Ankara24.com
close
up
Asıl hikaye nerede? Gökhan Özcan

Asıl hikaye nerede? Gökhan Özcan

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Çok sıradan hayatlarımız olduğunu düşünüyoruz ve bu bizim epeyce canımızı sıkıyor. Aslında hayatımız değil, hayata bakışımız fazlasıyla sıradan ve bu sebeple kendi hayatımızın inceliklerini, derinliklerini, heyecan verici ayrıntılarını göremiyoruz. Hiçbir hayat sıradan değil aslında, her hayat ceplerinde ilgiyi, merakı, hayreti ve hayranlığı hak eden çok sayıda ayrıntı taşıyor. Dünya edebiyatının klasik olma vasfı kazanmış şaheserlerinin büyük kısmı, bugün bizim rahatlıkla çok sıradan diyebileceğimiz

Çok sıradan hayatlarımız olduğunu düşünüyoruz ve bu bizim epeyce canımızı sıkıyor. Aslında hayatımız değil, hayata bakışımız fazlasıyla sıradan ve bu sebeple kendi hayatımızın inceliklerini, derinliklerini, heyecan verici ayrıntılarını göremiyoruz. Hiçbir hayat sıradan değil aslında, her hayat ceplerinde ilgiyi, merakı, hayreti ve hayranlığı hak eden çok sayıda ayrıntı taşıyor. Dünya edebiyatının klasik olma vasfı kazanmış şaheserlerinin büyük kısmı, bugün bizim rahatlıkla çok sıradan diyebileceğimiz karakterleri ve onların hayatlarını anlatıyor. Çünkü hayatı dolu ve ilginç kılan şeyin dış dünyadaki hareketlilikler olduğunu zannediyoruz. Bir hayatı asıl ilginç kılan şey, iç dünyamızda, iç hayatımızda yaşadıklarımızdır. Öyle ki, yıllar boyunca her gün aynı monoton düzen içinde işine gidip gelen bir memur, iç dünyasında kendi inşa ettiği bir harikalar diyarında yaşayabilir ya da akıl almaz bir maceradan diğerine koşabilir. Mesela Kafka gibi bakıyor ve görebiliyorsanız ne bulunmaz bir karakter ve ne kadar ilham verici bir hikaye değil mi?

“İnsan suyu bilmeyen balık gibiydi, bilmesi için sudan çıkması gerekiyordu. Hayat mecbur bırakmadıkça insan hayatı boyunca hayatını sorgulamıyordu, sorgulamak için bir sebep gerekiyordu. Hayat pek çok kişiye bu sebebi veriyordu aslında; tesadüf sandığımız karşılaşmalar, kaderin oyunu sandığımız olaylar hayatını gör deme biçimiydi. Ama çoğunluk görmezden gelmeyi tercih ediyordu, hayatın akıntısının içinde kaybolup gidiyordu ya da büyük bir kayaya çarpıp parçalanıyordu” diye yazmış ‘Annemin Uyurgezer Geceleri’ kitabında Ayfer Tunç.

Ortaokul yıllarında, gidip gidip memleketteki tek kitapçı dükkânın vitrinine bakardım; aylar boyunca tek tük değişiklik olurdu oysa vitrinde. Bir kitap girer, belki bir diğeri çıkardı. Kitaplar genellikle tek nüsha gelirdi zaten, o satılınca da bir daha gelmezdi. Eğer çok aranıp sorulan bir şey değilse… Çok aranan dedimse, bizim memleket ölçeğinde bir kitabı soran kişi sayısı birden fazla olduysa, tahminim o ki o kitap ‘çok satan’ sayılabilir ve bir adet daha siparişe hak kazanabilirdi.

George Orwell, ‘Kitaplar ve Sigaralar’ kitabında başka bir dünyanın kitapçı dükkanlarından hayata dair ayrıntılar fısıldıyor kulağımıza: “Kitapçıların kışları çoğunlukla korkunç soğuktur, çünkü fazla sıcak olursa camlar buğulanır; oysa kitap satıcıları vitrinlerinden geçinirler. Kitaplar şimdiye dek icat edilmiş diğer her şeyden daha fazla ve daha fena bir toz yapar ve her kurt sineğinin ölmek için tercih edeceği yer bir kitabın üstüdür:”

Şimdi düşünüyorum da çocuk harçlığımla yukarıda sözünü ettiğim tek vitrinli köhne kitapçıdan alabildiğim üç beş kitap, halk kütüphanesinden ödünç aldıklarım ve belki ders kitaplarındaki küçük okuma parçalarından çıkarabildiklerimle örmüşüm hayal dünyamı. Şimdi her tarafım kitapla dolu, elimi uzatsam, birkaç tuşa dokunsam her istediğim kitaba ulaşabilirim, hatta piyasada artık baskısı olmayanlara bile… Bütün bu imkanlarla hayal dünyama çok daha fazlasını, çok daha zengin şekilde ekleyebiliyor muyum peki bugün? Tartışılır! Belki bir yerden sonra çocukluktaki o saf hayal gücüne, zamanın geçerli mantığına teslim olmuş, genişlik ve derinliğini önemli ölçüde yitirmiş aklın köşeli itirazları, bulanık suları karışıyor. Dünya bize eğitim, medya, iktisat vesaire tarafından üretilen gerekçelerle hayal gücünün taşınması lüzumsuz bir ağırlık, bir hız kesici, bir dikkat dağıtıcı olduğunu öğretiyor. Saflık doğuştan yanımızda getirdiğimiz bir şey ve sonra dünya adım adım onu elimizden alıyor. Bu bir anlamda kanatlarımızın kırılması anlamına da geliyor. Öyle mi gerçekten? En azından ben kendi adıma öyle olmadığını söyleyemiyorum.

“Çocuktum ufacıktım,” diye mırıldandı kendi kendine beyaz saçlı adam, “sonra bir acıktım, bir daha doyamadım!”

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:128
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 08 Ocak 2026 04:03 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Roma, Fiorentina karşısında 4 golle galip!

25 Ağustos 2026 00:08see168

İsmet Taşdemir: Kaybettiğimiz puan tamamen bana yazılır!

25 Ağustos 2026 00:56see165

İşçi İntihar Girişiminde Bulundu

26 Ağustos 2026 01:39see161

Ahlat ta anlamlı buluşma! Erdoğan şehit aileleriyle bir araya geldi

26 Ağustos 2026 00:14see160

Hendek te Kimyasal Sızıntı: 2 Yaralı

26 Ağustos 2026 01:06see160

Beşiktaş’ta denizde boğulma tehlikesi geçiren Azerbaycanlı turisti vatandaşlar kurtardı

24 Ağustos 2026 22:50see157

Sırt çantasına sığan rüzgar türbini üretildi: Telefonu sadece 35 dakikada şarj ediyor Sözcü Gazetesi

26 Ağustos 2026 00:22see155

İlk maçı 3 0 kaybetmişlerdi! Hiç kimse şans vermiyorken Şampiyonlar Ligi bileti aldılar

26 Ağustos 2026 00:47see155

T.C. SAKARYA 2. İCRA DAİRESİ

26 Ağustos 2026 00:06see155

TÜİK yeni rakamı açıkladı: Türkiye nin nüfusu arttı! Gençleştik mi, yaşlandık mı?

26 Ağustos 2026 00:54see152

Azerbaycan ekibi Sabah, Şampiyonlar Ligi bileti aldı!

26 Ağustos 2026 00:06see151

Bankalar arasındaki fark 8 bin TL yi aştı: 1 milyon TL nin 32 günlük getirisi baştan aşağı değişti Sözcü Gazetesi

25 Ağustos 2026 09:22see151

Karahantepe’de 11 bin yıllık keşif: Benzerine daha önce hiç rastlanmadı Sözcü Gazetesi

25 Ağustos 2026 17:44see151

8 gündür kayıp olarak aranan Mehmet tin cansız bedeni bulundu

24 Ağustos 2026 21:08see150

NOTER ÜCRET TARİFESİ 2026 Noterlik ücreti ne kadar oldu, kaç TL? 2026 noter ücretleri zamlandı mı? Resmi Gazete de yayımlandı!

26 Ağustos 2026 01:06see149

CHP temyiz başvurusunu geri çekti

25 Ağustos 2026 18:25see144

Aydın dan dünyaya yayılan lezzet: İncir Cipsi

25 Ağustos 2026 00:03see140

Gaziler terörle mücadeleyi anlatıyor Sözcü Gazetesi

26 Ağustos 2026 05:37see137

Ordu’da 2 gün denize girme yasağı

24 Ağustos 2026 21:04see134

Vedat Muriqi: Elimizden geleni yapacağız

25 Ağustos 2026 20:33see133
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları