın karakterini bilenler şunu çok iyi bilir: Kontrol alanını paylaşmayı seven bir teknik direktör değildir. İşte kritik kırılma noktası tam da burada.
SERKAN REÇBER TRİBÜNE Mİ GİDECEK!
Kulislerde konuşulan bir diğer başlık ise Futbol Koordinatörü Serkan Reçber'in, maçlarda kulübede değil tribünde oturmasının istenmesi. Dışarıdan bakıldığında küçük gibi görünen bu detaylar aslında teknik adam-yönetim ilişkisini belirleyen en hassas konulardır. Futbol tarihinde birçok ayrılık tam da bu tarz "yetki alanı" tartışmaları nedeniyle yaşandı. Eğer taraflar ortak bir yapı kuramazsa, bugün çok yakın görünen birliktelik kısa sürede yeni bir ayrılığa dönüşebilir.
EDUARD GRAF VE EKİBİ RAPOR VERECEK
Beşiktaş adına belki de en önemli gelişme ise transfer yapılanmasında yaşanabilir. Edinilen bilgilere göre transfer süreçlerinde artık çift başlı yapı yerine tek merkezli bir scout sistemi düşünülüyor. Özellikle Eduard Graf ve ekibinin raporlarının daha fazla dikkate alınacağı konuşuluyor. Aslında modern futbolda başarı artık yalnızca teknik direktörle gelmiyor. Doğru oyuncu havuzu, yaş planlaması, maaş dengesi ve sürdürülebilir kadro mühendisliği büyük önem taşıyor. Galatasaray son yıllarda istikrarı yakalarken, Beşiktaş'ın sürekli "acil çözüm" peşinde koşması aradaki farkı büyüttü. Bugün siyahbeyazlı camianın ihtiyacı olan şey yalnızca transfer değil; doğru organizasyon.
ERSİN KARARI YOL AYRIMI OLABİLİR
Kaleci konusu da yaz döneminin en önemli dosyalarından biri olacak. Sözleşmesi sona eren Ersin Destanoğlu'na henüz resmi bir teklif yapılmış değil. Oyuncuya hem yurt içinden hem Avrupa'dan ilgi olduğu konuşuluyor. Üstelik Beşiktaş'ın yabancı kaleci transferine sıcak baktığı iddiaları, Ersin cephesini düşündürüyor. Milli kaleci artık kariyerinde düzenli oynayacağı bir yapı istiyor. Yedek kalmak istememesi oldukça doğal. Ancak Beşiktaş açısından burada da kritik bir karar var: Hem yerli oyuncu havuzunu korumak hem de yeniden yüksek maliyetli bir yapılanmaya girmemek gerekiyor.
Şenol Güneş ismi yine gündeme geliyor. Bu aslında Türk futbolunun klasik refleksi… Kriz dönemlerinde tanıdık ve güven veren isimlere dönüş arzusu. Ancak mevcut tabloda Beşiktaş'ın öncelikli problemi teknik direktör değil. Asıl sorun; futbol organizasyonu, yönetim modeli ve karar mekanizması. Çünkü bugün hangi teknik adam gelirse gelsin, eğer yapı değişmezse sonuç da değişmiyor. Beşiktaş artık karar vermek zorunda: Ya yeniden kısa vadeli heyecanların peşinden koşacak… Ya da birkaç yıl sancı çekmeyi göze alıp gerçek bir futbol yapılanması kuracak. Çünkü büyük kulüpler bir sezonda yıkılmaz. Ama başarısızlığa alışırsa, işte o zaman gerçekten küçülmeye başlar.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:86
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Mayıs 2026 07:03 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















