Ankara24.com
close
up
Bana Erdoğan ın adamı diyenlerin hepsi AK Parti ye geçti

Bana Erdoğan ın adamı diyenlerin hepsi AK Parti ye geçti

Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.

Şu günlerde Anahtar Parti’den ve lideri Yavuz Ağıralioğlu’ndan çokça söz ediliyor.

Anketlerde yüzde 2 ila 5 arasında değişen bir eğilim içerisinde.

Ağıralioğlu, AK Parti ve MHP tabanına sesleniyor, Cumhur İttifakı seçmenlerinin alternatifi olmak istiyor.

Bu konumlanışından ötürü CHP’ye ve sol muhalefete mesafeli.

Kimi muhalifler Ağıralioğlu’nu ‘İkinci Sinan Oğan’ olmakla suçluyor, Anahtar’ın “Sözde muhalif görünen bir parti” olduğunu ve hatta AK Parti ile ittifaka gireceğini iddia ediyor.

İyi Parti’den istifa ederek Anahtar’a katılan Avukat Tolga Akalın’ın önayak olması ile geçen cumartesi günü Ağıralioğlu ile buluştuk.

Kafamdaki soruları…

Muhalefetteki şüpheleri yönelttim.

“İkinci Sinan Oğan mısınız?” diye sordum.

Ağıralioğlu, kendisi hakkında “AK Parti’ye geçecek” diye konuşan herkesin AK Parti’ye katıldığını anlatıyor. Ve Oğan’ın hesabının Ümit Özdağ’a sorulması gerektiğini vurguluyor.

Kendilerini tanımlarken, “Biz itiraz partisiyiz” diye konuşuyor.

AK Parti’nin kendi yolsuzluğunu himaye ederken, CHP’yi cezalandırdığını savunuyor. “AK Parti’de yolsuzluk yapınca dinleniyorsunuz, muhalefette yolsuzluk yapınca Silivri'ye gönderiliyorsunuz” diyor.

Soylu ile akraba olduklarını söylüyor.

Ancak “Süleyman Bey’in pratiğini sevmiyorum, çok kızıyorum ona” diyor.

Anahtar Parti’nin bütün anketlerde beşinci parti göründüğünü, oy oranının yüzde altıya kadar tırmandığını ve baraj sorunlarının olmadığını iddia ediyor.

Anahtar Parti, ne durumda?

Teşkilatlanmamız çok coşkulu ve ahenkli oldu. 720 teşkilatımız var. Bütün illerde teşkilatlandık, ilçelerden çok azı kaldı. Uzun yıllar siyaset yaptım, ilk defa parti coşkusu yakalıyorum. Canı burnunda milletin, hayat pahalılığı... Hiç bakmaz insan, kendi partisinin açılışına gitmez. Tayyip beyler böyle büyük coşkuyla bina açamazlar. Anketlerde 5. partiye geldik görünüyor. Oyumuz yüzde 4-5-6 bandında.

Baraj sınırına yaklaştınız yani.

Baraj problemi görmüyorum.

Siyasi blokların hangisine yakın veya uzaksınız? Siyasetin neredesiniz?

Dindarların iktidarında dindarlığımız aşınmış. Milliyetçiliğin iktidarında milliyetçiler töhmet altında kalmış. Bu kadar başarısızlığa rağmen cumhuriyetçiler umut olamamış. Kendini tarif etmeye çalışsan tarifinin her türlüsünde seçmen hayal kırıklığı yaşadığı için güvensizlik çekiyor. Anahtar Parti, bu mesuliyetten doğdu. Kaliteli bir yönetim vadedelim. Kimlik ve etnisite tartışmayalım. Değerler üzerinden bilek güreşi yapmayalım. Kalkınma, üretim, adalet, demokrasi, refah, huzur, özgürlük vadedelim. Din tartışmayalım, mezhep meşrep tartışmayalım.

Bunları yapabilecek siyasi kadronuz var mı? Anahtar Parti dediğimizde Yavuz Ağıralioğlu'nu Sevenler Cemiyeti gibi görünüyor. Siyasi hareket bundan ayrı birşey.

“Efendim, ne zaman gelecek kadro?” Şimdi gelenler de makbul. Millet şöhretli adam sever. Doğru. Bizim partinin ivmelenmesi baraja doğru yükseldikçe başlayacak. Şöhretli isimlerin bizdeki liyakatli şöhretsizlere eklenip “Bunlar burada mı toplanıyorlar?” duygusuna az kaldı. Anahtar Parti’nin majör bir problem yaşamazsa çok sansasyonel bir çıkış yapacağına, önümüzdeki dönemin sürprizi olacağına inanıyorum.

Bazı muhaliflerde size ‘ikinci Sinan Oğan’ yakıştırması var.

Seçmen yolda bırakılmaktan çok yoruldu. Güvenmekte zorlanmaya hakkı vardır. Sinan Oğan'la başlamadı bu, Devlet Bey’le başladı. Devlet Bey'in Tayyip Bey'e, Tayyip Bey'in Devlet Bey'e söylediği sözleri dünyada birbirine söylemiş hiç kimse yoktur. Onlar ki bir araya geldi, “Şu şununla bir araya gelmez” lafının anlamı kalmadı. Şimdi her “Muhalifim" diyene “Acaba bu da mı?” demeye hakkı var seçmenin. Bu çok anlaşılabilir bir kaygı.

35 yıldır siyaset yapıyorum. Sinan Oğan’dan evvel beni bulabilecek pek çok nimet vardı, itibar etmedim. Üstelik ben bunlar (Oğan’ı kastediyor) gibi çirkin laflar da etmedim.

O zaman da söylendi, “AK Parti'ye geçecek” diye.

Bana böyle diyenlerin hepsi AK Parti'ye geçti. “Yavuz Ağıralioğlu, AK Parti'ye gidecek” diye partimde (İyi Parti) fitne yapan herkes oraya geçti. Bir kısmı CHP'ye geçti. Oğan meselesinde şöyle alınganlık ediyorum: Bunun hesabını vermek zorunda olan, Ümit Bey’dir. (Özdağ) Siz cumhurbaşkanı adayı çıkarıyorsunuz. 15 gün sonra adam gidiyor. “Pazarlığa beraber gittik” diyor. Ümit Bey’e soruyorlar, “Bir şey almış mı?” diye. “Almıştır herhalde” diyor. Biri gidiyor, öbürü iki bakanlığı alamıyor, CHP’ye geliyor, üç bakanlık istiyor. Ağıralioğlu'na diyorlar ki “Oğan'ın hesabını ver.” Ben niye vereyim arkadaş? Özdağ versin. Saçma değil mi efendim? Bu saygısızlığı kaldıracak durumda değilim.

Bir kere adım geçti mi bu işlerde? Evet demiş miyim? Kalsam da gitsem de hepsinin denkleminde hisseme düşecek bir şeyler vardı. Ne kaldım ne gittim.

Ağıralioğlu, AK Parti'ye gidecek… Ağıralioğlu, İçişleri Bakanı olacak… Ağıralioğlu, Tayyip Erdoğan'ın adamı…. Beş sene bunları konuştular. Kürşat Zorlu, benim yerime sözcü olarak geldi. Alayı valayla takdim edildi. Şimdi diyor ki Kürşat Bey, “Demir kubbemizin var olup olmadığını soruyorlar, demir kubbemiz Recep Tayyip Erdoğan’dır.” Sizde hiç mi mahcubiyet duygusu yok? Hiç mi utanmıyorsunuz?

Bu eleştiri şuradan geliyor olabilir: AK Parti’ye muhalefet etme tarzınız diğer muhaliflere göre daha yumuşak.

Yumuşak değil de terbiyeli. Hiç kimse partisine galiz laf edene oy vermez. O insanların gözüne, gönlüne dokunmanın adabı vardır. Hürmetsizlik etmemek lazım. Millet daha iyi olsun diye bir partinin peşine düşüyor.

Muhalif olmanın standartlarını belirleyen ve bu hakkı kendinde gören bir anlayış var. “Muhalif bizim gibi olur, bizim gibi söylemeyen muhalefet değildir. Muhaliflik bizden sorulur.” Muhaliflik sizden sorulursa alaydınız memleketi. Sert söyleyenler olarak alaydınız. Her şeyi bilenler olarak alaydınız. Hem bu kadar soruna rağmen memleketi alamıyorsunuz hem de aynı şeyi denemeye devam ediyorsunuz. AK Parti’ye, MHP’ye oy veren ve bu kadar soruna rağmen ondan kopmayan seçmenin gönlünü kazanmaktan başka iktidar yolu yoktur. İnsanların gönlünü kazanmak için özenli bir dil kullanmaya çalışıyorum.

Şunu demeye çalışıyorum: Buraya güvendiniz ama umduğunuzu bulamamışsanız biz de nöbetteyiz. Tayyip Bey yoksa Yavuz var. Devlet Bey yoksa ben varım. Milliyetçiler “Biz ne olacağız?” endişesine düşüyorsa milliyetçi hassasiyetle buradayım. Dindarlar “Dindarlığımızın mesuliyeti bu değildi” diye mahcup oluyorsa bu mahcubiyetin kefaretiyim. Bizimkilerin yaptığı kabahatlerin özrünü üstüme alıyorum. İçinde olduğum muhalefet damarının bir tarafında CHP’nin de mesuliyetleri var. Onlara diyorum ki: “Cumhuriyetin ikinci yüzyılına bir şey demeyecek misiniz? 100 yıllık cumhuriyetin karnesi bu mu olmalı?" Terbiyesizlik etmeden bir siyasi alan bulmaya çalışıyorum.

Anahtar Parti kendisini muhalif bir bloğun içinde görüyor mu?

İtiraz partisiyiz, efendim. Memleketin en marjinal partisi iktidar için hangisidir? HDP yahut TİP. Sera Kadıgil yahut Erkan Baş’la ilgili diyorum ki: “Bunlar ne diyor size, duyuyor musunuz? ‘Hazineye el sürmeyin, ihalelere fesat karıştırmayın, nepotizm yapmayın, özgürlüklerimize dokunmayın, demokrasiyi hukukla taçlandırın.’ Marjinal gördüğünüz insanlar nasihat ehli gibi konuşuyor. Böyle memleketi ayağa kaldırmaya ne var ki? O yüzden, itiraz eden taraftayım. İtirazları, memleketi daha yüksek standartlı gelecekle buluşturacak plan ve kadro lazım. Bu ikisi birleştiğinde memlekette yönetim değişecek.

Şöyle düşünün: AK Parti normal standartlarda 24 yıllık karnesiyle yüzde 5 alamaz. Bu, CHP’nin karnesi olsa, AK Parti muhalif olsa, Tayyip Bey iktidarı sokağa çıkarmaz.

CHP niye başaramıyor?

Ahlaki üstünlükleri yok. Millet en olmaz şeyi yapmış, sağın kalelerini size vermiş. Nepotizm diyorsanız, yapmayacaksınız. İsraf diyorsanız, düşmeyeceksiniz. Yolsuzluk diyorsanız, bulaşmayacaksınız. “Adamlar yaptı kardeşim, öyle diyorduk bizi de yanılttılar.” Böyle dedirteceksiniz. Şehirleri size vermeyi bilen millet devleti de verir. Şimdi, millet ihtiyatlarında haklıymış duygusu oluşmaya başladı. Belediyelerdeki olanla ilgili söylüyorum.

Ancak CHP’ye göre yolsuzluk soruşturması kılıfında siyasi darbe yapılıyor.

İktidara en kuvvetli itirazım şu: Yolsuzluk soruşturması başlatıyorsanız, samimiyet karineniz, belediye meclislerindeki çoğunluğunuz dolayısıyla belediyeleri almaya kalkmamaktır. Hırsızlık yapılıyor diye bağırıyorsanız millet iradesini çalmayacaksınız. Biri o.

Diğeri de şu: 24 yıldır devleti yönetiyorsunuz, hiçbir belediyeniz hesaba gitmemiş. Bir sürü Sayıştay raporu var, biri yargıya gitmemiş ama siz yargının siyaset emrine alındığı duygusunu kuvvetlendirecek şekilde devleti yönetiyorsunuz. İstanbul Cumhuriyet Savcısını Adalet Bakanı yapıyorsun. Bu bile adaletin gölgede kalmasına yetecek şeydir.

CHP bir cumhurbaşkanı adayı belirledi, şu an cezaevinde. Mansur Yavaş’a soruşturma kıskacı var. Bunlar AK Parti’nin yolsuzluk iddiasıyla CHP'ye siyasi operasyon yaptığı eleştirisini haklı çıkarmaz mı?

Çıkarıyor. ‘Kurucu Önder’in, Atatürk’ün partisine kayyum atamaya çalışıyorsunuz, çocuklarınızın katilinin başında olduğu örgütten kurucu önder çıkarıyorsunuz.

Kendi yolsuzluğunu himaye edip rakiplerini cezalandırmaya kalkarsan bu seçmenin devlete, yargıya, siyasete itimadını ortadan kaldırır. Seçmen sandığa küstü mü, sonrası tufan. Kendinizden olmayan insanlara uyguladığınız bir hukuk var. Kendinizle ilgili aynı şeyi yapsanız derim ki: “Adamlar kendi belediyelerine de dokunuyor.” Böyle bir örnek yok. Böyle bir örnek yoksa milleti inandıramazsınız. AK Parti’de yolsuzluk yapınca dinleniyorsunuz, muhalefette yolsuzluk yapınca Silivri'ye gönderiliyorsunuz gibi bir şeye konu olur bu.

Kandil, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin dondurulduğunu açıkladı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da “Gecikme var” diyerek PKK’yı suçluyor. Ne düşünüyorsunuz?

AK Parti bu sürecin ihtiyatlı tarafını temsil ediyor, Numan Bey hariç. Numan Bey hevesli. Numan Bey’in, başında olduğu kurumun hukukunu korumaktan çok, süreç diye uydurulmuş şeyde PKK’nın hukukunu korumak gibi bir hassasiyeti gelişmiş. TBMM başkanısın, başında olduğu komisyona rapor yazan, kendi kendine tavsiye eden adam olarak tarihe geçti. Öcalan, onu istiyordu komisyona. Niye istiyor, anlamıyordum ama konuşunca belli oluyor.

TBMM’yi Öcalan ve Kandil’le eşitleme organizasyonu gibi gördük bu süreci. Meşru değil aktörler. Mekanizma, muhataplık, konuştukları doğru değil. Buraya nereden geliyoruz? “Hiç pazarlık edilmeyecek kardeşim”den geldik. “Bırakın bu işleri”den geldiğimiz yer şu: “Yasal düzenlemeleri yapacağız.” Hükümet kurmayları güya kamuoyunu rahatlatıyor. “Asla pazarlık yok.” (Diyorlar) Anayasa konuşuyorsunuz. Suça bulaşmamışlar diye bir şey uydurdunuz, Mısır Çarşısı bombacısı dahil, birer birer dışarı çıkıyor. Tom Barack diye bir adam var, Suriye ile Türkiye’ye eşit elçi. Adamlar elçi de israf etmiyor. Bu adam üslupsuzluğuyla bir sürü münasebetsiz laf ediyor. “Monarşi” diyor, “Tek adamlık” diyor, çıt yok. Diyoruz ki “Devleti, cumhuriyeti koruyun.” Bize terörist diyorlar. Barack’a bir şey diyebilir misiniz? Kandil'deki canilerinize bir şey diyebilir misiniz? 40 yıldır mağaralarda yaşlanmışlar evlatlarımızı vura vura... Bunlara bir şey diyebilir misiniz? Yok. Teröristlere “Çok sorumlu davranıyorlar” diye kompliman yapıyorlar.

Siz geçen seçimi “Kılıçdaroğlu PKK'yı muhatap alacak, Öcalan’ı serbest çıkaracak” diye kazandınız. Kemal Bey’in Öcalan'ı serbest bırakacağından korkmamışlar, meğersem kendilerinden önce serbest bırakacağından korkmuşlar. Allah Allah! “Terörle, teröristle aranıza mesafe koyun” diye bir laf vardı. Hükümet gelsin, diyeceğim onlara ki, “Teröristle aranıza mesafe koyamıyorsunuz, durumunuz iyi değil.”

AK Parti ile görüşmeniz oldu mu?

Yok.

Erdoğan’ın daveti?

Hayır, hiç yok. İması bile yok.

CHP ile veya İyi Parti ve Zafer ile ya da Gelecek-Saadet ve Deva blokuyla hareket etmek gibi bir düşünceniz var mı?

Ümit Özdağ’ın güzel bir sözü var. Diyor ki, “Cumhur İttifakı PKK ile bile görüşüyor, Öcalan ile bile istişare ediyorsa biz yarın vatan için armudun çöpü üzümün sapı deme lüksümüz yoktur.” Güzel bir laf bu. Bu lafa sırtımı dönmem. Niye dönmem? Yarın memleketin hangi türbülansa gireceğini bilmiyorum. Kendimize kariyer planlamıyoruz.

‘Soylu’ya çok kızıyorum ama akrabayız’

Ağıralioğlu, 1 Şubat 1972’de Yozgat’ta dünyaya geldi.

Evli, üç çocuk babası.

Ankara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun.

Mektebi Mülkiye’den.

Eşi kamuda coğrafya öğretmeni.

Ağıralioğlu’nun ailesi ve köylüleri 1969 yılında ‘emanet usulü’ inşaat yapım ihalesi alarak, Trabzon Çaykara’dan Yozgat Sorgun’a göçmüş. Sorgun’da 40-50 ev kurmuşlar.

Ağıralioğlu:

“İki memleketim var. Hem Yozgatlı hem Trabzonluyum. Of’tan Çaykara’ya döndüğümde içim nasıl kıpır kıpır oluyorsa Çalatlı'nın rampayı inip Sorgun görüldüğünde de içim kıpır kıpır.”

Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, şair Cemal Safi ve şehit kaymakam Muhammed Safitürk’ün de mensubu olduğu Sofuoğlu ailesinden.

Ağıralioğlu, Soylu için şöyle diyor:

“Süleyman Bey’in pratiğini sevmiyorum, çok kızıyorum ona... Ama akrabayız.”

Dedesi 1971’de Alparslan Türkeş’le tanışıyor.

MHP’nin Sorgun ilçe başkanı oluyor.

Babası Sorgun Ülkü Ocakları Başkanlığı yapıyor. 12 Eylül’de 14 ay Mamak Cezaevi’nde yatıyor.

Anahtar Parti lideri Ülkücü harekette doğuyor.

1991’de Muhsin Yazıcıoğlu ile MHP’den ayrılıp Büyük Birlik Partisi’nin kuruluşuna katılıyor. BBP’nin gençlik örgütü Nizam-ı Alem Ocakları’nın genel başkanlığını yapıyor.

2011’de BBP’de liderlik yarışını kaybedince bir grup arkadaşıyla istifa edip ‘İnisiyatif Merkezi’ adlı topluluğu kuruyor.

2018’de İyi Parti’ye katılıyor.

2019’da İyi Parti’den İstanbul Milletvekili seçiliyor.

Partisinin grup başkanvekilliğini ve sözcülüğünü üstleniyor.

2023’te Kılıçdaroğlu’nun desteklenmesine karşı çıkıp İyi Parti’den istifa ediyor.

2024’te Anahtar Parti’yi kuruyor.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:77
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 05 Mayıs 2026 05:11 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Bosch’tan aile yılında anneleri hedef alan skandal reklam! Milyonlarca vatandaş ayaklandı

04 Mayıs 2026 01:54see150

Trump tan Hürmüz de Özgürlük Projesi : Mahsur gemiler kurtarılacak Dünya Haberleri

04 Mayıs 2026 00:11see149

Afyonkarahisar da kar trafiği olumsuz etkiledi

04 Mayıs 2026 00:38see148

İran misillemeyi duyurdu: Artık vizeyle girilecek

04 Mayıs 2026 01:36see148

Ankara’da havalimanı yolunda zincirleme kaza: 3’ü ağır 8 yaralı

04 Mayıs 2026 00:01see145

Hane ve esnafta batık alarmı Sözcü Gazetesi

03 Mayıs 2026 05:32see145

Yaptığı işin parasını istedi, darp edildi Bursa Haberleri

04 Mayıs 2026 00:37see144

Kanser alanında geliştirilen koruyucu aşılarla kanser önlenebilir’

03 Mayıs 2026 10:02see143

İran dan Trump ın Korsan gibiyiz açıklamasına tepki

03 Mayıs 2026 06:19see142

Dr. Öğr. Üyesi Melahat Bekir Külah uyardı: Akciğerlerde kalıcı hasara neden olabilir

03 Mayıs 2026 16:42see137

‘Sanal medyanın yaygınlaşması, bağımlılıkların da artmasına yol açıyor’

03 Mayıs 2026 13:42see133

Küçükçekmece de durakta beklerken yaşamını yitiren mühendisin amcası konuştu

03 Mayıs 2026 17:25see133

Ekonomide yeni reformlar geliyor Ekonomi Haberleri

03 Mayıs 2026 06:47see132

İletişim Başkanı Duran dan okuldaki saldırının ardından yaşamını yitiren Almina için başsağlığı

03 Mayıs 2026 15:47see131

ABD senatörü Çin otomobilleri için: Kanser gibiler kalıcı olarak yasaklanmalılar

03 Mayıs 2026 19:43see131

Pereira dan hakem tepkisi! Maç adil yönetilseydi kazanırdık

04 Mayıs 2026 00:03see130

BALIKESİR 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ

04 Mayıs 2026 00:07see130

Dursun Özbek kongrede tek aday! Yönetim kurulu belli oldu Sözcü Gazetesi

05 Mayıs 2026 00:54see125

Anna Karenina ya alkış yağdı

03 Mayıs 2026 13:01see124

Şebnem Ferah konser bileti satışa çıktı mı? Şebnem Ferah 2026 İstanbul Küçükçiftlik Park konseri ne zaman, biletler nerede satılıyor?

05 Mayıs 2026 01:06see124
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları