Ankara24.com
close
up
Asla yalan yazmadım yalakalık yapmadım Sözcü Gazetesi

Asla yalan yazmadım yalakalık yapmadım Sözcü Gazetesi

Ankara24.com, Sozcu kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.

Duayen gazeteci Emin Çölaşan meslekte 50 yılı geride bıraktı. 50 yıl boyunca hem muhalif olup hem de zirvede kalmayı başardı. İnsan, Türkiye gibi bir ülkede bunu nasıl başarabilir? Gazetecilikte yarım asrı deviren Emin Çölaşan ile görüşmeye giderken kendi kendime bu soruyu soruyorum. Cevabını da yine kendim veriyorum. Adı üstünde; Emin Çölaşan, “Önce insan, sonra gazeteci...”

‘OKURA SAYGISIZLIK OLUR’

- Dile kolay Emin Bey, koskoca 50 yıl geçmiş. Bu 50 yılda çok şey değişti ama Emin Çölaşan’ın çizgisi hiçbir zaman değişmedi. Sizi Emin Çölaşan yapan neydi?

Evet, o değişmeyen çizgi bence de çok önemli. Nedenlerini kısaca sayayım. Hiçbir dönemde ve hiçbir konuda kıvırtmadım. İçimden ne geliyorsa onu yazdım ve söyledim. Zaten kıvırtırsanız insanlar bunu hemen algılar ve saygınlığınızı yitirirsiniz. Artı, hiç yalan yazmadım, çıkar karşılığında bir şey yazmadım. Satılmadım, dönek olmadım. İktidarlara, yalakalık yapmadım. Bunların en büyük onursuzluk olduğunu düşünürüm.

‘DEVLET SANSÜRÜ VAR’

- Yazmayı isteyip de yazmadığınız ya da yazamadığınız konular oldu mu?

22 yıl yazdığım Hürriyet’te iken, gelen baskılar yüzünden yazamadıklarım olmuştur. Bugünkü AKP döneminde de bazı şeyleri ne yazık ki yazamıyoruz. Örneğin mahkeme kararıyla yayın yasakları getiriliyor. Kendi kendimizi sansür etmek zorunda kalıyoruz. Üzerimizde adı resmen konulmamış bir devlet sansürü var. Zaten tutuklanan gazetecilerin, haklarında dava açılan gazetecilerin sayıca çokluğuna bakınca bunu açıkça görüyorsunuz. Tabii bir de cumhurbaşkanına hakaret davaları var.

- Hiç Devlet Planlama Teşkilatı’nda kalsaydım, DPTden emekli vatandaş Emin olsaydım diye düşündünüz mü?

Asla. Bu 50 yıl boyunca en güzel, bana en uygun mesleği yaptım. Bundan sonra da doğal olarak emekli vatandaş olacağım ama gazetecilikten emekli vatandaş Emin olarak yaşayacağım.

‘ARKADAŞIMA YAZAR GİBİ...’

- Bu uzun yıllar boyunca her zaman en çok okunan gazetecilerden biri oldunuz. Bunu nasıl başardınız?

Birincisi, yazılarımda hep basit, herkesin anlayacağı cümleler kullanırım. Yazılarım bir arkadaşa yazdığım mektuplar gibi yalın ve içtendir. Başka bir deyişle bizim gazetenin kapısında simit satan çocuk da en müşkülpesent bilim adamı da yazılarımı aynı düzeyde algılar ve anlar. İkincisi, sanırım Türkçem yeterli. Burada önemli olan yazdıklarınızı insanlara ahkâm kesmeden, ukalalık etmeden, onları sıkmadan okutabilmektir. Üçüncüsü, hiç bilimsellik taslamadım. Günlük yaşamın içinden yazdım. Son olarak da güçsüzlerle değil hep güçlülerle mücadele ettim.

‘BASKI BU ÖLÇÜDE DEĞİLDİ’

- Türkiye’yi AKP’den önce yöneten tüm kadroları eleştirdiniz. Demirel, Ecevit, Erbakan, Özal, Çiller, Yılmaz... O dönemde baskı, tehdit hiç mi yoktu?

Doğru, hepsini eleştirdim ama hak ettikleri için. Gazetecinin görevi övgü düzmek ve hatta bugünkü birçokları gibi yalakalık yapmak değil, eleştirmektir. Hayır, geçmişte baskı ve tehdit bu ölçüde yoktu. Hiçbiri bugünküler gibi değildi. Bir şey yazdığımız zaman ciddiye alınırdı. Şimdi geçmişe baktığımda şunu görüyorum; bugünkülerle kıyaslandığında meğer onlar çoluk çocukmuş, amatör küme sporcusuymuş ve biz onlarla mücadele edermişiz! Bunları arkadaşlarla konuşup gülüşüyoruz ama şimdi çoğunu saygıyla anıyoruz.

Tehdit aldım korkmadım

- Yıllar içinde çok tehditler aldınız. Hatta bir dönem polis eşliğinde işe gidip geldiniz. Korktunuz mu?

O dönemlerde PKK iyice azmıştı ve beni de hedef almıştı PKK terörü ile Kürtçülük ve bölücülüğün üzerine çok gittiğim için polis korumasına alındım. Korkmadım desem yalan olur ama çizgimi değiştirmedim. Fakat önlem almak ve dikkatli olmak zorundaydım.

Halk mutsuz, gergin kamplara bölünmüş

- Türkiye’nin şu geçmiş 50 yılına baktığınızda hiç bu kadar zor bir dönem hatırlıyor musunuz?

Geçmişte çok olumsuzluklar, yanlışlar yaşadık ama böylesine hiç tanık olmamıştık. İnsanlar mutsuz, umutsuz, gergin, kamplara bölünmüş ve karşı tarafı adeta düşman gibi görüyor. Biz gazeteciler bile bölündük. Eski dostluklar çöpe atıldı. Dilerim yanılırım ama önümüzdeki birkaç yıl hepimiz için çok sorunlu olacak. Bir iktidar düşünün ki ülkemizin iki önemli devlet adamını, Atatürk ve İnönü’yü adeta düşman olarak görmekte, bütün gıdasını haksızlık ve hukuksuzluktan, din sömürüsünden, lüks ve israftan almaktadır. Böyle bir iktidardan ne bekleyeceğiz biz?  Böyle bir ortamda yandaşlar hariç, gerçek gazeteciler için özgürlük, memlekette basın özgürlüğü söz konusu olabilir mi?  

‘Önce insan, sonra gazeteci’

- Bir de bu uzun yıllara sığdırılmış kitaplarınız var. İçlerinde bütün zamanların en çok satan kitabı olan “Turgut Nereden Koşuyor” da yer alıyor. Yani satış rekoru size ait. Peki sizde en çok iz bırakan kitaplarınız hangileri?

Turgut dışında “Önce İnsanım Sonra Gazeteci”yi severim. Hürriyet’ten kovulduktan sonra üç ayrı kitap yazdım ve kovulma sürecini anlattım. O seri “Kovulduk Ey Halkım Unutma Bizi” ile başladı. O üçünü çok severim. “Şu Benim Gazetecilik” ve “Banker Yalçın Nereye Koşuyor”u da çok severek yazmıştım.

- Toplam kaç adet sattı kitaplarınız, çok para kazandınız mı?

Hesabını tutmam mümkün değil ama 1.5 milyona yaklaştı. Doğal olarak benim ölçülerime göre epeyce çok para kazandım yani.

Dostları, meslektaşları anlatıyor: 

İşte benim arkadaşım

BEKİR COŞKUN: Kaç yıllık arkadaşız bilmiyorum; ömrümün yarısı... “Ömrümü yedi” derler ya... Her duyguyu paylaştık; acıyı, sevinci, güzel günleri, kötü günleri... Tansel hariç, Emin Çölaşan’ı benden iyi tanıyan olamaz... Birbirimizin yüz hatlarından ne düşündüğümüzü bile biliriz... Kimi zaman “Allah Türkiye’nin başına bir sürü bela verdiyse, iyi ki böyle gazeteciler de vermiş” derim... Başı dertte olan her toplumun Emin gibi gazetecilere ihtiyacı vardır. Dürüst, mert, yiğit, korkusuz... Hepsi tamam da, uzakta hiç tanımadığı insanlar acı çektiğinde, kendi omuzlarında o sorumluluğu, yüreğinde o acıyı, o sancıyı hissetmesi var ya... İşte benim arkadaşım...

Emin Çölaşan yazıyooorrr...

Saygı ÖZTÜRK (SÖZCÜ Medya Grubu Ankara Temsilcisi): Emin abiyle uzun yıllar Hürriyet Ankara bürosunda çalıştık. 2007’de Hürriyet’ten ayrıldı, 2011’de SÖZCÜ’de buluştuk. O günden bu yana birlikteyiz. Pandemide bile gazetemizin müdavimlerinin başında geliyordu. Ancak Emin abinin daha sonra başka bir rahatsızlığı onu bürodan ayrı düşürmüştü. Büroya gelememek, yazı yazamamak onu kahrediyordu. O yüzden sıkça evine gidiyor, gündeme ilişkin görüşlerini dinliyor ve onu aktarıyordum.Gazeteye gelmeye başladığında bazı alışkanlıkları değişmişti. Önceden gazeteye en erken o gelir, en geç o çıkardı. 11.00’e doğru gelmeye başlayınca; “Maaşından kesinti yaparız” diye espri yapıyor,o gün kaç dakika geciktiğini söylüyor; gülüyorduk.

HERKESİN ABİSİ...

Doktorun, hele hele kıymetli eşi Tansel Çölaşan’ın tüm uyarılarına rağmen sigaradan vazgeçmedi. Sadece daha hafif sigara içer oldu. Çayı önceden “Yarım porsiyon” içerken, artık dolu bardakla getirtmeye başladı. Değişen bardağın yarısında çayın kalmasıydı.  Bize her zaman ağabeylik yapar. Yaşadığı ilginç olayları anlatır. Tarihi konularda merak ettiğimiz bir şey varsa, başvuracağımız ilk kaynak Emin abi olur. Öğlene kadar gazete okur, yazısını bitirdikten sonra kitap okumaya başlar. Doktoru çok su içmesini istediği için istemeye istemeye iki litreye yakın su içer. O yüzden masasında her daim su hazır olur. Biliyoruz ki Emin abi yazmadan duramaz. Bilgisayarın tuşlarına sert vuruşları duydukça “Emin Çölaşan yazıyoorrr” deyip kapısının önünden sessizce geçer, ne yazdığını merak etmeye başlarız. Yıllar böyle geçiyor Emin Abi...

     
Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:186
embedKaynak:https://www.sozcu.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 07 Şubat 2026 05:37 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Alev alev yanan tanker kullanılamaz hale geldi

09 Mayıs 2026 00:08see160

Hull City, Premier Lig ateşini yaktı! Gözler rövanş maçında

09 Mayıs 2026 00:26see159

Can Uzun un golü Borussia Dortmund u durduramadı!

09 Mayıs 2026 00:43see153

Son dakika: Başkan Erdoğan dan yeni atamalar! SPK ve TUİK başkanı değişti

09 Mayıs 2026 00:14see152

Veli Ağbaba Halk TV de tek tek açıkladı: Bu kadar iftira bu kadar alçaklık olmaz!

09 Mayıs 2026 00:06see146

Türk Telekom CEO su Ebubekir Şahin in kızı Zeynep Melike Şahin dünyaevine girdi

09 Mayıs 2026 04:00see141

ABD, Venezuela da bir reaktördeki zenginleştirilmiş uranyumu ülkeden çıkardı

09 Mayıs 2026 00:04see140

Yandaşların hayalleri suya düştü! İBB davasında Gülibrahimoğlu nun dilekçesi sahte çıktı

08 Mayıs 2026 16:51see137

Putin den Zelenskiy ile olası görüşmeye dair açıklama Dış Haberler

10 Mayıs 2026 01:18see136

Eyüpsultan da taksiciye gasp ve darp anı kamerada

10 Mayıs 2026 01:35see136

Cumhurbaşkanlığı atama kararları Resmi Gazete’de

09 Mayıs 2026 00:42see135

Aydın da vali karşılamasında protokol tartışması Sözcü Gazetesi

09 Mayıs 2026 01:26see135

TÜİK’te başkanlığa Mehmet Arabacı atandı

09 Mayıs 2026 00:38see135

Tarımsal destekleme ödemeleri hesaplara yatırılıyor Gündem Haberleri

08 Mayıs 2026 17:52see134

Trafik cezaları arttı magandalar frene bastı

09 Mayıs 2026 07:05see134

Olanı ben oldurdum zanneden olacak olanın da olduğunu nereden bilsin? Serdar Tuncer

09 Mayıs 2026 04:05see133

Galatasaray dan taraftarlara duyuru! Kutlama yapılmayacak

10 Mayıs 2026 00:56see133

Hantavirüs tespit edilmişti... Sağlık Bakanlığı: Gemideki 3 Türk vatandaşı getirilecek

10 Mayıs 2026 00:46see133

Haluk Levent, Gülistan Doku yu andı

10 Mayıs 2026 00:32see132

Anneler Günü öncesi Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller sempozyumu

08 Mayıs 2026 16:36see132
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları